İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, küresel ısınma ve iklim değişikliği etkilerinin Türkiye üzerinde ağır bir tablo oluşturduğunu açıkladı.
2025 yılı verilerine göre ülke genelinde yaşanan şiddetli yağış azlığı, su kaynaklarını tükenme noktasına getirdi.
STANDART YAĞIŞ İNDEKSİ NEDİR VE NASIL YORUMLANIR?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), kuraklığın izlenmesi için uluslararası standartlarda kabul gören Standart Yağış İndeksi (SPI) haritalarını kamuoyu ile paylaştı.
Bu verileri değerlendiren Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, negatif değerlerin kuraklığa işaret ettiğini, -2 ve altındaki rakamların ise 'şiddetli kuraklık' alarmı anlamına geldiğini belirtti.
Dünya alarm veriyor: Tarihin en sıcak üçüncü yılı!
TÜRKİYE'DE KURAKLIK KALICI HALE Mİ GELDİ?
Özellikle 12 ve 24 aylık uzun vadeli verilere dikkat çeken Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye'nin 2025 yılında son 50 senenin en sert kuraklıklarından birini yaşadığını ifade etti.
SPI haritalarının, kuraklığın artık geçici bir doğa olayı olmaktan çıkıp, Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde kronikleşen yapısal bir soruna dönüştüğünü kanıtladığını söyledi.
SU AÇIĞI NEDEN BİR SONRAKİ YILA DEVREDİYOR?
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, 3 aylık kısa vadeli verilerden 24 aylık uzun vadeli verilere kadar tüm haritalar incelendiğinde, Türkiye'nin büyük bölümünde su açığının bir yıldan diğerine devredildiğinin görüldüğünü vurguladı.
Bu durum, su stresinin dönemsel bir dalgalanma değil, iklimin yeni normali olduğunu gösteriyor.
Klimaya sığınan insanlığın acı sonu! Serinlemek isterken dünyayı ısıtıyoruz
BARAJLAR VE YERALTI SULARI TEHLİKEDE Mİ?
Kısa vadeli haritaların anlık hava durumunu yansıttığını belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, asıl tehlikenin 12 ve 24 aylık haritalarda gizli olduğunu aktardı.
Bu haritalar; baraj seviyelerini, yeraltı suyu rezervlerini ve tarımsal üretimi doğrudan etkileyen tabloyu ortaya koyuyor.
Türkiye genelinde bu göstergelerin kırmızı ve siyah renklere bürünmesi, tehlikenin boyutunu artırıyor.
ÜLKENİN NE KADARI ŞİDDETLİ KURAKLIK RİSKİ TAŞIYOR?
2025 yılının ocak ve aralık dönemini kapsayan 12 aylık haritayı analiz eden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Ağustos 2025 itibarıyla Türkiye yüzölçümünün yaklaşık yüzde 70'inin şiddetli veya daha kötü kategoride kuraklık yaşadığını bildirdi.
Trakya'nın büyük kısmı 'olağanüstü kurak' sınıfına girerken, İç Anadolu'dan İç Ege'ye uzanan hat kalıcı kuraklık kuşağına dönüştü.
Hâlâ neyi bekliyoruz, suyun tamamen bitmesini mi!
OBRUK OLUŞUMLARI NEDEN HIZLA ARTIYOR?
2024 ve 2025 yıllarını kapsayan 24 aylık haritalar, sorunun sadece bu yıla özgü olmadığını netleştirdi.
İki yıl üst üste gelen yağış yetersizliği, toprağın nem tutma kapasitesini zayıflatırken yeraltı su seviyelerinin kritik eşiklerin altına düşmesine neden oldu.
Bu durumun, obruk oluşum riskini ciddi oranda artırdığına dikkat çekti.
İSTANBUL VE MARMARA BÖLGESİ'NDE DURUM NE?
