Kürt sorunu yasası nasıl değerlendirilmeli?

Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne çatışma çözümünün önemli bir aşamasıyla ilgili kritik yasa teklifi sunuldu. Yasanın hazırlanışı ve Meclis’e sunuluşu bakımından usule, katılım eksikliğine itiraz edenler var. Hukuk tekniği bakımından sorun olduğunu söyleyenler var. Olabilir.

Ancak bunların hiçbiri, Kürt meselesinde çatışma çözümü bakımından gelinen noktayı gölgede bırakmaz.

Ez cümle, Kürt meselesinde silahların bırakıldığı, silahlı çatışmanın tarafların uzlaşmasıyla sona erdiği bir sayfayı açmak üzereyiz.

Bunun değeri ve önemini görmemek bir akıl tutulması olur.

Silahlı çatışma 50 yıla yakın bir süredir devam ediyor.

Faturası açık: On binlerce can kaybı... İşkenceler, insan kaçırmalar, şehirde, dağda infazlar… Öfkeli bir milliyetçiliğin körüklenmesi… İnanılmaz bir maddi kaynak israfı... Güvenlik devleti fikrinin tabileşmesi… Demokratik gelişmenin önünde devasa engel… Kimlik merkezli toplumsal-siyasal bölünmelerin derinleşmesi…

Çözüm arayışı, bunları gören bir arayıştır. PKK’nın başlattığı, devletin baş edemediği, iç ve dış politikayı silaha ve güvenliğe endeksleyen silahlı çatışmanın, silahlı isyanın bittiği, en azından kuvvetli bitme sinyalleri verdiği bir noktadayız.

Dolayısıyla itiraz edenleri, tereddüt içinde olanları, yeterli olmadığını söyleyenleri, Türkiye’nin bölüneceğini iddia edenleri anlamak mümkün değil.

Bu girişim, Türkiye’nin bölünme tehlikesi karşısında en büyük engel, en büyük tedbirdir.

Bu hamle, her çatışmayla ilgili uzlaşıda olduğu, olması gerektiği gibi, karşıtınla, düşmanınla el sıkışma anlamını taşır.

Bu yasa, silahların terk edilmesini, Kürt sorununun siyasete havale edilmesini öngörüyor. Bu istikamette, örgütün silahları bırakmasının takip ve teyidini içeriyor. Tutuklu ve hükümlü bulunan 4 bin 500 PKK’lıdan 3 bin 600’ünün tahliyesini öneriyor. Örgütün ana kumanda merkezini oluşturan, Öcalan da dâhil 900 kişi bunlar arasında değil. Böyle bir düzenleme Türkiye’nin mevcut toplumsal ve siyasal koşullarında şu aşamada şaşırtıcı değil.

Bu yasa, özetle, Kürt sorununun nihai çözümü için yeterli olmayan ancak gerekli bir aşamadır.

Özetle, eksik-fazla çatışma çözümü sürecinin bu hâliyle geldiği nokta, Türkiye bakımından tarihî ve hayati bir aşamadır.

Kürt sorununun nihai çözümü meselesine gelince…

Şüphe yok ki burada çözüm, sadece silahın ortadan kaldırılmasıyla gelmez. Sorunu doğuran toplumsal, politik, kimliksel nedenlerin ortadan kaldırılması, Kürtlerin ortak taleplerinin görülmesi ve tatmin edilmesi gerekir.

Bu, açıktır ki, bir kültür, bir topluluk, bir millet olarak Kürtlerin varlıklarını koruma, sürdürme, geliştirme istekleri ve haklarıyla ilgilidir.

Geldiğimiz bu noktada bunun fark edilmesi de son derece önemlidir.

Sıradan ekonomik bir kalkınma, sosyal hamle ve benzeri araçlarla bu meselenin ortadan kalkmayacağını, buharlaşmayacağını idrak hayatidir. Geçtiğimiz 50 yıl, bırakın 50 yılı, 1830’dan bu yana bu konuda yaşananlar bu gereğin artık açık kanıtlarıdır.

Gelinen aşama, en azından Türk devletinin, Bahçeli’nin temsil ettiği milliyetçi aklın bu gerçeği gördüğünü gösteriyor.

Silahların tümüyle ortadan kalkması, tutuklu ve hükümlülerin serbest bırakılmasından sonra asıl aşama devreye girecektir: Siyaset…

İki anlamda…

Bir. Kürtlerin, onlar adına siyasi bir muhatabın, Kürt taleplerini demokratik zeminde dile getirecek ve mücadelesini verecek siyasi imkânlara ve özgürlüğe kavuşmaları anlamında siyaset…

İki. Devletin ve siyasi sistemin, haklar ve özgürlükler bakımından Kürt taleplerinin karşılanmasını ve bunların bütünlüğü pekiştirici bir dille yapılmasını temel mesele kabul etmesi anlamında siyaset…

Sorun çözmekten korkulmamalı…

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.