Kapıda bekletilen milyonların gözü bu haberde: 13 yıllık vize çilesini bitirecek tarihi süreç başladı

Kapıda bekletilen milyonların gözü bu haberde: 13 yıllık vize çilesini bitirecek tarihi süreç başladı

Ankara, Avrupa Birliği ile 13 yıldır tıkanan vize muafiyeti sürecini yeniden canlandırmak için kapsamlı bir çalışma başlattı. Adalet, İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları, masada bekleyen son 6 kriteri tamamlamak amacıyla yeni bir yol haritası üzerinde yoğun mesai yürütüyor.

Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ülkelerine Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat edebilmesini sağlamak amacıyla yıllardır tıkanan vize serbestisi sürecinde kalan son 6 kriteri karşılamak için bakanlıklar düzeyinde kapsamlı bir çalışma başlattı.

Ankara ile Brüksel arasında 13 yıldır sonuçlanamayan müzakereleri aşmayı hedefleyen bu somut hamle, ilgili mevzuat düzenlemelerinin hayata geçirilmesini ve iki tarafın sergileyeceği siyasi iradeyi merkezine alıyor.

ANKARA'DAN BRÜKSEL'E YÖNELİK STRATEJİK YOL HARİTASI

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 8 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı açıklamada Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı ortaklığında 'yeni bir stratejik yaklaşım' benimsendiğini duyurdu.

Hazırlıkların başladığını ifade eden Yılmaz, özellikle kişisel verilerin korunması, terör tanımı ve geri kabul anlaşması başlıklarına odaklandıklarını belirtti.

Süreci bizzat koordine ettiğini aktaran Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanlığı bünyesinde kurulan bilim kurulunun Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (KVKK) üzerinde teknik çalışma yürüttüğünü belirterek Avrupa kanadından da somut bir siyasi irade beklediklerini kaydetti.

SCHENGEN BAŞVURULARINDA TÜRKİYE DÜNYA İKİNCİSİ OLDU

Türkiye, Avrupa Birliği'nin en köklü aday ülkelerinden ve en büyük ticari ortaklarından biri olmasına karşın, adaylar arasında vize muafiyetinden yararlanamayan tek ülke konumunda bulunuyor.

Öte yandan 2025 yılında uygulamaya konulan 'kademeli vize' sistemi, düzenli seyahat geçmişine sahip vatandaşlara uzun süreli ve çok girişli vize imkanı tanıyarak kısmi bir rahatlama sağlıyor.

Avrupa Komisyonu verilerine göre 2025 yılında Türkiye'den Schengen Bölgesi için yaklaşık 1,26 milyon vize başvurusu yapıldı.

Bu başvuruların 1,07 milyonu onay alırken, Türkiye dünya genelinde Çin'in arkasından en çok başvuru yapan ikinci ülke oldu ve ret oranı 2025 dönemi için yüzde 14,6 seviyesinde gerçekleşti.

72 ŞARTIN 66'SI TAMAMLANDI SON 6 KRİTER MASADA

Sığınmacı düzenlemelerini içeren Türkiye-AB Geri Kabul Anlaşması ile eş zamanlı biçimde 16 Aralık 2013 tarihinde başlatılan Vize Serbestisi Diyaloğu, toplam 72 maddelik bir yol haritasından oluşuyor.

Bu kriterler 'Belge Güvenliği, Göç Yönetimi, Kamu Düzeni ve Güvenliği, Temel Haklar ve Düzensiz Göçmenlerin Geri Kabulü' başlıklı 5 ana grupta toplanıyor.

Türkiye 2016 yılına kadar 65 şartı yerine getirdi, 2018 yılında biyometrik pasaport şartını da tamamlayarak karşılanan kriter sayısını 66 seviyesine yükseltti.

Avrupa Komisyonu raporlarıyla teyit edilen bu kazanımlara rağmen kalan 6 kriter 13 yıldır aşılamıyor.

Ankara'nın tamamlaması gereken şartlar ise terörle mücadele mevzuatının Avrupa normlarına uyarlanması, Avrupa Birliği Polis Teşkilatı (EUROPOL) ile operasyonel iş birliği anlaşması imzalanması, Avrupa Konseyi Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu (GRECO) tavsiyelerinin uygulanması, kişisel verilerin korunması mevzuatının AB standartlarına getirilmesi, tüm AB üyeleriyle ceza davalarında etkin adli iş birliği kurulması ve Geri Kabul Anlaşması'nın üçüncü ülke vatandaşlarını kapsayacak biçimde eksiksiz uygulanması olarak sıralanıyor.

TERÖR TANIMI VE KIBRIS ENGELİ SÜRECİ ZORLUYOR

Geriye kalan 6 şartın tamamlanması teknik adımların ötesinde derin siyasi kararlar ve hassas düzenlemeler gerektiriyor.

Türkiye açısından sürecin en çetrefilli başlığını terörle mücadele yasası oluşturuyor.

Yeni dönemde atılan adımlarla belirli örgütler bağlamında esneklik beklentisi doğsa da AB tarafı Türkiye'deki terör tanımının kapsamını fazla geniş bularak daraltılmasını talep ediyor.

Masadaki bir diğer zorlu başlık olan adli iş birliği ise Türkiye'nin suçluların iadesi, ceza davaları ve adli yardım konularında tüm AB üyeleriyle ortak çalışmasını şart koşuyor.

Ancak Ankara'nın Kıbrıs Cumhuriyeti'ni resmi olarak tanımaması bu maddenin önünde temel bir siyasi pürüz meydana getiriyor.

GERİ KABUL VE ÜÇÜNCÜ ÜLKE VATANDAŞLARI SINIRI

Geri Kabul Anlaşması'nın üçüncü ülke vatandaşlarını da içerecek biçimde genişletilmesi Türkiye için hassasiyetini koruyan bir diğer kritik madde olarak dikkat çekiyor.

Halihazırda sadece Türk vatandaşları için işletilen anlaşmanın kapsamının genişletilmesine yönelik çekinceler sürüyor.

Nitekim Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), haziran ayında kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin yaptığı resmi bilgilendirmede, Türkiye'nin üçüncü ülke vatandaşlarını başka ülkelerden geri almasına dönük bir uygulamasının bulunmadığını duyurdu.

Açıklamada ayrıca suç kaydı bulunan veya yasal kalış hakkı taşımayan yabancıların Türkiye'ye sınır dışı edilmesinin hukuken imkan dahilinde olmadığı net bir dille vurgulandı.

6 KRİTER BİTSE BİLE VİZE SERBESTİSİ OTOMATİK DEĞİL

Türkiye masadaki 6 kriterin tamamını yerine getirse dahi vize muafiyeti kendiliğinden yürürlüğe girmiyor.

Sürecin tamamlanması adına Avrupa Komisyonu'nun hazırlayacağı olumlu raporun ardından Avrupa Parlamentosu (AP) ile AB Konseyi'nin nihai onayı gerekiyor.

Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti dahil bütün üye devletlerin yeşil ışık yakması halinde Türkiye, vize zorunluluğu bulunan ülkeler grubundan vizeden muaf ülkeler listesine taşınabiliyor.

Atina ve Lefkoşa yönetimlerinin sergileyeceği siyasi tutum kararda belirleyici rol oynarken, Avrupa genelinde tırmanışa geçen aşırı sağ ve popülist akımlar da nüfusu yüksek Türkiye'ye vize serbestisi tanınmasını savunan merkez partilerin hareket alanını ciddi şekilde daraltıyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN