Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan ve başkanlığını TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un yaptığı Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda hazırlanan raporu oyladı. Komisyonda yapılan oylamada rapor, 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi.
“Türkiye Modeli” olarak tanımlanan yeni çözüm perspektifi ve yol haritasını içeren rapora; AK Parti, MHP, CHP, DEM Parti ve Yeni Yol Partisi “kabul” oyu verdi. CHP’li Türkan Elçi çekimser kalırken, TİP’li Ahmet Şık ile EMEP’li İskender Bayhan “ret” oyu kullandı.

'Terörsüz Türkiye' sürecinde beklenen rapor açıklandı: 'Af mahiyetinde değil'
SÜRECİN KRONOLOJİSİ VE İMRALI TEMASI
Raporda, komisyonun kurulmasına giden sürecin kilometre taşları detaylandırıldı. Sürecin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Ağustos 2024’teki Ahlat ve Malazgirt konuşmalarıyla başladığı, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te Abdullah Öcalan’a yönelik çağrısıyla yeni bir boyuta evrildiği belirtildi. 27 Şubat 2025’te Öcalan’ın örgüte silah bırakma çağrısının okunması ve 11 Temmuz 2025’te Irak’ın Süleymaniye kentinde 30 PKK mensubunun sembolik olarak silah yakması sürecin önemli dönüm noktaları olarak kayda geçti.
Ayrıca raporda, komisyon üyelerinden oluşan bir heyetin 24 Kasım 2025 tarihinde İmralı Yüksek Güvenlikli Ceza İnfaz Kurumu’na giderek bir görüşme gerçekleştirdiği bilgisine de yer verildi.

SİLAH BIRAKMA VE DOĞRULAMA MEKANİZMASI
Raporun en kritik başlıklarından birini "silah bırakma" süreci oluşturuyor. Rapora göre, örgütün feshi ve silah bırakması, sadece beyanlarla sınırlı kalmayacak; devletin istihbarat ve güvenlik birimlerince objektif ve ölçülebilir kriterlerle teyit edilecek. Bu tespitin ardından, silahsız döneme geçişi ve toplumsal bütünleşmeyi yönetecek "müstakil ve geçici mahiyette" bir yasa çıkarılması öneriliyor.
DÜZENLEME 'AF' ALGISINDAN UZAK OLACAK
Hazırlanacak yasal düzenlemenin toplumda "cezasızlık" veya "genel af" algısı oluşturmaması gerektiği vurgulanan raporda, düzenlemenin amacının silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılması olduğu belirtildi. Örgüt mensupları hakkında mutlaka adli bir işlem yapılacağı, ancak ceza ve infaz hukukundaki hükümlerden istifade edilerek toplumsal entegrasyonun hedeflendiği kaydedildi.

DEMOKRATİKLEŞME VE YEREL YÖNETİM REFORMU
Komisyon raporu, sadece güvenlik eksenli değil, demokratik standartların yükseltilmesini hedefleyen öneriler de içeriyor. Bu kapsamda öne çıkan maddeler şunlar:
AİHM ve AYM Kararları: Türkiye’nin hukuk devleti niteliğini güçlendirmek adına Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına eksiksiz uyulması gerektiği vurgulandı.
İfade Özgürlüğü: Şiddet içermeyen düşünce açıklamalarının terör suçu sayılmaması, Terörle Mücadele Kanunu ve ilgili mevzuatın ifade özgürlüğünü güçlendirecek şekilde gözden geçirilmesi önerildi.
Kayyım Düzenlemesi: Yerel yönetimlerde idari vesayet yetkisinin demokratik toplum gereklerine uygun kullanılması gerektiği belirtildi. Belediye başkanının görevden alınması durumunda, yeni başkanın sadece belediye meclisi tarafından seçilmesi yönünde mevzuat değişikliği önerildi.
Hasta Tutuklular: Hasta ve yaşlı tutuklu/hükümlüler için "yaşam hakkı" gözetilerek infaz ertelemesi müessesesinin değerlendirilmesi istendi.

EKONOMİK MALİYET VE KALKINMA
Raporda terörün Türkiye ekonomisine maliyeti de hesaplandı. İhtiyatlı tahminlere göre terörün Türkiye'ye yıllık maliyetinin en az 140 milyar dolar olduğu, bu rakamın 240 milyar dolara kadar çıkabildiği ifade edildi.
RAPORUN TAMAMINI BURADAN OKUYABİLİRSİNİZ
Kabul edilen raporun tam metni ise şu şekildedir:
"MİLLİ DAYANIŞMA, KARDEŞLİK VE DEMOKRASİ KOMİSYONU RAPORU
1- KOMİSYON ÇALIŞMALARI
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzda ele alınan "Terörsüz Türkiye" hedefi, esasında dönemsel bir söylem ya da konjonktürel bir hamle değil, devlet politikasıdır. Vatandaşlarımızın ortak geleceğini garanti altına alan bir yaklaşımın sonucudur. Daha önce de bu sorunun çözümü defaatle denenmiş fakat çeşitli nedenlerle sonuçlandırılamamıştır.
1.1. Komisyon Kuruluşuna Giden Süreç 25-26 Ağustos 2024 tarihlerinde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN, Ahlat ve Malazgirt programlarında kardeşlik hukuku ve birlik vurgusunu öne çıkarmıştır. 1 Ekim 2024 tarihinde MHP Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ, TBMM yasama yılı açılışı sonrasında DEM Parti sıralarına yönelerek parti yöneticileri ve milletvekilleriyle temas kurmuştur. 22 Ekim 2024 tarihinde Sayın BAHÇELİ, TBMM Grup Toplantısı konuşmasında terör örgütünün kurucu lideri Abdullah ÖCALAN'a ilişkin çağrısını ve buna bağlı yasal düzenleme başlıklarını kamuoyuyla paylaşmıştır. 27 Şubat 2025'te ÖCALAN'ın örgütüne silah bırakma ve örgütün feshi yönündeki çağrısını içeren metin, DEM Parti Van Milletvekili Sayın Pervin BULDAN ve Sayın Ahmet TÜRK tarafından okunmuştur. Sayın BAHÇELİ, 18 Mayıs 2025 tarihinde yaptığı açıklamada; örgütün fesih kararıyla birlikte yeni bir aşamaya geçildiğini, ayrıca önümüzdeki dönemin yol haritasını belirlemek üzere TBMM'de temsil edilen tüm siyasi partilerin katılımıyla bir Komisyon kurulması gerektiğini ifade etmiştir. 11 Temmuz 2025 tarihinde Irak'ın Süleymaniye kentinde düzenlenen sembolik törende 30 PKK mensubu silahlarını yakmıştır.
1.2. Komisyonun Kurulması, Yapısı ve Çalışma Prensipleri Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; TBMM Başkanı Sayın Numan KURTULMUŞ'un siyasi partilerin liderleriyle yaptığı görüşmelerin ardından 5 Ağustos 2025 tarihinde çalışmalarına fiilen başlamıştır. Komisyon, yürüttüğü çalışmalar boyunca toplam 20 toplantı yapmıştır. Bu toplantılarda ilgili Bakanlar ve MİT Başkanı sunumlarını gerçekleştirmişlerdir. Bu kapsamda Komisyon, 137 kurum temsilcisi ve kişinin bilgi ve görüşüne başvurmuştur.

2- KOMİSYONUN TEMEL HEDEFLERİ
2.1. "Terörsüz Türkiye" Hedefi Bu hedef tam manası ile başarıya ulaştığında, Komisyon çalışmalarımız tüm yönleriyle, "Türkiye Modeli" olarak literatüre geçecektir. Silahlı terör örgütünün varlığının sona erdirilmesinin güvenilir biçimde tespiti ile birlikte eş zamanlı olarak kamu düzeninin korunması, hak ve hürriyetlerin genişletilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi ve adalet duygusunun tahkimi gibi başlıca konular öncelikle ele alınacaktır.
2.2. Demokrasinin Güçlendirilmesi Hedefi Meclisimiz, halkın sesi olmanın yanında, toplumsal barışın taşıyıcısı, kardeşliğin teminatı, çözümün meşru adresi olduğunu hatırlatma iradesidir. Güvenliğin yanı sıra özgürlüğün, eşitliğin, adaletin ve demokrasinin imkânlarını ve gücünü daha yüksek sesle konuşmanın zamanı gelmiştir.
2.3. Kalkınma ve Ekonomik Refah Artışı Hedefi Terörsüz Türkiye'nin devlet politikası olmasıyla on yıllardır yaşanan terör ve çatışma sürecinin ülkemize maliyetinin yeniden hesaplanması gerekmiştir. İhtiyatlı bir çerçevede dahi sürecin ülkemize yıllık ortalama en az 140 milyar dolar, en çok 240 milyar dolar düzeyinde bir ekonomik değer kaybına sebep olduğuna işaret etmektedir.

3 - TÜRK-KÜRT KARDEŞLİĞİNİN TARİHİ KÖKLERİ VE KARDEŞLİK HUKUKU
Türk-Kürt kardeşliğinin tarihî kökleri, kalıplara sığmayan bir sürekliliğe sahiptir. Tarihî sürekliliğin merkezinde yer alan kavram kardeşlik hukukudur. Türkler ve Kürtler aynı coğrafyanın sahipleri, aynı ülkenin yurttaşları, aynı inancın mensupları, aynı medeniyet ve kültürün varisleri, birlikte var olmuş kardeş ve kaderdaş halklardır.
4 - KOMİSYONDA DİNLENEN KİŞİLERİN MUTABAKAT ALANLARI
Tutanaklara dayanan içerik analizi bulguları, silahların bırakılmasıyla kalıcı huzurun tesisi konusunda toplumun farklı kesimlerini buluşturan güçlü bir ortak zeminin varlığını doğrulamaktadır. Dile getirilen görüşlerde öne çıkan bir diğer husus, sürecin sadece güvenlik ve örgütün tasfiyesi ekseninde ele alınmaması gerektiğini vurgulayan bütüncül yaklaşımdır.
5 - PKK'NIN KENDİSİNİ FESHETMESİ VE SİLAH BIRAKMASI
Fesih ve silah bırakmanın istihbarat-güvenlik birimlerince sınırlarımız dışındaki durumlar dâhil tespiti, kamuoyuna yapılan beyanlarla sınırlı bir alan değildir. Silah bırakmanın istihbarat ve güvenlik birimlerince tespiti, ölçülebilir kriterlerle icra edilecektir. Silahların susması, kırılganlıkların kendiliğinden onarılması anlamına gelmeyecektir. Silahsız döneme geçenlerin topluma kazandırılması, adalet duygusunu zedelemeyen bir yaklaşımı gerekli kılmaktadır.
6 - SÜRECE İLİŞKİN YASAL DÜZENLEME ÖNERİLERİ
6.1. Kritik Eşik: Örgütün Silah Bırakması Süreçte en kritik eşik, PKK terör örgütünün tüm unsurlarıyla silah bıraktığının ve kendisini tasfiye ettiğinin devletin güvenlik birimlerince tespit ve teyit edilmesidir. Tespit ve teyit mekanizmasının, devletin ilgili kurumları arasındaki eş güdümle; objektif, ölçülebilir, şeffaf ve denetlenebilir ölçütlere göre işlemesi gerekir.
6.2. Toplumsal Bütünleşmeyi Güçlendirecek Yasal Düzenlemeler Toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesini temin etmek üzere, silah bırakmayla birlikte süreci ve sonrasını yönetecek, amaca özgülenmiş, müstakil ve geçici mahiyette bir yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır. Kanun; silahı ve şiddeti reddeden bireylerin topluma yeniden kazandırılmasını, silah ve şiddete kalıcı olarak son verilmesini ve meselenin bütünüyle hukuki ve siyasi zemine çekilmesini amaçlamalıdır.
+1
6.3. Örgüt Mensuplarının Durumu Müstakil ve geçici kanun ile birlikte ayrıca ceza ve infaz hukukunda yer alan hükümlerden istifade edilerek hazırlanacak bir düzenleme ile bahse konu kişiler hakkında tasarrufta bulunulabileceği ve ilgili kişiler hakkında mutlaka adli bir işlem yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Yasal düzenlemeler, toplumda cezasızlık ve af algısı oluşturmamalıdır.
6.4. Toplumsal Bütünleşme Süreç, kişilerin toplumsal hayat içerisinde yaşamını idame ettirebilmesine yönelik tedbirleri içeren, kamu düzenine uyumuna ve toplumla bütünleşmesine yardımcı olacak hazırlık çalışmalarını kapsamalıdır.
6.5. İzleme ve Raporlama Mekanizması Kanunla, örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlanmasını temin edecek, Yürütme içerisinde bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir.

7- DEMOKRATİKLEŞME İLE İLGİLİ ÖNERİLER
7.1. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Anayasa Mahkemesi (AYM) Kararları AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyumu temin edecek mevcut mekanizmalar güçlendirilmeli; ayrıca etkili yeni mekanizmalar oluşturulmalıdır.
7.2. Yargılama ve İnfaza İlişkin Düzenlemeler Hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlüler için yaşam hakkının her hakkın önünde olduğu gerçeği göz önüne alınarak, infaz ertelemesi müessesesi değerlendirilmelidir. Hukukun evrensel ilkeleri çerçevesinde ve AİHM ile AYM'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda, tutuksuz yargılamanın tüm yargısal süreçlerde esas alınmasına özen gösterilmelidir.
7.3. Hak ve Özgürlüklerin Genişletilmesi ile İlgili Düzenlemeler Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nun hak ve özgürlükleri genişletecek ve hakkın özünü muhafaza edecek şekilde yeniden düzenlenmesi önerilmektedir. Şiddet içermeyen hiçbir fiil terör suçu olarak nitelendirilmemeli ve ifade özgürlüğü kapsamında olması gereken eylemler terör suçu sayılmamalıdır. Haberleşme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.
7.4. Yerel Yönetimler Anayasa'dan kaynaklanan idari vesayet yetkisinin demokratik toplum gereklerine uygun olarak kullanılması; başkanın kanunda yer alan sebeplerle görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılması hususunda mevzuatın düzenlenmesi önerilmektedir.
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu; Meclisin temsil gücünü, siyasetin çözüm üretme kapasitesini ve millî iradenin denetim imkânlarını aynı zeminde buluşturan bir örneklik ortaya koymuştur. Komisyon raporu, idari ve hukuki düzenlemeler için yol gösteren bir çerçeve ortaya koyarken, toplumla uyum adımlarının ertelenemez bir alan olduğunu hatırlatmaktadır. Komisyonumuz, Türkiye'nin barışla, bütünlükle, demokrasiyle ve kardeşlikle güçleneceğini göstermiştir."
