İzmir’de görülen bir boşanma davasında tarafların karşılıklı eylemlerini değerlendiren Yargıtay, emsal niteliğinde bir karara imza attı. Dava dosyasına yansıyan iddialarda erkeğin eşini evden uzaklaştırarak kapı kilidini değiştirdiği, kadının ise eşine ve çocuklarına beddua ettiği, eşinin yakınlarına hakaret ettiği ve gece saatlerinde temizlik yaparak ev halkını rahatsız ettiği kaydedildi.
Sabah'ın haberine göre, hukuki süreçte yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay kararları şu şekilde gelişti:
Tarafların iddia edilen eylemlerini inceleyerek her iki tarafı da eşit kusurlu saydı.
Karara yapılan itiraz üzerine dosyayı yeniden inceleyen istinaf mahkemesi, erkeğin tutumunu ‘ağır kusur’, kadının eylemlerini ise ‘az kusur’ olarak değerlendirerek kadın lehine maddi ve manevi tazminata hükmetti.
Temyiz incelemesini yapan Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararını bozdu. Eylemleri evlilik birliğinin sarsılmasında 'ortak/eşit kusur' olarak nitelendiren Yargıtay, eşit kusurlu eş yararına tazminat verilemeyeceğini belirterek tazminat kararını iptal etti.
"HUZUR BOZUCU BEHAVİORS BOŞANMA SEBEBİDİR"
Kararı hukuki açıdan değerlendiren Avukat Dilek Yüksel, Türk Medeni Kanunu gereğince eşlerin evlilik birliğinin mutluluğunu ortaklaşa sağlama yükümlülüğü bulunduğunu hatırlattı. Yüksel, evlilikte huzur bozucu davranışların boşanma davalarında kusur sayılarak doğrudan boşanma nedeni kabul edildiğini vurguladı.
