Hantavirüs salgınından korkmalı mıyız? Prof. Dr. Önder Ergönül merak edilenleri cevapladı

Hantavirüs salgınından korkmalı mıyız? Prof. Dr. Önder Ergönül merak edilenleri cevapladı

Güney Amerika’dan yola çıkan "MV Hondius" adlı yolcu gemisinde patlak veren ve 3 kişinin hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan Hantavirüs salgını, tüm dünyada yeni bir pandemi endişesi yarattı. Koç Üniversitesi İş Bankası Enfeksiyon Hastalıkları Araştırma Merkezi (KUISCID) Direktörü Prof. Dr. Önder Ergönül, virüsün bulaş yollarını, insandan insana geçiş tartışmalarını ve Türkiye’deki durumu değerlendirdi.

Adını ilk kez 1950'li yıllarda Güney Kore'deki Hantaan Nehri'nden alan ve genellikle kemirgenlerin salgılarıyla bulaşan Hantavirüs, bir keşif gemisinde yaşanan ölümlerin ardından yeniden dünya gündemine oturdu.

1 Nisan 2026'da Arjantin'den yola çıkan ve Kanarya Adaları'na rotasını çeviren 147 kişilik (88 yolcu, 59 mürettebat) gemide yaşanan salgının bilançosu netleşmeye başlıyor. KUISCID Direktörü Prof. Dr. Önder Ergönül'ün 11 Mayıs 2026 tarihli güncel verilerle yaptığı bilgilendirmeye göre; gemiyle bağlantılı olarak Fransa ve İsviçre'ye dönen yolcular da dahil olmak üzere toplam 8 vaka (6 kesin, 2 olası) tespit edildi. Bu vakalardan 3'ü maalesef ölümle sonuçlandı.

İLK VAKA DOĞADA ENFEKTE OLDU

Salgının çıkış noktasını değerlendiren Prof. Dr. Ergönül, gemideki ilk vakanın 70 yaşında bir erkek hasta olduğunu belirtti. Hastanın ve eşinin Arjantin'de gemiye binmeden önce uzun doğa yürüyüşleri yaptığını aktaran Ergönül, virüsün temel bulaş yoluna dikkat çekti:

"Bu hastalar doğaya meraklı kişiler. Virüs esas olarak fareler başta olmak üzere kemirgenlerin idrar, dışkı ve tükürüklerinin solunmasıyla (tozuma yoluyla) insana geçer. Arjantin'deki doğa faaliyetleri sırasında bu virüsü aldıkları anlaşılıyor. İlk vakamız 6 Nisan'da belirti gösterdi ve 11 Nisan'da kaybedildi. Ne yazık ki doğa gezisinde onunla birlikte olan eşi de Nisan sonlarına doğru hayatını kaybetti."

EN BÜYÜK TARTIŞMA: İNSANDAN İNSANA BULAŞIYOR MU?

Kamuoyunda en çok merak edilen "Kovid-19 gibi yeni bir pandemi olur mu?" ve "Virüs insandan insana bulaşıyor mu?" sorularına bilimsel literatür ışığında yanıt veren Prof. Dr. Ergönül, yüreklere su serpen şu bilgileri paylaştı:

"2020 yılında saygın bir tıp dergisinde, Arjantin'deki Andes virüsü (ANDV) kaynaklı vakalarda 'süper yayıcıların' olabileceği ve insandan insana geçiş yaşandığına dair bir makale yayımlanmıştı. Ancak bir yıl sonra yapılan çok daha kapsamlı ve sistematik bir değerlendirme bu tezi çürüttü. İnsandan insana geçiş son derece nadirdir. Genetik analizler her zaman insandan insana bulaşı kanıtlamaz; kişiler aynı doğa kaynağından virüsü kapmış olabilir. En önemli kanıt ise sağlık çalışanlarıdır. Eğer virüs insandan insana kolayca geçseydi, hazırlıksız hastanelerde bu hastalara müdahale eden sağlık çalışanlarında ciddi bir salgın görmemiz gerekirdi; ancak böyle bir durum yaşanmadı. Dolayısıyla şu anki verilerle, gemideki yolcuların kendi ülkelerinde karantinaya alınmaları mantıklı bir adımdır ve buradan 'süper bir yayılım' çıkmasını beklemiyoruz."

AMERİKA VE AVRUPA ARASINDAKİ KRİTİK FARK

Hantavirüs'ün farklı coğrafyalarda farklı türleri ve ölüm oranları olduğunu vurgulayan Ergönül, şunları kaydetti:

Amerika Kıtası: Andes virüsünün baskın olduğu Amerika'da vakalar nadir görülüyor ancak hastalığın seyri ağır. Virüs daha çok akciğer ve kalbi vuruyor. Bu bölgede ölüm oranı %25 civarında ve Ribavirin gibi antiviral ilaçlar etkili olmuyor. Gemideki salgına neden olan virüs de bu tip.

Avrupa ve Asya: Bu kıtalarda vaka sayıları çok daha yüksek (Örn: Avrupa'da 2023 yılında 1800'den fazla vaka). Ancak virüs burada böbrekleri hedef alıyor ve ölüm oranı çok daha düşük (%10'un altında). Ayrıca bu bölgelerde antiviral tedaviler yanıt veriyor.

TÜRKİYE'DEKİ DURUM VE GEMİDEKİ TÜRK YOLCULAR

Sağlık Bakanlığı'nın yaptığı son açıklamaya göre, MV Hondius gemisinde bulunan ve tahliye edilen 5 Türk vatandaşının test sonuçları negatif çıktı. Türkiye'de şu an için gemi kaynaklı pozitif bir vaka bulunmuyor.

Türkiye'nin Hantavirüs ile olan geçmişine de değinen Prof. Dr. Ergönül, "Ülkemizde ilk vakayı 2009 yılında saptadık. O günden bu yana Türkiye'de toplam 100-200 bandında vaka görüldü. Türkiye'deki virüs profili, ölüm oranının daha düşük olduğu Avrupa tipine benzerlik gösteriyor" ifadelerini kullandı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de mevcut veriler ışığında salgının küresel bir pandemi riski taşımadığını ve genel nüfus için riskin düşük olduğunu bildiriyor. Gemiden tahliye edilen yolcuların ülkelerindeki karantina ve takip süreçleri devam ediyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN