Çanakkale'de tarihe vefa: 111 yıl önce batırdık, şimdi yok olmaktan kurtarıyoruz

Çanakkale'de tarihe vefa: 111 yıl önce batırdık, şimdi yok olmaktan kurtarıyoruz

İngiliz basını, Türkiye'nin Çanakkale Boğazı'nda Birinci Dünya Savaşı'ndan kalma batık savaş gemilerini korumak için başlattığı projeyi gündemine taşıdı. Çanakkale Savaşları sırasında Türk topçusu, mayınları ve torpidolarıyla batırılan İngiliz savaş gemileri, 111 yıl sonra yine Türkiye'nin yürüttüğü çalışmalarla yok olmaktan kurtarılmaya çalışılıyor. Petrol platformlarında kullanılan özel bir teknolojiyle gemilerin paslanması önlenecek.

Türkiye, Çanakkale Boğazı'nın derinliklerinde bulunan ve Birinci Dünya Savaşı'nın en kanlı cephelerinden birinin izlerini taşıyan tarihi savaş gemilerini korumak için yeni bir proje başlattı. İngiliz The Telegraph gazetesi, yayımladığı “Türkiye'nin Kraliyet Donanması mezarlığını kurtarmaya yönelik su altı planı” başlıklı haberinde, Çanakkale Savaşları sırasında batırılan İngiliz gemilerinin Türk yetkililer tarafından geliştirilen yöntemlerle korunmaya çalışıldığını yazdı.

Haberde, 1915 yılında İngiltere ve müttefiklerinin Osmanlı İmparatorluğu'nu savaş dışı bırakmak, İstanbul'u ele geçirmek ve Rusya'ya ikmal yolu açmak amacıyla başlattığı Çanakkale harekâtından geriye kalan gemilerin, günümüzde deniz suyunun aşındırıcı etkisiyle yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu belirtildi.

whatsapp-image-2026-10-12-at-10-11-33.jpeg

1915'TE TÜRK TOPÇUSUNUN BATIRDIĞI GEMİYLE BAŞLADI

Projenin ilk uygulama noktası, Ekim 1915'te Türk kıyı topçusunun ateşiyle vurularak batırılan İngiliz Kraliyet Donanması'na ait HMS Louis muhribi oldu.

Laforey sınıfı savaş gemisi, İngiliz ve diğer İtilaf kuvvetlerinin Ağustos 1915'te çıkarma yaptığı Suvla Koyu'nda, yaklaşık 15 metre derinlikte bulunuyor.

Çanakkale Boğazı ve çevresindeki sularda, Türk ve İtilaf donanmalarına ait irili ufaklı yaklaşık 100 tarihi gemi batığı yer alıyor.

Dünyanın en büyük Birinci Dünya Savaşı batık gemi topluluklarından birini oluşturan bu alan, Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı bünyesindeki Gelibolu Sualtı Tarihi Parkı kapsamında korunuyor.

whatsapp-image-2026-10-12-at-10-11-22.jpeg

PETROL PLATFORMLARINDA KULLANILAN TEKNOLOJİ SAVAŞ GEMİLERİNİ KORUYACAK

Türkiye'nin başlattığı projede, deniz altında bulunan metal yapıların paslanmasını önlemek amacıyla kullanılan katodik koruma teknolojisinden yararlanılıyor.

Petrol platformları, deniz altı boru hatları ve iskelelerde uzun yıllardır uygulanan yöntem, The Telegraph'ın haberine göre tarihi gemi batıklarını korumak amacıyla ilk kez bu ölçekte kullanılıyor. Sistem kapsamında batık gemilerin çevresine çinko ve alüminyum gibi metallerden üretilen, “kurban anot” adı verilen özel parçalar yerleştiriliyor.

Metal kablolarla gemi gövdesine bağlanan anotlar, deniz suyunun neden olduğu elektrokimyasal aşınmanın gemi yerine bu parçalarda gerçekleşmesini sağlıyor. Böylece anotlar zamanla korozyona uğrarken, tarihi gemilerin metal gövdeleri korunuyor.

İlk uygulama kapsamında HMS Louis'in çevresine altı adet koruyucu anot yerleştirildi.

"BU BATIKLAR SADECE GEMİ DEĞİL, TARİHİ ANITLARDIR"

Projenin ayrıntılarını The Telegraph'a anlatan Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı Proje Sorumlusu Yusuf Kartal, Çanakkale'nin derinliklerinde bulunan gemilerin yalnızca askeri araçlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı.

Kartal, savaş sırasında yaklaşık 100 büyük ve küçük geminin battığını ve yüzlerce kişinin bu gemilerde hayatını kaybettiğini hatırlattı. Tarihi batıkların tamamen yok olmadan korunması amacıyla çalışmalar başlattıklarını belirten Kartal, şöyle konuştu:

“Bu tarihi batıkları, korozyon nedeniyle bozulup tamamen yok olmadan önce korumanın yollarını araştırmaya başladık. Sonuçta bu batıklar yalnızca gemi değil. Orada hayatını kaybeden insanların hikâyelerini anlatan önemli tarihi anıtlardır.”

KORUMA ÖNCESİNDE AYRINTILI BİLİMSEL İNCELEME YAPILDI

Kartal, koruma sisteminin geliştirilmesinden önce HMS Louis üzerinde kapsamlı bilimsel incelemeler gerçekleştirildiğini söyledi. Bu kapsamda geminin metal yapısının kimyasal bileşimi, mikro yapısı, mekanik özellikleri, korozyon durumu ve çevresindeki deniz suyunun kimyasal özellikleri analiz edildi.

Batık üzerinde etkili olan fiziksel kuvvetlerin de hesaplandığını belirten Kartal, elde edilen veriler doğrultusunda ayrıntılı bir koruma planı hazırlandığını ifade etti.

Uygulamanın tarihi batıkların ömrünü onlarca yıl uzatması hedefleniyor.

Deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesi ve bakteri faaliyetlerindeki artışın gemilerdeki aşınmayı hızlandırabileceğine dikkat çekilirken, projenin iklim değişikliğinin su altı kültürel mirası üzerindeki etkileri bakımından da önem taşıdığı kaydedildi.

canakkale-001.jpg

DÜNYA REKORTMENİ TÜRK SPORCU BATIĞA DALDI

Projenin başlangıcı, dünya rekorları bulunan milli serbest dalış sporcusu Bilge Çingigiray'ın HMS Louis batığına gerçekleştirdiği dalışla duyuruldu. Çingigiray, yaklaşık 15 metre derinlikte bulunan İngiliz muhribine serbest dalış gerçekleştirdi.

Böylece bir asırdan uzun süredir denizin altında bulunan tarihi gemilerin korunmasını amaçlayan Deep Heritage projesi kamuoyuna tanıtıldı.

İNGİLİZ BATIKLARINI İNCELEYEN DALGIÇ: DÜNYA İÇİN BÜYÜK ADIM OLABİLİR

The Telegraph'a konuşan İsveçli su altı fotoğrafçısı Alexander Dawson da Türkiye'nin projesini değerlendirdi. Son iki yılda Çanakkale Boğazı'ndaki batıklara yaklaşık 25 dalış gerçekleştiren Dawson, HMS Louis'in bazı bölümlerinin hâlâ sağlam durumda olduğunu söyledi. Dawson, “HMS Louis'te geminin kazanlarını hâlâ sağlam şekilde görebiliyorsunuz” dedi.

Sığ sulardaki batıkların dalga hareketlerinden daha fazla etkilendiğini, derin sularda bulunanların ise genellikle daha iyi korunduğunu belirten Dawson, 50 metre ve daha derindeki batıkların durumunun oldukça iyi olduğunu ifade etti.

Türkiye'nin geliştirdiği koruma yönteminin başarılı olması halinde diğer ülkelerdeki tarihi batıklar için de örnek oluşturabileceğini söyleyen Dawson, “Hesapladıkları kadar iyi çalışırsa harika bir proje olacak. Aynı şeyi dünyanın başka yerlerindeki batıklar için de yapabilirsek onları gelecek nesillere aktarmak açısından çok büyük bir adım olur” diye konuştu.

HEDEF 17 TARİHİ BATIĞI KORUMA ALTINA ALMAK

Deep Heritage projesi kapsamında önümüzdeki birkaç yıl içerisinde Çanakkale'deki 17 tarihi gemi batığının korunması planlanıyor. Proje yetkilileri, öncelikle yapısal bütünlüğünü büyük ölçüde koruyan ve uygulanacak yöntemden fayda sağlama ihtimali yüksek batıklara odaklanacak.

Çanakkale Boğazı'nda bugün dalış turizmine açık 29 ayrı nokta bulunuyor. Bunların 27'sini tarihi gemi batıkları, ikisini ise resif alanları oluşturuyor. Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, bölgenin uluslararası dalış turizminin önemli merkezlerinden biri haline getirilmesini hedeflediklerini belirtti.

Kaşdemir, “Gelibolu Sualtı Tarihi Parkı'nı dünyanın önde gelen dalış merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

canakkale1-001.jpg

HMS MAJESTIC VE SS MILO DA ÇANAKKALE'NİN DERİNLİKLERİNDE

Çanakkale Boğazı'nda korunması planlanan tarihi mirasın önemli bir bölümünü İngiliz Kraliyet Donanması'na ait gemiler oluşturuyor. Bunlardan biri olan HMS Majestic zırhlısı, Mayıs 1915'te bir Alman denizaltısı tarafından torpidolanarak batırılmıştı. Yaklaşık 25 metre derinlikte bulunan gemi, büyük ölçüde bütünlüğünü koruyor.

Bir başka batık olan SS Milo ise yaklaşık 7 metre derinlikte yer alıyor.

Başlangıçta buharlı yolcu gemisi olarak kullanılan SS Milo, savaş sırasında İngiliz Deniz Kuvvetleri tarafından hizmete alınmış, üzerine jeneratörler ve projektörler yerleştirilerek muharebe alanlarının aydınlatılmasında kullanılmıştı.

Türkiye'nin başlattığı yeni projeyle, Çanakkale Savaşları'nın izlerini taşıyan bu gemilerin deniz suyunun etkisiyle yok olmasının önüne geçilmesi ve tarihi mirasın gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanıyor.

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN