Avrupa Birliği, uzun süredir Macaristan vetosu nedeniyle ilerleyemeyen İsrailli yerleşimcilere yaptırım başlığında ilk adımı attı. AB dışişleri bakanları, işgal altındaki Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik şiddet nedeniyle bazı İsrailli yerleşimciler ve yerleşimci kuruluşlara yaptırım uygulanmasına yeşil ışık yaktı.
Karar kapsamında İsrailli yerleşimci şiddetiyle bağlantılı 3 kişi ve 4 kuruluşa yaptırım uygulanması bekleniyor. AB ayrıca Hamas’ın önde gelen bazı isimlerine yönelik yeni yaptırımları da kabul etti. Hedef alınacak isim ve kuruluşların tam listesi henüz kamuoyuna açıklanmadı.
KALLAS: ÇIKMAZDAN EYLEME GEÇME ZAMANI GELMİŞTİ
AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas, kararın ardından yaptığı açıklamada, “AB dışişleri bakanları, Filistinlilere yönelik şiddet nedeniyle İsrailli yerleşimcilere yaptırım uygulanmasına yeşil ışık yaktı. Ayrıca Hamas’ın önde gelen isimlerine yönelik yeni yaptırımları da kabul ettiler. Artık çıkmazdan eyleme geçme zamanı gelmişti. Aşırılıklar ve şiddet sonuçlar doğurur” ifadelerini kullandı.
Karar, AB içinde İsrail’e yönelik daha sert adımlar atılmasını savunan ülkeler açısından önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor. Ancak AB, bu aşamada İsrail hükümetini doğrudan hedef alan daha geniş ekonomik yaptırımlara yönelmedi. Associated Press’in aktardığına göre, yaptırımlar şimdilik kişi ve kuruluş düzeyinde tutuldu; İsrail’e yönelik daha kapsamlı ticari ya da ekonomik baskı adımları ise rafa kaldırıldı.
ORBAN’IN GİDİŞİYLE VETO KALKTI
AB’de bu adımın atılmasının önünü açan gelişme Macaristan’daki iktidar değişimi oldu. Viktor Orban’ın 16 yıllık iktidarının sona ermesi ve Peter Magyar liderliğindeki yeni hükümetin göreve başlamasının ardından Budapeşte, daha önce bloke ettiği yaptırım dosyasındaki vetosunu kaldırdı.
Orban, yıllardır AB içinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya en yakın liderlerden biri olarak görülüyordu. Bu nedenle Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetine karşı AB düzeyinde yaptırım uygulanmasına yönelik girişimler sık sık Macaristan engeline takılıyordu.
ORBAN’IN DIŞ DESTEKLERİ DE TARTIŞILMIŞTI
Macaristan’daki seçim sürecinde Orban’a verilen uluslararası destek de tartışma konusu olmuştu. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, seçimler öncesinde Budapeşte’ye giderek Orban’a açık destek vermiş; uzmanlar, bu ziyareti Trump yönetiminin Orban lehine dikkat çekici müdahalesi olarak değerlendirmişti.
Netanyahu cephesinden de Orban’a destek mesajları gelmişti. Netanyahu’nun oğlu Yair Netanyahu, Macaristan’daki CPAC etkinliğinde yaptığı konuşmada Orban ve Macaristan için “Avrupa’da daha iyi dostumuz yok” ifadelerini kullanmıştı.
UKRAYNA YARDIMLARINDAKİ BLOKAJ DA KALKABİLİR
Orban’ın iktidarının sona ermesi yalnızca İsrail-Filistin başlığında değil, Ukrayna dosyasında da AB açısından yeni bir dönem beklentisi yarattı. Orban hükümeti daha önce AB’nin Ukrayna’ya yönelik mali ve askeri destek paketlerini birçok kez bloke etmişti. Mart ayında da 90 milyar euroluk Ukrayna kredi paketine itiraz etmesi, AB liderlerinin sert tepkisine yol açmıştı.
Yeni Macaristan Başbakanı Peter Magyar, 9 Mayıs’ta göreve başladı. Magyar’ın Orban’ın 16 yıllık milliyetçi yönetiminin ardından Batı ile ilişkileri onarma ve AB ile güveni yeniden kurma vaadiyle göreve geldi.
İSRAİL’DEN TEPKİ GELDİ
AB’nin kararına İsrail’den tepki geldi. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, AB’nin İsrail vatandaşları ve bazı kuruluşlara yönelik yaptırım kararını “keyfi ve siyasi” olarak niteledi. Saar, AB’nin İsrailli yerleşimcilerle Hamas yöneticilerini aynı yaptırım paketinde ele almasına da tepki gösterdi.
AB’nin son kararı, Orban sonrası Brüksel’de dengelerin değiştiğini gösteren ilk dış politika hamlelerinden biri oldu. Macaristan vetosunun kalkmasıyla birlikte AB, yıllardır bekleyen İsrailli yerleşimci yaptırımlarını işleme alırken, aynı toplantıda Hamas liderlerini de hedef alan bir yaptırım kararını kabul etti.
