Bilim insanları açıkladı: Yaşlanmayı tamamen durdursak bile ölümsüzlük mümkün değil

Bilim insanları açıkladı: Yaşlanmayı tamamen durdursak bile ölümsüzlük mümkün değil

Biyolojik yaşlanma süreci tamamen sıfırlansa dahi insan ömrünün 200 yılı aşamayacağı ortaya çıktı. Rusya'daki Skolkovo Bilim ve Teknoloji Enstitüsü araştırmacıları, hücrelerde biriken somatik DNA mutasyonlarının beyin ve kalp gibi organlarda yenilenmeyi durdurduğunu, insan için en olası medyan yaşam sınırının 156 yıl olduğunu hesapladı.

Bilim insanları, insan ömrünü uzatma hayallerine dair sınırları belirleyen kapsamlı bir çalışmayı kamuoyuyla paylaştı.

Rusya'da faaliyet gösteren Skolkovo Bilim ve Teknoloji Enstitüsü (Skoltech) araştırmacıları, yaşlanmaya yol açan tüm biyolojik etkenler ortadan kaldırılsa dahi insanların büyük bölümünün 200 yıldan fazla yaşayamayacağını belirledi.

Hakemli bilimsel dergi npj Aging'de yayımlanan araştırmada, hücre bölünmesi ve onarımı sırasında Deoksiribonükleik asit (DNA) zincirinde biriken somatik mutasyonların yaşam süresini kısıtlayan en temel biyolojik engel olduğu kaydedildi.

MUTASYONSUZ HESAPTA ÖMÜR 1759 YILA KADAR UZUYOR

Uzmanlar, insan vücudunu tüm hayati parçalarının kesintisiz çalışması gereken bir mühendislik sistemi şeklinde ele alarak özel bir matematiksel model kurdu.

Çalışmada yaşlanmaya bağlı ölüm riskleri sıfırlandı ve İsviçre'de yaşayan 30 yaşındaki bireylerin genç yetişkinlik ölüm oranı sabit veri olarak kabul gördü.

Genetik mutasyonların hesaba katılmadığı ilk simülasyonda insan ömrü teorik olarak 1759 yıla kadar ulaştı.

Ancak hücre çekirdeğindeki somatik DNA bozulmaları denkleme dahil edildiğinde senaryo bütünüyle değişti.

EN OLASI MEDYAN YAŞAM SÜRESİ 156 YIL OLARAK HESAPLANDI

Geliştirilen matematiksel modelleme, yaşlanmanın durdurulduğu varsayılan en mükemmel tabloda bile medyan yaşam süresinin 146 ila 194 yıl arasında seyrettiğini ortaya koydu.

Bilim insanları bu aralıkta en kuvvetli ihtimalin 156 yıl olduğunu ifade etti.

İstatistiki açıdan 100 bin kişide 1 görülebilecek en uç istisnalarda bu süre yaklaşık 470 yıla kadar çıktı.

Araştırma ekibi raporda, "Araştırmacılar bunun mutlak biyolojik sınır değil, istatistiksel olarak hesaplanan teorik bir üst değer olduğunun altını çizdi" ifadesine yer verdi.

BEYİN VE KALP HÜCRELERİ YENİLENMEDİĞİ İÇİN ÖMRÜ KISIYOR

Yaşam süresini tayin eden en belirleyici faktör, hasar gören organların kaybettikleri hücreleri yerine koyabilme potansiyeli oldu.

Bölünerek çoğalma yeteneği bulunmayan nöronlar ile kalp kası hücreleri, bu tablonun en savunmasız noktalarını oluşturdu.

Tek hücre dizileme verilerine göre, yalnızca nöron kaybı medyan ömrü 194 yıla, kalp kası hücrelerindeki hasar ise 208 yıla kadar geriletti.

Zararlı mutasyonların bu kritik dokularda oluşturduğu kayıplar kalıcı hale geldi.

KARACİĞER VE SOLUNUM YOLLARI BİNLERCE YIL DAYANIYOR

Beyin ve kalbin aksine diğer organlar simülasyon boyunca şaşırtıcı bir direnç sergiledi.

Öncü hücrelerin takviyesi ve hücre bölünmesi sayesinde karaciğerde herhangi bir işlev kaybı görülmedi.

Solunum yollarındaki bazal hücrelerin de kendilerini binlerce yıl boyunca başarıyla tazelediği gözlemlendi.

Ancak bölünme kapasitesi birkaç 1000 yıl sonra tükenmeye başladı ve vücudun tek bir parçasının devre dışı kalması tüm sistemi durdurmaya yetti.

NATURE COMMUNICATIONS VERİLERİYLE TAM UYUM SAĞLANDI

Elde edilen sonuçlar, 2021 yılında Nature Communications dergisinde yayımlanan bağımsız bir araştırmanın çıktılarıyla benzerlik gösterdi.

Kan testleri ile fiziksel hareketlilik verilerini inceleyen önceki çalışma, insan bedeninin fizyolojik dayanıklılık sınırını 120 ila 150 yıl aralığında tahmin etti.

Skoltech ekibinin yürüttüğü yeni matematiksel simülasyon, hücresel mutasyonlar temizlenmediği takdirde yaşlanma mekanizması dursa bile biyolojik saatin bu süreleri aşamayacağını doğruladı.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN