Özel: İşsizlikte, yoksullukta, enflasyonda Avrupa birincisiyiz

Özel: İşsizlikte, yoksullukta, enflasyonda Avrupa birincisiyiz

CHP lideri Özel, Karabük'te düzenlenen mitingde konuştu. "Bitmeyen bir ekonomik krizle baş başayız" diyen Özel, "Bugün Türkiye'de işsizlikte, yoksullukta, enflasyonda, faizde ve gelir adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Bu utanç verici bir tablodur. Bu artık beceriksizlikten ötedir, kötü niyettir" ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Karabük’te yaptığı konuşmada iktidarın seçimlerde kentten güçlü destek almasına rağmen şehre yeterli yatırım ve hizmeti sunmadığını dile getirdi. Karabük’ün ekonomik olarak geri bırakıldığını savunan Özel, buna karşılık kentin yüksek vergi gelirine rağmen hak ettiği payı alamadığını ifade etti.

Özel, bölgede verilen maden ruhsatlarıyla geniş ormanlık alanların kullanıma açıldığını belirterek bunun ciddi bir çevre sorununa yol açtığını söyledi. Özel, "Buradan AK Parti'ye, MHP'ye geçmişte oy vermiş, gönül vermiş bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum: Bu ormanlar giderse geri gelmez" şeklinde konuştu.

Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde ise Türkiye’nin uzun süredir devam eden krizlerle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Özel, ortaya çıkan tablonun artık yönetim hatasıyla açıklanamayacak düzeye geldiğini ifade etti. Özel, "Bugün Türkiye'de işsizlikte, yoksullukta, enflasyonda, faizde ve gelir adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Bu utanç verici bir tablodur. Üç tarafı dünyanın en güzel denizleriyle çevrili, toprağın altı ve üstü değerli, genç nüfusuyla, turizmiyle, tarihiyle, jeopolitik üstünlüklerle Avrupa'da Almanya'nın, Fransa'nın rakibi bir ekonomi olacakken bütün Avrupa'nın gerisine düşmek asla kabul edilemez. Bu artık beceriksizlikten ötedir, kötü niyettir." ifadelerini kullandı.

f7f95c81-ee50-4198-9494-367fe46b1670.jpg

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle;

"BİR ÜLKENİN DEMOKRASİYLE YÖNETİLMESİNİ SAVUNUYORUZ"

1977’den beri Karabük’te CHP’nin birinci parti olmadığını, Karabük’ün iradesine hep saygı duyduklarını söyleyen Özel, Karabük’ün tüm demokratlarıyla birlikte olduklarını belirterek, "Bizi ayakta tutan, ellerinizdeki ay yıldızlı al bayraklardır. Türkiye İttifakı renklerini o bayraktan alır. Türkiye İttifakı milli takım kazanınca sevinen, Filenin Sultanları’yla birlikte gözyaşı döken, dünyanın öbür ucundaki güreşçinin zaferiyle ayağa kalkan kim varsa Türkiye İttifakı’ndadır, bizim gönlümüz onlarla birliktedir. Kim ki bu ülkede bu ülkenin sınırlarına, kurucularına, bayrağına, toprağına saygılıdır bizim için hiç uzakta değildir. Biz son dönemde yapılan saldırılarda bir partiyi değil bir ülkeyi savunuyoruz. Bir ülkenin demokrasiyle yönetilmesini savunuyoruz. Seçme ve seçilme hakkını yani patronun millet olmasını, onun seçtiğinin gelmesini kal dedikçe kalmasını git deyince gitmeyi bilmesini savunuyoruz" ifadelerini kullandı.

