Gözün saydam tabakası olan korneanın zamanla incelerek öne doğru sivrilmesiyle ortaya çıkan keratokonus, Türkiye’de kornea nakli vakalarında ilk sıralarda yer alıyor. Genç yaşlarda beliren ve sinsi şekilde ilerleyen bu görme kusuru, zamanında müdahale edilmediğinde kalıcı görme kayıplarına ve nihayetinde organ nakline yol açabiliyor.
Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, keratokonusun ilerleyici yapısına dikkat çekerek hastalığın teşhisi, tedavi yöntemleri ve okul çağında yapılması gereken taramalar hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

GÖZÜNÜZÜ OVUŞTURURKEN BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN!
Özellikle alerjik bünyeli çocuklarda ve gençlerde görülen kaşıntı sonrası reflex olarak göz ovuşturmanın kornea yapısını bozduğunu vurgulayan Prof. Dr. Kubaloğlu, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Özellikle kaşıntı nedeniyle birçok hasta refleks olarak gözlerini ovuşturur. Ancak bu alışkanlık, kornea dokusunda incelme ve sivrilme yaratarak keratokonusu tetikler. Başlangıçta basit bir astigmatizma gibi görünen tablo, tedavi edilmediğinde gözlükle dahi net görülemeyen ağır bir görme kaybına dönüşür."
BU BELİRTİLERE DİKKAT: ÇOCUĞUNUZ SIK SIK GÖZLÜK DEĞİŞTİRİYORSA...
Hastalığın erken evrede yakalanmasının görme yetisini korumadaki en kritik unsur olduğuna işaret eden uzmanlar, ailelerin şu belirtilere karşı uyanık olması gerektiğini belirtiyor:
- Gözlerin sürekli ovuşturulması veya ovalanması
- Gözlük takılmasına rağmen net bir görüş elde edilememesi
- Gözlük numaralarında kısa süre içinde hızlı ve belirgin değişimler
- İki göz numarası arasında yüksek derece farkı bulunması
- Hızla ilerleyen düzensiz astigmatizm
- Gece sürüşlerinde zorlanma, ışıkların etrafında harelenme
- Cisimlerin kenarlarında gölgeli veya çift görüntü oluşması
- Yeni reçete edilen gözlüklere uyum sağlayamama
ÇAPRAZ BAĞLAMA (CROSS-LİNKİNG) TEDAVİSİ İLE İLERLEME DURDURULABİLİYOR
Keratokonus tedavisinde tek bir yöntemin tüm hastalar için geçerli olmadığını söyleyen Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, önceliğin hastalığı aktif olduğu evrede durdurmak olduğunu belirtti. Erken teşhiste çapraz bağlama (Cross-linking) yönteminin yüzde 90-95 oranında başarı sağladığını vurgulayan Kubaloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çapraz bağlama tedavisinde temel amaç, korneadaki kollajen liflerini güçlendirerek incelmeyi ve şekil bozukluğunu durdurmaktır. Ancak unutulmamalıdır ki hastalığı durdurmak, göz numarasının sıfırlanması veya görmenin kendiliğinden artması anlamına gelmez. Uygulama sonrasında hastalarımızın özel sert veya hibrit lensler, kornea içi halka ya da lazer tedavileriyle görme kalitesini artırmayı hedefleriz."
"TÜRKİYE'DE İLKOKUL TARAMALARI BAŞLATILMALI"
Bazı Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerinde çocukların ilkokula başlarken kornea tomografisi taramasından geçirildiğini hatırlatan Prof. Dr. Kubaloğlu, Türkiye için de kritik bir çağrıda bulundu:
"Ülkemizde kornea nakli için başvuran hastaların üçte biri ne yazık ki keratokonus hastası. Bu çok ciddi ve ürkütücü bir oran. İlkokul çağındaki çocuklara yapılacak basit bir kornea tomografisi taramasıyla hastalığı çok erken evrede yakalayabiliriz. Uygulayacağımız çapraz bağlama tedavisiyle bir bireyi ömür boyu engelli olmaktan ve nakil masasına yatmaktan kurtarabiliriz. Bu tarama programının ülkemizde de hızla hayata geçirilmesi gerekiyor."
