Sıfır Atık Vakfı, 4 Ağustos 2026 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirdiği basın toplantısında 'Uluslararası Veriler ve Türkiye Göstergeleriyle Plastik Atık Raporu' başlıklı kapsamlı çalışmasını kamuoyuyla paylaştı.
Vakıf Başkanı Samed Ağırbaş ve İstanbul Valisi Davut Gül'ün katılımıyla açıklanan veriler, Türkiye'de kişi başına düşen plastik atık üretiminin yıllık 48 kilograma ulaştığını ortaya koydu.
Bu çarpıcı miktar, Türkiye'nin küresel plastik atık ortalamasının yüzde 44,9 üzerine çıktığını net bir şekilde gözler önüne seriyor.
KÜRESEL ATIK 353 MİLYON TONA ÇIKTI GERİ DÖNÜŞÜM YÜZDE 9 KALDI
Raporda yer alan küresel ölçekli veriler, dünyadaki tüketim çılgınlığının ulaştığı vahim tabloyu ayrıntılarıyla belgeliyor.
2000 yılında 234 milyon ton seviyesinde olan küresel plastik kullanımı, günümüzde 460 milyon tona kadar tırmandı.
Gezegendeki plastik atık miktarı ise aynı süreçte 156 milyon tondan 353 milyon tona fırladı.
Tüketimdeki bu devasa sıçramaya rağmen, yeryüzünde ortaya çıkan plastik atıkların yalnızca yaklaşık yüzde 9 gibi son derece yetersiz bir kısmı geri dönüştürülebiliyor.
'Depozito iade ücreti 50 kuruşa düşürüldü' haberleri ortalığı karıştırdı: İşin aslı başka çıktı
PLASTİK YAŞAM DÖNGÜSÜ KÜRESEL EMİSYONUN YÜZDE 3,3'ÜNÜ KAPLIYOR
Araştırma, plastik kirliliğinin basit bir çöp toplama ya da çevre temizliği konusundan ibaret olmadığını kanıtlıyor.
Plastiklerin hammadde çıkarımından nihai bertarafına kadar uzanan bütün yaşam döngüsü, küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 3,3 gibi kritik bir payını meydana getiriyor.
Bu durum, plastik krizinin doğrudan iklim değişikliği ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle kesişen küresel bir tehdit alanı oluşturduğunu gösteriyor.
Rapor; Türkiye'ye dair plastik mamul üretimi, nehir kaynaklı plastik deşarjı ve plastik atık ticaretine yönelik kapsamlı analizleri de içeriyor.
ALIŞKANLIKLAR DEĞİŞMEZSE ÇOCUKLAR YARIN PLASTİK DEVRALACAK
Toplantıda açıklanan çarpıcı rakamları değerlendiren Sıfır Atık Vakfı Başkanı Samed Ağırbaş, insanlığın karşı karşıya olduğu büyük tehlikeye işaret etti.
Mevcut gidişatın durdurulması gerektiğini belirten deneyimli yönetici, şunları söyledi:
"Bu rapor bize yalnızca plastik miktarını anlatmıyor.
Aslında geleceğimizin fotoğrafını gösteriyor.
Eğer üretim biçimimizi değiştirmez, tüketim alışkanlıklarımızı dönüştürmez ve atıkları kaynağında azaltmazsak, gelecekte çocuklarımız doğadan miras değil, plastik devralacak."

Davut Gül ve Samed Ağırbaş
İSTANBUL'DAKİ BÜYÜK ÇALIŞTAYDA 30 YILLIK PLANLAR TARTIŞILACAK
Basın buluşmasında, 31 Ağustos-1 Eylül 2026 tarihleri arasında İstanbul'da düzenlenecek geniş kapsamlı Plastik Atık Çalıştayı da gündemin ana maddeleri arasında yer aldı.
Samed Ağırbaş; 14 bakanlık, 40'tan fazla genel müdürlük, üniversiteler ile sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcilerinin bir araya geleceğini duyurdu.
Bu büyük organizasyonda 5, 10, 15 ve 30 yıllık stratejik planların masaya yatırılacağını aktaran vakıf başkanı, oturumların ardından kapsamlı bir plastik eylem planının kamuoyuna duyurulacağını ifade etti.
"SIFIR ATIK SEFERBERLİĞİ 170 BİN ÖĞRETMENLE YAYILACAK"
İstanbul Valisi Davut Gül ise çevre ve sıfır atık mücadelesinin küresel bir güvenlik alanı oluşturduğunu dile getirdi.
Şehrin sahip olduğu devasa eğitim altyapısına dikkat çeken Vali Gül, şöyle konuştu:
"Bizim 60 üniversitemiz, 3 bin civarında okulumuz, 2 milyon 800 bin öğrencimiz var.
Sıfır atık toplumda karşılık bulacaksa 170 bin öğretmenimizin rehberliğinde, üniversitelerimizde, okullarımızda ve 20 binin üzerinde sivil toplum kuruluşumuzda karşılık bulacaktır."
Sahada yürütülecek ortak projeler ve sıkı uygulamalar sayesinde rapordaki olumsuz verilerin kısa sürede iyileşme göstereceğini vurguladı.
Plastik içeren ıslak mendil ürünleri raflardan indiriliyor
ATIK KRİZİNE KARŞI 7 MADDELİK ACİL STRATEJİ EYLEM PLANI
Hazırlanan strateji dokümanı, Türkiye'de sürdürülebilir atık yönetimini güçlendirmek amacıyla 7 maddelik somut eylem alanı sunuyor.
Bu alanlar; problemli ve gereksiz plastik kullanımının kaynağında engellenmesi, ayrı toplama ve güvenli atık altyapısının tahkim edilmesi, bağımsız resmi istatistik ve izleme sisteminin kurulması, nehir, göl, kıyı ve şehirlerde standart denetim mekanizmalarının işletilmesi, plastik atık ithalatının kalite ve risk esasına göre yeniden düzenlenmesi, geri dönüşüm tesislerine performans odaklı kota getirilmesi ve mali sorumluluk mekanizmalarının çevresel önceliklere yönlendirilmesi olarak sıralandı.
2035 HEDEFİ: YÜZDE 60 GERİ KAZANIM VE SIFIR ATIK İTHALATI
Raporun son bölümünde, Türkiye'nin orta ve uzun vadeli çevresel dönüşüm hedefleri detaylandırılıyor.
Yol haritasına göre 2035 yılına kadar plastik geri kazanım oranının yüzde 60 seviyesine yükseltilmesi hedefleniyor.
Bununla birlikte dijital izlenebilirlik sistemlerinin hızla yaygınlaştırılması ve ülkenin yurt dışı kaynaklı düşük kaliteli plastik atık ithalatına olan bağımlılığının kademeli biçimde sonlandırılması en temel stratejik hedefler arasında yer alıyor.
Nanoplastikler, denizden sonra karasal besin zincirine de tamamen yayıldı
