İş dünyasında giderek artan rekabetçi ortam ve yoğun tempo, şirketlerin önceliklerini yeniden şekillendiriyor.
Türkiye'de yüz elliden fazla kurumda çalışan 230 bini aşkın kişinin verilerini inceleyen dijital platform Heltia, 2025 yılı sonuçlarını ve açıklanan 2026 trendlerini İstanbul'da paylaştı.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) gibi otoritelerin de vurguladığı kurumsal esenlik kavramı, bu detaylı araştırmayla bir kez daha öne çıkıyor.
Raporlara göre, bireylerin profesyonel hayatta en çok zorlandığı konuların başında ruhsal sorunlar geliyor ve yüzde 90'ı mevcut işinden keyif almadığını ifade ediyor.
Şirketlerin uygulamaya koyduğu çalışan destek programları sayesinde, personel sorunlarına güvenilir çözümler aranıyor.
Bu durum, insan kaynakları politikalarında iş ve yaşam dengesi stratejilerinin önemini artırıyor.
Adeta bir sanatkâr titizliğiyle incelenen veriler, bireylerin en çok psikolojik dayanıklılık alanında yardıma ihtiyaç duyduğunu yüzde 68 oranıyla belgeliyor.
Ofislerde sessiz kopuş dönemi resmen başladı
RUHSAL DESTEK TALEPLERİ YÜZDE 68 İLE BİRİNCİ SIRADA YER ALIYOR
Marketing Türkiye'de yer alan habere göre, yapılan detaylı analizler, dijital sağlık platformunu kullanan bireylerin yüzde 86 gibi oldukça yüksek bir aktiflik oranına sahip olduğunu gösteriyor.
Sisteme kayıtlı kullanıcıların aldığı hizmetler incelendiğinde, gerçekleştirilen toplam görüşmelerin yüzde 68'inin tamamen ruhsal iyilik hali üzerine kurgulandığı fark ediliyor.
İkinci sırada ise yüzde 27 oranıyla beslenme danışmanlığı bulunuyor.
Kullanıcıların en fazla talep gösterdiği başlıklar arasında kaygı bozuklukları, depresyon vakaları, genel rahatlama seansları ve yoğun stres yönetimi öne çıkıyor.
Bu veriler, toplumun genelinde psikolojik desteğe duyulan ihtiyacın her geçen gün katlanarak arttığını net bir şekilde doğruluyor.
HER DÖRT ÇALIŞANDAN BİRİ KENDİSİNİ SÜREKLİ YALNIZ HİSSEDİYOR
Yapay zeka teknolojisi kullanılarak elde edilen derinlemesine istatistikler, çalışanların duygu durumlarına dair çarpıcı gerçekleri ortaya döküyor.
Ankete katılanların yüzde 86'sı düzenli olarak sinirli ve gergin hissettiğini beyan ederken, yüzde 26'sı ise sıklıkla yalnızlık duygusuyla mücadele ettiğini aktarıyor.
Bireylerin yaşadığı bu zorlukların kökenine inildiğinde, yüzde 67'lik bir kesimin en büyük problemi kendi iç dünyasında ve kendisiyle olan ilişkisinde yaşadığı görülüyor.
Birçok insan hâlâ bu içsel çatışmaları aşmakta zorlanırken, bunu yüzde 53 oranıyla romantik ilişkilerdeki çıkmazlar izliyor.
Ailevi konularda sıkıntı yaşayanların oranı yüzde 46 olarak belirleniyor.
Sosyal çevre ve arkadaşlık ilişkilerinde bocalayanların oranı yüzde 40 seviyesinde ölçülürken, ebeveynlik süreçlerinde zorlananların oranı ise yüzde 18'de kalıyor.
Her 10 mavi yakalıdan 6'sı bu gerçeği itiraf etti
KADIN KULLANICILARIN PLATFORMDAKİ AKTİFLİK ORANI YÜZDE 74 SEVİYESİNDE
Araştırmanın demografik kırılımları incelendiğinde, profesyonel hayattaki genç yetişkinlerin dijital çözümlere daha fazla ilgi gösterdiği anlaşılıyor.
Platformu tercih edenlerin yüzde 49'unu 25 ile 34 yaş aralığındaki bireyler oluşturuyor.
Orta kademe yöneticilerin yoğunlukta olduğu 35 ile 44 yaş aralığındaki grubun oranı ise yüzde 22 seviyesinde bulunuyor.
Sistemdeki en çarpıcı veri ise kadınların ezici çoğunluğu olarak karşımıza çıkıyor; toplam kitlenin yüzde 74'ünü kadınlar oluşturuyor.
Bu yüksek katılım, kadınların kişisel sağlıklarına yönelik proaktif bir tutum sergilediğini ve yardım alma konusunda çok daha açık davrandığını kanıtlıyor.
Katılımcıların yüzde 70'i henüz çocuk sahibi olmadığını ifade ederken, yüzde 29'luk ebeveyn kesimi için dijital erişim kolaylığı ve esnek saatler en temel ihtiyaçlar arasında sıralanıyor.
FİZİKSEL HEDEFLERDE SAĞLIKLI KİLO VERMEK İSTEYENLERİN ORANI DİKKAT ÇEKİYOR
Bireylerin bedensel aktiviteleri ve beslenme alışkanlıkları masaya yatırıldığında, yüzde 74'lük büyük bir çoğunluğun sağlıklı yöntemlerle kilo vermeyi amaçladığı ortaya çıkıyor.
Kullanıcıların yüzde 51'i kendi yaşam tarzına en uygun beslenme modelini öğrenmek ve istikrarlı bir yeme düzeni inşa etmek için çaba harcıyor.
Fiziksel dayanıklılık tarafında ise yüzde 56'lık bir kesim duruş bozukluklarını düzeltmeyi, yüzde 40'ı kas kütlesini güçlendirmeyi hedefliyor.
Ayrıca katılımcıların yüzde 37'si genel direncini artırmayı planlarken, yüzde 34'ü esneklik kazanmak amacıyla uygulamadaki programları takip ediyor.
Ekonomik kriz, gençlerin sosyal bağlarını kopardı
KULLANICILAR BİR YILDA 247 BİN BARDAK SU İÇTİKLERİNİ KAYIT ALTINA ALDI
Uygulama üzerinden takip edilen günlük ritüeller ve alışkanlık verileri, 2025 yılı boyunca 194 binden fazla hedefin başarıyla tamamlandığını gösteriyor.
Bireyler, bu süre zarfında toplam 247 bin bardak su tüketimi gerçekleştirdiklerini sisteme raporluyor.
Fiziksel ve ruhsal molalar da istatistiklere yansıyor; kullanıcılar 84 bin kez hareket molası verirken, 20 bin defa da zihinsel farkındalık egzersizi yaptıklarını beyan ediyor.
Beslenme disiplini açısından elde edilen bir diğer önemli veri ise katılımcıların toplam 17 bin gün boyunca hiç şeker tüketmediklerini kayıt altına alması oluyor.
DİJİTAL SAĞLIK PLATFORMUNDAKİ PUANLARIN YÜZDE 60'I SOSYAL SORUMLULUĞA GİTTİ
Kurumsal ve bireysel iyileşme amacıyla kullanılan sistem, aynı zamanda toplumsal dayanışma alanında da önemli bir AR-GE vizyonu taşıyor.
Sosyal sorumluluk konusunda ihmalkâr davranmayan kullanıcıların uygulama içi etkinliklerden kazandıkları ve platform dükkanında harcadıkları puanların yüzde 60'ı doğrudan çeşitli projelere aktarılıyor.
Toplamda 4,3 milyon işlemin yapıldığı bu sistemde, puanların yüzde 37'si sokak hayvanlarına mama desteği sağlamak amacıyla Kurtaran Ev Derneği organizasyonuna yönlendiriliyor.
Puanların yüzde 31'i üniversite öğrencilerinin nitelikli ve ücretsiz beslenmesini destekleyen Odi isimli girişime giderken, yüzde 10'luk kısım ise küresel ölçekte çocuklara yardım eden unicef fonlarına aktarılıyor.
Bu döngü, şirketlerin sadece finansal kâr odaklı yapılarını iyileştirerek bireysel gelişimin toplumsal faydaya nasıl dönüşebileceğinin en güzel örneğini sunuyor.

