Back To Top
Prizren’de Yunus ilahisi dinlemek

Prizren’de Yunus ilahisi dinlemek

 - Son Güncelleme: 20.07.2019 Cumartesi 10:43
- A +

Perşembe günü ikindi ezanından hemen sonra Prizren’den ayrıldık. Kimler vardı ayrıldıklarımız arasında? Arasta Derneğinden Agon, minik zeki oğlu Sedat, 15 yıllık dostum İlir kardeş, Çizgi romancı Gani Sunduri, Maarif Vakfından Mustafa Yılmaz Hoca ile Yücel Bey ve ismini şimdi hatırlayamadığım fotoğrafımızı çeken kardeşimiz.

Kimlerle oralarda idik: Türkiye’de dergi çıkarmakta olan 30 kadar gençlik dergisinin yayın yönetmeni ile oralarda idik. Ayrıca değerli yazarlarımız Ahmet Efe, Mevlana İdris ve Güray Süngü de bizlerle idi. Şimdiye kadarki Gençlik ve Spor Bakanları içerisinde kültürün, sanatın kıymetinin farkında oluşu ile tanıdığımız ve sevdiğimiz sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun genç dergicilerin Evlad-ı Fatihan’ı görmesinin faydalı olacağını düşünmesi ile bu kıymetli Balkan buluşması gerçekleşmiş oldu. Tüm kalbimle söylüyorum; Allah razı olsun. Allah kendisine uzun süre güzel hizmetler yapabilmeyi nasib etsin. Amin.

Saraybosna’da başlayan yolculuğumuz Mostar, Blagay, İşkodra, Tiran, Ohri, Kalkandelen, Üsküp, Mazgit ve Prizren duraklarına uğradı. 7 gün bir otobüs yazar, şair, karikatürist, editör çok güzellikler yaşadık. Güzel tanışıklıklara adım attık.     

Söze son günden başladım ama her gün ayrı bir güzeldi. Sonuncusu hüzünlü idi elbette. Öğle namazını Sinan Paşa Camiinde kıldıktan sonra kardeşlerimizle buluştuk. Bilahare Çamlıca tepesinin kıymetli kitap dostu Abdullah Akın Beyin selamını götürdüğümüz Saraçhane Halveti Tekkesinde sema odasında musikişinas Fadıl Dede’den ilahiler dinledik, o ilahilere eşlik ettik. Okuduğu ilahiler Türkçe idi. Yunus Emre’den ilahiler okudu daha ziyade. İnsan duygulanıyor. Çok çok sevdiğim, hayranı olduğum Yunus Emre’nin ilahisi ve tekkenin sevimli beyaz yavru kedisi ile Anadolu’dan binlerce kilometre uzakta farklı hüzünlere, güzel neşvelere girdim çıktım.

Türkçenin ipek sesi Yunus’un kelimelerini silahların 100- 150 yıl önce bizden aldığı topraklarda, camilerde, tekkelerde duymak o kadar hüzün dolu bir diriliş yıldırımları çaktı ki içimizde…

Bu hissiyatı sadece Prizren’de yaşamadım. Bosna’da da yaşadım. Kalkandelen’de Prof. Metin İzeti Beyin postnişinliğini sürdürdüğü Cerrahi Tekkesinde de yaşadım, Ohri’de Pir Mehmed Hayati Halveti Tekkesindeki 30 yıllık Halveti dervişi yaşlı teyze ile de yaşadım. Sultan Murad Hanın türbedarı Buharalı Saniye Türbedari Nine ile sohbet ederken de yaşadım. Üsküp’te 1200’den fazla seçkin, nitelikli kitap yayınlayan Balkanlardaki hatta Dünyadaki sayılı yayınevlerimizden Logos A yayınlarında Latif Mustafa Beyle görüşmemizde de, Köprü Dergisindeki Güray Süngü söyleşimizde de, Mostar köprüsünde Ahmet Efe Şiirleri Şiir Dinletisinde de, Blagay Tekkesinde, Sarı Saltuk’un makamında Mevlana İdris’in okuduğu ilahilerde de, tekkenin az ilerisindeki şerbetçinin ikramperverliğinde de, Cemaleddin Latiç ile sohbetimizde de, şimdi kapanmış olan Elif Dergisinin editörü Melika Nazirovaç ile Mladi Müslimani Marşının sözlerini tercüme ederken de  yaşadım bu duyguları…

Gazi Hüsrev Bey Kütüphanesinde Hamza Laviç’ten kütüphanedeki yazma eserleri koruma mücadelelerini dinlerken kendimi tutamadım. Kütüphanenin terasına çıktığımızda ise Aliya İzzetbegoviç olmanın ne demek olduğunu iliklerime kadar hissettiğimde göz yaşlarım sağanak olmuştu: Bu topraklar bir zamanlar mahzun değildi. Tevhidin yurdu idi bu topraklar. Şimdi hala tekbirler yükseliyor Bosna’da ama şimdi biraz hüzünlü o ezanlar…

Başçarşı’daki Connectum yayınları ve yayınladıkları kitaplar da, Prizren’deki Fleta yayınlarının Türkçeden tercüme ettirdiği Cahit Zarifoğlu’nun Yaşamak kitabı, Rasim Özdenören’in Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler kitabı, Hüseyin Su’yun, Köksal Alver’in, Atasoy Müftüoğlu’nun, Sezai Karakoç Üstadın kitaplarını görmek de beni derinden etkiledi.

