Bu kadar önemli, bu kadar muhteşem bir başarı böyle mi duyurulur?

Duydunuz mu? “Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde ve Hazine Bakanlığı öncülüğündeki, üretimi, yatırımı ve istihdamı destekleyen güçlü ekonomik program sayesinde” ülkemizde kişi başına düşen milli gelir 3.616 dolardan 18 bin nokta 40 dolara yükselmiş!

Hesap kitap, toplama, çıkarma, çarpma ve bölme konularında MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli kadar ehil olmadığım için, 18 bin nokta 40 doların, 3 bin 616 doların kaç katı ettiğini hesaplayamadım. Ama rakamlar net, oldukça büyük bir başarı olduğu somut bir şekilde ortada.

Ve böylesine muhteşem bir başarıyı AK Parti Genel Merkezi, ülke genelinde davullar zurnalar çaldırıp düğün dernek kurarak, halaylar çektirip zılgıtlar eşliğinde kutlamak yerine, hayli mütevazı davranıp bir videoyla duyurmayı tercih etmiş! İnsan doğrusu, bu ölçülü tevazu karşısında ayrıca etkilenmiyor değil!

***

Ben de sağ olsun Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in sosyal medya hesabından “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde” diyerek yaptığı paylaşımla haberdar oldum.

2002 ile 2025/2026’nın mukayese edildiği videoda; çiftçilere, ihracatçılara, esnaf ve sanatkârlara sağlanan kredi, finansman ve sigorta desteklerinin ulaştığı tutarlar sıralanıyor. Merkez Bankası’nın brüt rezervlerindeki artış da başarı hanesine yazılıyor.

Ben, iktidarın başarı olarak öne çıkardığı üç başlığın özellikle altını çizdim. Bir de videoda hiç söz edilmeyenler var. Onlara da geleceğim.

AK Parti Genel Merkezi diyor ki: Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde ve iktidarın güçlü ekonomisi sayesinde;

İhracatımızı 36, 1 milyar dolardan, 273,3 milyar dolara yükselttik.

Kişi başına düşen milli gelirimizi, 3 bin 616 dolardan 18 bin 40 dolara yükselttik.

Dünya ihracatından aldığımız payı, yüzde 0,55'ten yüzde 1,04'e çıkardık.

***

2002 -2026 mukayesesi yapıp, bu ülkeye vaat ettiğiniz “2023 Hedefleri”ni sümenaltı edip “İhracatı 36 milyar dolardan 273 milyar dolara çıkardık” derseniz elbette ki ortaya 7.6 katlık muazzam bir başarı hikayesi çıkar.

Ama çıtayı 500 milyar hedefine koyarsak muazzam bir başarısızlık çıkar, ki gerçek de budur.

2011 seçimlerinden 2023 yılına kadar kişi başına milli gelirin 25 bin dolar olacağını söyleyen bir iktidar için 18 bin dolar övünülecek, başarı diye satılacak bir rakam mıdır gerçekten?

2023 yılı için 25 bin doları hedefleyen bir iktidar için 2026 yılında 18 bin dolara ulaşmak başarı sayılır mı?

Aynı durum dünya ihracatından aldığımız pay için de geçerli. AK Parti, 2023 yılında dünya ihracatından yaklaşık yüzde 1,5 pay alacağımızı vaat etmişti. Bugün ise, kriz yılı olan 2002’deki yüzde 0,55’lik payı yüzde 1,04’e çıkarmış olmayı başarı olarak anlatıyor.

Sanki o yüzde 1,5’lik hedef on yıl boyunca anlatılmamış, meydan, meydan dolaşılıp “Yaparsa AK Parti yapar” denilmemiş gibi…

Bakan Şimşek’in “Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde ve Hazine Bakanlığı öncülüğündeki, üretimi, yatırımı ve istihdamı destekleyen güçlü ekonomik program sayesinde” sözüyle paylaştığı icraat videosunda şunlar ise hiç yok:

Türkiye dünyanın ilk 10 ekonomisinden biri olacaktı…

Sayın Şimşek üç yıldır ekonomiyi siz yönetiyorsunuz, ne oldu Türkiye’nin dünyanın ilk on ekonomisinden biri olma meselesi, kaçıncı sıradayız?

İşsizlik yüzde 5’e inecekti, bugün ülkemizde her üç vatandaşımızdan biri işsiz durumda.

İstihdam oranı en yüzde 50’ye yükselecekti…

Enflasyon ve faiz oranları kalıcı bir şekilde tek haneye inecekti… Enflasyonu neden düşüremiyorsunuz?

Yoksulluk bitecekti, gelinen noktada yoksulluk tavan yapmış durumda, vatandaş yönettiğiniz ekonomi politikası sayesinde elektrik, su faturasını ödemeyecek duruma geldi…

Videoda olmayan asıl husus ise Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yıllarca “faiz sebeptir, enflasyon sonuçtur” ekonomi tezi. Bu teze dair de hiçbir şey yok. O tez mi doğruydu, Mehmet Şimşek’i çağırıp faizi yüzde 8.5’ten 50’ye kadar çıkarmak mı?

Sanki Erdoğan ülkemizde böyle bir ekonomi politikası hiç uygulamamış gibi. Oysa “faiz sebeptir, enflasyon sonuç” tezinin ve CB hükümet sisteminin ülkeyi getirdiği vahim tablo ortada. Bugün işsizliğin, enflasyon alıp başının gitmesinin, yoksulluğun bütün ülkeyi saracak kadar artmasının müsebbibi bu ekonomi tezidir.

Ve Mehmet Şimşek’in bugün ekonomiyi düzeltememesinin sebebi CB hükümet sisteminin yarattığı “hukuk güvensizliği”dir. Adalet Bakanı Akın Gürlek MÜSİAD Genel Merkezi’nde yaptığı konuşmada yatırımcının bu yüzden gelmediğini söylemişti:

Bizim önceliğimiz iş dünyasının zamanını mahkeme koridorlarında değil, üretim sahalarında harcamasını sağlamaktır, hedefimiz sadece hızlı karar veren bir yargı değil, daha hızlı, daha öngörülebilir ve daha güven veren bir adalet inşa etmektir, yabancı yatırımcının Türkiye'ye gelebilmesi için hukuki güvenlik zemini oluşturmak istiyoruz, tahkimle ilgili çalışmalarımız var. Özellikle yabancı yatırımcı Türkiye'ye gelirken, birinci olarak hukuki güvenlik, ikinci olarak tahkim istiyor.” (27 Nisan 2026)

***

Bakan Şimşek ne yaparsa yapsın, isterse yanına FED Başkanını da yardımcı alsın, hangi rasyonel ekonomi programı uygularsa uygulasın CB sisteminde ekonominin düzelmesi mümkün olmayacaktır. Çünkü bu sistemde, kurumlar ve kurallar, ani kararlarla, beklenmedik politikalarla, sık sık değişen yöneticilerle, “heterodoks” savrulmalarla artık güven vermez hale geldi. Hukuk devleti ilkelerini yerine getirmeden, kuvvetler ayrılığı ilkesi hakim olmadan ekonomi düzelmeyecektir.

Ve iktidar seçimlere düzeltemediği ekonomiyle ve toplumun bütün katmanlarını saran adalet sorunuyla ve ülkeyi nefessiz bırakan demokrasi sorunuyla gidecektir. Başka çıkış yolu bulmadığı için, muhalefeti sürekli “silkeleyerek” seçim hazırlığı yapıyor.

Bu arada Sayın Şimşek, bir video yayınlasanız ve 15 Eylül 2024 tarihli “kayıtlara geçsin, 2025 yılının son aylarında enflasyon yüzde 20’nin altına inecek, hatta yüzde 17,5’a kadar gerileyecek” sözlerinize bir açıklık getirseniz…

2026 yılı bitmek üzere enflasyon yüzde 20’nin altına düşmedi…

YORUMLAR (4)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.