Dünyada yaklaşık 190 milyon kadında görülen endometriozis (çikolata kisti), kadınların yaşam kalitesini büyük oranda düşüren kronik bir sağlık sorunu. Üreme çağında olan her 10 kadından birinde görülen çikolata kisti, teşhis sürecinde yaşanan gecikmelerden dolayı sosyal ve iş hayatını olumsuz etkileyebiliyor.
Kadın Hastalıkları, Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Pınar Yalçın Bahat, Endometriozis Farkındalık Ayı kapsamında hastalığın nedenleri ve bilinmesi gereken önemli noktalarla ilgili bilgiler aktardı.

EN BÜYÜK NEDENİ GENETİK YATKINLIK
Çikolata kistinin kesin nedeni tam olarak belirlenememiş olsa da yapılan araştırmalar genetik alt yapımının çok önemli olduğunu gösteriyor. Ailesinde şiddetli adet sancısı ya da çikolata kisti geçmişi olan kadınlarda hastalığın görülme oranı daha yüksek oluyor. Uzmanlar, aile geçmişinin teşhis döneminde kritik ipuçları verdiğini belirtiyor.
Genetiğin yanı sıra çevresel faktörler de hastalığın oluşmasında etkin rol oynuyor. Çikolata kisti; rahim iç duvarına benzer bir dokunun rahim dışındaki bölgelerde, özellikle yumurtalıklarda yerleşmesiyle oluşuyor. Bu durum östrojen dominansı ve kronik enflamasyonla (iltihaplanma) birleştiği zaman ağrılara ve yumurtalık rezervinin hızlı bir şekilde azalmasına yol açıyor.

HASTALIĞIN EN SIK GÖRÜLEN BELİRTİLERİ
Hastalık sürecinde en sık karşılaşılan belirtilen şöyle:
- Şiddetli adet sancısı ve kronik kasık ağrısı.
- Cinsel ilişki sırasında ağrı.
- İdrar yaparken veya dışkılama esnasında yaşanan sancılar.
- Gebe kalmada zorluk (infertilite).
Ancak tüm bu belirtilere rağmen, toplumda adet ağrısının normal olduğuna yönelik bir düşüncenin olması teşhis sürecini 10 yıl kadar uzatıyor. Uzmanlar, ağrının normalleştirilmemesi ve düzenli kontroller sağlanarak erken tanı konulmasının, ileride yaşanabilecek kısırlık riskinin önüne geçilmesinde hayati önem taşıdığını vurguluyor.
