Toplumun haber alma hakkı ve basın ahlak esasları gibi konuların sıkça gündeme geldiği bugünlerde, 10 Ocak Gazeteciler Günü şiirleri veya süslü kutlama mesajları yerine, meslek örgütlerinden gelen haklı isyanlar dikkat çekiyor.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu'na (DİSK) bağlı Türkiye Basın Yayın Matbaa Çalışanları Sendikası (DİSK Basın-İş), 10 Ocak tarihinin mevcut şartlarda gazeteciler için bir bayram niteliği taşımadığını vurguladı.
Sendika, sektördeki ekonomik darboğaza ve artan baskılara işaret ederek, bugünün kutlanacak bir gün olmaktan çıktığını kamuoyuna duyurdu.
Türkiye, internet özgürlüğünde Avrupa sonuncusu!
GAZETECİLİKTE AĞIR KOŞULLAR VE GEÇİM SIKINTISI
10 Ocak tarihi, sahada çalışan muhabirinden editörüne kadar tüm gazetecilerin içinde bulunduğu zorlu şartlar göz önüne alındığında, bir kutlama vesilesi olmaktan çok uzak kalıyor.
Günümüzde gazetecilik mesleği; yoğun baskı, iş güvencesinden yoksunluk, asgari ücret seviyesindeki maaşlar, sendikasızlaştırma politikaları, esnek ve uzun çalışma saatleri ile sürekli işsiz kalma korkusu gölgesinde yapılıyor.
Basın emekçileri, mesleklerini layıkıyla yerine getirebilmek için sadece nitelikli haber üretmekle kalmıyor, aynı zamanda hayatta kalabilmek ve yasal haklarını koruyabilmek adına da büyük bir savaş veriyor.
MEDYA ÜZERİNDEKİ SİYASİ VE EKONOMİK ABLUKA
Türkiye'de medya sektörü, siyasi otoritelerin baskıları ve ekonomik kuşatma altında giderek daralan bir alana hapsedildi.
Gazeteciler; sansür uygulamaları, kendi kendine sansür uygulama (oto-sansür), hedef gösterilme, yargısal tacizler ve çeşitli cezalandırma yöntemleriyle yüzleşiyor.
Haber üretme süreci, kamusal bir görev ve sorumluluk olmaktan uzaklaştırılıyor; gazeteciler baskı araçlarıyla susturulmaya çalışılıyor.
Ortaya çıkan bu karanlık tablo, sadece basın çalışanlarını değil, toplumun tüm kesimlerinin doğru bilgiye ulaşma hakkını da doğrudan tehdit ediyor.
Gerçek hikayelerden ilham alan gazetecilik filmleri!
ÖRGÜTLENMENİN ÖNÜNDEKİ ENGELLER VE YALNIZLAŞTIRMA
Gerçek bir basın özgürlüğü, ancak gazetecilerin özgür iradeleriyle, iş güvencesine sahip olarak ve örgütlü bir yapıda çalışabildiği ortamlarda hayat bulur.
Fakat günümüz medya işkolunda sendikal örgütlenme faaliyetleri sistemli bir şekilde engelleniyor, çalışanların kazanılmış hakları ellerinden alınıyor ve gazeteciler yalnızlığa itiliyor.
Mesleğin itibar kaybetmesi ile emek sömürüsünün artması, uygulanan aynı politikaların birer sonucu olarak karşımıza çıkıyor.
DİSK BASIN-İŞ'İN TALEPLERİ VE MÜCADELE VURGUSU
Tüm bu olumsuzluklar nedeniyle DİSK Basın-İş, 10 Ocak tarihini bir kutlama günü olarak değil, hakların hatırlandığı ve mücadelenin yükseltildiği bir gün olarak değerlendiriyor.
DİSK Basın-İş, taleplerini şöyle sıraladı:
* Gazeteciler, gelecek kaygısı duymadan, güvenceli bir şekilde çalışmak istiyor.
* Gazeteciler, anayasal hakları olan sendikalı olma hakkını kullanmak istiyor.
* Gazeteciler, üzerlerinde herhangi bir baskı hissetmeden özgürce haber yapmak istiyor.
Sendika yönetimi, tüm meslektaşlarını örgütlü mücadeleyi büyütmeye, haklarına ve meslek onuruna sahip çıkmaya davet etti.
Gazeteciliğin aydınlık geleceğinin, ancak dayanışma ve ortak mücadeleyle mümkün olacağı belirtti.
Açıklama, "Yaşasın örgütlü mücadelemiz! Yaşasın özgür basın!" ifadeleriyle son buldu.
Bu listeyi görmelisin! Türkiye'nin en popüler gazetecileri kimler?
