Türkiye’nin köklü yerli teknoloji markalarından General Mobile, küresel akıllı telefon pazarını ve yerel tüketici trendlerini doğrudan etkileyecek stratejik açıklamalar yaptı. Şirket bir yandan sonbaharda gerçekleştireceği teknolojik sıçramanın müjdesini verirken, diğer yandan hammadde ve lojistik hatlarında yaşanan küresel tıkanıklıkların faturasına dair piyasayı uyardı.
EKİM AYINDA BİR İLK: YERLİ KATLANABİLİR TELEFON GELİYOR
Şirketin Ar-Ge ve inovasyon vizyonunda yeni bir dönemi temsil eden katlanabilir ekran teknolojisi, yerli üretim konseptiyle Türkiye pazarına girmeye hazırlanıyor. General Mobile tarafından yapılan planlamaya göre, markanın amiral gemisi stratejisinin en inovatif halkası olacak bu yeni modelin önümüzdeki ekim ayında resmi olarak satışa sunulması hedefleniyor. Modelin, katlanabilir telefon segmentindeki yüksek fiyat bariyerini yerli üretim avantajıyla esnetip esnetemeyeceği ise merak konusu.
AKILLI TELEFON ÜRETİMİNDE "HELYUM" DARBOĞAZI
Cumhuriyet'in haberine göre, sektörün arka planında yaşanan finansal baskılara değinen General Mobile Genel Müdür Yardımcısı İlkay Cihaner, akıllı telefonların kalbini oluşturan işlemci (çip) ve bellek (RAM/Depolama) üretim süreçlerinde beklenmedik bir krizin baş gösterdiğini belirtti.
Yarı iletken fabrikalarında ve hassas soğutma/üretim fazlarında hayati bir rol oynayan helyum gazı tedarikinde yaşanan küresel kesintiler, çip maliyetlerini doğrudan yukarı çekiyor. Mevcut stokların üreticileri kısa vadede koruduğunu ifade eden Cihaner, yeni komponent tedariklerinin yüksek maliyetlerle yapılmaya başlanmasıyla birlikte fiyat dengelerinin kaçınılmaz olarak değişeceğini vurguladı.
YIL SONU ÖNGÖRÜSÜ: %40 ZAM BASKISI
Küresel ölçekte biriken bu maliyet dalgasının Türkiye’deki tüketici elektroniği pazarına yansıması ise oldukça sert olabilir. Şirket yönetiminin yaptığı projeksiyonlara göre; bellek fiyatlarındaki agresif yükseliş ve yarı iletken krizinin birleşik etkisiyle, Türkiye’deki akıllı telefon fiyatlarının 2026 yılı sonunda, 2025 yılı seviyelerine kıyasla yaklaşık %40 oranında artabileceği öngörülüyor.
