Dijital dönüşüm süreci, kullanıcılara film izleme siteleri üzerinden devasa arşivlere sınırsız erişim kolaylığı vadetti ancak mevcut tablo beklentilerin aksine şekillendi.
Sinema yazarı Murat Tolga Şen, yaptığı çarpıcı değerlendirmede yayıncılık sektörünün, müzik servislerinin sunduğu istikrarlı yapı ile video platformlarının yarattığı kaotik ortam arasında keskin bir çizgiyle ayrıldığına dikkat çekti.
Murat Tolga Şen'in analizine göre, müzik platformları, korsan yayıncılığa karşı geliştirdiği evrensel erişim modeli sayesinde içerik yerine hizmet kalitesiyle rekabet etme yolunu seçti.
Kullanıcılar, Spotify Premium veya diğer alternatifler arasında seçim yaparken aradıkları şarkıya ulaşamama endişesi taşımıyor.
Video tarafında ise stüdyoların kendi platformlarını kurma hırsı, sektörü içinden çıkılmaz bir parçalanmışlığa sürükledi.
MÜZİKTE HİZMET REKABETİ
Müzik endüstrisi, geçmişte yaşanan krizlerden ders çıkararak içeriği rehin alma stratejisinden vazgeçti.
Dinleyiciler için hangi platformun kullanıldığı değil, sunulan arayüz, ses kalitesi ve Youtube Music gibi ekosistem avantajları belirleyici hale geldi.
Tüketiciler, tek bir abonelikle dünya müzik arşivinin tamamına erişebilme imkanına kavuştu.
Bu model, hem sanatçılar hem de kullanıcılar için sürdürülebilir ve adil bir yapı oluşturdu.
Sinemanın çöküşü: Kalitesizlik ve pahalılık sinemayı bitirdi! Patlamış mısır artık evde güzel
VİDEO YAYINCILIĞINDA TEKELLEŞME ÇABASI
Video yayıncılığında ise süreç, müzik sektörünün tam tersi bir istikamette ilerledi.
Başlangıçta DVD kiralama mantığını internete taşıyan Netflix, uygun fiyatlı ve geniş kapsamlı arşiviyle sektörü domine etti.
Ancak Hollywood'un köklü stüdyoları, içeriklerinin yarattığı değeri fark edince lisanslarını geri çekerek kendi dijital dükkanlarını açma yarışına girdi.
Bu durum, tek bir merkezden yönetilen video dükkanı modelini yıkarak pazarın atomize olmasına neden oldu.
ABONELİK MALİYETLERİ VE PARÇALANMA
Bugün gelinen noktada izleyiciler, favori içeriklerini izleyebilmek için birden fazla platforma üye olmak zorunda kaldı.
Star Wars evreni için Disney Plus Türkiye, popüler diziler için farklı servisler arasında mekik dokuyan kullanıcılar, toplamda yüksek bir fatura bedeliyle karşı karşıya kaldı.
Her platformun kendi içeriğini özel kılması, ortalama bir ailenin eğlence bütçesini zorlayan bir ekonomik modele dönüştü.
Dijital platformlar aslında gelişmiş birer televizyon kanalı! 'Televizyon öldü' yalanı
YATIRIMCI BEKLENTİLERİ DEĞİŞTİ
Ekonomik konjonktürün değişmesiyle birlikte platformlar, abone sayısını artırma hedefinden kârlılık odaklı stratejilere geçiş yaptı.
Düşük faiz döneminin sona ermesi, şirketleri milyarlarca dolarlık zararları göze alarak büyüme politikasından vazgeçmeye zorladı.
Pazar lideri konumundaki şirketler bile şifre paylaşımını engelleme ve reklamlı üyelik paketleri gibi yöntemlerle gelirlerini artırma yolunu seçti.
İÇERİK KIYIMI VE VERGİ STRATEJİLERİ
Stüdyoların kârlılık baskısı, üretilen içeriklerin dahi yayınlanmadan rafa kaldırılmasına yol açtı.
Warner Bros. Discovery gibi dev şirketler, vergi avantajı sağlamak amacıyla çekimleri tamamlanan yüksek bütçeli yapımları çöpe attı veya mevcut popüler dizilerini platformlarından sildi.
Bu hamleler, abonelik gelirlerinin kaliteli yapımları finanse etmeye yetmediğini ve sektörün finansal bir darboğazda olduğunu gözler önüne serdi.
Televizyon, dijitale 'Dur' dedi, reytingler coştu! Günlük izleme ortalaması 5 saati ilk kez aştı
MÜLKİYET VE ERİŞİM SORUNU
Kullanıcılar, dijital platformlara ödedikleri ücretin kendilerine bir mülkiyet hakkı kazandırmadığını acı bir şekilde tecrübe etti.
Sevilen filmlerin lisans anlaşmaları nedeniyle aniden kütüphaneden silinmesi, dijital arşivlerin güvenilirliğini sarstı.
İzleyiciler, sadece geçici bir erişim hakkı kiraladıklarını ve hizmet sağlayıcının inisiyatifine bağlı olduklarını fark etti.
FİZİKSEL MEDYAYA VE KORSANA DÖNÜŞ
Yaşanan güven sorunu ve artan maliyetler, tüketici alışkanlıklarını geçmişe döndürdü.
Sinemaseverler, filmlerin gerçek sahibi olabilmek için 4K film ve Blu-ray formatlarına yeniden ilgi göstermeye başladı.
Parçalanmış yapıdan yılan kitleler ise kullanım kolaylığı sunan yasa dışı korsan sitelere yöneldi.
Korsan yayıncılık, sadece maliyet avantajı değil, tüm içeriklerin tek bir yerde toplandığı bir hizmet kolaylığı olarak tekrar yükselişe geçti.
Netflix, Türkiye'de tahtını kaptırdı! Yeni lider artık o platform
İÇERİK KALİTESİNDE DÜŞÜŞ
Video platformları, maliyetleri düşürmek adına prestijli yapımlar yerine ucuz ve hızlı tüketilen içeriklere yöneldi.
Reality şovların ve vasat aksiyon filmlerinin ağırlık kazanması, platformların kalite algısını zayıflattı.
Bu strateji değişikliği, nitelikli izleyici kitlesinin platformlardan uzaklaşmasına ve abonelik yorgunluğunun derinleşmesine zemin hazırladı.
ZORUNLU BİRLEŞME DÖNEMİ
Sektördeki kriz ortamı, şirketleri hayatta kalmak için konsolidasyon ve iş birliği yapmaya zorladı.
Türkiye'de Turkcell TV Plus gibi platformlar, farklı sağlayıcıların içeriklerini tek bir pakette toplayarak kullanıcıya sunma yoluna gitti.
Yurt dışında da rakip şirketlerin ortak paketler oluşturduğu görüldü.
Bu 'süper paket' uygulamaları, sektörün gelecekte ayakta kalabilmek için başvuracağı temel strateji olarak öne çıkıyor.