Marmara Bölgesi'nde durumun özellikle büyük şehirler için alarm verdiğini kaydeden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, İstanbul'da Haziran 2025'te metrekareye sadece 0,5 milimetre yağış düştüğünü hatırlattı.
Bu rakam, uzun yıllar ortalamasına göre yüzde 99'luk bir düşüşe işaret ediyor.
İstanbul barajlarının doluluk oranı yüzde 30 seviyelerinde seyrederken, Trakya'da ayçiçeği veriminde yüzde 90'a varan kayıplar yaşandı.
Hâlâ neyi bekliyoruz, suyun tamamen bitmesini mi!
İÇ ANADOLU BÖLGESİ ÇÖLLEŞİYOR MU?
İç Anadolu Bölgesi son 65 yılın en düşük yağışını alırken, Ankara son 47 yılın en kurak dönemini geçirdi.
Bölgedeki hidrolojik kuraklığın alarm verici düzeyde olduğunu belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Konya Ovası'nda toprak neminin kritik seviyelere düştüğünü, buğday ve mısırda yüzde 20-30 verim kaybı yaşandığını açıkladı.
Yağışlar mevsim normallerinin yüzde 48 altında kaldı.
EGE BÖLGESİ'NDE HANGİ ÜRÜNLER ZARAR GÖRDÜ?
Ege Bölgesi'nde Gediz ve Büyük Menderes havzalarında sulama suyu krizi baş gösterdi.
İzmir'in çok şiddetli kuraklık kategorisinde yer aldığını belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu; brokoli, enginar ve ıspanak gibi ürünlerin risk altında olduğunu söyledi.
Aydın'da zeytin üretiminde yüzde 15-25 arası kayıp yaşanırken, turizm bölgeleri de su kısıtlamalarından etkilendi.
Avrupa'da biyoçeşitlilik krizi: Küresel ekonomik yıkıma yol açıyor!
GÜNEYDOĞU ANADOLU'DA YAĞIŞ REKORU KIRILDI MI?
Kuraklıktan en ağır etkilenen bölgelerden biri olan Güneydoğu Anadolu, son 65 yılın en düşük yağışını aldı.
Mevsim normallerine göre yağışların yüzde 53 azaldığını belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Şanlıurfa'nın metrekareye 182,3 kilogram yağışla ülke genelinde en kurak il olduğunu kaydetti.
KARADENİZ BÖLGESİ'NDE SEL RİSKİ VAR MI?
Türkiye'nin en nemli bölgesi olma özelliğini koruyan Karadeniz'de; Rize, Artvin, Trabzon, Giresun, Ordu ve Samsun hattı nemli ve çok nemli kategorilerde yer alıyor.
Rize-Artvin hattının 'olağanüstü nemli' olduğunu belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, çay ve fındık üretiminin olumlu seyrettiğini ancak aşırı nemin sel ve heyelan riskini artırdığını vurguladı.
Tehlike çanları çalıyor: Son 5 yılda rekor üstüne rekor kırıldı!
BATI KARADENİZ'DE İKLİM DEĞİŞİYOR MU?
Genel tablonun aksine Batı Karadeniz'de Zonguldak, Bartın, Kastamonu, Çorum, Amasya ve Tokat illerinde kuraklık sinyalleri görülmeye başlandı.
Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, bu durumun Karadeniz'in klasik yağış rejiminin değiştiğini ve bölgede 'mikro-kuraklık' alanlarının oluştuğunu gösterdiğini ifade etti.
SU YÖNETİMİNDE HANGİ ACİL ÖNLEMLER ALINMALI?
Haritaların Türkiye'nin su bütçesinin artık açık verdiğini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, bu açığın geleneksel yöntemlerle kapatılamayacağını söyledi.
Kuraklık ve bolluk arasındaki geçişlerin sertleştiğini vurgulayan uzman isim, acil su tasarrufu, tarımsal adaptasyon ve havza bazlı köklü kararların alınmasının zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.
Doğa intikamını çok acı alacak! 2026 yılı sıcaklık rekorlarına aday
