Fotoğraf sanatçısı ve oyuncu Bennu Gerede'nin aile kökleri, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yıllarına dayanıyor. Milyonların merak ettiği "Bennu Gerede'nin dedesi kim?" sorusunun altından, Kurtuluş Savaşı'nın kilit isimlerinden biri çıktı. Mustafa Kemal Paşa ile aynı vapurda Samsun'a çıkan, Amasya Genelgesi'nden Erzurum Kongresi'ne kadar tarihi adımlarda imzası bulunan Hüsrev Gerede'nin aksiyon ve başarı dolu hayat hikayesi, okuyanları şaşırtıyor.
Peki, iç isyanları bastıran, dünyanın dört bir yanında büyükelçilik yapan ve Atatürk'ün en yakınındaki isimlerden olan Hüsrev Gerede kimdir? İşte tarihe damga vuran o kahramanın biyografisi...
Ünlü fotoğraf sanatçısı ve oyuncu Bennu Gerede'nin aile geçmişi, son günlerde internet üzerinde en çok araştırılan konuların başında geliyor. Özellikle tarih meraklılarının ve biyografi araştırmacılarının dikkatini çeken bu köklü ailenin geçmişinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atan çok önemli bir isim yatıyor: Hüsrev Gerede.
Hem asker, hem siyasetçi hem de usta bir diplomat olarak Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in ilk yıllarına kadar kritik görevler üstlenen Gerede'nin hayatı, aslında bir ulusun yeniden doğuş hikayesinin de özeti niteliğinde.

GEREDE SOYADININ SIRRI ÇÖZÜLDÜ
Hüsrev Bey'in tarihteki rolü sadece masa başı diplomasi ve kurmaylıkla sınırlı kalmadı. Kurtuluş Savaşı'nın en çalkantılı dönemlerinde, Anadolu'da çıkan iç isyanları bastırmak ve halkı Millî Mücadele'ye ikna etmek amacıyla kurulan 'Heyet-i Nasiha'nın (Öğüt Kurulu) başkanlığını üstlendi.
Özellikle Gerede yöresindeki isyanların bastırılmasında ve bölge halkının Millî Mücadele saflarına çekilmesinde gösterdiği üstün başarı, bizzat Mustafa Kemal Paşa tarafından büyük takdir topladı. Yıllar sonra Soyadı Kanunu çıktığında, bu tarihi ve zorlu görevdeki başarısına ithafen kendisine Atatürk tarafından bizzat "Gerede" soyadı verildi.
HÜSREV GEREDE KİMDİR?
Türk Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet tarihinin mihenk taşlarından biri olan Hüsrev Gerede, 12 Mart 1886'da Edirne'de dünyaya geldi. Erken yaşlarda askerlik mesleğine adım atan Gerede, askeri eğitimini başarıyla tamamladıktan sonra Osmanlı ordusu saflarına katıldı.
Kariyerinin ilk zorlu sınavlarını imparatorluğun en buhranlı yıllarında verdi. Hem Balkan Savaşları'nda hem de I. Dünya Savaşı'nda cephelerde önemli askeri görevler üstlenerek büyük bir tecrübe kazandı.
ATATÜRK İLE SAMSUN'A ÇIKTI
Hüsrev Gerede'nin ismini Türk tarihine altın harflerle yazdıran asıl süreç ise Millî Mücadele dönemi oldu. Gerede'nin bu dönemdeki kritik görevleri şunlardır:
19 Mayıs 1919: Mustafa Kemal Paşa'nın kurmay heyetinde yer alarak, Bandırma Vapuru ile Samsun'a çıkan tarihi subay kadrosunun içinde bulundu.
Teşkilatlanma ve Bildiriler: İstihbarat ve propaganda çalışmalarını bizzat yürüttü. Kurtuluş Savaşı'nın ilk kıvılcımları olan Havza Bildirisi ve Amasya Genelgesi'nin hazırlanmasına doğrudan katkı sundu.
Kongreler: Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde "Heyet-i Temsiliye Başkâtipliği" (Genel Sekreterlik) gibi son derece kritik bir görevi başarıyla icra etti.
Misak-ı Millî: Son Osmanlı Mebusan Meclisi'ne Trabzon milletvekili olarak seçildi ve bağımsızlık manifestosu olan Misak-ı Millî'nin kabul edildiği süreçte aktif rol oynadı.
TBMM Dönemi: İstanbul'un işgal edilmesinin ardından hiç vakit kaybetmeden Ankara'ya geçerek Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde milletvekili olarak çalışmalarına devam etti.
CUMHURİYET DÖNEMİNDEKİ SİYASİ KARİYERİ
Silah arkadaşlarıyla birlikte kazanılan Kurtuluş Savaşı'nın ardından kurulan genç Cumhuriyet'te Hüsrev Gerede, bu kez takım elbisesiyle diplomatik cephede ülkesini savundu. Gerede'nin Cumhuriyet dönemi başarıları şu şekilde özetlenebilir:
Uluslararası Temsil: Budapeşte, Sofya, Tahran, Tokyo, Berlin ve Rio de Janeiro gibi dünyanın en önemli başkentlerinde büyükelçilik görevlerini yürüterek Türkiye'yi uluslararası arenada başarıyla temsil etti.
Siyasi Hayatı: Diplomatik görevlerinin yanı sıra farklı dönemlerde Urfa ve Sivas milletvekili olarak Meclis'te yer aldı.
Edebi ve Tarihi Mirası: Gittiği ülkelerin kültürlerini yakından inceleyerek İran, Japonya ve Almanya üzerine değerli kitaplar kaleme aldı. Ayrıca Mustafa Kemal Atatürk'e dair anılarını yazarak tarihe ışık tuttu.
Değerli devlet adamı ve asker Hüsrev Gerede, geçirdiği kalp krizi sonucunda 20 Mart 1962'de İstanbul'da hayata gözlerini yumdu ve Edirnekapı Şehitliği'ne defnedildi.
