Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN), 55 yıldır çalışma hayatının geleceğine yön vermeye devam ediyor.
European Association for People Management (EAPM) desteğiyle hazırlanan ve Boston Consulting Group (BCG) ile World Federation of People Management Associations (WFPMA) imzası taşıyan 'Creating People Advantage 2026: Four Power Moves for the CHRO' raporu, geniş kapsamlı bir çevrim içi sunumda (webinar) tartışıldı.
'Yetenek Avantajı Yaratmak' başlıklı buluşmada, küresel insan kaynakları (İK) trendleri ve Türkiye'nin bu tablodaki konumu detaylandırıldı.
Türkiye'de işini sevmeyenlerin oranı yüzde 90'a ulaştı
TÜRKİYE'DE İNSAN KAYNAKLARI KARAR SÜREÇLERİNİN MERKEZİNDE KONUMLANIYOR
Dr. Eylem Derya Özgür tarafından yönetilen oturumda, Türkiye verilerinin İK departmanlarına yönelik beklentilerin ne kadar yüksek olduğunu kanıtladığı belirtildi.
Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 75'i, İK biriminden iş kararlarını besleyecek stratejik içgörüler bekliyor.
Öte yandan yüzde 70'lik kesim, insan yönetimini performansın ana motoru olarak tanımlarken, yüzde 68'i organizasyonel planlamalara erken aşamada dahil edilmesi gerektiğini düşünüyor.
Deneyimli yönetici, iş liderlerinin yalnızca yüzde 57'sinin sunulan katma değeri tam olarak anlayabildiğini ifade etti.
YAPISAL KONULARDA GÜÇLÜ ANCAK KÜLTÜREL ALANDA GELİŞİM ŞART
Dr. Eylem Derya Özgür, Türkiye'deki yetkinliklerin mevcut durumuna dair çarpıcı bilgiler paylaştı.
Ülkenin; sürdürülebilirlik ile çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG), maliyet yönetimi, organizasyon yapısı ve iş gücü mobilitesi gibi operasyonel alanlarda oldukça güçlü olduğunu vurguladı.
Buna karşın amaç aktivasyonu, esnek çalışma modelleri ve çalışan deneyimi gibi kültürel alanlarda kapasitenin hâlâ sınırlı kaldığına dikkat çekti.
Ofislerde sessiz kopuş dönemi resmen başladı
VERİ KALİTESİ STRATEJİK KARARLARIN TEMELİNİ OLUŞTURUYOR
Berna Öztınaz, uluslararası kıyaslamalar üzerinden Türkiye'nin performans yönetiminde ve dijital çözümlerde global ortalamanın biraz gerisinde kaldığını aktardı.
Çalışan bağlılığı, esenlik ve liderlik gelişimi gibi başlıkların Türkiye özelinde ikincil planda kaldığını ifade etti.
Kurumların doğru kararlar alabilmesi için sağlıklı verilere erişmesi gerektiğini ve araştırmalara aktif katılımın bu noktada kilit rol oynadığını belirtti.
YAPAY ZEKA DÖNÜŞÜMÜNDE ASIL YÜZDE 70'LİK KISIM İNSAN ODAKLI
Anıl Demir, dijitalleşme ve analitiğin son 10 yılda yaşadığı kırılmaları hatırlatarak yapay zekanın ulaştığı boyutu değerlendirdi.
Artık sadece araç kullanımının değil, şirket genelinde yapay zeka odaklı bir kültürün tesis edilmesinin zorunlu olduğu paylaşıldı.
Teknoloji yatırımının dönüşümün sadece yüzde 30'unu oluşturduğunu, geri kalan yüzde 70'lik kısmın ise insan kaynağı, organizasyon ve süreçlerin bu değişime uyumlu hâle getirilmesiyle ilgili olduğunu kaydetti.
Yetkinlik açığını kapatmak için insan kaynakları üst yöneticileri (CHRO) tarafından stratejik iş gücü planlamasına gidilmesi gerektiğini vurguladı.
Teknoloji devlerinde büyük işçi kıyımı! Yapay zeka bahanesi...
