Siyasette üç pist

CHP’nin başına gelenler, Türkiye siyasetinde kendi başına son derece önemli bir pist.

Belediyelere yönelik gözaltı ve kovuşturma furyası, ardı ardına tutuklanan belediye başkanları, böylece oluşan veya oluşturulan yolsuzluk-ana muhalefet partisi özdeşliği, bir siyasi partiyi temelinden sarsmaya, çökertmeye yeter.

Nitekim ister iktidara mal edilsin, ister yolsuzluklar ayyuka çıkmış olsun, birkaç yıl kala ortaya çıkan bu tablo ciddi sonuçlar içeriyor. En azından şimdiden Erdoğan karşısında en ciddi rakip olabilecek kişi olan İmamoğlu tasfiye edilmiş hâlde. Mevcut koşullarda muhalefet seçmeni öfkeye kapılarak CHP’ye oy mu verecek, yoksa bu partiden kısmen uzaklaşacak mı? Bunu zaman gösterecek. Ancak bu denli dağılmış bir siyasi partinin cumhurbaşkanı adayının seçmene güven verememe riski ortada. Bunun yanında mutlak butlan kararının CHP’yi darmadağın ettiği, böldüğü de açık.

Siyasi alan dizayn mı ediliyor, yoksa kendi kusurları ve iktidarın katkılarıyla yeniden mi şekilleniyor sorusu sık soruluyor. Ancak önemli olan bunun yanıtından çok sonucu. CHP yönetimi işin içinden çıkamazsa siyasi alanın yeniden yapılanması kaçınılmaz. Bunun istikametini, hangi partiye ne götürüp ne getireceğini kestirmek için erken.

İkinci önemli pist, Kürt meselesiyle ve yürütülen barış/silah bırakma süreciyle ilgili.

Bu bakımdan ortada üç soru, üç sorun var.

PKK’lilerin entegrasyonu, hukuki durumu, silahların bırakıldığının teyit edilmesi ve Öcalan’ın siyasi imkân ve koşulları ilk soru/sorunu oluşturuyor. İlgili yasalar ne zaman çıkacak ve nasıl çıkacak? AK Parti çevreleri temmuz ayı sonunu işaret ediyor. Ama içeriğin tam olarak nasıl şekilleneceği ortada değil. İktidar cephesi, Orta Doğu’daki durum yüzünden PKK’nin silah bırakmayı ve alan boşaltmayı yavaşlattığını söylüyor.

İkincisi, Kürt hareketinin ve Kürtlerin kök taleplerinin nasıl karşılık bulacağı, daha doğrusu bulup bulamayacağı meselesi...

Üçüncüsü ise Öcalan ve Kürt hareketinin kendisini hazırladığı yasal siyasetin imkânlarının sağlanmasıyla ilgili.

İkinci ve üçüncü hususlarda zorluk ve işin zamana yayılma ihtimali ortada. İlk husus son derece kritik; gerek Kürt kesiminde gerek Türk kamuoyunda yaratacağı akisler bakımından son derece kritik. Zira partiler arası ilişkilere, kimi ittifaklara ve seçim sonuçlarına yansıyabilecek ihtimaller taşıyor.

İç siyasette son pist, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın durumuyla, üçüncü kez seçimlere katılmasıyla ilgili. Bunun iki yolu olduğu biliniyor: Ya anayasa değişikliği ya da Meclisin alacağı erken seçim kararı. AK Parti’nin bu ihtimaller üzerinde ciddi bir şekilde çalıştığı, zamanlama senaryoları yaptığı seziliyor.

Siyasi iktidar, CHP’nin içinde bulunduğu durumdan faydalanarak, o partinin kaosuna neşter atabilecek bir erken seçim önerirse, Özel ekibinin bu riski ve seçim meydan okumasını kabul etmesi olasıdır. DEM Parti’nin de temmuzda çıkacak yasalar ve verilecek vaatlerle erken seçime onay vermesi mümkündür.

Siyasi alanın dizayn ediliyor olmasının ve Kürt çözümünün böyle ikincil işlevleri olduğunu unutmamak gerekir.

Kartların karıldığı ve dağıtıldığı bir andayız.

Hamleleri zaman içinde göreceğiz.

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.