Osmangazi ilçesine bağlı Yerkapı Mahallesi'nde fırınlardan yükselen koku, bu kez sadece ekmek değil, çocukluk neşesi taşıyor. Tam 93 yıldır babadan oğula, dededen toruna aktarılan bir Bursa geleneği olan şekilli iftariyelik poğaçalar, bu Ramazan’da da tezgahları süsledi. Tabanca, kılıç, testi ve telefon formunda hazırlanan bu özel hamur işleri, çocukları oruca teşvik etmenin ve iftar sofralarını renklendirmenin en tatlı yolu olarak biliniyor.
DÖRT KUŞAKTIR DEĞİŞMEYEN MİRAS
Bursa’nın köklü fırınlarından birini işleten Satılmış Uyar, asırlık aile geleneğini büyük bir titizlikle sürdürüyor. Henüz gün doğmadan başlayan mesaide, hamurlar bu kez sadece doyurmak için değil, çocukların hayal dünyasına dokunmak için şekilleniyor. Yalnızca Ramazan ayına özel olarak üretilen bu figürlü poğaçalar; erkek çocukları için kılıç ve tabanca, kız çocukları içinse zarif testi ve telefon biçiminde hazırlanıyor. 93 yıldır değişmeyen bu görsel şölen, mahallenin kültürel hafızasını taze tutuyor.

"KAZAN ORUCU" TUTAN MİNİKLERE ÖZEL MÜKAFAT
Geleneksel olarak çocukların öğle vaktine kadar tuttukları "tekne orucu" veya yerel tabiriyle "kazan orucu", iftar saatinde bu özel poğaçalarla ödüllendiriliyor. Fırıncı Satılmış Uyar, bu uygulamanın çocukların zihninde Ramazan’ı güzel bir anıya dönüştürdüğünü vurguluyor. Uyar, "Bu iftariyelikler çocukların en büyük mükafatıdır. Onlar bu poğaçalara kavuşmak için 11 ay boyunca sabırsızlanıyor. Biz de 4. kuşak olarak bu heyecana ortak olmaktan gurur duyuyoruz" sözleriyle geleneğin manevi boyutuna dikkat çekiyor.

NOSTALJİ VE LEZZET BİR ARADA
Fırın camının arkasından kendi poğaçalarının hazırlanışını büyük bir merakla izleyen çocuklar, Bursa’nın bu yaşayan tarihine tanıklık ediyor. Aileler ise kendi çocukluklarında yedikleri bu lezzeti şimdi kendi evlatlarına alarak geleneği yaşatıyor. Hiçbir katkı maddesi içermeyen, tamamen el emeği ve geleneksel reçeteyle pişen bu poğaçalar, modern oyuncakların aksine hem mideye hem de gönüllere hitap ediyor.
