Ötüken Neşriyat’tan ‘Yakınlarının Aleminden Şerafettin Yılmaz’ kitabı: Ülkücü harekete dair eşsiz bir belge

Ötüken Neşriyat’tan ‘Yakınlarının Aleminden Şerafettin Yılmaz’ kitabı: Ülkücü harekete  dair eşsiz bir belge

Şerafettin Yılmaz davanın ötesinde, bu çağda nadiren görülen büyük bir fedakârlığın adıdır. Ötüken Neşriyat’tan çıkan 600 sayfalık ‘Yakınlarının Kaleminden Şerafettin Yılmaz’ kitabı ise sadece bir vefa borcu değil, doğrudan yakın tarihimize ve düşünce dünyamıza ışık tutan bir eser. Tarihçiler için bu kitap, ülkücülük akımının doğuşu, temelindeki sosyokültürel etkenler ve Türkiye’nin fikir tarihi açısından tarihçiler için belgesel niteliğinde, eşsiz bir kaynak değerindedir.

Şerafettin Yılmaz hakkında 600 sayfalık bir kitap... İsmi ‘Yakınlarının Kaleminden Şerafettin Yılmaz’ (Ötüken Yayınları). Şerafettin Yılmaz adını görünce hemen aldım. Çünkü bizler MHP davasında idamla yargılanırken, Av. Şerafettin Yılmaz, kendi bürosunu ve özel işlerini bırakmış, başta merhum Alparslan Türkeş olmak üzere bizlerin avukatlığını üstlenmişti. Kimseden tek kuruş vekâlet ücreti almadığı gibi, ofisin bütün masraflarını da kendisi karşılamıştı. Bu çağda nadiren görülen büyük bir fedakârlıktır bu. O günden bugüne bunun şükran duygusunu taşırım.

TARİHÇİLER İÇİN KAYNAK NİTELİĞİNDE

Fakat bu kitaptan bahsetmemin sebebi, sadece vefa duygusu değildir. Daha önemlisi, kitap tarihe ışık tutuyor. Türkeş döneminde MHP, yargılamalar, fevkalade önemli belgelerin dosyalandığı bürodan bu belgelerin bir gece kapısı kırılarak bir yerlere götürülmesi… Dahası, Türkiye’nin fikir tarihi… Tarihçiler için bu kitap, ülkücülük akımının doğuşu ve temelindeki sosyokültürel faktörler hakkında bir belge değerindedir.

CHP’li bir ailenin çocuğu olan ve CHP kültürü ile yetişen genç Şerafettin Yılmaz’ın, Ankara Hukuk’ta öğrenci iken, CHP çizgisini bırakıp Ülkücü olması… Evet ülkücü harekette CHP çizgisinden ve Kürt kimliğinden birçok arkadaşımız vardı. Ben de Menderesçi bir aileden geliyordum. 27 Mayıs bizim gözümüzde siyasi bir Kerbelâ idi. Fakat üniversite yıllarında, ‘İhtilalin Kudretli Albayı’nın karizmasıyla Ülkücü olmuştuk. Karşımızdaki arkadaşlar ise klasik Kemalizm’den ve CHP çizgisinden Marksizm’e kayıyorlardı. ‘Devrimci’ kavramı hem Atatürkçüleri hem Marksistleri kapsıyordu.

ŞERAFETTİN YILMAZ İLE 80 SAYFALIK MÜLAKAT

Kitabın ilk bölümünde, bu konuları iyi bilen Hüseyin Sarıkoç’un Yılmaz’la yaptığı 80 sayfalık mülakat var. Tarihi belge dediğim, asıl bu bölüm. Yılmaz orada anlatıyor: “Babam namazını kılan, mütedeyyin bir insandı. Atatürk ve İnönü’nün partisi olması dolayısıyla CHP’ye mensuptu…” Fakültede edindiği arkadaşlar, benim neslimin ülkücü ağabeyleriydi: Nuri Gürgür, İbrahim Metin, Mustafa Kafalı, Sadi Somuncuoğlu… Sohbetler, sohbetler… Ankara Türk Ocağı’nda buluşmalar, konferanslar… Ve hepimizin ağabeyi Galip Erdem… Bir evliya gibi mahviyetkâr, fedakâr şahsiyeti ve biz gençlerin çok üstündeki bilgi birikimiyle hepimizi etkilemişti. Ve, zamanımızda emsali kalmamış olan yüksek akademik kalitesiyle ‘Türk Yurdu’ dergisi…

Kitapta milliyetçi camiada isim yapmış, Yılmaz’ı yakından tanıyan 91 şahsın Yılmaz ve dönem hakkında yazıları var. Şerafettin Yılmaz, MHP Davası bittikten sonra Türk Kültürüne Hizmet Vakfı’nı kurdu, halen başkanıdır. Son derece değerli eser ve bilhassa fikir hayatımızın öncü düşünürlerine dair biyografiler yayımlıyor. Hepimiz faniyiz. Hayatta böylesine derin ve onurlu izler ve eserler bırakmak herkese nasip olmuyor.

TÜRKEŞ’İN ‘ARTIK SİYASET ZAMANI’ DEDİĞİ O AN...

Artık genç Şerafettin Ülkücüdür... 1970’lerin başlarında Üniversiteliler Kültür Kulübü adıyla bir dernek kurdular. Entelektüel birikimiyle merhum Nevzat Kösoğlu önde gelen bir isimdi. Ülkücü hareketin, ‘hareket’ yönünden çok ‘fikir’ yönüne ilgi duyanların ziyaretgâhı olmuştu. Benim de Ankara’ya taşındığımda en çok gittiğim yer, partiden çok burasıydı. O günlerden birinde Türkeş Bey, Şerafettin Yılmaz’ı çağırır, talimat verir: “Bu dernek çok büyük hizmetler yaptı; bunu biliyor ve takdir ediyorum. Ama artık siyaset zamanı, bütün arkadaşlarımızın bir yerde toplanması zarureti var. O bakımdan derneği kapatmanız lazım.” Yılmaz “Siyasi çalışmalara engel oluyorsa kapatalım” diye ‘sitemli bir cevap’ verir. Bu ‘sitem’e rağmen Türkeş’in talimatı yerine getirilir, dernek kapatılır. Siyasi tarihimizde benzer örnekler çoktur. Bizim kültürümüz maalesef ‘siyaset öncelikli’dir. Sağda da solda da bizim liderler, aynı fikirde olsalar bile, siyasi hiyerarşi dışında fikir temelli kuruluşların gelişmesinden hazzetmezler. Hukuk ve fikir öncelikli hareketlerin gelişmesi için önümüzde uzun bir yol var. Bu kitap, bu yolu hızlandırmak isteyen herkes için esin kaynağı örnekler içeriyor.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN