TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda CHP ile AK Parti arasındaki “normalleşme” tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “CHP’nin AKP ile ‘normalleşme’ sicili” başlıklı yazısında Okuyan, sürecin geçmiş yıllardaki siyasi gelişmelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Okuyan, yazısında 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında ortaya çıkan “Yenikapı Ruhu” sürecine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“CHP’nin AKP ile 'normalleşme' sicili öncesini bir kenara bırakalım. 15 Temmuz-7 Ağustos 2016 Yenikapı Ruhu: Fethullahçı fesatı darbe yapacak noktaya getiren iktidar, bunun sorumluluğuyla zayıf düşmüşken CHP ona can simidi oldu. Darbe tehdidi atlatılmıştı, şimdi muhalefet-hükümet ayrımı olmaksızın elbirliği ile demokrasi ve hukukun üstünlüğü tesis edilecekti. Bu 'ruh' sırasında Kemal Kılıçdaroğlu Genel Başkan, Özgür Özel Meclis Grup Başkanvekili idi. Son derece uyumlu bir görüntü verdiler. AKP ilk haftaların sarsıntısını atlatıp kendi yolunda hamle üstüne hamle yapmaya başlayınca 'kontrollü darbe' diye bir kavram keşfettiler. Ama ruh bir kez özgür kalmıştı.”
“CHP’Yİ AKP’NİN ALANINA SOKMA KONUSUNDA KOLEKTİF ÇABA YÜRÜTÜLDÜ”
Okuyan, 2019-2021 yılları arasında CHP’de öne çıkan “helalleşme”, “kucaklaşma” ve “birleştiricilik” söylemlerinin parti politikalarında belirleyici olduğunu savundu.
Bu süreçte CHP yönetimi içinde belirgin bir görüş ayrılığı yaşanmadığını öne süren Okuyan, şunları kaydetti:
“2019-2021 arasında 'kucaklama', 'birleştiricilik', 'helalleşme' vurgusu hakim oldu. Belki bunlar iktidarla değil, toplumla yapılacaktı ama AKP’ye benzeme açısından epey yol aldı CHP bu yıllarda. Kemal Kılıçdaroğlu ve Özgür Özel arasında CHP’nin bu politikalarına dair herhangi bir anlaşmazlık gözlenmedi. AKP artıklarının da yer aldığı Altılı Masa kurulurken, yani 2023 seçimlerine gidilirken de CHP’de bugün gerilimde öne çıkan isimlerin hiçbirinin farklı bir yaklaşımı olmadı. CHP’yi AKP’nin alanına sokma, ona daha fazla benzetme konusunda kolektif bir çaba yürütüldü. Davutoğlu ve Babacan’ı Cumhuriyetçi kesimlere pazarlamak için elbirliği ile çalıştılar. 2023 Kasımı’nda CHP’de Kurultay gerçekleşti. Özgür Özel Genel Başkan seçildi. Kılıçdaroğlu ise Kurultay öncesinde Cumhurbaşkanı adayı olduğu, milletvekili seçimlerine girmediği için Meclis’in de dışında kaldı, ofisine çekildi.”
“İKTİDARIN NORMALİNDE SON AŞAMA KILIÇDAROĞLU’NUN CHP’NİN BAŞINA ATANMASI OLDU”
Okuyan, CHP’nin 2024 yerel seçimlerinde birinci parti çıkmasının ardından kamuoyunda erken seçim beklentisi oluştuğunu belirterek, parti yönetiminin “normalleşme” söylemini sürdürdüğünü ifade etti.
Okuyan açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“CHP 2024 yerel seçimlerinde başarılı oldu, birinci parti konumuna geldi. Parti tabanında 'derhal erken seçim' beklentisi ortaya çıktı. Özgür Özel ve arkadaşları, 'halk seçim istemiyor, böyle bir talebimiz olmayacak' diyerek 'normalleşme'den söz etmeye başladı. AKP ve Erdoğan ile ilişkilerde yumuşama arayışında olduğunu defalarca tekrarladı. Ekrem İmamoğlu da benzer açıklamalar yaptı. Kılıçdaroğlu tepki gösterdi, 'Erdoğan ile normalleşilmez, nesiyle normalleşeceksiniz' dedi. Özgür Özel ısrarla 'normalleşme' çizgisini savundu, hatta bu açılımı Kılıçdaroğlu’nun 'hellalleşme' politikasına benzetenlere 'normalleşme bana aittir' diye itiraz etti.”
Okuyan, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:
“İktidarın yanıtı yerel yönetimlere operasyon oldu. Anlamı açıktı: 'Seçme ve seçilme hakkını takmayız, siyasetin alanını daraltırız, bizim normalimiz budur'. İktidarın normalinde son aşama Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına atanması oldu. Kendisi AKP medyasından kamuoyuna büyük bir rahatlık ve pişkinlikle seslenmeye devam ediyor. Normalleşti, hatta normalleşmenin de ötesine geçti. Özgür Özel ise 'Saray rejimine hizmet' ile suçlamakta kendisini.”
“YETERİNCE AÇIKLAYICI OLMALI”
Okuyan, değerlendirmesinin sonunda Türkiye’nin temel siyasi başlıklarının tartışmanın dışında kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Yukarıdaki kısa özette sömürü düzeni yok, emperyalizm yok, Cumhuriyet yok, laiklik yok, NATO yok, çözüm süreci yok, hiçbir önemli konu yok. Sadece ve sadece CHP’nin AKP ile ilişkilerine dair çok genel bir fotoğraf var. Yeterince açıklayıcı olmalı.”
