‘O’ uzakta ‘bu’ ise yakında!

Bulmak kelimesine geçelim. Bulmak ile olmak arasındaki irtibatı sağlıklı kurabilirsek bulmak kelimesi kendisini bize daha güzel açabilir. Aradığımız bir şey var ve diyelim ki onu bulamıyoruz. Olduğunu biliyoruz ama bulamıyoruz. “Ben” ile o nesnenin veya kişinin buluşması, birleşmesi halinde (buluşmak, birleşmek derken kelimelerin “b” ile başladığını görüyorsunuz değil mi?) ağzımızdan çıkacak söz şu: bu o! Belki de aslı şöyle: b-o!

“O” uzakta. “Bu” ise yakında. Bu kelimesinin açılımı “bu o” demek. “Bu o” ile sizi boğmayayım. Boğmak nasıl bir kelimedir? Ben ile irtibatı nedir? Boğmayı nasıl açıklayacağım, gel de işin içinden çık şimdi ey Asım. Boğmaya bilahare geçeyim, şimdi yine “b” sesi ile başlayan kelimelerden “batma” ile “banma”nın irtibatını ve farkını bir yoklayayım: Ekmeği yemeğe batırdığımızı düşünüyoruz. Ekmeği batırmakla banmak arasında nasıl bir fark var? Banmak kelimesi ile bana kelimesi arasında irtibat var mı acaba? Sorular bırakarak aralardaki ilişkileri yakalamaya çalışıyorum, sorularla konu dağılıyor diye düşünmeyiniz lütfen. “Banak” lokma anlamına gelen bir kelime imiş. Tuncer Gülensoy parmak batırmak, parmaklamak diye açıklıyor kelimeyi. Tabii bu açıklamaya parmak kelimesinin “barmak”, “barımak”, “barnak” şekillerindeki söylenişini hatırlatınca “barnak” ile “banmak” ve “batmak” arasında ilişki kurma işiniz biraz daha alengirleşiyor gibi görünür ama yine de aslında kolaylaşır. “Bar” kökünün “barış” kelimesinin kökü olduğunu, onun da varmak, varış anlamına geldiğini hatırlatıp varmak ile vermek arasındaki ilişki ve farkı parmak kelimesi üzerinden izah etmeye çalışayım sizlere. Kişilerin birbirine gidip gelme haline barış hali diyoruz. Birbirlerine “varış” hali yani. Seven delikanlılar sevdiğine her zaman sadece “benimle evlenir misin” diyecek diye bir kaide yok, “Bana varır mısın?” da denildiğine kulağınız eskilerden biraz aşinadır muhtemelen. Kız da sevdiğine “varırım” diye cevap verir. Biz modern, şehirliler “düşünüyorum öyleyse varım” demeyi öğrenip birbirine varmayı unuturken, “varım” diyerek farkında olarak olmayarak gittikçe yalnızlaşmayı seçerken köydeki kız “varırım” diyerek hayatına yeni bir yol açmakta, bireyleşmekten, yalnızlıktan kurtulup nice nice çocuklara, çocuklarının çocuklarına bir kapı açmakta. Ne güzel bir kelam imiş bu “varırım” diyebilmek. Pek sevdim kendisini şimdi.

Parmağımız bizi nerelere vardırdı!! Batmak ve banmak diyorduk. “Banlamak” yüksek sesle bağırmak anlamına geliyor. Bağırmak ile banlamakın ba köküyle başlamasını da dikkatinize sunmuş olayım bu vesile ile. Ezan banlamak şeklinde bir kullanımla halen seyrek de olsa karşılaşabiliyoruz. Bağırmanın yumuşak g’sinin düşüp barmak şekline dönüşebilmesini anlayabilirim ama banlamak ile bağırma ilişkisini kurmak zor geliyor. Banlamak acaba Farsçadan Soğdçadan gelme bir kelime mi?

İlgilisine not: DilEvi Etimoloji Topluluğu ile Yunus Emre Divanından Etimoloji derslerimiz Beşiktaş meydanındaki Sinanpaşa Camii’nin hemen yanında bulunan Beşiktaş Müftülüğü’nün yanındaki KAGEM’de devam ediyor. Dersler cuma günleri saat 17.30’da. Derslere ve DilEvi Etimoloji Topluluğuna katılmak isteyen ilgililer dilevietimoloji@gmail.com’a mail atabilirler. Topluluğumuza katılmanın bir ücreti vesairesi yoktur. Sadece ilgili, meraklı olmak yeterlidir. Ayrıca 2107’de TRT Radyo1’de hafta içi her gün 18.55’te yayınlanan etimoloji programımız Kelime Ağacı hafta içi her gün saat 14.25’e alınmıştır.

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
2 Yorum