"HİÇBİR AİLENİN İMTİYAZLI OLMADIĞI BİR DÜZENİ GETİRECEĞİZ"

Özel, "Atatürk’ümüzle, bayrağımızla, Cumhuriyet’le derdi olmayan herkesle birlikte olmaya, yan yana durmaya, kol kola yürümeye kararlıyız. Gün demokratların, cumhuriyetçilerin, milliyetçilerin, Atatürkçülerin birbiriyle didişme, mücadele etme değil; gün onun emaneti sandığa ve Cumhuriyet’e sahip çıkma günüdür. O yüzden biz bu ülkenin bütün demokratlarıyla birlikte bir büyük yürüyüşü, bir iktidar yürüyüşünü, 100 yıl sonra bir kez daha herkesin yüzünü güldürecek, kimsesizlere sahip çıkacak, kimseyi geride bırakmayacak, hep birlikte çalışacak, çok çalışacak, kazanacak, kalkınacak, hakça bölüşecek, kimsenin kimseyi ezmediği, hiçbir ailenin imtiyazlı olmadığı bir düzeni 100 yıl sonra bir kez daha hep birlikte getireceğiz. Bunu hep birlikte başaracağız" diye konuştu.

"SAFRANBOLU’DA BİR CUMHURİYET KADINI TARİH YAZIYOR"

CHP’nin Karabük’ün Safranbolu Belediyesi’ni Elif Köse ile iki dönemdir kazandığını, Safranboluluların Köse’den memnun olduğunu söyleyen Özel, Safranbolu Belediyesi’nin hizmetlerini şöyle anlattı:

"Tüm zorluklara, tüm engellemelere rağmen Safranbolu’da bir Cumhuriyet kadını tarih yazıyor. Onunla gurur duyuyoruz. Partimiz adına Safranbolu’ya hem teşekkür ediyor hem onun hizmetleriyle gurur duyuyoruz. Önümde yedi yıldır yaptıklarıyla ilgili uzun bir liste var. Safranbolu Belediyesi’ni ilk kazandığımızda borcun gelire oranı yüzde 74’tü. Gelirin yüzde 74’ü kadar borç vardı. Yedi yıl geçti, borcun gelire oranı yüzde dörde indi. Yüzde 74’ten yüzde dörde indi. Bu müthiş bir başarı. Hiçbir şey yapmasan bu rakamlar olmaz ama bakın borcu yüzde 74’ten yüzde dörde indirirken ne yapmış Elif Başkan? Kent lokantası açmış. Kreş açmış. Engelsiz kafe açmış. Kadın Dayanışma Merkezi, Aktif Yaş Alma Merkezi, Hanımevlerini şehre kazandırmış.

Safranbolu Belediyesi’nin sosyal tesislerinden özel firmaları çıkarmış, kendisi en uygun fiyatlara işletmiş; hem vatandaş hem misafirler memnun kalmış hem belediye para kazanmış. Kadın el emeği ve kadın üretici pazarlarını kurmuş. Ata tohumuyla üretim yapıp, uygun fiyatlara bu ürünleri satışa sunmuş. Belediyede asfalt üretmiş, 250 milyon lira sadece asfalttan tasarruf etmiş. Peyzaj çiçeklerini belediye bünyesinde üretmeye başlamış, ihaleyle ondan bundan çiçek fide almamış; burada üretmiş, burada kullanmış. Taş ocağı açmış, ilçenin parasını taş ocaklarına ödememiş. Mobilya atölyesini açmış. Kent mobilyalarını kendi üretmiş. 22 kilometre su, sekiz kilometre kanalizasyon, 6,5 kilometre yağmur suyu hattını baştan aşağıya yenilemiş. Sekiz tane halk otobüsü almış, hibrit otobüslerle hem çevreci hem halkçı bir hizmeti başlatmış. Dikimevi kurmuş, belediyenin çalışanlarının personel kıyafetleri için. Sonra başka belediyelere de yapmaya başlamış. Sonra özel şirketler sipariş vermiş, onları yapmaya başlamış. Yani yedi yılda borcu yüzde 74’ten yüzde dörde indirirken Safranbolu’da yapılmadık bir şey bırakmamış. Cumhuriyet kadınına, Atatürk’ün evladına, bu partinin gururu Elif Köse’ye yürekten teşekkür ediyorum. Hani diyorlardı ya 'silkeleyin, çalışamasınlar.' Bakın başardı. Onlar silkeleyemedi. Ben elinden tutup önünüzde gösteriyorum. Helal olsun ona."

"KARABÜK’TEN KEPÇEYLE TOPLAYIP ÇAY KAŞIĞIYLA VERİYORLAR"

İktidarın Karabük’ten oy aldığını ancak şehre sırtını döndüğünü, CHP’nin şehre yüzünü döndüğünü söyleyen Özel, Karabük’ün nüfusunun artmamasına dikkati çekti. Karabük’te emekli sayısının arttığını belirten Özel, şunları kaydetti:

"Öğrenci var ama Karabük gitgide küçülüyor. Üç milletvekili varken iki milletvekili çıkaran küçük illerin arasına gidiyor Karabük. Karabük geçen sene 11,5 milyar lira vergi vermiş. Bekliyorsun ki buna yakın, bunun üstünde hizmet alsın, yatırım alsın. Küçülen, kaderine terk edilen, küçülmesi için gayret edilen illerden biri Karabük. Bu şehre 1,6 milyar lira yatırım bütçesi ayırmışlar. Böyle insafsızlık, haksızlık olmaz. Adeta Karabük’ten kepçeyle toplayıp çay kaşığıyla veriyorlar. Karabük’ün rakamlarına baktığınızda 11,5 milyar vergi toplayacaksın, sonra 1,5 milyarı burada. 10 milyarına kapkaç yapacaksın. Karabük’ün emeği, Karabük’ün üretimi, Karabük’ün vergisi, Karabük’ün hakkına kapkaç yapmışlar. Alıp da kaçmışlar.

"HIZLI TRENLERİN RAYLARI KARABÜK’TEN DEĞİL, İNGİLİZ FİRMASI BRİTİSH STEEL’DEN ALINIYOR"

Bu yüzden buradan açıkça söylüyorum. Cumhuriyet’in kurucusu, partimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk çok önem verdi bu şehre. Onun talimatıyla 1937’de Kardemir’in temeli atıldı. 1939’da Kardemir çalışmaya başladı. Karabük’ü kalkındırdı, Türkiye’yi kalkındırdı. Adı fabrikalar kuran fabrika oldu ve maalesef bu Cumhuriyet değeri son dönemde AK Parti tarafından sahipsiz bırakıldı. Çok basit bir örnek.

Kardemir dünyanın en kaliteli çeliğini, dünyanın en kaliteli tren raylarını üretiyor. Türkiye çok gecikmeli olarak hızlı trenler yapıyor. Hızlı tren ihaleleri veriyor. Verilen ihalelerde hızlı trenlerin rayları Karabük’ten değil, İngiliz firması British Steel’den, İngiliz çelik firmasından alınıyor. Öyle yazıyorlar. Bu British Steel dedikleri firma zordaydı, batıyordu. Bizimkilerin gayretiyle ayağa kaldırdılar. Kardemir dünyanın en iyi tren raylarını üretecek durumda ama hızlı trenlerin rayını İngiliz firmasından alan bir akıl yönetiyor ülkeyi.

"O SANDIK GELECEK, BU İKTİDAR DEĞİŞECEK"

Maalesef Kardemir’de vagon işçileri var. Kardemir’de iki tür işçi var: bir kadroda olan işçiler, bir taşeronda olan işçiler. Güya taşerona kadro verildi ama vagon işi ağır iş, zor iş. Bu işleri taşerona vermişler. Orada zor şartlarda, ağır işlerde emekleri sömürülen arkadaşlarımız var. Buradan Karabük’ten, bu meydandan 3 Mayıs 2026 günü kayda geçiriyorum. O sandık gelecek, bu iktidar değişecek. Cumhuriyet Halk Partisi bütün işçilerimize kadro verecek. Söz veriyoruz. Türkiye’de kamuda çalışan ve taşeron marifetiyle emeği sömürülen kim varsa, geçtiğimiz seçimlerde söz verilip de kandırılan kamudaki tüm taşeronlara sesleniyorum: Sandığı bekleyin, sandığı isteyin, iktidarı değiştirin, kadroyu bileğinizin hakkıyla siz alın.

"BU ORMANLAR GİDERSE GERİ GELMEZ"

Tabii Karabük'ün sorunu, derdi deyince... Bir yandan Türkiye'de yüzde 65'lik orman oranıyla, yüzölçümü olarak, yüzdesel olarak en fazla ormanı olan ikinci şehri. Ama maalesef Eflani'de, Ovacık'ta ve Safranbolu'da 5 maden ruhsatıyla ve 7200 futbol sahası büyüklüğünde yeri madenlere açarak hem büyük bir çevre katliamı yapılıyor hem de Karabük gibi bir yerde ormanlar katlediliyor. Bu konuya dikkat çekiyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi olarak özellikle Karadeniz'e sesleniyorum.

Buradan AK Parti'ye, MHP'ye geçmişte oy vermiş, gönül vermiş bütün vatandaşlarımıza sesleniyorum: Bu ormanlar giderse geri gelmez! Siyanürlü altın araması, zaten yüksek olan kanser oranlarını iyice yukarıya tırmandırır. 'Bakır' diyorlar, altına çeviriyorlar; bakır da olsa altın da olsa fark etmez. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak madenlere karşı değiliz ama vahşi madenciliğe, özellikle orman katliamıyla Karadeniz'de yapılmaya çalışılan vahşi madenciliğe karşıyız. Ve hangi siyasi görüşten olursa olsun tüm Karabüklüleri vahşi madenciliğe karşı ayağa kalkmaya ve mücadeleye davet ediyorum.

"KARABÜK'TE DEVLET HASTANESİ YOK"

Karabük'te şu anda... Okudum, inanamadım, sordum; devlet hastanesi yok. Devlet hastanenizi 2012 yılında yıkmışlar. 2015'te de 5.000 Evler'deki Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'ni yıkmışlar. Yıllar geçmiş, yenisi yapılmamış. Kronik hastalıklar, bilhassa kanser hastaları Ankara yollarında helak oluyor.

2017'de Eskipazar'a bir hastane yapmışlar, yanlış zemin etüdü yüzünden 2019'da kullanılamaz hale gelmiş. 154 milyon lira çöpe gitmiş. Yenisi için 311 milyon liralık yeni bir ihale yapılması gündemde. Ovacık'ta 2020'de 10 milyon liraya hastanenin yapımına başlanmış. Dört yıl içinde ihaleyi yapan firma yapamamış bırakmış, şimdi 85 milyon liraya yeniden hastanenin yapılması için ihale yapılmış.

"ORMAN KÖYLÜLERİNE YEPYENİ BİR KANUNLA YEPYENİ BİR SAYFA AÇACAĞIZ"

Karabük için şunu söyleyelim; 2831 kooperatif var Türkiye'de. 278.000 ormancı, orman köylüsü bu orman kooperatifleri birliğine bağlı kooperatiflere üye. 1 milyon 150 bin kişinin yaşamını, geçimini ilgilendiren bir mesele. Ve orman köylüsünün önemi, ormanın sağlığı için, orman yangınlarının önlenmesi için, ülke ekonomisi, şehir ekonomisi için fevkalade.

O yüzden orman köylüleri için yepyeni bir modelle kooperatiflerin desteklenmesi, öyle dışarıdan gelen zengin şirketlere ihaleyle kesim işleri verilip köylünün işçileştirilmesi değil; kendi sorumluluk alanlarında yangınla mücadele etmesi, gençleştirme, budama işlerinin yapılması, her türlü sanayi ormancılığı için görevin üstlenilmesi için orman köylülerine yepyeni bir kanunla yepyeni bir sayfa açacağız. Karabük'ten, Kardemir işçisinden sonra ikinci sözümüz de orman köylülerine olsun. Sizi seviyoruz, değerinizi biliyoruz.''

"İŞSİZLİKTE, YOKSULLUKTA, ENFLASYONDA, FAİZDE VE GELİR ADALETSİZLİĞİNDE AVRUPA BİRİNCİSİYİZ"

Bitmeyen bir ekonomik krizle baş başayız. Eskiden ekonomik krizler yıllarla anılıyordu, o yıl geçiyordu kriz atlatılıyordu, bir sonraki kriz gelince yine yılla anılıyordu. Maalesef 10 yıla yaklaşan ama bitmeyen bir krizle karşı karşıyayız. Bugün Türkiye'de işsizlikte, yoksullukta, enflasyonda, faizde ve gelir adaletsizliğinde Avrupa birincisiyiz. Bu utanç verici bir tablodur. Üç tarafı dünyanın en güzel denizleriyle çevrili, toprağın altı ve üstü değerli, genç nüfusuyla, turizmiyle, tarihiyle, jeopolitik üstünlüklerle Avrupa'da Almanya'nın, Fransa'nın rakibi bir ekonomi olacakken bütün Avrupa'nın gerisine düşmek asla kabul edilemez. Bu artık beceriksizlikten ötedir, kötü niyettir!

"EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞI BİR ASGARİ ÜCRETE ÇIKARILACAK"

Birazdan söyleyeceğim yapacaklarımız içinde ama emekliler için en önemli, en önemli vaadimiz... Emekliler için en önemli vaadimiz şudur: Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidarında, ilk yıl, ilk geldiğimizde 100 gün içinde en düşük emekli maaşı bir asgari ücrete çıkarılacak.

"AK PARTİ'NİN İKTİDARDA KALMASININ MALİYETİ 42'DEN 20'YE DÜŞÜŞ"

Bugün için bu önemli bir vaat ya da gerçekleştirilmesi zor bir vaat olarak görünüyor. Hiç öyle değil. Bu ülkede en büyük sorun şu; vasata, kötüye razı edilmek ve bunu kabullenmek. Ne münasebet kabulleniyoruz? Hangisi yaşam koşullarından, lüksünden taviz veriyor da emekli versin? Niçin emekliden isteniyor? Bu iktidar geldiğinde, 3 Kasım 2002 günü en düşük emekli maaşı 1 de değil, 1,5 asgari ücretti. Beğenmedikleri Ecevit'in üçlü koalisyon hükümeti görevi bunlara verirken en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün beğenmediğimiz 28 bin liradan hesaplayın asgari ücreti, bugünkü parayla 42 bin lira emekliler maaş alıyordu. Sadece AK Parti'nin iktidarda kalmasının maliyeti 42'den 20'ye düşüş. Kaldı ki biz asgari ücret olarak 28 değil 39 bin lirayı hesapladık, öneriyoruz. Öyle olduğunda en düşük emekli maaşının 57 bin lira olması lazım. Bugün bakınca imkansız gibi geliyor ama bu iktidardan hemen önce öyleydi.

"BU İKTİDAR GELDİĞİNDE EN DÜŞÜK EMEKLİ MAAŞIYLA 8 ÇEYREK ALTIN ALINIYORDU"

Emeklilere hatırlatırım, bu iktidar geldiği gün, şimdi 42 bin'e çok, 57 bin'e imkansız diye düşünenlere hatırlatırım; bu iktidar geldiğinde en düşük emekli maaşı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugünkü parayla 80 bin lira. Bugün en düşük emekli maaşı 2 çeyrek altın alamıyor. Bu ülke, dünya emeklilerine kalkınmadan pay verirken, refah payı verirken, refah payını kalkınmanın üstünde verirken, bu ülke çeşitli oyunlarla, enflasyon oyunlarıyla sürekli emekliden çalıyor. Onun için, öyle imkansızı söylemiyoruz. Sandık gelecek, bu meydan sandığa koşacak, hakkını söke söke geri alacak.''

İlgili Haberler
YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN