Modern yaşamın getirdiği belirsizlikler ve yoğun stres, toplumun ruhsal dengesini sarsmaya devam ediyor.
Eskişehir Özel Ümit Hastanesi bünyesinde çalışmalarını sürdüren psikiyatri ve psikoterapi Uzmanı Dr. Sıdıka Oksay, poliklinik başvurularında en çok anksiyete ve depresif şikayetlerle karşılaştıklarını belirtti.
Özellikle kaygı temelli rahatsızlıkların son yıllarda çarpıcı bir ivme kazandığını ifade eden uzman isim, insan ilişkilerinde yaşanan problemlerin de bu tabloyu tetiklediğini dile getirdi.
KAYGI BOZUKLUKLARI VE PANİK ATAK TABLOSU GENİŞLİYOR
Kaygı bozukluklarının tek bir teşhisle sınırlı olmadığını hatırlatan Uzm. Dr. Sıdıka Oksay, bu şemsiye altında birçok farklı rahatsızlığın yer aldığını söyledi.
"Panik bozukluk, yaygın kaygı bozukluğu, takıntı-zorlantı bozukluğu (OKB), sosyal fobi ve özgül fobiler bu grup içinde değerlendiriliyor" diye konuştu.
Klinik ortamda en sık rastlanan durumlar ise yaygın kaygı bozukluğu ve panik atak olarak öne çıkıyor.
Depresyona elveda, çileğe merhaba: Mutluluk veren besinler listesi
VÜCUDUN HAYATTA KALMA MEKANİZMASI ARIZA VERİYOR
Kaygı duygusunun aslında insan doğasının bir parçası ve koruyucu bir kalkan olduğunu belirten Dr. Sıdıka Oksay, bu mekanizmanın işleyişini biyolojik bir temele oturttu.
Kaygının tehlikelere karşı bireyi tetikte tutan doğal bir his olduğunu vurgulayarak, "Ancak ortada somut bir tehdit bulunmadığı halde vücudun alarm sistemi kesintisiz şekilde devrede kalıyorsa, bu durum artık bir hastalık halini almış demektir" uyarısında bulundu.
BEDENSEL VE ZİHİNSEL BELİRTİLER HAYATI ZORLAŞTIRIYOR
Anksiyete bozuklukluklarının sadece düşünsel boyutta kalmadığını, vücudun pek çok farklı tepki verdiğini söyleyen Dr. Sıdıka Oksay, belirtileri şu şekilde sıraladı:
"Sürekli ve kontrol edilemeyen endişe hali, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, göğüs bölgesinde sıkışma hissi, terleme, titreme, uyku düzeninde bozulmalar, dikkat eksikliği ve konsantrasyon güçlüğü."
Bu semptomların kişinin iş hayatını, sosyal çevresini ve günlük rutinlerini doğrudan olumsuz etkilediği ifade edildi.
Kaygıyı bitireceği sanılan ama sorunu derinleştiren yöntemler
ERKEN BAŞVURU VE MULTİDİSİPLİNER TEDAVİ YÖNTEMLERİ
Ruh sağlığı sorunlarında profesyonel yardım almanın geciktirilmemesi gerektiğini savunan Dr. Sıdıka Oksay, tedavi süreçlerinin kişiye özel planlandığını aktardı.
Tedavide psikoterapi ve gerekli görülen hallerde ilaç desteğinin birlikte yürütüldüğünü belirten uzman, erken teşhisin iyileşme hızını artırdığını vurguladı.
Kaygının günlük yaşamı yönetilemez hale getirdiği her noktada mutlaka bir uzmana danışılması gerektiğini hatırlattı.
KÜRESEL VE YEREL VERİLER RUH SAĞLIĞI KRİZİNİ DOĞRULUYOR
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan 2025 Ruh Sağlığı Raporu, dünya genelinde bir milyardan fazla insanın ruhsal sorunlarla mücadele ettiğini ortaya koydu.
Türkiye özelinde ise İstanbul Politikalar Merkezi (İPM) tarafından 10 Mart 2026 tarihinde paylaşılan Türkiye Toplumsal Psikolojik Esenlik Raporu, ruh sağlığı bozukluklarının prevalansında yüzde 18'lik bir artış yaşandığını gösteriyor.
Veriler, anksiyete bozukluklarının Türkiye'deki hastalık yükü sıralamasında üst sıralarda yer aldığını kanıtlıyor.

