Kamuoyunda yakından takip edilen ve Silivri'de görülen İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasında, dikkat çeken iddialar gündeme geldi. Duruşmada söz alan sanık avukatlarından Baran Kaya'nın açıklamaları ve savcılığa sunulan resmi suç duyurusu dilekçesi; cezaevinde bir avukatın, sanıklar üzerinde psikolojik baskı yürüttüğü ve itirafçı olmaları yönünde zorlamalarda bulunduğu iddialarını içeriyor.
İBB davasında 4’üncü gün: Sanık savunmaları sürüyor
DURUŞMADA DİLE GETİRİLEN İDDİALAR: "İTİRAFÇI OLMAYA ZORLADI"
Skandal, dünkü duruşmada sanıklardan Sırrı Küçük'ün avukatının, "Cezaevinde müvekkilimi Recep Seyhan isimli bir avukat ziyaret etti ve itirafçı olması için baskı yaptı" demesiyle gündeme gelmişti.
Bugünkü duruşmada söz alan Fatih Keleş'in avukatı Baran Kaya, aynı ismin kendi müvekkiline yönelik de benzer eylemlerde bulunduğunu ileri sürerek mahkeme heyetine şu açıklamayı yaptı: "Aynı avukatla ilgili biz de suç duyurusunda bulunmuştuk. Kendisi gelip müvekkilimi cezaevinde ziyaret ederek itirafçı olması yönünde baskı yaptı. Olmazsa hakkındaki iddiaların ağırlaşacağından bahsetti. Şimdi bu dosyada görüyoruz ki bu şahıs, etkin pişmanlık beyanında bulunan sanık Adem Soytekin’in de müdafiiymiş. Yani burada arka taraftan bir baskı mekanizması yürümüş. Husumet sanıklar arasında değil, doğrudan savcılıkla bizim müvekkillerimiz arasındadır."

SUÇ DUYURUSU DİLEKÇESİNDEKİ İDDİALAR
Avukat Baran Kaya'nın savcılığa sunduğu "Fatih Keleş Suç Duyurusu" dilekçesinde, cezaevinde yaşandığı öne sürülen olaylara yer verildi.
Dilekçede kamera kayıtlarının celbinin istendiği görüşmeye dair iddialar şöyle sıralandı:
Görüşme İddiası: 5 Ağustos 2025 gecesi saat 23.00 sularında, Avukat Recep Seyhan'ın, Fatih Keleş ile görüş kabininde bir araya geldiği belirtildi. Dilekçedeki iddiaya göre Keleş "Sizi çağırmadım" diyerek görüşmek istemediğini ifade etmesine rağmen görüşme devam etti.
Belge ve Azmettirme İddiaları: Dilekçede yer alan iddialara göre Avukat Seyhan, Keleş'in önüne başkalarına ait "etkin pişmanlık" beyanlarını koydu. Ayrıca, Keleş'in, Selahattin Yılmaz isimli birini Aziz İhsan Aktaş'ı öldürmek üzere azmettirdiği yönünde iddialar olduğunu öne sürerek kendisinden itirafçı olmasını istediği iddia edildi.
MEDYA YANSIMALARINA DİKKAT ÇEKİLDİ
Suç duyurusu dilekçesinde dikkat çekilen bir diğer nokta ise, cezaevindeki söz konusu görüşmede gündeme geldiği belirtilen hususların daha sonra medyada yer alması oldu.
Dilekçeye göre, Fatih Keleş durumu 6 Ağustos'ta el yazısıyla avukatına bildirdi ancak iddiaların asılsız olduğu düşünülerek hemen suç duyurusunda bulunulmadı. Fakat görüşmeden 12 gün sonra, 17 Ağustos 2025 tarihinde Sabah Gazetesi'nde "İBB Çetesinin Kiralık Katil Planı" başlıklı bir haberin yayınlandığı ve bu haberin içeriğiyle cezaevi görüşmesinde Fatih Keleş'e iletilen iddiaların birebir örtüştüğü öne sürüldü. Dilekçede, "Cezaevi görüşünde müvekkilime dayatılan hususlar, iki hafta sonra basın üzerinden kamuoyuna servis edilmiştir" ifadelerine yer verilerek bu durumun itibar zedeleyici olduğu savunuldu.
Fatih Keleş'in psikolojik baskı altına alınmaya çalışıldığı ileri sürülen dilekçede, Avukat Recep Seyhan hakkında; "adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, tehdit, iftira ve suç uydurma" iddialarıyla işlem yapılması talep edildi.