Tiran’da Mehdi Gurra’nın Alsar Vakfındaki pratik aklı, gayretleri, sempatisi ve yayınları, Univers Dergisinde Prof. Ramiz Zekaj, Anisa ve Zamira Hanımların misafirperverliği, İşkodra Medresesinde, üzerine basarak söylüyorum, İmam Hatip Lisesi değil, medresesindeki çalışmalar… Balkanlar’ın kaynamakta olduğunu bize tekrar be tekrar gösterdi. 

Bu seyahatimiz vesilesi ile Balkanlardaki İslamcı entelektüel merkezin Saraybosna’dan Üsküp’e doğru kaymaya başladığını biz de hissettik.    

İslamcılığı öldürmeye çok meraklı olanlara söyleyeyim: Çok beklersiniz!

“Yeryüzü bize mescid kılındı

And verdik, toprak şahid tutuldu”

19-07/19/ekran-resmi-2019-07-19-210136.png

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 21:53
Sayın Gültekin, yanlış okura yazıyorsun... Karar'ın genel görüşü bakımından bu makale garnitür gibi duruyor...
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 23:03
0
Adamlar senin akit okuru olmama aldırmadan yorumunu yayınlamışlar. Demek sorun sende.
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 23:30
0
Akit okumam. Ama okuyanları da aşağılamam... Karar gazetesinin İslamcılığı hamaset diye yaftalayan bir yayın politikası var. Bu gizli saklı bir şey değil. Ayrıca sen niye gocundun ki...
KARAR OKURU 21 Temmuz 2019 08:08
0
Adamlar islamcı diye olmadık hakarete uğradı. Hala sağda solda işten kovuluyorlar. Senin gibiler de aman bunlar islamcı falan değil diye üşenmeden sağda solda kampanya yapıyor. Kimin aklına gelir böyle bir yazı üzerinden gazete karalamak. Akit değilsennpelikansın.
KARAR OKURU 24 Temmuz 2019 19:58
0
08.08, Hayırdır kardeş, benim neci olduğum senin derde salmış. Ben Karar Gazetesini eleştirdim, seni değil.
İslam ve İslamcılık bir bütündür. İslam'ı kontrol altına almak isteyen emperyalistler, buna itiraz eden Müslümana İslamcı diyor. Bunu farkında olmayan bazı Müslümanlar da aynı ağızla konuşuyor...
Kardeş İslamcılıkta ne yahu. Hıristiyancı,Yahudici,Budistçi,Hinduistçi vs. oluyor mu. Biz İslam dini mensupları kendimize Müslüman diyoruz. Müslümanlık yetmiyor mu. Ve yer yüzüde müslümana mescit kılındı. O'culara bu'culara değil birader.
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 21:16
1
20.02, Hiç bir Müslüman durup dururken ben İslamcıyım demiyor. İslam'ı kanarya sevenler derneği yapmak isteyenler, İslam'ın ahkamını önemseyen Müslümana İslamcı diyor...
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 12:06
Siz olayı pek yanlış anlamışsınız Asım Bey. İslamcılığın ölmesi İslam'a zarar vermez, bilakis onun faydasınadır.
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 21:50
1
Edebiyatçının ölmesinin edebiyata bir faydası olmaz...
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 07:47
İslam ilelebed payidar kalacaktır. İslamcılık ise er veya geç toprak olacaktır
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 21:14
3
Sahabe bu gün sağ olsa bu Batıcı geri zekalılar hepsine İslamcı derdi... Uyanın artık...
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 04:23
Sayenizde oralarda olduk adeta.
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 03:27
İslamcı mı? -cı eki... Olmadı. Simitçi,turşucu,bozacı,sucu...
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 21:52
1
Belli bu mevzuya kafan basmıyor. Simitçi, turşucu gibi değil de, Fizikçi, Tarihçi gibi düşün... Belki anlaman kolaylaşır...
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 03:20
-cı eki olmadan İslâm olmuyor mu? Entelektüeller bu -cı ekinden rahatsızdır. İslâm entelektüelliği daha şık ve güzel...
KARAR OKURU 20 Temmuz 2019 00:36
Kimsenin İslamcılığı öldürmek gibi bir derdi yok. İslamı, İslamcıların kendileri öldürüyor. İnsanlar yaşanan rezaletleri gördüğü için akın akın dinden uzaklaşıyor. Sayın yazar sizin ön yargılı, çarpıtan ve suçlayıcı tavrınız bile uzaklaştıran bir unsur. İslamcılığın katili sizsiniz bence.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN