O ilahiyi Ahmet Özhan'a sorun bir de

İktidar, bu ramazanın teması olarak bir ilahiyi seçmiş görünüyor.

Memlekette daha buzdolabı, ambülans filan yokken... Hani 50'lerde ilk toplu iğne fabrikası, 70'lerde dünya savunma devlerinden ASELSAN şirketimiz henüz kurulmamış, aynı tarihlerde kurulan TUSAŞ ise 80'lerde yüzlerce F-16 savaş uçağını yüzde 80 yerli üretip satmaya başlamamışken... Yani evvel zaman içinde, kalbur saman içinde; develer tellâl, pireler berber iken, Z kuşağı anasının beşiğini tıngır mıngır sallar iken...

AK Parti'den önce toplu iğne fabrikasıyla birlikte ülkemizde olmayan bir şey daha varmış, o da ilahiymiş, ramazanlar ilahisiz geçiyormuş, ilahi yeni icat edilmiş, bu da ilk ilahili ramazan etkinliğiymiş gibi bir buldumcuk havası estiriliyor.

Viral yapmak, sosyal medya akımına çevirmek için etmedikleri kalmadı.

Mübârek ramazanda çocuklara Allah, dedirtiyor diye okulda teneffüs zili bile yaptılar. Çocuklara koro hâlinde okutulmuş videolarını çekip yaymayan, ramazanı ihya etmiş sayılmıyor.

Hani şu "Kâbe'de hacılar Hû der Allah" ilahisinden söz ediyorum. Celal Karatüre söylüyor, aslında sempatik biri.

Yalnız; muhalefete inat, nispet olsun diye çalıp dinlemeyi o kadar abarttılar ki... İlahi değil de iktidar partilerinin marşı sanırsın. Kliplerini, parti bayrağı gibi seçim otobüslerinden sallarlarsa şaşırmayın.

Siyasetçiler böyle bir sembolle temsil edilmek isteyebilir ama siz, ilahi diye böyle bir eser dinlemek ister misiniz?

Açıkçası benim müzik zevkim değil. Sosyal medyada viral olması, okuyanı fenomenleştirmesi de kalite göstergesi sayılmasa gerek.

Zaten Yeni Şafak bile eski Türkiye'nin on yıllarca TRT'de ilahi okuyan, Diyanet'e koro kuran Amir Ateş yahut Kâni Karaca gibi eşsiz mevlithanlarıyla kıyaslamıyor onu.

MEVLİTHANA DEĞİL DE MEDDAHA BENZETEN BEN MİYİM?

Yeni Şafak'ın yorumuna başvurduğu uzman; Karatüre'nin sesini, tarzını eski zaman meddahlarına benzetiyor.

Müzisyen ve ses eğitmeni Emre Yücelen'e Celal Karatüre’nin sesini analiz ettirmişler. "Hayran kaldı" diyerek şöyle sundular:

"Sanki eski İstanbul’da sahneye çıkan meddahlar gibi hem gülümsersin hem de kıssadan hisse alırsın. İlahi söyleyen modern bir meddah, hakikaten orijinal bir karakter."

Karatüre'nin sesi, meddah yani komedyen sesiymiş. Taklitler yaparak güldürürken düşündüren seslerden. Övgüleri buysa yergilerini düşünmek dahi dilemem. Meddaha benzediğini başkası söylese ilahi düşmanlığından savcılara bildirmezler miydi?

Tabii analizlerine katılmadığım anlamına gelmiyor, haklılar bence de.

İnanmayan, bir de 2024'te müzik dalında Cumhurbaşkanlığı Kültür Sanat Büyük Ödülü verilen Ahmet Özhan'a sorsun. Cami ya da tekke müziği bu seviyeyi ne zaman aştı, ilahi yeni mi doğuyor, önceden yok muydu, bu başlangıç seviyesi hangi çağda kaldı diye.

Has ilahilerle kulağınızın pasını silmek isterseniz de Özhan'ın 1988'de çıkardığı Güldeste albümleri serisini hararetle öneririm.

Diyanet TV'nin ilahi yayınları da kulak ziyafeti çekmek için birebirdir. Hac ve çocuk ilahilerinin âlâsı orada.

Diyanet içeriklerine bakınırken Seyreyle Güzel adlı ilahiyi dinledim, müzik altyapısından ses icrasına enfes yorumlanmıştı. Şarkı, türküdeki gibi ilahidede hüseyni ve uşşak makamlarını sevdiğim yalan değildir.

Ahmet Özhan'ın Güldeste albümleri de bulunmaz birer ilahi hazinesi. Ne cevherler saklı içinde. İsm-i Sübhan Virdin mi Var'dan Şu Benim Divane Gönlüm'e, oradan Kâbe'nin Yolları'na; saymakla bitmez.

goruntu-25-02-2026-22-26.png

İLAHİ İNATLAŞMASIYLA ÖRTÜLEMEYECEK SORUNLAR

Özhan, aynı zamanda Cerrahi şeyhi. Tekkesinde kurulmuş Türk Tasavvuf Musikisi ve Folkloru Araştırma, Yaşatma Vakfının da piri.

Kâbe'de hacılar ilahisi vasatın neresindedir? Kendi kulak zevkine hitap ediyor mu? Özendirilecek ve teşvik edilecek bir örnek olarak toplumun önüne konabilir mi? Çocukların ilahi beğenisini eğitip geliştirmek için doğru rol model seçimi midir? Ve müzikal kalitesi, kültürel iktidarın yüzünü ağartır mı? Viral olması, ortalama müzik zevkimizin nasıl inceldiğini mi gösterir?

Gerçi öyle bir baskı oluşturuldu ki, beğenmek neredeyse mecburi. Avam işi bulup burun kıvıranın orucundan, gizli din düşmanlığından, halka elitistlik tasladığından şüphe ediyorlar. Yine de Ahmet Özhan'dan yetkini mi bulunur, sorarsanız size doğrusunu söyleyecektir.

Ramazan etkinlikleri ve ilahi üzerinden zıtlaşma üretip toplumu kutuplaştırmak, yoksul sofralarının gündemini unutturur mu? Laik- dindar gerilimini kaşıyarak siyaseti manipüle etmek, Öcalan'ın statü sorununu çözmek gibi asıl konuların üstünü örter mi? Onu da dilim döndüğünce yarın ben anlatırım.

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.