Ramazanda laiklik kavgasını kim ister?
Laikliği yanlış yerden savunmanın iktidara can suyu verdiğini 25 yılda öğrenemeyen karşıtlarına ne demeli? AK Parti'nin muhalif dostları, desem alınmazlar umarım.
Niyetim gücendirmek değil.
Fakat yeni ne oldu da "laikliği birlikte savunuyoruz" kampanyası açıp bildiri yayınlıyorlar? Amacı izahta zorlanıyorum.
Yazar, oyuncu, akademisyen, müzisyen, gazetecilerden 168 kişi imzalamış. Biri de mi uyarmaz, ne yapıyoruz biz diye.
Dindarlara seslenseler... Laikliğin en çok dindarlara gerektiğini söyleseler... Devlet bir din yorumu benimsediğinde dinin diğer yorumlarına hayat hakkı tanımadığını anlatsalar... Devlet bir dini cemaatin, mezhebin eline geçtiğinde diğer cemaat ve mezhepleri nasıl ezdiğini hatırlatsalar... Tarihten İmam-ı Azam'ı zindanda çürüten Emevi, Abbasi halifeleriyle yakın dönem Türkiye'sinden The Cemaat örneklerini verseler... Kendi din anlayışını tek ve mutlak doğru görenlerin devlet eliyle tahakküm ve zorbalığından öteki dindarları kimin, nasıl koruyacağını sorsalar... Günümüzde sık sık birbirini dinden çıkmak, kâfir olmakla suçlayan sarıklı, cübbelilerin tartışmalarına devlet karışıp taraf tuttuğunda olacakları düşünmeye çağırsalar... Laik devleti asıl dindarların isteyip savunması gerektiğini öne çıkarsalar... Din anlayışını kendi hayatında yaşayacakken başkasına dayatmayı hak zanneden bağnazlara karşı din özgürlüğünün laiklikten başka güvencesi mi var, deseler...
Laikliği savunmanın din düşmanlığı gibi gösterilmesini belki engellerlerdi. Ama yine de ramazan arifesinde yeri ve sırası mıydı?
Kaldı ki dilinde, içeriğinde öyle bir incelik de yok. Ramazandan, dindarlardan, dini yaşayışın her türlü kamusal görünürlüğünden rahatsız olmadığınızı gelin de açıklayın şu hâliyle.
Kaba yobaz ve ham softalara gün doğdu. E bu siyasi, ekonomik sıkışmışlıkta iktidara yaramaz mı? Hızır gibi imdadına yetişip ekmeğine bir miktar yağ sürdükleri de ortada.
NOEL- ORUÇ KUTUPLAŞMASINI BAKAN DA SEVDİ
Londra'da, Frankfurk'ta, Amsterdam'da ramazan için ana caddeler süslenip ışıklandırılıyor. ABD'de Washington eyaleti, bayramını kutlamayı resmileştirdikten sonra ramazanı da etkinlik ayı ilan ediyor.
Bizde ise Milli Eğitim'in ilkokullardan liselere ramazan etkinlikleri düzenleme kararı, laik atak sebebi.
Öğrencilerden iftar fotoğrafı isteneceği, çocuklara zorla cami gezdirileceği, not verme bahanesiyle oruç tutmayanların mimlenip fişleneceği, tutanla tutmayanın ayrıştırılacağı, aileler ve çocuklar üstünde psikolojik baskı kurulacağı söylentileri köpürtülüyordu. Bunlar mı tetikledi yoksa atağı?
Milli Eğitim Bakanı Tekin hepsini yalanladı. Etkinliklere katılım da gönüllü tutulacakmış.
Fakat okullarda ramazan etkinliklerinin güvensizlik ve şüpheyle karşılanmasında iktidarın payı yok mu?
Yusuf Tekin, anlayışlı yaklaşarak izah ve ikna edici bir dil benimseyebilirdi. Onun yerine laik- dindar çatışmasını kızıştıracak bir dili seçti. Mahkemeye de verecekmiş, iktidarın tepkisi dinmez artık.
Tekin, kendisinden önce okullarda noel ve cadılar bayramı kutlandığını, kendisi bakan olunca yasakladığını söylüyordu. Onu tekrarlıyor. Laiklik bildiricilerine okullarda noel kutlanırken neredeydiniz, diye çıkışıyor bir de.
Duyan da sanacak ki Tekin'in 3 yıl önce Milli Eğitim'i devraldığı bakan, CHP'liydi. Hadi diyelim, 3 yıl önceye dek okullarda noel kutlanıyordu. Bilin bakalım, kimdi kutlatan? Noel takvimi taklitleriyle ramazana hazırlanan AK Gençlik'e, Londra'dan noel hazırlıkları paylaşan bakan kızına sormalı.
Geçen haftaydı; ramazanı şenlik havasında geçirmeye, ışıklandırma ve süslemelere yılbaşında karşı çıkacağımıza ramazanda iki katını yapmaya çağırmıştım.
Yazımda şu eksik kalmış: Okullarda ramazan etkinlikleri düzenlensin ama mübarek gün gerçek dışı hikayeler anlatarak gençlere kötü örnek de olunmasın.
Ramazan şenliklerinin Bakan Tekin için bundan vazgeçmeye ve zihni bir uyanışa vesile olmasını dilemiştim.
İstanbul'da Fatih gibi bazı ilçelerin ışıl ışıl nasıl ışıklandırıldığını sevinerek izliyor ama Bakan Bey'de o aydınlanmanın parıltılarını maalesef henüz fark edemiyorum.
