Diyabet ve obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 grubu ilaçlarla ilgili araştırmalar yeni bir boyut kazandı. Ozempic, Wegovy, Mounjaro ve Zepbound gibi ilaçların kilo kontrolü, iştah ve kan şekeri üzerindeki etkileri uzun süredir bilinirken, bilim insanları şimdi bu ilaçların beyin üzerindeki olası etkilerine odaklanıyor.
Washington Post’ta yer alan makaleye göre, araştırmacılar GLP-1 ilaçlarının yalnızca yeme davranışı üzerinde değil; bağımlılık, bilişsel işlevler, nörodejeneratif hastalıklar, motivasyon, haz alma ve duygu durumu üzerinde de etkili olup olmadığını inceliyor.
BEYİN TARAMALARINDA DİKKAT ÇEKEN DEĞİŞİM
Colorado Üniversitesi Anschutz Tıp Kampüsü’nden Dr. Allison Shapiro’nun da yer aldığı bir araştırmada, hormonal bir bozukluk nedeniyle GLP-1 grubu ilaç kullanan 13 genç kız ve genç kadının beyin taramaları incelendi.
Araştırmacılar, ilaç kullanımından yalnızca birkaç ay sonra katılımcıların beynindeki “salience network” adı verilen ve dikkatin hangi uyaranlara yöneleceğini belirlemede rol oynayan ağda belirgin bağlantı artışları tespit etti.
Shapiro, bu sonucu beklemediklerini belirterek, söz konusu değişikliklerin ne anlama geldiğini henüz tam olarak bilmediklerini söyledi.
Uzmandan 'zayıflama iğnesi' uyarısı: Koma ve ölüm riski taşıyor
SADECE MİDE VE METABOLİZMA DEĞİL, BEYİN DE GÜNDEMDE
GLP-1 ilaçları başlangıçta metabolik bir devrim olarak görülüyordu. Bu ilaçlar, vücuttaki bazı hormonları taklit ederek iştahı, kan şekerini ve sindirimi düzenliyor.
Ancak GLP-1 reseptörlerinin yalnızca sindirim sisteminde değil, kalp ve beynin derin bölgeleri dahil olmak üzere vücudun farklı noktalarında da bulunduğu biliniyor. Bu nedenle araştırmacılar, ilaçların beyin ağlarını doğrudan mı etkilediğini, yoksa kilo kaybı, iltihap azalması, metabolik iyileşme ve vücuttaki stresin hafiflemesi yoluyla dolaylı mı etki gösterdiğini anlamaya çalışıyor.
Bilim insanlarına göre iki mekanizmanın aynı anda çalışıyor olması mümkün.
BAĞIMLILIK TEDAVİSİ İÇİN DE ARAŞTIRILIYOR
GLP-1 ilaçlarının en çok merak edilen alanlarından biri bağımlılık tedavisi. ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri bünyesinde çalışan araştırmacılar, bu ilaçların alkol, nikotin, opioid, kokain, kumar bağımlılığı ve tıkınırcasına yeme davranışı üzerindeki etkilerini araştırıyor.
Hayvan çalışmalarında GLP-1 benzeri ilaç verilen canlıların daha az alkol tükettiğinin görülmesi, bu alandaki araştırmaları hızlandırdı.
Bilim insanları, GLP-1 ilaçlarının beyindeki dopaminle ilişkili ödül sistemlerini baskılayarak kişinin tekrar etmek istediği haz verici davranışları azaltabileceğini düşünüyor.
“YEME SESİ” AZALIYOR AMA MOTİVASYON DA ETKİLENEBİLİR
Bu ilaçları kullanan birçok kişi, sürekli yemek düşünme hali için kullanılan “food noise” yani “yeme sesi”nin azaldığını söylüyor.
Ancak aynı mekanizma, bazı kişilerde yalnızca zararlı dürtüleri değil, sağlıklı istekleri de azaltabilir. Makaleye göre bazı kullanıcılar beyin sisi, duygusal donukluk, daha az haz alma, motivasyon kaybı, hobilere ilgide azalma ve cinsel istekte düşüş gibi deneyimler bildirdi.
Bu nedenle araştırmacılar önemli bir soruya odaklanıyor: GLP-1 ilaçları zararlı dürtüleri azaltırken, kişinin kişiliğini ve duygu dünyasını da yeniden şekillendiriyor olabilir mi?
ALZHEİMER VE PARKİNSON ARAŞTIRMALARINDA TEMKİNLİ UMUT
GLP-1 ilaçlarının Alzheimer hastalığı üzerindeki etkisine dair büyük beklentiler vardı. Ancak Novo Nordisk’in geniş kapsamlı Faz 3 çalışması, ilacın Alzheimer hastalarında bilişsel ve işlevsel gerilemeyi anlamlı şekilde yavaşlattığını gösteremedi.
Buna rağmen bazı araştırmacılar verilerde umut verici küçük biyolojik değişiklikler bulunduğunu belirtiyor. Beyin omurilik sıvısındaki bazı iltihap ve nörodejenerasyon belirteçlerinde sınırlı değişimler tespit edildi.
Bu nedenle bilim insanları, GLP-1 ilaçlarının ileri evre Alzheimer tedavisinden çok, hastalığın daha erken dönemlerinde ya da hastalığı geciktirme amacıyla daha anlamlı sonuçlar verebileceğini düşünüyor.
Benzer tartışmalar Parkinson araştırmaları için de geçerli. Hayvan çalışmalarında olumlu sonuçlar görülse de klinik denemelerde beklenen etki henüz net biçimde ortaya çıkmadı.
DEPRESYON, KAYGI VE BEYİN SİSİ İÇİN DE İNCELENİYOR
Makale, GLP-1 ilaçlarının psikiyatrik etkilerine yönelik ilginin de arttığını aktarıyor.
Bazı hastalar bu ilaçları kullandıktan sonra kaygı, takıntılı düşünceler ve duygusal sıkıntılarında azalma yaşadıklarını bildiriyor. Hayvan çalışmaları ve gözlemsel insan araştırmaları, ilaçların antidepresan ya da kaygı azaltıcı etkileri olabileceğine dair erken işaretler verse de bilim insanları kanıtların henüz başlangıç aşamasında olduğunu vurguluyor.
Covid sonrası uzun süre devam eden beyin sisi, kaygı, depresyon ve bilişsel sorunlar için de GLP-1 grubu ilaçların etkisini araştıran klinik çalışmalar yürütülüyor.
ERGENLERDE BEYİN GELİŞİMİ AÇISINDAN SORU İŞARETLERİ
Araştırmaların en hassas başlıklarından biri çocuklar ve ergenler.
Yetişkinlerde GLP-1 ilaçlarının kilo kaybı gibi bazı etkilerinin geri döndürülebilir olduğu biliniyor. Ancak bilim insanları, gelişmekte olan beyinde bu ilaçların uzun vadede ne gibi sonuçlar doğurabileceğini henüz bilmiyor.
Colorado Üniversitesi’nden Shapiro, yetişkinlerde görülen etkilerin ergenlerde aynı şekilde ortaya çıkacağının varsayılamayacağını belirtiyor.
BİLİM İNSANLARI TEMKİNLİ: ETKİLER UMUT VERİCİ AMA KESİN DEĞİL
GLP-1 ilaçları dünya çapında milyonlarca kişi tarafından kullanılıyor. Bu nedenle araştırmacılar, bu ilaçları modern tıbbın en büyük “plansız nörobilim deneylerinden biri” olarak görüyor.
Ortaya çıkan bulgular, ilaçların yalnızca kilo ve metabolizma üzerinde değil, beyin ve davranış üzerinde de etkili olabileceğini gösteriyor. Ancak bilim insanları, bu etkilerin ne kadar kalıcı olduğu, kimlerde fayda sağladığı ve kimlerde yan etki oluşturabileceği konusunda henüz kesin sonuçlara ulaşılmış olmadığını vurguluyor.
Bu nedenle uzmanlara göre GLP-1 ilaçları yalnızca doktor kontrolünde, mevcut onaylı kullanım alanları ve kişinin sağlık durumu dikkate alınarak değerlendirilmelidir.
