Back To Top
Öldüren mahkeme!

Öldüren mahkeme!

 - Son Güncelleme: 20.06.2019 Perşembe 09:53
- A +

Muhammed Mursi’nin duruşma sırasında, hâkimlerin huzurunda vefatı İslâm dünyasının büyüyen vicdani meselelerini bir daha gözler önüne serdi. Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi nasıl bir insanlık kaybı göstergesi ise, Mursi’nin duruşma sırasında vefatı da aynı seriden bir hadisedir. Mursi’nin şehadeti Müslüman vicdanını ağır hasara uğratmıştır. Allah rahmet etsin, onun mücadelesini sürdürenlere sabır ve metanet diliyoruz. 

Mursi’nin mahpushanede de olsa yaşaması Mısır’ı yönetenlerin istediği bir şey değildi.

Mahkemeler beraat kararı verdiği gibi idam kararları da verir; asıl hatırda kalanlar da bunlardır. Kısacası, yargı kararları insanı ölüme kadar götürür. Mısır’da yargı, darbe ile görevinden uzaklaştırılan eski cumhurbaşkanı Muhammed Mursi ile ilgili idam kararı vermekte zorlanmazdı; görünür hâkimler, asıl büyük yargıcın, Abdülfettah Sisi’nin içinden geçenleri bilmekte zorlanmazlar çünkü. Mursi cumhurbaşkanlığından uzaklaştırıldıktan sonra hükmü verilmişti aslında: Er veya geç idam! Bu ölüm sürecinin nasıl seyredeceği gidişata tâbi idi. Darbe sonrası mahkemeleri bu işi uzatmazlar aslında. Süreç uzarsa araya “rüfailer” girer çünkü. En başarılı darbe mahkemesi hızlı öldürenidir!

Esasen darbeciler mahkemenin hükmüne bırakmadan bir sürü infaz yaparlar. Halkın yüzde altmışın üzerinde oy vererek seçtiği, bir süreliğine cumhurbaşkanlığı yapmış bir şahsiyeti göstermelik de olsa bir yargı kararı olmadan asmak yakışık almaz! Bu yüzden trajik bir yargı süreci başlar. Mahkemenin ne zaman ve ne sebeple ölüme hükmedeceği sürece bırakılır. Oyunun görünür aktörleri yargıçlardır. Hukuk onların elindeki senaryodur. Senaryonun bir yerinde idamı gerektiren bir vukuat neticeyi tayin eder.

Mısırın yeni diktatörü, 1950’lerden beri yönetimleri uzun süren diktatörlerin tecrübesine sahiptir. Mısır halkı, 30 küsur yıllık diktatör Nâ-Mübarek’i alaşağı ettiğinde yeni bir diktatörün heykelinin yontulduğunu aklından bile geçirmemiştir. Kütleler işin önünü sonunu düşünemez. Heyecan, hissiyat en yüksek seviyededir ve insanlar bir diktatörü devirmenin şevkinden mesttir. Bu mestlik kolay elde edilir bir şey değildir. Bu gösterilere katılanların kahir ekseriyeti devirecekleri diktatörün yönetimi sırasında doğmuş, büyümüş ve yetişmiştir. Onların kimliklerinde bu zalimin bir şekilde izi vardır. Bu izi ruhen de olsa silmenin verdiği hazzı tarif edilebilir değildir.

Mısır, zor elde ettiği hürriyetini çabuk kaybetti. İhvan-ı Müslimin/Müslüman Kardeşler 1920’lerden beri Mısır toplumuna islâmî şuur kazandırmaya çalışıyor. İnanmakla yapmak arasındaki ilişkiyi kurmakta Müslüman Kardeşlerin etkili bir teşkilat olduğu şüphesiz.

