Back To Top
Milli Eğitim Bakanı Nureddin Topçu okudu mu?

Milli Eğitim Bakanı Nureddin Topçu okudu mu?

 - Son Güncelleme: 18.06.2019 Salı 09:27
- A +

Aslında soru şöyle sorulabilirdi: Millî Eğitim Bakanı Nureddin Topçu’dan haberdar mı?

Soru cevabını ifşa ediyor aslında. Tanısaydı, okusaydı başka, bambaşka bir programla çıkardı karşımıza.

Asıl felaketimiz, diplomalı okur yazarlığı çoğaltmak, gerçek okur yazarı azaltmak; “milli eğitim” bunu yaptı ve yapmaya devam ediyor.

Türkiye diplomalı okur yazarlıkta, ilk öğretimde yüzde yüze yaklaşıyor. Bu alfabe inkılâbı yapılırken en yakın hedefti. Mustafa Kemal Paşa 1928’de Sarayburnu konuşmasında bütün milletin en fazla on-on beş yıl içinde okur yazar olacağını söylemişti; Latin harfleri sayesinde tabiî… Harf inkılabından on yıl sonra vefat ettiğinde, okur yazarlık oranı yüzde yirmilerdeydi.

Alfabe ile okur yazarlık arasında kurulan bu ilişki inandırıcı olabilir mi? Arap alfabesi okur yazarlığa mâni, Latin alfabesi ile mesele çözülür! Kemal Paşa’nın tezi sağlığında iflas etmişti. Şu sıralar Latin alfabesi kullanan Türkiye ile Arap alfabesinden vazgeçmeyen İran’ın okuryazarlık oranları neredeyse aynı.

“Arap alfabesi”ne rahmet okutan yazı sistemleri var dünyada. Çin, Kore, Japon yazıları…Üç ülkede de okuryazarlık yüzde yüze yaklaşıyor. Japonlarda alfabeler kademe kademe. Birinci kademede Katakana alfabesi var ve 46 karakterden oluşuyor. Kanji alfabesinde onbinlerce karakter varmış, 1945 karaktere düşürülmüş. Bunların dışında özel isimleri yazmak için 983 karakterlik bir liste de mevcutmuş…

Milleti yüzde yüz diplomalı okuryazar yapmamıza az kaldı, peki sonuç ne? Türkiye kitap okurluğu sıralamasında diplerde yer alıyor. Orta öğretim öğrencilerinin okuduğunu anlama konusundaki vahim durumu Pisa ölçümlerinde ortaya çıkmıştı.

Başarıyı rakamlarda, istatistiklerde aramak neyi değiştiriyor? Bütün milli eğitim bakanları daha çok okul yapmakla, derslik açmakla, ikili öğretimi kaldırmakla öğündüler. Bunlar öğünülecek şeyler elbette. Fiziki şartları iyileştirmek gereklidir, fakat yeterli midir? Bunun üzerinde duran olmadı.

Konuyu dağıttık sanki. Nureddin Topçu, Türkiye’de eğitim-öğretim sistemi ile ilgili düşünen ve sıradanlığa düşmeyen nadir fikir adamlarımızdan birisi. Kendisi maarifin içinden geliyor, 40 yıl lise öğretmenliği yapmış. Gerçek anlamda “muallim”. Yalnız Nureddin Topçu, eğitimin, öğretimin daha doğrusu “maarif”in ruhunu kavramış ve ona göre düşüncelerini derinlemesine ifade etmiştir.

Şu sözü hüsnü hatla yazıp maarif vekillerinin fonuna asmak gerekir: “Öğrenmek zekânın, yapmak ahlâkın işidir!”

Koskoca bir maarif sistemini yalnız bu cümlede ifade edilen hükme göre tanzim etmek mümkündür. Milli Eğitim, adına rağmen gerçekte öğretim bakanlığıdır. Eski yeni, gerekli gereksiz bilgilerin genç beyinlere aktarıldığı devasa bir cihazdır. Bu aktarma işindeki başarısı ayrı mesele, bu bilgilerin gençleri merak uyandırarak araştırmaya sevk etmesi durumu ile karşılaşmıyoruz. Gençlerin ite kaka da olsa kitap okumaya, ufuklarını genişletmeye yönelik bir tutumlarının olmaması en güçlü delilimiz.

Topçu, “çocuğa herşeyi öğreten mektep onu ne kadar düşüncesiz yapabiliyor” diyor. Tahsil aslında bilgi öğretmek yanında değer kazandırmalıdır. Milli Eğitim gençlerimize hangi değerleri kazandırıyor? Nureddin Topçu, eğitim sistemi içinde değer kazandırıcı müfredatın nasıl bir değişim geçirdiğini şöyle özetliyor: “İnsanı düşündürecek felsefe kültürü okullarda şöyle bir inkılâp geçirdi. Önce metafiziğin Allah bahsi lise programlarından çıkarıldı, sonra Allah’a götürüyor diye ruh bahsi de atıldı. Daha sonra varlık üzerinde düşündürdüğü için bütün metafizik bahisleri lise felsefe programlarından çıkarıldı. İnsanı tanıtan ahlâk bahsi lise felsefe programların ufak bir köşesine sıkıştırıldı…”

Topçu’nun söylediklerine son noktayı biz koyalım: Ve sonunda felsefe dersleri seçimlik hâle getirildi!

Topçu’nun asıl mesleği “muallimlik”ti. İlim kökünden “muallim”in çağrışım zenginliği karşısında “öğretmen” “sözcüğü!” ne kadar âcizdir!. Topçu bir mürebbî olarak şöyle söylüyordu: “Gencimizin ruhu sarsıntı halindedir. Gençler spor, siyaset ve kazançtan ibaret üçüzlü hayat maddeciliğine daha beşikten blaşlıyarak meftun yetişmektedirler. Bu üçüzlü belâ onların ruhunda güneş ve tabiat, aşk ve miraç yaşatmıyarak, varlığını maddenin altında ezilmiş bir iskelet halinde beşikten mezara kadar takip ediyor ve bir çelenkle sarıp toprağa teslim ediyor.”

Türkiye’nin Maarif Davası Milli Eğitim Bakanı’nın başucu kitabı olmalı!

Not: Bu yazı başlığını on yıl önce de kullanmışım. O zaman -hikmetinden sual olunmaz- bir hanım bakan yapılmıştı. Tabii sorumuz cevapsız kalmıştı, şimdi de cevap beklemiyoruz.

Kitap hattı:

Bana Öğretmenini Söyle!

Öğretmen, fakat şair Hüseyin Akın’ın kitabı. Öğretim sistemi üzerinde içeriden konuşan, yazan çok fazla yok. Öğretmenler robotlaşmış âdeta. İnsan yetiştirmekle bitki yetiştirmek arasındaki fark üzerinde düşünen çok az. Hüseyin Akın bu basmakalıplığa karşı kalemini esirgemeyen bir yazar. Bir kitap dolusu yazı, sırf başlıklarını okumak bile sarsıntıya yol açıyor. Onun kitabını okurken Topçu okumuş bir öğretmenin duyarlığına sahip olduğu görülüyor. (Şule yayınları, 0212 528 23 57).

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 09 Temmuz 2019 17:42
Bir milletin yazı dili o milletin dinini gösterir osmanlıca diye bir dil yoktur türkçenin konuştuğumuz türkçenin islami yani kuran harfleri ile yazılmasıdır osmanlıca 600 yıl boyunca bu şekilde kullanılmıştır. Harf inkılabı ilericiliği değil gericiliği getirmiştir. Cumhuriyet kurulduğundan beri kaç yıl geçmiş hep yerinde sayan bir devletiz şuanki amerika,şimdikilerin beğenmediği osmanlı arşivlerini araştırıyor eyalet sistemi tımar sistemini kullanıyor bir zamanlar bu devlet osmanlıya vergi veriyordu ne demişler önce kendini geliştir sonra başkasını eleştir.
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 11:52
"Türkiye'nin Maarif Davası"defalarca okudum ve öğrencilere defalarca bellettire bellettire okunması gerekir diye düşünüyorum
KARAR OKURU 19 Haziran 2019 08:20
22.56'da yorum yazan arkadaş. İşte bunu anlatamadık. Osmanlıca meraklıları sanıyor ki çok zengin bir Osmanlı kitap kaynağı var. Millet deli gibi okuyor, yazıyor. Matbaanın icadından 200 sene sonra Mütefferrika'nın çabasıyla matbaa geliyor. Bütün servetini kitap basmaya harcayan Mütefferrika, halk okumadığı için batıyor, matbaayı kapatıyor. O sırada azınlıkların matbaaları baskı üstüne baskı yapıyor. Osmanlıca ne var? Haa mezar taşları var.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 23:28
Mükemmel bir yazi. Bu ülke harf inkılabı ile köksüz bırakılmıştır. 100 senelik bir geçmişi olmayan bir devlet. Ahh ahh. İngilizce ve Arapça bilmeyen veya yabancı bir dil bilmeyenin hafızası 80 yıldır Türkiye'de. Bu hafıza da yanlis v yalanlarla suslu
Ahmet 18 Haziran 2019 22:21
Her milli eğitim bakanı ortama iki yıl görev yapıyor. Bakan, bakanlığı, çalışma arkadaşlarını tanımak, kendi anlayışına göre çalışacak yeni kadroları atamak tabi ki isteyecek. Bu işler ortama bir buçuk yıl sürüyor. Bir de idealist ve yeni bir sistem kurmayı amaçlıyorsa, o sistem yarım kalıyor. İş kime kalıyor, hataları görüp sistemi eleştiren Mehmet Doğan gibi ömrünü Türk diline-eğitime adamış, bu uğurda eserler vermiş kişilere kalıyor. Bakanlar bu tür düşünürlerden neden yararlanmak istemezler onu da anlamış değilim
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 20:27
Öğretmenliğime laf eden zavallılar! Bulunduğum ilin en iyi öğrencilerini yetiştirdiğim konusunda her şeyine iddiaya girerim. Bilip bilmeden mesleğim hakkında konuşmaya hakkınız yok. Anlamadıysanız tekrar söyleyeyim. Çocukları en geç aralık ayında okuma yazmaya geçiriyoruz. Sorun alfabede değil, sorunu alfabeye bağlamak acizliktir.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 18:54
Osmanlı'nın çok mu muazzam bir kitap birikimi vardı? Sizin kaynak dediğinizin büyük bölümü devletin vergi ve askerlik için tuttuğu kayıtlar. Bunun dışında bir kaç tane de divan şairi var. Başka ne var Osmanlıca? O dille ancak mezar taşlarını okursunuz. Ha birde atalarımızdan kalan binlerce kitabı değil mi? Mütefferrika niye battı, açın da bir okuyun.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 22:56
0
ilk Turkce roman 1881de yazilmis; inanabiliyor musunuz? Mutefferrika ilk Turkce basim yapan matbaayi matbaanin icadindan 200 kusur sene sonra acmis 1 sene sonra da kapatmis cunku musluman halk okur yazar degilmis. Buna karsilik Mutefferrika'dan onceki donemde istanbul, izmir ve Selanik'te 39 matbaa acilmistir. O donemlerde padisahlar Turkce kitap basimini yasakladiklari icin bu matbaalarda Yunanca, Ermenice, Latince, ispanyolca binlerce kitap basilmis ve okunmustur.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 17:48
Yazarın dediği gibi mesele alfabe meselesi değildir. Bir şeyler eksik ama ne , yapıcı tartışmalarla bu bulunabilir
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 17:45
Maalesef işini hakkıyla yapan çocuklara eğitim verirken onları seven onlara değer katan, azarlamayan , öz güvenlerini arttıran o kadar az öğretmen var ki , eskiden de öyleydi , şimdide. Öyle öğretmenlerin ellerinden öpülür .
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 19:10
1
Ebeveyn öyle yaparsa öğretmen de yapar. Aileden yanlış terbiye ve eğitimle gelen sorunlu öğrenciler olduğunu unutmayalım. Öğretmenin psikologluk yapması bir yere kadar.
Bu arada, "'Japonya ve Çin, alfabelerini değiştirmeden ilerledi" diyerek Türkiye'deki alfabe devrimini eleştirenlere, "İngiltere ve Fransa da büyük imparatorluklar kurdular ama hiçbir zaman Osmanlı gibi dillerinin adını değiştirmediler, dillerini başka dilden sözcüklerin istilasına izin vermediler" Sayın yazar Din dili=Arapçayı istemesinin nedenini hepimiz biliyoruz. Hadi bakalım dilimizi istila eden İngilizce ve Fransızca kelimeler için ne diyecek.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 17:22
Hükümet başkanları biliyor mu?
Japonya, Çin, Hindistan, Rusya, Yunanistan... Bu ülkele*rin hepsi küresel ekonominin küçüklü büyüklü üyeleri... Yani dünyayla bütünleşme konusunda temel bir sorunları yok... An*cak çarpıcı bir ortak noktalan var: Hiçbirinin alfabesi ötekine benzemediği gibi, Latin alfabesi de değil! Buradan çıkan so*nuç şudur: Ekonomik gelişme ve kültürel zenginliğin, alfabeyle bir alakası bulunmuyor. Latin alfabesine geçmek, Türkiye'de kayda değer bir gelişmeye yol açmamıştır.
Çocuğun zihin oylumu( hacmi) küçükken geniş tutulmalı.Çin Japon Kore alfabeleri bunu gerçekleştiriyor.Türkiye'de bu işi Risalei Nur'lar 100 yıldır yapıyor.Yaygınlaştırılabilir...
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 23:25
0
Oldukça komik risaleler yüzyıl olmadi yazilali. Diğer yanlışları saymayacagim.
Denizci Alperen 18 Haziran 2019 12:58
Çocukluğumda gençliğimde Osmanlıca hastasıydım , epeyce sökmüştüm , Hayrat vakfı ve Ümraniye belediyesinin açtığı Osmanlıca kurslarına devam ettim , sertifika da aldım gerçekten çok hoş ve zevkli bir dünya gelgelelim yazmak biraz sorunlu gibi tabiki güvenebileceğim uzmanların bu konudaki görüşü önemli
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 10:58
Şu anda gelmiş geçmiş en iyi Milli Eğitim bakanına sahibiz. İşi gayet iyi biliyor. Kendi alanında yetkin bir profesöre Nureddin Topçu'yu tanımıyor demek ayıptır. desteklemeniz gerekirken bari bunu yapamayın D. Mehmet Doğan.
Marasli 18 Haziran 2019 10:33
Ayrica arap alfabesi hangi ulusu zirveye cikariyormus merak ettik :) . Allah razi olsun iyiki M.Kemal alfabeyi degistirmis. Siz bundaki mantigi anlayana kadar ...
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 15:45
1
En iyisi demek için icraatlarını görmek lazım. daha yeni başladık
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 15:47
0
Hiç bir ulus alfabesiyle yükselip alçalmaz. Yok Japonların zor alfabeleri dolayısıyla beyinleri gelişiyormuş da, hepsi fasa fiso. Osmanlı cihan hakimiyetinden hasta adama düştüğünde alfabesini mi değiştirmişti? Sağ olsun Atatürk.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 23:26
0
Harfler zirveye çıkarmıyor. Ama harfleri değiştirmek de cahil bırakıyor. Geçmiş ve birikimsiz.
Bozoklu Celal 19 Haziran 2019 14:29
0
Maraşlı, Latin alfabesi ile başımız göğe mi erdi? Galaksiler arasında seyahat mi yapıyoruz? Eciş bücüş alfabeleriyle Kore, Japonya, Çin nerelerdeler, biz nerelerdeyiz. Marifet alfabede değil zihniyette. Kemalist zihniyetle bir arpa boyu yol katedemeyiz kafayı değiştir bilimsel çizgiyi savun.
Marasli 18 Haziran 2019 10:26
Milli egitim okul yonetiminin eline bir liste vermis sunu yap sunu yapma sunlari bazan yap gibi sacmaligin daniskasi isler. Ya gelinde o siralarda oturun herhangi bir okulda bir yil ogrenci gibi bulunun vallahi sorunun yuzde 70 i anlasilir. Cocuklar baska dunyada milli egitim apayri bir dunyada. Ulan artik gencler bir meb mudurun arkasinda elpence divan adamlari tasvip etmiyor ki bunlarin sistemlerini benimsesin.
EMG 18 Haziran 2019 10:22
"İnsanı düşündürecek felsefe kültürü okullarda şöyle bir inkılâp geçirdi. Önce metafiziğin Allah bahsi lise programlarından çıkarıldı, sonra Allah’a götürüyor diye ruh bahsi de atıldı. Daha sonra varlık üzerinde düşündürdüğü için bütün metafizik bahisleri lise felsefe programlarından çıkarıldı. İnsanı tanıtan ahlâk bahsi lise felsefe programların ufak bir köşesine sıkıştırıldı…” Olay budur.
takip'ciniz 18 Haziran 2019 09:18
İŞTE Bütün hikaye; ''Ta'lim ve Terbiye Kurulu'nun'' abd ye bağlanması...sene 1946 ve bu hançer hala içimizde... Keşke Şu Anayasa Yapılsaydıda İstanbul Seçimi Tantanası ...konuşulmasaydı....
H.K. 18 Haziran 2019 09:13
Askeri bilgisi ayrı konu. M.K.Paşa okuryazarlığı alfabeye bağlamakla feci yanılmış.Yanılgısı onunla da sınırlı değil.Latin harflerine geçişle toplum yapısı müsaitken Kuran'ı anlama seferberliği başlatılmış olsaydı 1noktada toplumun motivasyonuna büyük etkisi olur&hatta motor teşkil edebilirdi. 1taşla 2kuş vurulurdu.Niyeti bozuk,o zamana ait yanılgı&zanlar CHPyle bugünlere taşınmıştır. HikayeRoman okur-yazarlığı arttı da n’oldu? Bize okuyanı ilgiyle,üretime sevkedecek, ortaya faydalı işler çıkaracak pratik bilgi dolu kitaplar gerek.İnternet çağında bu kolay
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 07:36
Çok güzel satırlar... Hafta sonu, üniversite imtihanlarına girmek üzere ailesiyle yola çıkan komşumun oğluna Allah zihin açıklığı versin diye seslendim.Çocuk, bir robot edasıyla tepki bile vermedi! Adeta uyuşmuş gibiydi zavallı. Ailesinin, tıp fakültesi aşkına çocuk da sersefil olmuştu bütün sene. Bizim sistemin özeti gibi.
N.Öztürk 18 Haziran 2019 07:00
Sayın yazar, görüşleriniz katılmamak mümkün değil, değil ama ah şu popülizm. Konuyu bu kadar ince ve derinlemesine ele alırken, öbür tarafta da "göbeğini kaşıyan " adamı göklere çıkaranlara aynı mahalleden, belki de bir çayını içmişimdir diye tek kelime edemiyorsunuz.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 18:57
0
Bu gazetede çoğu yazar sizin ikinci dediğinizi yapıyor.
Karar Okuru 18 Haziran 2019 01:06
Bu övdüğünüz aklın peşine gidipte bir yere varmış olan var mı? Gelişmiş dünyaya adapte olamayanların tilkinin üzüme koruk dediği gibi. Varsa yoksa yerimiz de sayalım. Neden ? Çünkü ilerleyebilecek yetenek ve donanımı geliştiremiyoruz. G. Kore komşusu bağnaz sol K. Koreden fersah fersah ileri gitti. Biz de burada dindar bağnazlığa gömülüyoruz. Allah yardım etsin bizim iş zor.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 00:53
Bir siz okudunuz bir siz biliyorsunuz. Sayın bakan Topçu'yu okumuş veya okumamış peki siz O'nun okuduklarını okudunuz mu?
murat 18 Haziran 2019 23:37
0
çok doğru bir soru..çok güldüm..bir büyük Türkçe sözlük ve 40 kitap yazmış Mehmet Doğan'a güzel bir soru sormuşsunuz...
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 00:53
Ben ilkokul öğretmeniyim sayın yazar! Bu eleştirdiğin alfabe sayesinde iki ayda çocuklara okuma yazma öğretiyoruz. Okuma alışkanlığının kazandıralamamasını eleştirebilirsiniz ama alfabe değişikliği işimizi çok kolaylaştırmıştır. Kerameti Arapça'da aramayı bırakın artık. Okumak isteyenlere çok zengin bir kitap birikimimiz var. Art niyetli eleştirileri bırakın artık.
takip'ciniz 18 Haziran 2019 09:12
11
yalan konuşma beee; ne iki ayı enaz 8 ayda,,, ben kızıımı,,, 2 günde kuran okuyabilen duruma getirdim.. aradaki fark bu? 2 günde...okumayı öğrendi,,, ama yazmak biraz zaman alır... yazıncada,, yazmaya başlayıncada rüzgar gibi gider....
Abuzer 18 Haziran 2019 13:09
1
Takibiciniz rumuzlu arkadaş.. Kuran diye bir şey yok. Kur'an var. Ve öğrettiğin Kur'an değil, Arapça harfleri anlamını bilmeden ezberletilmiş alfabedir. Türkçe öğrenen hiç olmasa öğrendiği ile okuduğunu anlıyor. Arapların durumu ortada
takip'ciniz 18 Haziran 2019 13:34
1
Abuzer,,, sana hiç duymadığın,,,yeryüzünde hiç mi hiç duymayacağın,,olası dahi olmayan,, mümkün la mümkün birşey söyleyeyim ve örgeteyim,,, Zira Hz. Ali Efendimiz buyurdularki..''--bana bir harf öğretenin kölesi olurum''' Şimdi gözünü ve kulağını iyi aç;;;; şu anki İRAN ve ORTADOĞU ve ARAB ve AFGANİSTAN - PAKİSTAN coğrafyasının kullandığı YAZI DİLİ,,,, DÜNYANIN EN MÜKEMMEL YAZI DİLİDİR.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 14:09
1
Takibiciniz adlı efendi! Yalana borcum yok. 19 yıllık öğretmenim. En geç aralık ayında işi bitirmiş oluyoruz. Senin çocuk 8 ayda öprenmişse ya çocukta ya öğretmende bir sıkıntı vardır. Alfabemiz gayet kullanışlı ve işlevsel. Okumak isteyene yığınla kaynak var. Millet olarak okumamazın sebebini alfabeye bağlamak art niyetliliktir. Keramet Arapça'da değil, çalışmakta. Bunu anlatamadık.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 15:15
0
14 09 Bence sorun çocukta değil,senin gibi zavallı sözde öğretmende!Harf inkılabı (!) sayesinde ecdadımızın yazısını rahatlıkla okuyabiliyoruz.Şunu öğren,Arapça Kur'an dilidir.623 yıllık Osmanlı Arap alfabesi kullanarak yanlış mı yapmış?Bir millet ecdadına bağlı olarak ayakta kalır bunu öğren.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 15:24
0
00.53 Sözde ilkokul öğretmeni!Bu harf inkılabı (!) sayesinde mezar taşlarındaki yazıları rahatça okuyabiliyoruz.Dil ve harf devrimi millileşme filan değil,batılılaşma hareketidir.
Mevlüt 18 Haziran 2019 17:04
0
Takipçi, Sizin şu kullandığınız üslup bir müslümana yakışmaz. Haklı olduğunuz durumdan üslup nedeni ile haksız duruma düşmek bu olsa gerek. "Kur'an ı Kerim'i " kuran diye yazarsan daha kimse inanmaz. Dua ile kalın.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 00:47
1926 yılında Bakü'de yapılan Türkoloji kongresinde tüm Türklerin aynı alfabeye geçmesine, Arapça'nın ihtiyaçları karşılayamadığına değinilmiştir. Bu karara uygun olarak Türkiye Cumhuriyeti de yeni alfabeye geçmiştir. Amaç dilde birlik, dinde birlik ve ülküde birliktir. Ama siz Türk'e alerji taşıdığınız için bunlar sizi rahatsız ediyor.
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 10:17
5
Dilde birlik, dinde birlik, ulkude birlik. Homojen bir millet yaratma sevdasindan vaz gecmemis olanlar var hala. 82 milyon nufuslu bir ulkede zaten Turkce konusuluyor, yaziliyor. Ama bu ulkede Kurtce, Zazaca, Hemsince, Ermenice, Arapca konusan vatandaslar da var. Tehcir mi edeceksiniz onlari? Dinde birlik zaten mumkun degil. Her Turk sizin inandiginiz, dine mezhebe inanmak zorunda degil. Sunnisi de var, Alevisi de, Hristiyani da, ateisti de. iNANC OZGURLUGU en temel insan haklarindan biridir. Ulku birligi zaten olamaz. Sagcisi, solcusu, Irkcisi, humanisti, liberali, komunisti, fasisti var da v
KARAR OKURU 18 Haziran 2019 15:12
1
10.17 Bütün insanlığın müslüman olması benim değil,Allah'ın emridir.Herkes müslüman olmak zorundadır.Kalben istemiyorum diyen elbette müslüman olmaz ahirette de bedelini ağır öder.Dinde birlik mümkündür.Yeter ki tüm insanlık müslüman olsun,islamı seçsin.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN