İngiltere’de yapılan bir araştırma, yaşlılık döneminde görülen sağlık sorunlarında bireysel yaşam alışkanlıklarının önemli etkisi bulunduğunu ortaya koydu.
İngiltere’de “Oxford Uzun Ömür Projesi” kapsamında tıp, fizyoloji ve yaşlanma politikaları alanında çalışan disiplinler arası bir ekip tarafından “Daha Uzun, Daha İyi Yaşamak” başlıklı rapor hazırlandı. Çalışmada, insanların yaşam süresi ve yaşlılıktaki sağlık durumları üzerindeki etkisinin düşünüldüğünden daha yüksek olduğu belirtildi.
Araştırmacılar, yaşlılıkta ortaya çıkan kronik rahatsızlıklar ve sağlık sorunlarının en az yüzde 80’inin yaşam tarzı tercihleriyle bağlantılı olduğunu bildirdi. Raporda; işlenmiş gıdalardan kaçınılması, uyku düzenine önem verilmesi, saat 18.30’dan sonra yemek yenmemesi ve et tüketiminin azaltılması öneriler arasında yer aldı.
Buna karşılık, Harvard University ile The University of Edinburgh başta olmak üzere bazı üniversitelerden bilim insanları, raporda yer alan oranların insan biyolojisini ve toplumsal koşulları fazla basitleştirdiğini savundu.
Eleştirilerde; yoksulluk, çevre kirliliği, sağlıklı gıdaya erişim güçlüğü ve çalışma koşulları gibi bireyin kontrolü dışındaki yapısal etkenlerin yeterince dikkate alınmadığı ifade edildi. Uzmanlar, ekonomik düzeyi yüksek kişilerin daha sağlıklı yaşamasının tesadüf olmadığını belirtirken, bu yaklaşımın politika yapıcılar ve şirketlerin sorumluluğunu geri plana itme riski taşıdığı değerlendirmesini yaptı.
Raporun savunucuları, sorumluluğu bireye vermenin insanlara kendi hayatlarını iyileştirme gücü, kontrol hissi ve umudu aşıladığını ifade etti.
