Dava’nın Davası

Bazı kitaplar hatırlamak için yazılır.

Kütüphanedeki yerini aldığında bir hafıza mekânına dönüşür.

Bazı kitaplar yalnızca geçmişi anlatmaz. Bir milletin hafızasını geleceğe taşır.

Raşit Demirtaş ve Mahir Durakoğlu’nun hazırladığı Dava’nın Davası -kurgulanmış bir davanın arka planı- bu nitelikte bir çalışma.

Türkiye’nin yakın tarihi yalnızca iktidarların, darbelerin ve seçimlerin tarihi değildir. Aynı zamanda mahkeme salonlarının, savunmaların, iddianamelerin ve yıllara yayılan bekleyişlerin tarihidir.

Yakın siyasî tarihimizin en çok tartışılan yargı süreçlerinden biri olan “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası,” aradan geçen yıllara rağmen gündemdeki yerini koruyor. Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan bu eser, söz konusu süreci belge ve tanıklıklar ışığında yeniden ele alırken, yalnızca hukukî bir dosyayı değil, aynı zamanda bir dönemin siyasî iklimini de okuyucunun önüne seriyor.

Kitabın adı bir hayli dikkat çekici: Dava’nın Davası. Burada yalnızca bir dava anlatılmıyor, davanın kendisi de sorgulanıyor. Yargılanan insanların ötesinde, bir fikrin, bir hareketin ve bir dönemin nasıl algılandığı üzerine geniş bir muhasebe yapılıyor.

Aradan yıllar geçtikten sonra tarihe dönüp bakmak kolaydır. Zor olan, o günlerin ruhunu anlayabilmektir. Dava’nın Davası, tam da bunu yapmaya çalışıyor. Belgeler, hatıralar ve tanıklıklar arasında ilerleyen okuyucu, yalnızca bir hukuk sürecini değil, 12 Eylül 1980 sonrasında şekillenen siyasî atmosferi, yargılamaların Türk milliyetçiliği hareketi üzerindeki etkilerini ve dönemin toplumsal iklimini de yeniden değerlendirme imkânı buluyor.

Eser; iddianamelerden savunmalara, resmî belgelerden dönemin tanıklıklarına kadar geniş bir kaynakçaya dayanıyor. Bu yönüyle yalnızca hatıralara yaslanan bir anlatı değil, araştırmacılar ve yakın siyasî tarih üzerine çalışanlar için de önemli bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor.

Bu tür eserlerin en önemli tarafı, okuyucuyu aynı fikirde olmaya zorlamamalarıdır. Onlar bir kapı aralar, o kapıdan girip döneme nasıl bakılacağı ise okuyucuya kalır.

Bugün Türkiye’nin farklı kesimleri geçmişe dair farklı hafızalar taşıyor. Belki de bu yüzden böyle kitaplara ihtiyaç var. Konuşulmayan her hadise zamanla sisleniyor, belgelenen her hadise ise tarihin önüne bırakılmış kalıcı bir kayıt olarak yaşamaya devam ediyor.

222 kişinin idam istemiyle yargılandığı “MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası”nın ünlü avukatı Şerafettin Yılmaz’ın öncülüğü ve teşvikiyle, Raşit Demirtaş ve Mahir Durakoğlu’nun titiz çalışmasıyla hazırlanan Dava’nın Davası, yalnızca geçmişe dönük bir hatırlama çabası değil; aynı zamanda geleceğe bırakılmış bir hafıza kaydı niteliği taşıyor. İster aynı kanaatte olun ister olmayın, yakın tarihimizin en tartışmalı sayfalarından birini belge ve tanıklıklar üzerinden yeniden okumaya davet ediyor.

Bazı kitaplar okunur ve rafa kaldırılır. Bazıları ise raflarda dururken bile hafızayı diri tutmaya devam eder. Dava’nın Davası, işte o ikinci gruba dâhil eserlerden biri olarak öne çıkıyor.

Son hükmü, mahkemeler değil, zaman ve hafıza verir.

YORUMLAR (4)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.