Back To Top
Hu Bekir Bey, AK Parti ‘şahıs’ değil ‘dava partisi’dir!

Hu Bekir Bey, AK Parti ‘şahıs’ değil ‘dava partisi’dir!

- A +

Önce Erdemliler Hareketi olarak yola çıktılar. Zira, rahmetli Erbakan Hoca’ya itaati tam olanlar dahi artık tabanın isteklerinden bahseder olmuştu. Ve 2001 yılı Ağustos ayında Türkiye’nin 39. partisi olarak kuruldu AK Parti. 

Eski diplomat Yaşar Yakış başkanlığındaki 5 kişilik heyet, ‘Demokrasiyi siyaset tarzı olarak gören AK Parti, ahlaklı siyaset yapmayı ve demokrasiyi tüzüğünün vazgeçilmezi olarak görmeyi taahhüt eder” dedikleri partilerinin kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na sundu.

***

Partilerini bir ‘dava partisi’, kendilerini de ‘o davanın erleri, neferleri’ olarak tanımlayan kadro, daha ilk kongrelerini yapamadan iktidara geldi. O gün bugündür de AK Parti iktidarda. Tam 14 yıl oldu.

14 yılda çok değişti AK Parti de. Bu yazıyı yazmamın sebebi de bu önemli değişim zaten.
Sanırım, birkaç gün önce yapılan AK Parti’nin olağanüstü kongresindeki dikkat çeken AK Parti’ye dair “olağanüstü el” değişimi, “sahip” değişimi de oldu!

Bu “değişimi” ise Adalet Bakanı Bekir Bozdağ şu sözlerle duyurdu:

“AK Parti’nin tek neferi, tek lideri vardır o da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. AK Parti Tayyip’in partisidir ve öyle olmaya da devam edecektir!”

Önce, dili mi sürçtü diye düşündüm. Tamam, ne AK Parti’den, ne de Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan herhangi bir tekzip gelmedi.

Tamam, Bekir Bozdağ ‘Tayyip’in partisi’ diyor ama bakın Cumhurbaşkanı Erdoğan tam aksini söylemiş yıllarca:

“AK Parti, bu ülke insanının aklından, vicdanından doğmuştur. AK Parti, çatışma alanlarında değil, uzlaşma alanlarında siyaset üreten, gerilim siyasetini ülkeden ve demokratik yaşamdan tasfiye edecek bir ekip partisidir.” 12 Ekim 2003. AK Parti 1. Olağan Kongresi.

“AK Parti, bizatihi milletin partisidir. AK Parti, 14 Ağustos 2001’de bizzat milletimizin kurduğu bir partidir. Bu parti, bu hareket, bu kadro milletin rotasında başka bir rota tanımadı, tanımayacaktır.” 2009, AK Parti 3. Olağan Kongresi.

“Recep Tayyip Erdoğan olmadığında AK Parti’nin olmayacağını düşünen kim varsa, o, bu davayı anlayamamıştır.”

“Altını çizerek ifade ediyorum. AK Parti tek adam partisi değildir. Şahıs ne yaa.. AK Parti şahıslarla değil, ilkelerle, hareket ahlakıyla var olan bir partidir.”

“Daha başından itibaren ‘ben’ yoktu, ‘biz’ vardık. Bugün 40 yılı aşkın siyasi hayatımda geldiğim noktada yine ‘ben’ yok, ‘biz’ varız.” ATO Kongre Merkezi, 1 Temmuz 2014.

“AK Parti, bir ekip hareketi, bir gönül hareketi, bir ortak akıl hareketi olarak ortaya çıkmıştır. AK Parti bir ekip partisidir.” AK Parti 19. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı, 3 Kasım 2012.

“AK Parti, milletin partisidir, AK Parti milletin ta kendisidir.” AK Parti 21. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı, 2 Kasım 2013

“AK Parti, Türkiye’yi normalleştiren partidir. AK Parti her türlü otoriterleşmeye karşıdır.” AK Parti 4. Olağan Kongresi, 2012 Kasım.

Siz söyleyin, haksız mıyım? 

Yıllardır, AK Parti’nin kimin partisi olduğunu söyleyen Erdoğan, Bekir Bozdağ’ın  ‘Tayyip’in partisi’ dediğini duysa itiraz etmez miydi?

Ancak, ben o yoğunluk, o hengame arasında ‘Tayyip’in Partisi, tek neferi de odur’ sözlerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dikkatinden kaçmış olabileceğine inanıyorum.

Yoksa, AK Parti kurulduğu günden bu yana, partinin her kongresinde ‘AK Parti’nin milletin partisi, ekip partisi’ olduğunu, ‘şahıs partisi’ olmadığını üstüne basa basa söyleyen Erdoğan, Bozdağ’ın açıklamasını eğer işitseydi, rahatsız olmaz mıydı?

***

Eğer bir dil sürçmesi ise Sayın Bekir Bozdağ, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “bu açıklama da neyin nesi” türünde bir gazabına uğramadan partinin sahibi ‘milletten’ bir özür dilemeli. Yok eğer pek gayet bilinçli bir şekilde sarfettiyse o sözleri yaptığı bu açıklamanın altını biraz daha doldurması gerekmektedir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Maraşlı 27 Mayıs 2016 15:38
Davutoğlunun yerinde başka biri olaydı, bu ülkede yer yerinden oynardı. Onların Davutoğluna yaptığına aynı şekilde cevap verseydi diyorum bir taraftan da.Yine Davutoğlu kalitesini ve efendiliğini gösterdi ve ülkenin gereksiz tartışmalara girmesine müsaade etmedi. Şunu unutmayın lütfen, 7 Haziran öncesi Erdoğan Dvautoğlunun yetersiz olduğunu düşünerek meydanlara indi ve sonuç hüsran. 1 Kasımda ise Davutoğlu meydanlarda tek başına bu oyu aldı.
bir dost 27 Mayıs 2016 14:08
Galiba burada aklı başında sağ duyulu AK Partililer var diye yazıyorum. Yahu artık anlayın sizin sevdiğiniz AK parti öleli çok oldu. Kurtarın bizi bu partiden lütfen...
turaç 27 Mayıs 2016 00:49
reyiz, hoşuna gidenleri yanlış olarak görmez. tıpkı "pelikancılara" bir şey demediği gibi..örnekleri çoğaltmak mümkün. bekir beyin dedikleri de aynı babtan.
metin 26 Mayıs 2016 00:49
7 Hazirandan sonra sayın Davutoğlu AKPnin fabrika ayarlarına döneceğini, başkanlık meselesinin öncelik olmadığını, ülkede taşların yerli yerine oturması gerektiğini söyleyerek %49 oy aldı. Oy veren arkadaşlar Davutoğlunun kukla olmayacağını umut ederek oy verdiler. Velhasılı kelam; Davutoğlu kullanıldı, seçmen aldatıldı
Turgut TARKAN 25 Mayıs 2016 23:04
Editörler de, Reis'in mesajı ayakta dinlemiş...
KARAR OKURU 25 Mayıs 2016 22:07
Ağzınıza sağlık Elif Hanim. Ben bir ak partili olarak bu seviyesizliği bu bayağılığı asla hak etmiyorum. Kongredeki görüntüleri tavırları izlerken utandım resmen. Bundan sonra ak partiden yana bir tercihim olamaz. Gerçekten çok Üzgün ve öfkeliyim.
KARAR OKURU 25 Mayıs 2016 21:15
Sayın Mustafa Bey,kime ne söylenmesi gerekiyorsa öyle mi?Yani nabza göre şerbet mi?Zaten doğuya gidip kürt kimliği,batıya gelip türk milliyetçiliğiyle epey idare edildi.Şimdi bakıldıki kürt kimliği puan kaybettiriyor tümden ayaklarının altına alınan milliyetçilğe yönelindi.
dik durmaya devam 25 Mayıs 2016 21:12
Yazilan bazi yorumlari okuyunca insanin guc karsisinda nasil yozlasma egilimine gidigine sahit olmaktan uzuntu duymamak elde degil.Insanlar artik dogrunun degil de guclunun yaninda saf tutar olmuslar.Kayitsiz ve sartsiz guce baglilik.Otorite ne yapsa dogru ve hakli, bizlerin haddine mi ki elestirmek hele bir de ayni mahalleden olanlar hic elestiri yapma hakki gorebilirlermi kendilerinde?Soz konusu bile olamaz.Yoksa sizi ulusalcilardan da beter ulusalci veya paralelci ilan ediverirler.Oysa hali ve hakaret icermeyen her turlu elestiri ayni zamanda sizin ufkunuzu acan,olaylara at gozlukleriyle bakmaniza engel olan ve de en onemlisi sizin birey olmaniza katki saglayan onemli bir degerdir.Avrupa bu gunku bilimsel gelismeleri tarihte elestirel ve sorgulamaci yaklasimlara borcludur.Bizde bu tek tip,herkesi kendisi gibi dusunmeye zorlayan ve elestiriyi birakin insanlarin kendi dusuncelerini bile ifade etmelerine izin vermeyen kafalarla ancak bol bol yol,kopru,hava alani yapariz fakat bilim u-re-te-me-yiz.Siz dogru yoldasiniz dogru bildiginizi yazmaya devam edin onlar utansin
Neden? 25 Mayıs 2016 20:23
Bu kadar rahatsızdınız da Davutoğlu çıkıp konuşsaydı ya. Yarım ağız ne dediğini bile anlamadı insanlar. Varsa bir yanlış, hata neyse açık açık bu millete anlatmalıydı yoksa bir bildiği olduğu halde sustuysa iki dünya da işi zor. Bir sorun yoksa niye aklımızı bulanduruyorsunuz????
Turgut TARKAN 26 Mayıs 2016 12:37
1
Adam memleketi ve dâvâyı düşünüyor olamaz mı?!!! Mîsâl, ben olsaydım Â-Kâ-Pê değil, ülke çatırdardı, ALLAH'tan değilmişim... Lâkin her-kesin mîzaç, fıtrat ayrı...
sözcü gazetesinin kibarcası olmuşsunuz.Yılmaz özdil i karar da görmek isteriz.Yazar kadrosunu da rahatlatır hem.Daha rahat sallarsınız Tayyip e.....
Emrah 25 Mayıs 2016 19:36
Hayatında Akpartiye bir defa oy vermeyen insanlar ve cemaatçiler yorumlarını okuyunca gülüyorum.Bu parti dava partisidir ve bu davanın lideri Erdoğandır.NOKTA.
Turgut TARKAN 26 Mayıs 2016 12:39
1
Nereden biliyorsun kardeşim, belki de sen vermiyorsundur, kişi kendinden bilirmiş işi ya...
Eğitimci 25 Mayıs 2016 19:05
Elif hanım,madem Tayyip'in değil,bakalım siz geçin partinin başına,desteğini çeksin reis,ne alacak parti.hazımsızlığın anlamı yok.
Turgut TARKAN 26 Mayıs 2016 12:41
3
Siz maarifi de acâyip idâre edersiniz, âh şu mektepler olmasa...
mustafa bayram 25 Mayıs 2016 18:35
elif hnm demogoji yapmanın alemi yok hangi sözün hangi zemin ve zaman da nasıl söylenebileceğini herhalde herkes kadar biliyorsunuzdur
DR.Ali Kurt 25 Mayıs 2016 18:08
Yahu bu nasıl hazımsızlıktır. Hiç kimse hiç mi eleştiri getirmeyecektir. Elif hanımın hangi sözü yanlış?. Şimdi sahadan bir de ben örnek vereyim. Hani o köyü kasabayı örnek veren (Taşra da herkes tayyip'inin partisidir der ) diyen arkadaşlara. Kendisi 73 yaşın da 60 yıl dağlarda çobanlık yaptı.Ona köylüler Apdulla derler. Hayatta hiç kimsesi yok. Kimseden de bir beklentisi yok. Şimdi bu adam diyor ki " Bu iş yanlış oldu bundan sonra AK partiye oy yok" Bu hiç bir eleştiriye tahammül bile edemeyenlere soruyorum. Sizin Abdulla'yı ikna edecek bir cevabınız varmı? Ben şimdiye kadar bu olayın hakikatini açıklayabilen birisini görmedim. Sonra bu partiyi zaten herkes Tayyip'in partisi bilir demek doğrudur. Gerçekten de öyle söylenir. Ancak Elif hanımın yazısına böyle cevap vermek söyleneni anlamak açısından ne kadar kadar yeterli?
Velid 25 Mayıs 2016 17:58
Tayyip Erdoğan'ın mektubunun ayakta dinlenilmesi kesinlikle bu davanın ve milletin hassasiyetlerine ters bir durum.Bu davranışlar Tayyip Erdoğan'ı büyütmediği gibi gözümüzde daha da küçültüyor.Tayyip Erdoğan yanında Bülent Arınç,Abdullah GÜl,Ahmet Davutoğlu gibi güçlü isimler varken bizim için daha güçlüydü ve o zaman da partinin tartışmasız lideriydi.Belki birkaç seçimdir oyumuzu değiştirmediğimiz için onlar da metodlarının doğru olduğunu düşünüyorlar. Bunun için de Başkanlık referandumunu bekliyorum. Gittiğiniz yol yol değil beyler;tez vakitte dönün bu yoldan,yoksa daha çok pişman olacaksınız.
Velid 25 Mayıs 2016 17:24
Yorumlarımızı niye yayınlamıyorsunuz?
Fani 25 Mayıs 2016 16:26
Tayyip te zaten milletin ta kendisi fark etmez sayın umduğunu bulamadınktan sonra konuşan yazar
Turgut TARKAN 25 Mayıs 2016 22:28
3
Sen umduğunu bulmuşsun, Sayın Yazar'a, yollarını öğret, iyilik-et, sevâbın olsun...
ali aslan 25 Mayıs 2016 16:07
evet bu parti dava partisidir koltukları kaybedenler o koltuklara kendinden başkasını layık görmeyenler bu davaya ve liderini karşı tavır takınanlar şu an nerelere savrulduklarını görüyoruz. ha şu an senin hdp liler tek tek firar ediyor
Akhmert 25 Mayıs 2016 14:26
Onyargilarinizla yazmadan önce bir bekir beye sorsaydınız ne olduda bu şekilde konuştunuz diye Makul bir açıklaması olması gerek Yazınız da bu sözlerin soylenmesinde davutoğlunun bundaki payı nedir diye de sorgulamanizi beklerdim Farklı acılardan bakmanizi beklerim
Ahmet 25 Mayıs 2016 13:45
Erdoğan bu ülkede iyi şeyler yaptı. Ama sürekli gücü kendi elinde toplamaya çalıştı. Bu gün fiilen başkanlık yapıyor aslında. Bu ülkeye yapabileceği katkıları bu günkü yetkileri ile de yapabilir. Ama bu gücü yeterli görmüyor. Daha çok güç istiyor. Halbuki Ömer ashaba kendisi saparsa onların ne yapacaklarını soruyordu. Onlar kılıçla düzelteceklerini söyleyince, bundan memnun oluyordu. Çünkü O'nun için asıl olan "güçlü" olmak değil "doğru" olmaktı. Güç hırsı çok tehlikelidir. İnsana büyük hatalar yaptırır. Faturasını da hep beraber öderiz.
A 25 Mayıs 2016 13:23
İslam davası ölümlülerden daha büyüktür
S. Kara 25 Mayıs 2016 13:12
Sayn Elif Hanım, şu günler de muhalefetin her türlü terbiyesizce saldırılarından hiç rahatsız olmayıp sadece , hoşunuza gitmeyen küçü k detaylarla sizde saldırıyorsununuz onların safında. Hiç merak etmeyin AKP milletin dir ve Tayyip te bu milletin lideridir. Bozdağın soylemi, şu anda ne olursa olsun Erdoğani yok etme Projesine karşı Erdoğana sahiplenmenin zamanıdır ve bunu göstermek için bilinçli söylenmiş şeylerdir. Erdoğani alaşağı etmek isteyenlere karşı sahiplenmedir , ama siz bunu anlamamışsınız.
Turgut TARKAN 25 Mayıs 2016 22:32
3
Hee, Erdoğan'ı sanki hem eleştirip hem de ne olursa-olsun onu devirelim diyen Kutsal İttifak Blôğu'na aynı ânda karşı duramazmışız gibi...
ergül durgut 25 Mayıs 2016 13:06
siz yazarsınız bizler okuyucu. buna kim karar vermiş. veya neye göre belirleniyor. vasıflarınız mı? şans mı? bizleri aydınlatan görüşleriniz mi? yada sizin böyle yazmanızı isteyenler mi? bana ilginç geliyor... siz de oturup bir düşünün
Hüsamettin Sönmez 25 Mayıs 2016 12:58
Başlığınızdaki gibi dava partisi kalmasını dilerim. Yazınız güzel
KARAR OKURU 25 Mayıs 2016 12:36
burada iyi yorum yapanlara lafım dün bir haber paylaştı karar.com merkez bankası faiz düşürürse dolar yükselir diyordu ama tam tersi oldu.. düşüşe geçti neden böyle algı operasyonuna geçtiler
leyla 25 Mayıs 2016 12:07
Acaba Sözcü gazetesi mi okuyorum diye merakla yeniden baktım yazarına. Ama çok üzüldüm, benim sevdiğim yazar bu yazıları nasıl yazıyor diye.
tuğrul 25 Mayıs 2016 11:54
elif hanım yazacak başka konu bulamıyorsun herhalde yazık
oktay 25 Mayıs 2016 10:52
zorunamı gitti?tayyibin partisi demesi(olması)
Melike Gürbüz 25 Mayıs 2016 10:15
Ablacım, Hadi Game Over
Ebu 25 Mayıs 2016 10:05
Huuu Elif Hanım anlamak yerine aldanmak istiyorsunuz bir kaç gündür. Ve aladnıyorsunuz da siz hiç anadolunun bir köyüneittiniz mi sizi orada kimse de tanımaz hiç bir seçim çalışmasına katıldınız mı? Yaşlı teyzeler elleri nasırlı amcalar tarlada çapa vuran teyzelere seçim çalışması için yollarda bir çok partinin aracı ve adayı dolaşır hiç birini tanımazlar ve gelen siyasilere sordukları bir soru vardır sadece evladım Tayyibin partisi mi bu ? "Tayyibin partisi ifadesi buradan gelmektedir ve bu anlamı kavramak çok zor değil fakat kolayda değil. Tayyibin partisi deyince niye eleştiriliyor anlamıyorum.Tayyip bey bir diktatör mesajı verilmeye çalışıldığı şu günlerde hele..Tayyip bey milletle irtibatını hiç koparmadı ama etrafında yer edinenler kendilerini hep kaptırdı olaylara.Siz şimdi anadolunun ücra kköşelerine gittiğinizde size soracakları soru hala Tayyibin partisi mi olacaktır? Yoksa muhalefetin diktatör tezine su taşımaktan farkı kalmıyor yaptığınızın Bekir Bey tarafından bence gayet bilinçle söylenmiş bir söz ak partinin mesajları akademik çevrelere değil bizzatihi millete olduğu için millet bunu iyi anlamıştır yine siz müsterih olun selametle.
Tora Bora 25 Mayıs 2016 16:20
4
Çok haklısınız, Ak parti ve ona oy verenler kavramları işlevsel ve samimi duygularla algılarken, muhalefet kavramlara ideolojik ve patolojik bir anlam yüklemektedir. Örneğin bu topraklarda 1923-2002 arası azınlığa dayalı (Asker, bürokrasi, akademi, yargı ve montaj sanayi) bir çeşit diktatörlük yaşanırken, buna islami omurga 2002 sonrası son verdi ve çoğunluğa dayalı bir sistem kuruldu. Ama yine de bu görmezden gelinerek, her iki kişiden birinin (Bekir Çoşkun'un bugünkü yazısına bakınız) oyunu alan Ak parti ve onun lideri diktatör olmakla suçlanıyor. Bu durum patalojik, travmatik ve batı emperyalizmine kölece bağlılığın bir yansımasıdır. Ve sanırım bu durum iflah olmaz bir hal almaktadır.
