Fırat Nehri'nin bereketli kıyılarından toplanan köklerin sabırla işlenmesiyle elde edilen meyan şerbeti, Gaziantep kültürünün en köklü miraslarından biri olarak bu yıl da sahnede. Ramazan’ın ilk gününden itibaren fırınların ve sofraların öncelikli tercihi haline gelen bu siyah iksir, hem ferahlatıcı etkisi hem de hazmı kolaylaştıran yapısıyla adeta bir sağlık deposu görevi görüyor. Yarım asırdır bu mesleğe ömrünü adayan Halil Gezer, ailesiyle birlikte gece gündüz demeden kentin "milli içeceğini" yetiştirmek için ter döküyor.
FIRAT NEHRİ’NİN KIYISINDAN SOFRALARA UZANAN 6 SAATLİK SABIR
Meyan şerbetinin yapımı, göründüğünden çok daha meşakkatli bir hazırlık aşamasına dayanıyor. Fırat çevresindeki bitki köklerinin ayıklanıp kurutulmasıyla başlayan süreç, dev teknelerde buz ve su ile buluşmasıyla devam ediyor. Şerbetin kendine has o koyu rengini ve yoğun aromasını tam olarak alabilmesi için en az 6 saat boyunca dinlendirilmesi gerekiyor. Tamamen doğal yöntemlerle damıtılan meyan, hiçbir katkı maddesi içermediği için halk arasında "Gaziantep’in doğal kolası" olarak nitelendiriliyor.

"BU İŞ SEVGİ İSTER"
Şerbetçilik mesleğinin 6’ncı kuşak temsilcisi olan 67 yaşındaki Halil Gezer, yarım asırlık tecrübesiyle mesleğinin zorluklarını ve inceliklerini anlatıyor. Bu işten kazandığı parayla 4 çocuğunu üniversitede okuttuğunu belirten Gezer, çocuklarının farklı mesleklere yönelmesiyle bu geleneği sürdüren son kişi olmanın burukluğunu yaşıyor. Gezer, "Sabah 5’te başlayan bu eziyetli iş ancak severek yapılırsa kolay gelir. Bir ton üründen ayıklama sonrası geriye sadece 350-400 kilo saf meyan kalıyor, emek isteyen bir süreç" diyor.
MİDE VE BÖBREK DOSTU ŞİFA KAYNAĞI
Meyan şerbeti sadece tadıyla değil, sağlık üzerindeki mucizevi etkileriyle de ön plana çıkıyor. Modern tıpta kullanılan mide ilaçlarının büyük bir kısmının hammaddesini bu bitkinin oluşturduğunu hatırlatan şerbet ustası, meyanın böbrekleri ve idrar yollarını temizlemede birebir olduğunu vurguluyor. Özellikle uzun süreli açlık sonrası iftarda tüketildiğinde, mideyi rahatlatarak sindirim sistemini düzenlemesi meyanı Ramazan ayının en stratejik içeceği haline getiriyor.

"KAR DA YAĞSA MÜŞTERİSİ GELİR"
Ramazan ayının meyan şerbeti için bambaşka bir anlam taşıdığını ifade eden Halil Gezer, talebin yoğunluğuna yetişmekte zorlandıklarını belirtiyor. "Ramazanda kar da yağsa bu şerbetin müdavimi kapıya gelir" diyen Gezer, belediyelerden otellere kadar kentin dört bir yanına bu özel içeceği ulaştırıyor. Ramazan sonrası satışların tadımlık seviyeye indiğini ancak bu bir aylık süreçte kentin simgesi haline gelen meyanın, Gaziantep’in sosyal yaşamında vazgeçilmez bir yeri olduğu bir kez daha kanıtlanıyor.
