Z kuşağı için çare ‘Ayn Rand Tarikatı’ mı?

Z kuşağı için çare ‘Ayn Rand  Tarikatı’ mı?

Z Kuşağı İçin En İdeal Yazar: Ayn Rand’ başlıklı bir yazı kaleme almıştım tam bir sene önce [27 Nisan] yine bu köşede. O yazıda Ayn Rand’ı ‘Z kuşağı için en ideal yazar’ olarak görmüş ve şöyle demiştim: “Şimdiki gençler ‘biz’ kavramına pek önem vermiyor. Daha egoist, umursamaz ve duyarsızlar.

Özgürlük ve özgünlük onlar için biricik değer. Temeli mahalle/cemaat/kapalı toplum kültürüne dayanan geleneksel normlara karşı kuşkucular. Ve var olan dünya onları tatmin etmiyor. Bu kişilik özellikleri ‘pasif ve şikayetçi bir kayıtsızlığa’ ve başka tür bir ‘toplumculuğa’ kurban edilmemeli (…) Z kuşağı, Rand’ın felsefesiyle paralellik gösteren kişisel özelliklerinin aksi bir tutumun içinde. ‘Hayattan kaçmayı’ tercih ediyor, zahmete katlanmak istemiyor. Mütemadiyen şikayetçi... Ve dünyadan ‘alacaklı’ gibi davranıyor. ‘Başka bir tür toplumculuk’ derken kastettiğim bu mesela. Bireyci, kuşkucu, özgürlükçü, yaşamı anlamlı ve yalnızca kendisi için yaşamak isteyen rasyonel bir kuşağın kendi kendini heba edişi...”

Yıllar önce bir TV programında, bu kez ‘tarikatlara katılım’ tartışılırken, Nagihan Alçı da önermiş Ayn Rand’ı gençlere, bilmiyordum: “Batı’nın yaptığı, bizim yapamadığımız nedir? Bireyi güçlendirmektir. Burada bir tarikattan bahsedeceksek ‘Ayn Rand tarikatını’ güçlendirmemiz gerekir. Bireyin kendine inancını kuvvetlendirmezsek hiçbir şekilde bu problemlerden çıkamayız.”

Okul baskınlarından sonra istiyorum ki o yazının ‘katlamasını’ yapalım, Rand üzerine tekrar düşünelim. Hemen bir şerh düşerek: Dünyada en çok okul baskınını yaşandığı ülke Amerika. Amerika Rand’ın da en çok sattığı ülke öte yandan. Rand okutmak bazı çocuklardaki şiddet eğiliminin önüne geçebilir, demek istemiyorum yani. Bu, çok karmaşık problemleri basite indirgeyerek çözmek, kolaycılık olur kısaca.

Fakat ‘anlam fırını’ boş çocuklara bir ‘anlam’ sunabilir Rand’ın kitapları. Onlardaki amaçsız/boş bencilliği gerçek bir amaca bağlayabilir. İçini doldurup güçlü bir bireycilik inşa edebilir: kendi değerini diğer insanlara/başkalarına bakarak görmemek. Başkalarıyla aynı fikirde olup olmamayı umursamamak, başkalarına aldırmamak, onların bizim gibi düşünmesini bile sağlamaya çalışmamak. Tüketmek yerine üretmek… Şikâyet etmek yerine sorumluluk almak… Haz odaklı değil amaç odaklı yaşamak… Yalnızca severek yapılan iyi bir mesleğin ve kendi fikrinin/inancının adamı olmak. Başkalarından ya da devletten hiçbir şey istememek, hiçbir şey beklememek, hiçbir şeye bağımlı olmamak... Kırılgan bir ego değil inşa edilmiş bir karakter, özgürlük ve sakinlik öneriyor Ayn Rand.

Köpüğü alınmış bir ‘objektivizm’ iyi gelebilir bize diyorum özetle. Köpüğü: Rand’ın felsefesinin en zayıf yanı geleneği/kültürel mirası hafife alması, empatiyi küçümsemesi, medeniyetimizin kimi değerlerine ters gelebilecek aşırı bireyciliği… Vülgarize edilmemiş, kusurlarından arındırılmış ‘objektivizm’ gençlerdeki kayıtsız bencilliği rafine hâle getirebilir. Onlara kendi anlamını, biçimini, amacını yaratmaya teşvik edip, yapmanın/etmenin yani çalışmanın ve başarmanın zevkini aşılayabilir.

Çünkü mesele gençlerimizin ‘birey olmaması’ değil, birey olmayı yanlış anlamaları. Bireyciliğin getirdiği yükü taşımaktan kaçınmak istemeleri: kendini inşa edip bunun sorumluluğunu üstlenmek. Zahmetsiz yetişmiş, savaş, yıkım, açlık, yokluk, zorluk görmemiş bir kuşak için güç belki. Fakat tam da bu yüzden, konforu değil anlamı, hızı değil derinliği öneren fikirler demetine [kesin bir inanca değil, fikirler demetine] ihtiyaçları var.

Ayn Rand’ın cazibesi burada: hayatı başkalarının beklentilerine göre değil, kendilerinin belirlediği amaçlar etrafında kurma çağrısı onunki. Her şeyi çözen, bütün soruları cevaplayan bir ideoloji sunmak değil; onlara, kendi hayatlarının mimarı olabilecekleri fikrini ciddiyetle anlatabilmek sadece.

Tanıştığım her gence ilk yönelttiğim soru “Büyüyünce ne olacaksın” değil, “Hayattaki amacın ne? Ne yapmaktan zevk alıyorsun?”. Çoğu ne yapmak istediğini, neyin onları mutlu ettiğini tam olarak bilemiyor, cevaplayamıyor. Biraz zorladığınızda bütün gün telefonda/tablette vakit geçirmekten, ‘influencer’ları takip etmekten hoşlandıklarını öğrenip, onlar gibi olmak istediklerini görüyorsunuz dehşetle! Ne ekonomi ne siyaset… Hızla çözmemiz gereken asıl mesele: istikametsiz ve şaşkın milyonlarca genç…

İlk gençliğimden bu yana defalarca okuduğum, altını çizdiğim Ayn Rand ciltlerini henüz yedi yaşındaki kızım Rüya için tutuyorum kütüphanemde. Hayat yoluna amaçsız, pusulasız başlamasın… Kendi olmayı öğrensin, kendi olmaktan utanmasın diye. Rand’ın bir kitabının adı gibi: ‘İhtiyacımız Olan Felsefe…’

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN