Sıcak su içince yağların eriyeceğini sananlara kötü haber

Sıcak su içince yağların eriyeceğini sananlara kötü haber

Sosyal medyada son dönemde popüler hale gelen sabahları sıcak su tüketme alışkanlığı, bilim dünyası tarafından mercek altına alındı. Sabah aç karnına sıcak su içmenin faydaları başlığıyla yayılan iddialar; New York Tıp Fakültesi ve George Mason Üniversitesi uzmanlarının yaptığı açıklamalarla yeni bir boyut kazandı. Sindirimden metabolizmaya kadar pek çok alanda mucize yarattığı savunulan yöntemin bilimsel gerçekliği ve olası riskleri ortaya çıktı.

Kış mevsiminin soğuk günlerinde içimizi ısıtan bir fincan çay veya kakao kadar keyif veren az sayıdaki alışkanlıktan biri, son yıllarda dijital platformlarda trend haline gelen sıcak su tüketimi oldu.

Özellikle geleneksel Çin tıbbına dayandığı belirtilen bu uygulama; sindirim sistemini düzenleme, vücut ısısını dehidrasyona karşı koruma ve regl sancılarını hafifletme gibi vaatlerle sunuluyor.

Ancak modern tıp dünyası bu duruma daha temkinli yaklaşıyor.

New York Tıp Fakültesi (NYU) bünyesinde diyetisyen ve pediatri yardımcı doçenti olarak görev yapan Diane Lindsay-Adler, sabah aç karnına sıcak su içmenin faydaları konusundaki yaklaşımların sadece psikolojik bir rahatlama sağlayabileceğini, fakat atfedilen olağanüstü etkilerin çoğunlukla abartıldığını ifade etti.

SICAK SU İÇMEK NEYE İYİ GELİR?

Özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları veya boğazda meydana gelen tahrişlerde, ılık sıvıların geçici bir rahatlama sağladığı biliniyor.

Arizona bölgesinde aile hekimi olarak çalışmalarını sürdüren Natasha Bhuyan, bu semptomları hafifletmek adına ılık suya bal, limon veya sarımsak ilave edilmesinin faydalı olabileceğini belirtti.

Geçmiş yıllarda, tam olarak 1978 senesinde yürütülen bir bilimsel çalışma; sıcak çorba ya da suyun, soğuk içeceklere oranla burun mukusunu çok daha süratli temizlediğini ortaya koydu.

Uzmanlar, bu durumun sadece bir rahatlama yöntemi olduğunun, virüs veya bakterileri yok eden tıbbi bir tedavi niteliği taşımadığının altını çiziyor.

Vücut ısısının üç günden uzun süre 38,3 derecenin üzerinde seyretmesi durumunda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiği hatırlatılıyor.

SICAK SU İÇMEK ZAYIFLATIR MI?

Sindirim mekanizması üzerinde ılık sıvıların etkisi, George Mason Üniversitesi (GMU) beslenme ve gıda çalışmaları bölümünden Allison Miner tarafından açıklandı.

Mideye ulaşan her türlü gıda veya sıvının sindirim sistemine bir sinyal gönderdiğini belirten Miner, sabah saatlerinde tüketilen sıcak bir içeceğin bağırsak hareketliliğini artırabileceğini söyledi.

Gastroenterologlar da benzer şekilde, kabızlık problemi yaşayan veya hastalık sürecinde olan bireylere sabahları ilk iş olarak sıcak sıvı tüketimini tavsiye edebiliyor.

Ancak bu etkinin tamamen kasların gevşemesi ve nörolojik sinyallerle ilgili olduğu, her bireyde aynı biyolojik sonucu doğurmayacağı vurgulanıyor.

SICAK SU İÇMENİN ZARARLARI NELER?

Metabolizmanın hızlanması ve kilo kaybı ile ilgili iddialar ise bilimsel bir dayanaktan yoksun görünüyor.

İnsan vücudu, dışarıdan alınan sıvının ısısını çok kısa bir sürede kendi iç ısısına dengeliyor.

Bu dengeleme işlemi sırasında harcanan enerji miktarı, kilo verme üzerinde kayda değer bir fark yaratmıyor.

Benzer şekilde, detoks kavramı da bilim dünyasında farklı yorumlanıyor; zira vücudu zararlı maddelerden temizleme görevi doğrudan böbrek ve karaciğere ait.

Suyun sıcaklığından ziyade, gün içinde tüketilen toplam miktar hayati önem taşıyor.

Öte yandan, 67 derecenin üzerindeki sıvıların düzenli tüketimi, yemek borusu dokusunu tahriş ederek uzun vadede kanser riskini tetikleyebileceği için içeceklerin biraz ılımasını beklemek büyük önem arz ediyor.

GÜNLÜK SU TÜKETİMİ NASIL OLMALI?

Sağlık uzmanlarının birleştiği temel nokta, vücudun ihtiyaç duyduğu toplam sıvı alımının karşılanması olarak öne çıkıyor.

Pek çok yetişkin ve özellikle yaşlı bireyler, yeterli su içmedikleri için kronik susuzluk riskiyle karşı karşıya kalabiliyor.

Günlük dört ile altı bardak su tüketimi genel bir öneri olsa da bu ihtiyaç kişisel özelliklere göre farklılık gösteriyor.

Ayrıca sıvı alımı sadece su ile sınırlı kalmıyor; salatalık, domates, portakal ve kavun gibi yüksek su oranına sahip besinler ile çorbalar da bu dengeye katkı sağlıyor.

Baş dönmesi, kabızlık veya şiddetli baş ağrıları susuzluğun habercisi olabilirken; yüksek sodyum, aşırı protein tüketimi ve düşük karbonhidratlı diyetler vücudun su ihtiyacını artırıyor.

Uzmanlar, sıcak su içmenin kişiye iyi gelmesi durumunda bu alışkanlığın sürdürülebileceğini, ancak mucizevi bir değişim beklenmemesi gerektiğini belirtiyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN