Karın ağrısıyla karşılaşan birçok kişi, yaşadığı rahatsızlığın hastanenin acil servisine gitmeyi gerektirecek kadar ciddi olup olmadığı konusunda tereddüt ediyor. The Washington Post’ta “Acil servise hemen gitmeniz gerektiğini gösteren beş karın ağrısı belirtisi” başlıklı bir yazı kaleme alan gastroenteroloji uzmanı Dr. Trisha Pasricha, bazı belirtilerin tıp eğitimi olmayan kişiler için ilk bakışta tehlikeli görünmese de doktorlar açısından “kırmızı bayrak” sayıldığını belirtti.
Pasricha, karın ağrısının nedeninin yalnızca şikâyetin tarifinden kesin olarak belirlenemeyeceğini; hayati bulguların değerlendirilmesi, fizik muayene ve gerektiğinde tetkik yapılmasının gerekebileceğini vurguladı.
1- ÖKSÜRÜRKEN, ZIPLARKEN VEYA SARSILINCA AĞRI ARTIYORSA
Pasricha’nın dikkat çektiği ilk belirti, hareketle belirginleşen karın ağrısı.
Karın ağrısının öksürürken, zıplarken veya araçla giderken bir tümsekten geçildiğinde artması, karın boşluğunu kaplayan zarın iltihaplanması anlamına gelen peritonit belirtisi olabiliyor.
Peritonit; bağırsak, apandis veya bir kistin delinmesi gibi durumlarda ortaya çıkabiliyor. Tanıda görüntüleme yöntemlerinin yanı sıra fizik muayenede “rebound hassasiyeti” olarak bilinen bulgudan da yararlanılabiliyor. Bazı vakalarda cerrahi müdahale gerekebiliyor.
2- GAZ ÇIKARAMIYOR VE TUVALETE ÇIKAMIYORSANIZ
Karın ağrısına dışkılayamama ve gaz çıkaramamanın eşlik etmesi de önemli uyarı işaretlerinden biri.
Pasricha, bunun bağırsak tıkanıklığına işaret edebileceğini belirtiyor.
Tıkanıklığın yerine ve derecesine bağlı olarak şiddetli kusma ve yiyecek ya da sıvıları midede tutamama da görülebiliyor. Bazı hastalarda kusmuğun koyu yeşil olması ise safranın bağırsaktan geriye doğru ilerlediğine işaret edebiliyor.
Bağırsak tıkanıklığının acil değerlendirme gerektiren bir durum olduğunu belirten Pasricha, özellikle tekrarlayan şiddetli kusmanın da tek başına acil servise başvurma nedeni olabileceğini kaydetti.
3- KARIN AĞRISI, ATEŞ VE GÖZLERDE SARARMA BİRLİKTEYSE
Karın ağrısına ateş ile ciltte veya göz aklarında sararma eşlik etmesi de önemli bir tehlike işareti.
Özellikle karnın sağ tarafındaki ağrı ve ateş apandisit ya da bağırsak enfeksiyonları dahil farklı nedenlere bağlı olabiliyor. Ancak buna sarılık da ekleniyorsa safra yollarında enfeksiyon olasılığı gündeme geliyor.
Pasricha, kimi zaman safra kanalındaki bir tıkanıklığın yol açtığı bu enfeksiyonların hızla kana yayılarak sepsise dönüşebileceğine dikkat çekiyor.
Bu durumda safra yollarının açılması veya boşaltılmasını sağlayan girişimler ile damar yolundan antibiyotik tedavisi gerekebiliyor.
4- DIŞKI SİYAH VE KATRAN GİBİYSE
Kanama her zaman parlak kırmızı renkte görülmüyor.
Pasricha, siyah, parlak ve katranı andıran dışkının sindirim sistemindeki kanamanın belirtisi olabileceğini vurguladı.
Mide asidiyle temas eden kanın siyaha dönüşebildiğini belirten Pasricha, benzer şekilde kan içeren kusmuğun kimi zaman kahve telvesini andıran bir görüntü oluşturabileceğini aktardı.
Böyle bir tabloda kanamanın kaynağını bulmak ve gerektiğinde müdahale etmek amacıyla üst gastrointestinal endoskopi yapılması gerekebiliyor.
Ancak Pasricha, siyah dışkının her zaman kanama anlamına gelmediğinin de altını çiziyor. Demir ilaçları, bizmut içeren bazı mide ilaçları, çeşitli gıdalar veya renklendiriciler de dışkının rengini değiştirebiliyor.
5- KARIN AĞRISINA BAŞ DÖNMESİ VE BAYILACAK GİBİ OLMA EŞLİK EDİYORSA
Listedeki en kritik uyarılardan biri ise karın ağrısıyla birlikte baş dönmesi veya bayılacak gibi hissetme.
Pasricha’ya göre böyle bir tablo, aksi kanıtlanana kadar acil durum olarak değerlendirilmeli.
Bunun nedeni, baş dönmesinin karın içindeki bir kanamaya bağlı olarak kan basıncının düşmesinin göstergesi olabilmesi.
Peptik ülser ve bağırsaktaki divertiküllerden kaynaklanan kanamalar bu duruma yol açabilirken, çok daha tehlikeli bir neden de abdominal aort anevrizmasının yırtılması olabiliyor.
AORT DAMARININ YIRTILMASI HAYATİ TEHLİKE TAŞIYOR
Abdominal aort anevrizmasında vücudun ana atardamarı olan aortun karın bölgesindeki kısmı genişliyor ve bazı durumlarda yırtılabiliyor.
Yırtılma meydana geldiğinde karın, sırt ve hatta bacaklara yayılan ani ve şiddetli ağrı ortaya çıkabiliyor. İç kanama ilerledikçe hasta hızla şoka girebiliyor.
Pasricha, yırtılmış abdominal aort anevrizmasının, hemen ameliyat edilse bile son derece yüksek ölüm riski taşıdığına dikkat çekti.
YILLARCA HİÇ BELİRTİ VERMEYEBİLİYOR
Aort anevrizmasının tehlikeli özelliklerinden biri de uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebilmesi.
Bazı kişiler karınlarında nabız atışı gibi bir kitle hissedebilse de hastalık yıllarca sessiz kalabiliyor ve ilk ciddi belirti damar yırtılması olabiliyor.
Pasricha, bu nedenle ABD’de 65-75 yaş arasında hayatının herhangi bir döneminde sigara içmiş erkekler için abdominal aort anevrizmasına yönelik ultrason taramasının önerildiğini hatırlattı.
Yazıda, taramaya uygun erkeklerin yalnızca küçük bir bölümünün kontrol yaptırdığına dikkat çekilirken, anevrizmanın erken belirlenmesinin yırtılma gerçekleşmeden önce takip veya tedavi imkânı sağladığı belirtildi.
KARIN AĞRISINDA “KIRMIZI BAYRAKLAR”
Pasricha’nın dikkat çektiği beş temel uyarı işareti şöyle:
Öksürme, zıplama veya sarsıntıyla karın ağrısının artması
Karın ağrısıyla birlikte gaz çıkaramama ve dışkılayamama
Ateşe ciltte veya gözlerde sararmanın eşlik etmesi
Siyah ve katranı andıran dışkı
Karın ağrısıyla birlikte baş dönmesi veya bayılacak gibi olma
Pasricha, bu belirtilerin tek başına belirli bir hastalığın kesin tanısı anlamına gelmediğini ancak ciddi ve zaman açısından kritik durumlarla ilişkili olabildikleri için gecikmeden tıbbi değerlendirme gerektirebileceğini belirtti.
