Gaziantep Oğuzeli’nde yaşayan 84 yaşındaki Bekir İslamcan, 70 sene önce başladığı tuz öğütme işini ilerleyen yaşına rağmen devam ettiriyor. Bölgede bu işe devam eden tek kişi olduğunu söyleyen İslamcan, Türkiye’nin çeşitli yerlerinden getirdiği tuzları önce yıkayıp dinlendiriyor, sonrasında geleneksel yöntemlerle değirmende öğüterek satışa hazırlıyor.
İLÇENİN TEK TUZCUSU
Mesleğe bir arkadaşının aracılığı ile başladığını söyleyen Bekir İslamcan, zamanla mesleğe devam etme kararı aldığını söyleyerek, "Gaziantep’in Oğuzeli ilçesinde yaşıyorum. En az 70 yıllık tuzculuk geçmişim var. Oğuzeli’nde başka tuzcu yoktu. Bir arkadaşımın vasıtasıyla bu tuz değirmenini aldık ve tuzculuğa başladık. Baktık ki memlekete faydamız oluyor, bu işe devam ettik. Daha sonra karşıma çok sayıda rakip çıktı. Gelip baktılar, bir araba tuz geliyor ama bir ayda, iki ayda bitmiyor. ‘Bunun hepsi kar olsa ne olur’ diyerek rakip çıkanlar da bu işi bıraktı. Biz de kanaat ettik, Allah’a şükür devam ettik" ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin çeşitli yerlerinden tuz temini yapan İslamcan, "Türkiye’nin neresinde temiz tuz varsa onu takip ettim. Hep temiz, yıkanmış tuzları araştırdım. Konya’dan, Çankırı’dan ve Türkiye’nin farklı bölgelerinden temiz, yemeklik tuzlar getirmeye başladım. Tuzlar sanayi ürünü olarak geçiyor ama vatandaşlarımız da tüketiyor. Sanayide, meyve ve sebzelerde de kullanılıyor. Bu nedenle mümkün mertebe en temiz tuzu getiriyor ve temiz şekilde muhafaza ediyoruz" diye konuştu.

ÇEŞİTLİ AŞAMALARDAN GEÇİYOR SOFRALARA ULAŞIYOR
Tuzun kullanıma hazırlanması için birkaç aşamadan geçtiğini aktaran İslamcan, "Şimdi tuz, bazı aşamalardan geçiyor. Birinci, ikinci ve üçüncü yıkama aşamaları var. Bir sefer yıkandığında zayiat daha az oluyor. İki veya üç sefer yıkandığında ise zayiat biraz daha fazla oluyor ama tuz daha temiz hale geliyor. Yıkandıktan sonra dinlendiriyoruz. Daha sonra değirmende öğüterek kullanıma hazır hale getiriyoruz. Vatandaşın ihtiyacı ne kadarsa ona göre, 20-30 kilogramlık miktarlarda hazırlıyoruz" dedi.
Mesleğini sürdürürken en çok temizliğe dikkat ettiğini belirten İslamcan, kendi tüketmeyeceği hiçbir tuzu müşterilerine sunmadığını söyleyerek, "Hadis-i Şerif’te, ‘Nefsinize layık gördüğünüzü herkese layık görün, nefsinize layık görmediğinizi kimseye layık görmeyin’ deniliyor. Ben kendi yemeğime atmayacağım bir tuzu vatandaşıma yedirmem. Kendim yiyeceksem vatandaş için de uygundur derim. Ama ben yemezsem başkasına da yedirmem" ifadelerini kullandı.

“ÇIRAK YETİŞMİYOR”
Mesleği ağır olduğu için çırak yetişmediğini söyleyen İslamcan, "Tuz ağır bir yük olduğu ve taşıması zor olduğu için çırak yetişmiyor. Benim bir oğlum var. Şu an mesleğe ben devam ediyorum. Belki nasip olur, yapmak isterse o da bu mesleği devam ettirir" dedi.