Muhammed Mursi bize ister istemez Seyid Kutub’u hatırlatıyor. İhvanı Müslimin’le ilişkili ve sonra üyesi olan Seyid Kutup Nâsır darbesini desteklemiş ve hatta bir süre Nasır’ın yardımcılığını yapmıştı. Sonra Nâsır’a suikasta karıştığı iddiasıyla mahkûm edildi. Hapisten çıktıktan sonra da rahat bırakılmadı ve nihayet idam edildi.

Modern Mısır’ın tarihi stratejik mevkiinden ötürü Mısır halkı tarafından yazılamıyor. O tarihi asıl “tahrir” edenler emperyalist güçler. 2. Dünya savaşı sonuna kadar süren İngiliz hâkimiyeti, daha sonra ABD kontrolüne dönüştü. ABD siyasetinin meçhul bir tarafı yok: İsrail’in var olabilmesi için Mısır’ın hür olmaması gerekiyor! Müslüman kardeşler Mısır’ın hürriyetini sağlamak için bir ümitti. Mursi’nin Cumhurbaşkanı seçilmesi bu ümidi en yüksek seviyeye çıkardı. İdeali siyasete dönüştürmek herkese nasib olan bir şey değildir. Mursi böyle bir mazhariyete erişti. Bunun tahmin edilemez bir şey olduğu, Mursi’nin yönetim zaaflarından anlaşılabilmektedir.

Biz “tahrir”i “yazı” olarak biliriz…Araplarda bizim 19. Yüzyıldan itibaren kullandığımız “hürriyet”in karşılığıdır tahrir. Tahrir meydanında hürriyete dair çok söz söylendi, bunlar kayda geçti, yazıldı. Bir gün bu kayıtları okuyanlar mutlaka çıkacak söylenmesi gerekeni söyleyecekler. O gün çok mu uzak? Belki çok uzak, belki yarından da yakın!

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 22:43
Kurt vatandaslara mujde: Binali Bey, belediye secimini kazanirsa Kurtce anadil egitimi icin soz verdi. Kurtce ogreten ogretmenler yetistireceklermis. Artik cocuklariniz Kurtce okuma yazma ogrenecek. Yasar Kemal'in ruyasi hakikat oluyor...
KARAR OKURU 22 Haziran 2019 23:00
0
Milliyetçileri tahrik etmeye çalışıyorsun ama yemezler. Ayrıca senin ana dilin ne kadar kıymetliyse herkesin ana dili de o kadr kıymetlidir.
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 20:37
Bütün diktatörlerin Allah belasını versin. Nerede ve ne görünümünde olursa olsun.
Muhtefi. . 20 Haziran 2019 16:49
Halkta sıkıntı,sorun lay,lom ile ömür geçirilen hayatlar suç Diktatörlerde değil Halkta. Sakal, Bıyık, Namaz, Oruç Kur"an ı Kerim ezberle sadece ezberler ve ritueller.. Bana ne.anlatıyor, Pratik hayatta nerede durmaliyim,neyle mesgul olayim drme.! Katma değer üretme Sonra Muhtaç ol ona,buna olduuu Seni kurtarmayacak bu Hayat biçimi. !..Değil ülke BAKKAL DÜKKANI isletemezsin Gider elinden. Endülüsün gittiği gibi. .Bedenin (Maddi yasam) ihtiyacı başka, Ruhun (Manevi yasam) arzusu başkadır. !..
KARAR OKURU 20 Haziran 2019 00:36
iran'da seriat gelmeden once 400 bin gayrimuslum vardi. Bugun 40 bin ya var ya yok. Misir'da 8 milyondan fazla gayrimuslum yasiyor. Seriat gelirse onlar da memleketlerini terk etmek zorunda kalacak.
TR 31 20 Haziran 2019 05:31
0
HzMuhammet (SAV) döneminde imana mi gelmişlerdi ? Göç mü etmişlerdi.Ekseriyetinin imana geldiklerini biliyoruz.O zaman biz nasıl bir ümmet olduk.Bıze ne oldu bilen yazsin
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN