Back To Top
Eğitim; internet ve endüstri hızında değil

Eğitim; internet ve endüstri hızında değil

 - Son Güncelleme: 25.03.2019 Pazartesi 10:54
- A +

Her buluşun yeniliğin eğitimde bir karşılığı var. Buluşlar, okullarda bir karşılık buluyor kendine. İnternet ve bilgisayar eğitimde en çok karşılık bulan yeniliklerden biri.

İnternet ve internete bağlı bilgiye ulaşma kolaylığı eğitimin uzun yıllardan beri olagelen öğrenme ve öğretme tarzını değiştirdi.
Ders kitaplarından daha hızlı kimi zaman da öğretmenin bilgisinden daha hızlı internet ile istediğimiz bilgiye ulaşabiliyoruz. Sadece bilgiye değil bilginin ayrıntılı görüntüsünü de görebiliyoruz, izleyebiliyoruz.
Gelişmiş ülkelerde, endüstrinin internet hızında ilerlemesi için tüm imkanlar seferber edilmiş durumda. Endüstri çarkına hız kazandıran kurum eğitim. Yapay zekayı üreten kurum da eğitim. Askeri gücü belirleyen kurumda eğitim.

Eğitimi; endüstri hızına ayak uyduramayan ülkeler, dünyanın gerisinde kalıyor. Yönetilen ülkelerin ve dayatılanı kabul edilen ülkelerin sıralarına oturtuluyor.

Dünya belki hiç bu kadar baş döndürücü bir hızda ilerlememişti. Bir gecede başlar ayak, ayaklar baş olabiliyor. Zenginler fakir, fakirler zengin; bilgililer bilgisiz, bilgisizler bilgili olabiliyor.

Göreve geldiği tarihten beri Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk Bey seminerlerinde dünya eğitimin yaşadığı hızı ve eğitimin nasıl olması gerektiğini dile getirmeye çalışıyor. Yer yer eğitim camiasında karşılık da buluyor.

Lakin meslek itibarıyla muhafazakarlığı barındıran öğretmenlerin ders anlatma tarzlarında pek karşılık bulduğu söylenemez. Ders müfredatındaki yetersizlik, öğretmenlerin akışkanlıklarını devam ettirme inadıyla birleşince eğitimdeki durumumuz ne internet hızında bir öğrenmeye ne de endüstriye dayalı bir hıza sahip. 

Eğitim treni durakta ve son düdüğünü çalıyor. Geçmişten gelen öğrenme ve öğretme alışkanlığında direnenlerin kaçıracağı bir uyarıda bulunuyor.
Bildiğinden şaşma alışkanlığından, bildiğini sorgula merdivenine çıkmaktayız.

Merhum Peofesör Fuat Sezgin, Amerika’yı ilk Cristof Colomb’un keşfetmediğini söyleminde gösterilen sert tepki alışkanlık haline getirdiğimiz ve doğruluğunu araştırmadan kabul ettiğimiz bilgilerin bizde zamanla nasıl tartışmasız bir doğru olarak kaldığını gördük.

İnternet ve endüstri hızında kendi farkında olmayıp yenilemeyen öğretmen, Norveçli Yazar Dag Solstad’ın “Mahcubiyet ve Haysiyet” romanındaki Elias Rukla karakteri gibidir. Roman kahramanı Elias Rukla; öğrenciyken sıkıcı bulduğu şeyleri öğretmen olduktan sonra da aynı sıkıcılıkla anlatmaktadır. Aynı sözleri istifra eder gibi tekrarlamakta olduğunun farkında olan kahraman hem öğretmenlik hayatında hem de evlilik hayatında mutsuzdur. Okulda ve evde dışlanmaktadır.

Roman kahramanımız; öğretmenlik mesleğini ve evliliğini kendi içinde sorgulayarak içinde çıkmaya çalışmanın arayışına girse de treni kaçırmış olmanın farkındadır.
Türkiye, dünya eğitimine entegre olmaya doğru ilerliyor. Ezber bilginin işe yaramadığını, dikte ederek öğretmenin geçerliliğinin kalmadığını,
öğrenmeyi "hükmedici bir öğretmen" olarak vermenin öğretmen olmaktan çıktığı bir süreçte eğitim.

Bilgi hamalı öğrenciler değil bilgiyi işleyen öğrencinin ustalığına dayalı bir eğitime ihtiyaç var.

MEB, LGS için örnek soruları geçtiğimiz hafta da yayımladı. Örnek sorular da bir kez daha gördüğümüz soruların öğrenme ağırlıklı sorular olmadığı . Düşünme ağırlıklı sorular. Dil bilgisini ezberlemek bir puan da bir kazanım da vermiyor öğrenciye. MEB bunu geç de olsa anlayıp uyguluyor sınavda.

Kitap okuyan, eleştiren, sorgulayan, farklı düşünen, özgünlüğünü yakalayan, oyun ve animasyon hızında aceleci değil sorunlara çözümler öneren bir sabırla düşünen... öğrencilerin yüzde onluk dilimde yerini alacak sorular.

Sorun, örnek sorulara uygun bir eğitimin okullarda olmaması. Okullar, eğitimin sorgulayan boyutuna değil itaat eden öğrenci yanlışında diretiyor.

Öğrencinin eleştirel düşünmeye dayalı sorun çözme becerisini geliştirmeliyiz. Öğrenciyi yargılamak yerine öğrencinin kendini ifade etmesine uygun ortam oluşturmak ile giriş yapabiliriz hıza ayak uydurmaya .

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 25 Mart 2019 07:56
Eğitimin gerilemesindeki sebeplerden birisi özellikle liselerde öğrenci merkezli eğitim adı altında bazı öğrencilerin dersleri sabote etmesine öğretmene saygısızlık yapmasına izin verilmesi oldu. Disiplin ve düzen olmayan yerde eğitim olmaz. 8 zayıfla sınıf gecen öğrenciyi zaptedemezsiniz. 35 kişilik sınıfta eğitim olmaz. Öğretmeni suçlamadan önce bunları çözmelisiniz. Önce gençleri tanımalısınız. Sınıflarda neler oluyor bilmeden suçu öğretmenlere atmayın. Gerceklerden haberiniz yok.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN