Back To Top
Eğme beni eğitim!

Eğme beni eğitim!

 - Son Güncelleme: 11.07.2019 Perşembe 10:02
- A +

"Millet ruhunu yapan maariftir. Marifin düşmesi millet ruhunu yerlere serer. Maarife değer vermeyiş millet ruhunun yıkılışını hazırlar. Maarif hangi yönde yürürse millet ruhu da onun arkasından gider. Şu halde millet maarif demektir.”

Büyük fikir adamımız, ruh cephemizin gösterişsiz ve nümayişsiz maden işçisi, isyan ahlâkçısı Nureddin Topçu’yu vefatının 44. Yıldönmünde rahmetle yâd ediyorum.

Son günlerde maarifle ilgili yazıyorum. Şimdi “eğitim” deniyor.

Meselenin temelinde dil var, bunu kimbilir kaçıncı defadır tekrarlıyorum. Maarif zengin bir kelime. Türevleri ile birlikte (ârif, irfan, tarif, marifet vs.) bir zihin dünyası oluşturuyor. Maarif süreçlerini ifade eden tahsil, terbiye, ders, tedris-tedrisat ve talim gibi kelimeler var ki şimdi bunların neredeyse hepsi (ders hariç) safdışı edildi, varsa eğitim, yoksa eğitim.

***

Eğitim ise anlam alanı netleştirilememiş bir kelime. İlk uydurulduğunda, yani 1935’te karşısına “terbiye” yazılmış. Fransızca iki kelimeye karşılık olduğu da belirtilmiş: Education ve dressage. Belirsizlik buradan başlıyor.

Education’u Hasan Bedreddin Küçük Kamus-ı Fransevî’de , “terbiye, tahsil, talim, besleme, yetiştirme, edeb, âdab-ı ictimaiyeye vukuf” olarak açıklıyor. Dressage için ise “terbiye, talim, koruma, rekz (dikme, kurma), kaldırma” karşılıkları veriliyor.

Biz eğitimi hataen maarif yerine koymuş olsa idik bile, tahsil, terbiye, ders, tedris-tedrisat ve talim gibi kavramları kullanmaya devam etmeli idik. Kelimelerle birlikte anlamlar da ortadan kalkıyor. İnsan yetiştirme ile ilgili kelimeler bunlar.

***

Bu konuyla ilgilenirken bir eğitim tarifi ile karşılaştım, ki “eğitimci” camiasında yaygın bir tarif olduğu anlaşılıyor. Önüne gelen bu kalıbı kullanıyor. Meselenin bam teline işaret ediyor.

“Eğitim; bireyin davranışında, kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak istendik değişme meydana getirme sürecidir.”

Bu tarif kökten sakat!

Eğitim sırf davranışta bir değişim midir? Eğer öyleyse, bunun hayvan eğitiminden farkı yok demektir!

Bu tarafını geçelim. Bu tarifte ne denilmek isteniyor? Eğitim ne imiş yani? Bu sözlük yardımıyla bile anlaşılabilecek bir tanımlama değil.

Neden? Siz hiç “istendik” diye bir kelime duydunuzmu?

Duyduysanız mânası nedir? Boşuna sözlüklere davranmayın: Türkiye’de hiçbir genel sözlükte bu kelime yoktur.

Neden? Uydurmanın da bir haddi var.

Eğer bu Türkçe bir kelime ise, Türkçenin kelime yapma yolları belli. Zaman zaman zorlamalar oluyor, ama bu kadar ileri gideni yok. Geçmiş zaman zıfat fiil eki -dık, -dik var ama böyle bir kullanım yok. “İstendik” denilince soru şu olur: Ne zaman istendiniz!

Bu kelimeyi kim uydurduysa, tamamen keyfine göre uydurmuş.

***

Keyfe göre kelime uydurabilir mi? Keyif bu! Yine de başka bir hiç bir dilde olmaz, olamaz! Fakat konu bütün toplumu ilgilendiriyor. Şiir yazmıyoruz ki, “anlaşılmasa da olur” veya “ne niyete okunursa öyle anlaşılır” diyelim. Maarif/Eğitim herkesin ilgi alanında. Öyleyse, milletin gözünün içine baka baka bilinmeyen, mutabık kalınmayan bir kelime ile tarif yapamazsınız. Fakat birisi yapmış, birileri de onu tekrarlayıp duruyor. Bu doğru olduğu anlamına mı gelir?

Ne demek “kasıtlı”? Kasıt ihtiva eden, yani art niyet taşıyan demek! Acaba “talep” yerine mi kullanılıyor? Ya “istendik”? galiba bu “iradî” olabilir! Yani talep ederek ve iradî olarak!

Eğitim sistemi önce Türkçe öğretecek değil mi? Balık baştan kokmuş! Piza kulesi neden eğilmeye devam ediyor, apaçık ortada!

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Hüseyin Kalecik 16 Temmuz 2019 15:45
Uydurma da bir yoldur. İstendik de var bilindik de. Uyduran da Prof. Dr. Selahattin Ertürk...
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 19:35
Güzel bir yazı . Yüreğine saglik
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 11:30
İstanbul'da her dört liseden biri imam hatip lisesine dönüştürülmüş. Anadolu Liselerinin sayısı azlatılıyor. Fen Liseleri ise sadece 12 tane koskoca İstanbul'da. Herkesi belirli bir dini kalıp üzerinden tek tip insan yetiştirmeye üstelik bunu da kifayetsiz muhterisler eliyle yapmaya çalışmaya ne demeli? Toplum mühendisliği asla başarılı olmaz. Sadece o ülkeyi batırır.
KARAR OKURU 13 Temmuz 2019 19:34
0
Bütün cehaletler imam hatiple mi oldu. Yani kemalist sistem ve sacmaliklarina ses cikaramayip ha bile imam hatip diye zirvalamak da ne ola.
Cenk Berker 16 Temmuz 2019 15:56
0
Sen çocuklarını gönderme birader? Demokrasi var.
Karar Okuru 11 Temmuz 2019 22:21
Orta doğulu, güya aydın takımı sopa yerken antrenörü tarafından pohpohlanan boksörün dediği gibi “yahu ben iyi isem o zaman beni kim dövüyor” dediği durumda. Yahu madem medeniyetimiz, dinimiz iyiydide niye bu arap ve müslüman dünyası azap içinde?? Çok bir şey yazmanında gereği bunu anlayacak kafa zaten burada olmazdı. Bir şey yapmayalım çoban arayalım iyi.
MUHAMMET APAYDIN 11 Temmuz 2019 21:15
Sayın yazar, -dık/-dik sıfat fiil eki ile türetme yapılıyor: "tanı-dık, bil-dik ..." gibi; ancak "eğitim"in tanımında uygun düşmemiş, "istenen, istenesi" denebilirdi. Zaten tanım da tartışma götüren, hatta "sakat" bir tariftir.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 17:23
Mehmet Bey'in hoslanmadigi kelimeleri kullanmayin. Sadece ve sadece onayladigi kelimeleri kullanin. Arapca, kullanimdan dusmus kelimeleri kullanin ki mutlu olsun... Boyle bir takintisi olan biri kalkip sozluk yazmis. Ben almayayim.
ibrahim 11 Temmuz 2019 16:34
Lisanımızı günümüzde en güzel isti'mal eden münevverlerimizden birkaçı; Prof. Ekrem Buğra Ekinci, Kadir Mısroğlu (rahmetli). Ayrıca Risale-i Nur Külliyatı, Mehmed Zahit Kotku (r.a.) eserleri gibi kitaplar, güzel Türkçemizi pek güzel ifadelerle dolu dolu sevdiren numunelerdendir.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 21:27
1
Bir de Hayati İnanç beyefendi var ki pek güzel kelâmlar eder, pek hoş anlatır..
Okur 11 Temmuz 2019 16:01
Eğitim kelimesinin maarif kelimesine kıyasla sığ bir anlam bütününü kapsadığı ortada. Ancak eğitimle birlikte maarif kelimesinin çağırıştırdığı içerikler de anlaşılabiliyor. Eğitimi sisteminin düzelebilmesi için kelimeyi maarif olarak düzeltmeliyiz gibi bir neticeye varmak da işe yarar bir sonuç vermez. Geçmişte bir hata yapıldığı ortada. Ancak bugün eğitime arzulanan anlamı yüklemek elimizde.
Candaroglu 11 Temmuz 2019 15:25
Yazarin son yazisina bu yorumu yapmistim. Tekrar edeyim: Bazi yorumlari okuyunca hakikaten de lisan hususunda büyük problemlerimiz oldugunu anliyoruz. Yazar sanki bu yazisinda yeni kelime üretilmesin demis te bu arkadaslar bunlari yazmislar. Halbuki yeni kelime üretilmesine karsi cikan yok. Yazari bildigim icin söylüyorum. Yazar, yeni kelimelerin üretilmesine muhalif degildir. Söyledigi sudur: Yeni kelime üretilsin ama bu kelimeler yine lisanimizin kural ve kaidelerine göre üretilsin.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 14:30
Olumsuzu da var mı acaba "istenmedik" diye? Yoksa ben uydurdum. Hayırlı olsun. Örnek cümle: Bu kelime uydurma işi çok istenmedik bir yönde dört nala gidiyor ya, hayırlısı...
Çerkez Ethem 11 Temmuz 2019 13:27
İSTENDİK veya İSTENMEDİK Bütün mesele bu ! t.c.'de 90 yılda ataputun uydurduğu türkçe'nin geldiği nokta ! Acilen YENİ DİL DEVRİMİ GEREK ! Mesela Japonca ! 1 günde bütünüyle bize yabancı bir alfabe zorla dayatılmasına zaten antremanlıyız ! Japoncayı alsak, şuanki bilimsel veya ekonomik seviyemizden imkanı yok, daha kötü olamayız ! Hemde 1 günde 150 milyon aynı dili konuşan uzaktan kankalarımız olur vede uzak doğu nun sporlarınada ilgimiz kat kat artar belki buda toplumsal sağlık sorunlarımıza (obesite gibi) çözüm olabilir, yane kazan kazan ! Koniçiva ve sayanora herkese...
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 14:00
5
Mesele alfabe meselesi değil Çerkez Ethem. Mesele bilim meselesi, çalışma meselesi. Dilde keramet olsaydı bugün hayranı olduğunuz Araplar uzaya çıkardı. Alfabe değişince bilgi değişmiyor. Bilgi her dilde aynı bilgidir. Tembelliğe, boşvermişliğe bahane aramayın.
ali 11 Temmuz 2019 13:02
dilinize sağlık
Nurettin üstad o beğenmediğiniz Mustafa Kemal Paşa tarafından yurtdışına1928’de Fransa’ya okumaya gönderildi.. Ayrıca müslüman ve sosyalisttir. Ve şu sözü onun muhafazakârlığa nasıl baktığını gösterir. Derki;Bunlar cam arkasından sakal öperek hırka takdis etmede dindarlık var sandılar. İnsanın nefesinden şifa umdular. Medeni nikáhı eksik bulup imam nikáhında keramet aradılar. Tespih sayısında hikmet buldular. Günahları rakamlarla ölçtüler. Duaları sesli yaptılar. Merasimle ruhlarını tatmin ettiler. Böylelikle eşyanın hayatına sayıları tatbik etmekle muazzam bir dini matematik sistemi meydana
Sansür yok deemi ! 11 Temmuz 2019 12:36
Kişinin, eğitimi veren otoritenin bilinçli olarak tasarladığı normlara uymaya dönüştürülme sürecidir. /Yani hakim gücün, kişiyi kendi yaşantısı içinde bilerek(kasti) istediği(istendik) biçime sokması/ Anlamları çıkıyor gibi bayım. Doğru diyorsun birileri bir yerlerinden birşeyler uydurmasın da. Sen ne yaptın bu güne kadar Türçe için. Birini yererken Farsça ve Arapça kelimeleri savunmaktan öte geçemiyorsun. Otur çalış Türkçeye ve Türklüğe bir katkın olsun. Elin Arabını Farsını kayıracağına. Anaaa yoksa Türk değil misin. O zaman karışma milletin işine. Yürü git nere istiyorsan oraya.
Ali Peçenek 16 Temmuz 2019 15:59
0
Seviyene uygun yerlerde yorum yazman daha güzel olur kardeş. Bu mevzular biraz derin. Sen bilemezsin amam Yazar, "Elin Arabını Farsını kayır"mıyor, aksine Türkün hukukunu omuzluyor. Gücü yetmiyor garip Türkmen'in o başka.
Halil 11 Temmuz 2019 12:28
Yorumcuların bir kısmı yazarın dediklerini ön yargılarından dolayı anlamak istemiyor.Lisanımızı ideolojilerimize alet etmeyelim.(Hamiş: Yazarın da bazı cümleleri tashihe muhtaç!)
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 12:04
Eğitimin önündeki en büyük engel siyasiler... Zira siyasetçiler karşılarında eğitimli bir toplum istemez. Meydanlarda bütün söylemlerine inanan, ardını arkasını araştırmayan, kolayca kanabilen toplumlara hitap etmek daha kolaydır. Bu yüzden her gelen daha bir öncekinin sonucunu alamadan eğitim sistemini değiştirir. Böylelikle tam da siyasilerin ağzına layık, sistemlerin alt üst ettiği, birbirinden kopuk nesiller yetişir. Bu, kırk yıl önce de böyleydi, şimdi de böyle...
Ahmet Apak 11 Temmuz 2019 11:46
Piza (Pisa mı yoksa?) kulesinin eğilmeye devam ettiğini nereden çıkarıyorsunuz?
Eğitim maalesef farklılıkları yok edip,benzeştirme üzerine çağrışım yapan bir kavramdır bende.Bu nedenle ideolojik devletler "eğitir",sınırlı devletler ise "öğrenime" değer verir.İkisi arasında dağlar kadar fark vardır.Hele hele kavramları bir "torbaya" koyup,cahil(!) halkın bilgilendirilmesini esas alan "Eğitim şart "laf ve söylemi çok sorunludur."Eğitim" kavramının arka planına gidersek,Kaşgarlı Mahmut'ta "iğitmek" sözüne,İngilizcede de "educare" kavramına varırız.Başarılı olmak istiyorsak bu alanda,işe Bakanlığın adından başlamalıyız.Tabandaki görevlilerden değil!"Tedrisat" eğitim değil.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 10:05
Mehmet Bey yine meşhur sözlüğünüze baktım. Eğitimciye karşılık olarak terbiyeci, mürebbi demişsiniz. Terbiyeci günümüzde at, köpek vs. eğitmenleri için kullanılıyor. İnsanlarda yanlış yapan birilerini düzeltmek olarak da algılanıyor. Mürebbi zaten ölü. Siz eğitimci dememek için yerine hangi kelimeyi kullanırsınız? Bir de sözlüğünüzün yarısı artık kullanılmayan Osmanlıca kelimelerden oluşuyor ama hiçbirine eski diye not düşmemişsiniz. Ancak yeni kelimelerin hemen hepsi uydurma olarak belirtilmiş.
Hasan Kostak 16 Temmuz 2019 16:09
0
Karar'ın böyyük, aydın, akıllı okuru... o kelimeleri kullanacak çapta okur yazar yok da ondan. Osmanlıca diye bir dil olduğunu sanacak kadar âlimâne tavırlarına da bayıldım doğrusu. Mehmet beyin kalemini kıralım, bir daha yazamasın.... Siz de sözlüğünü yırtın yahut beğenmediğiniz kelimeleri karalayın, kullanamasın bir daha.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 08:31
Dili bozdular. Dünyanın hiçbir yerinde bir dil bu kadar keyfiliğe maruz kalmamıştir. Dilin oturmadigi bir ulkede ne düşünce olur ne eğitim. Sadece kör döğüşü olur.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 08:23
Sayın köşe yazarı, bir gün de öğretim üstüne yazı yazın. Eğitim, insanın yontulmasıdır. Ağaç yaşken eğilir gibi.
Musto 11 Temmuz 2019 08:02
Cumhuriyetin eğitim sisteminin sonuna doğru 50 yılların sonu 60 yılların başlangıcı önce eğitmenlerden sonra öğretmenlerden ders aldık değerli insanlar yerli malı haftaları kutlar yerli üretim ne varsa okula götürürdük bir gün mecburi sut tozu ve beyaz undan vita yagi ile yapılan kete yeme mecburiyeti getirildi sırasıyla bunlar pişirilir yememek için ne dayaklar yedik.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 06:00
Teşekkür ederim sayın yazar mükemmel bir yazı.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 05:37
"istendik"; istenen, arzu edilen demek. Sozlukte boyle bir kelime yok demissiniz ama var. Internetteki sozluklere de baktim, orda da var. Zaten sozluge bakmadan da anlayabilirsiniz bu kelimenin anlamini.
Sansür yok deemi ! 11 Temmuz 2019 01:07
Kasıtlı : bilinçli olarak, yaptığının farkında olup tasarlayarak yapmak İstendik : arzu edilen, istenilen, murad edilen Eğitim: kişinin hayatı içinde, bilerek tasarlanmış, istenilen çerçevede değiştirilmedir. Burada kişinin değil otoritenin (anne-baba-devlet) her kim olursa olsun kastı ve arzusu anlatılmak isteniyor gibim.
Karar Okuru 11 Temmuz 2019 00:48
Tarifi nereden aldığınızı belirtseniz iyi olur. Ayrıca sizin düşğncenize uygun eğitim nerede var. Varsa o ülkenin gelişmişliği ne durumda?Yoksa orta doğuda çok yaygın olan kendi acı gerçeklerinden kaçmak için rüyası görülen hiç olmamış olmayacak hayaller mi bu yazılanlar.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 00:07
Kabak tadı veren müzmin İslamcı muhabbetine devam. Sayın yazar, yazılarınızdan anlaşılıyor ki siz, sizin kelimelerinizi kullanırsak eğitilmiş yerine ehl-i irfân ve terbiye görmüş birisiniz. Buna rağmen ülkeye katabildiğiniz tek şey Atatürk'e vurmak ve Arapçayı savunmaktan ileri geçmiyor maalesef. Yani işiniz hamaset olmuş. Hâlâ yanlış fikirlerinizde inat etmeniz de kindarlığınızı gösteriyor gibi. Çok yazık, çok. 100 yıllık İslamcı ideolojiyi bu kadar küçük hevesler için harcamamalıydınız.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 08:17
1
Eline sağlık
Karar Okuru 11 Temmuz 2019 09:24
3
Tamda bu. Psikolojideki takıntı hastalığı gibi dön baba dönelim. Ne farklı bir bakış açısı, ne yeni bir yaklaşım. Tilkinin erişemediği üzüme koruk demesi gibi reddiyecilik. Tipik hiç bir iş yapmamış, yapamamış ama kendinide anormal abartan tiplerin davranışı gibi. Ama asıl besleyici husus hayata ve gerçeklere dahil olma beceriksizliğinin verdiği kin ve öfke.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 00:01
Yazar diyor ki dilimiz çok önemli, batı dillerinden sözcük alınmasın, yeni sözcük de üretilmesin. Sadece Arapça ve Farsça'dan sözcük takviyesi yapılsın. Türkçe'ye de Türk'e de alerjisi var. Her fırsatta verip veriştiriyor. Türkçe'nin güzelliklerini, zenginliğini görmemeye kararlı. Bu fanatiklik doğruyu görmesini engelliyor.
KARAR OKURU 11 Temmuz 2019 08:21
1
Senin de eline sağlık.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN