Öcalan’ın bir gözü statüdeyse diğeri İran’da mı?

Gözünüzden kaçmış olabilir, İmralı’da tuhaf bir bekleyiş havası var. Òcalan’ın dilindeki değişiklikten çıkarıyorum.

27 Şubat, PKK’ya fesih ve silah bırakma çağrısının yıl dönümüydü. Bir gün önce yakınları İmralı’ya gitmiş, DEM’li Ömer Öcalan Mezopotamya Haber Ajansına anlattı.

Abdullah Öcalan, süreç ağır yürüse de bir zemin oluşturduğunu ve demokratik siyasete alan açtığını söylemiş onlara.

Ağır yürümesinden yine şikayetçi ama Öcalan daha önce böyle yumuşak konuşmuyordu. İktidarın sırası gelen demokrasi ve hukuk adımlarını atmadığına dair öfkeli tepkileri yansıyordu bir yıldır. Sürecin oyalanıp geciktirildiği, bu tür Muaviye oyunlarını da Hüseyni direniş göstermeyi de bildikleri gibi mesajlar yolluyordu.

Sürecin hızlandığını hâlâ düşünmediğine göre, ne oldu da Öcalan’ın tepkisi yumuşadı?

Şöyle de sorabiliriz: Trump’ın savaş senaryosunda PKK’nın İran koluna bir rol çıkacağının konuşulmaya başlamasıyla ilgisi var mı bunun?

İlk Çözüm Süreci’nin niye tamamlanamadığını unutmayın. PKK’nın Suriye koluna IŞİD’le savaş üzerinden özerklik ve meşruiyete kavuşma fırsatı doğunca ayarları bozulmuştu.

Şimdi de İran’da benzer vaatlerle ve fırsat penceresiyle karşılaşıyorlar. Molla rejimiyle savaşta ABD’ye katılmaya, kara gücü olmaya motive edildikleri anlaşılıyor.

Trump, Tahran’a karşı Kürt kartını oynamak için Barzani ve Talabani’yi dahi arayıp görüşmüş. Kandil, ayartıcı teşvikler alırsa baştan çıkıp süreci baltalamaz, riske atmaz mı?

Dışişleri Bakanı Fidan, İran’daki PKK varlığını ve hareketliliğini yakından izlediklerini açıkladı. Risk var ki yakın takibe alıyorlar. Bununla birlikte okuyun.

İktidarın süreci ağırdan almasına Öcalan eskisi kadar takılmıyor. Kendisi de ağırdan almak, İran cephesinde işlerin nasıl gelişeceğini ve olası teklifleri görmek istediğinden mi artık sorun etmiyor?

TERÖRSÜZ TÜRKİYEYİ GECİKTİRMENİN MALİYETİ

Aile fertlerine İmralı’da demiş ki:

“Umut hakkı önemlidir. Meclis’te de benim statüm meselesi konuşuldu. Elbette ki benim statüm önemlidir. Bunun açıklığa kavuşması gerekiyor. Benim statüm aynı zamanda Kürtlerin statüsüdür.”

O esnada kardeşi Mehmet Öcalan, “halkımız artık sizin buradan çıkmanızı ve daha özgür koşullarda olmanızı istiyor” diye araya girince de şöyle hak vermiş:

“Benim buradan çıkışım halkın çıkışıdır. Halkın çıkışı benim çıkışımdır.”

Öcalan’ın sesindeki tokluğu, artan özgüveni fark etmişsinizdir. Sabırsızlanmıyor öyle, gayet sakin ve kendinden emin.

Umut hakkı, tahliye konuları açıldığında kendisi için bir şey istemediğini belirten çekingenliği, temkin ve dikkati gitmiş. Statü sorunundan bile rahatça dem vuruyor. Dolaylı ve üstü kapalı değil, gayet açık sözlü. İmralı’dan çıkması ve statüsünü Kürtlerin özgürlüğe çıkışı ve statüsüyle bir tutacak kadar. Elinin güçlendiğini hissediyor sanki.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dansa sürecin hızlanacağı mesajları geliyor. Meclis iftarında süreci engellemeye çalışanlara rağmen bu fırsatı heba etmeyeceklerini, kararlı ve cesur adımlarla tamamlayacaklarını vurguluyordu. Baltalama potansiyeli taşıyan gelişmelere cevap gibi.

MHP lideri Bahçeli’nin “İran’dan ibret almayalım da ne yapalım” çıkışı da buradan baktığınızda daha çok anlam kazanmıyor mu?

“Terörsüz Türkiye hedefine dudak büken aymazlar, neyi amaçladığımızı daha iyi görüyor musunuz” sözlerini boşa etmiyordur.

Bahçeli, Terörsüz Türkiye’yi ağırdan almanın bedelini, geciktirmenin getireceği riskleri baştan öngörmenin haklılığıyla konuşuyor...

Niye o kadar bastırdı, acelesi neydi, uzamasını neden sakıncalı buluyordu, yığınla sorun beklerken Öcalan’ın statü sorununu çözmek niçin bekletilemezdi? Anlayamayanlar da şimdi anlıyordur herhalde.

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.