Turgut TARKAN 25 Mayıs 2016 22:36
1
Reis'te, Bekir COŞKUN gibilere koz veriyor ya, ona "helâl olsun" diyorum, zîrâ uzatırsam yayım(n)lanmaz...
Tora Bora 25 Mayıs 2016 09:50
Elif hanım ve gazetesi misyonunu tamamlamadan sönümlenecek gibi. Sonrasın da ise, bazı yazarları internet gazeteciliği yada blog yazarlığı yapabilir. Çünkü bu şekilde yapılan eleştiriler onları sözcü gazetesinin düzeyine düşürür ki, bunu hiç yakıştıramayız.
zafer 25 Mayıs 2016 09:49
Sizin de ifadeye koymaya çalıştığınız; birşeyleri okurlarınıza hatırlattığınız gibi, 'tek adam' olunmuş, bunun sadece kanunen tasdiki (o da 'başkanlık' adı altında) kalmış bir biat hareketinin bu denli güçlü olması karşısında şu an siz ve isizin çizginizdeki yayın organlarının da 'muhalif' konuma düştüğünü mutlaka görüyor olmalısınız! Peki, aykırı bir sesin, artık, bundan böyle istenmeyeceği ve yokedileceği önümüzdeki günlerde 'Karar' gibi bir yayın organının bu minval üzere hayatına devam edebileceğini düşünüyor musunuz!
murat 25 Mayıs 2016 12:32
3
madem tek adamlık demek başkanlık sistemi oluyor o zaman abd yıllardır tek adamlık ile yönetiliyor... biraz ciddi olun orada olunca ses yok ama türkiyede olunca neden tek adamlık yada diktatörlük diye ötmeye başlıyorsun...
KARAR OKURU 25 Mayıs 2016 09:45
kanser gibi derin travmaktik olaylarla karşılaşan insanlar genellikle beş psikolojik evreden geçer: 1. inkar evresi 2. öfke evresi 3. pazarlık evresi 4.depresyon ve keder evresi 5. kabul evresi. akparti seçmenin büyük çoğunluğu hala inkar evresinde, siz ise en azından inkar evresini geçmişsiniz:))
zafer zeytin 25 Mayıs 2016 09:22
elinize sağlık
KARAR OKURU 25 Mayıs 2016 09:22
yaw ayıp değilmi millet zahmet edip bir ton yorum yazıyor. Siz yayınlamıyorsunuz.
Nefer 25 Mayıs 2016 09:20
Elif Hanım gayet güzel bir yazı daha. Gerçekten gönüllerimizi burkan bu olayları dile getirip gönlü kırık sessiz insanların sesi olduğunuza inanıyorum.Eleştirilerinize devam etmenizi ve hiçbir saldırı karşısında eğilmemenizi temenni ediyorum.
kıraç 25 Mayıs 2016 09:18
''Sanırım, birkaç gün önce yapılan AK Parti’nin olağanüstü kongresindeki dikkat çeken AK Parti’ye dair “olağanüstü el” değişimi, “sahip” değişimi de oldu!'' Aklınca ilgilenmiyorum ak partiyle birkaç gün önce kongre mi yapılmış havasına kapılman bile ele veriyor seni gidişatın düz değil benden söylemesi
KARAR OKURU 25 Mayıs 2016 09:18
Elinize sağlık tam bam telimize dokundunuz. Bunların söyledikleri ile yaptıkları ve zihinlerinin gerisindekiler farklı olmaya başladı. AK parti içerisinde vicdanı ve yüreği temiz milyonlarca kişi olduğu gibi, vicdanı kararmış gözünü kin ve nefret bürümüş, gözü dönmüş bir azınlık grupta var. Şimdi AK partiyi bu gözü dönmüş, vicdanı kararmışlar sahiplenmişler. Onların sesi herkesten çok çıkıyor, holiganlık yapıyorlar, AK partinin kuruluş felsefesinin aksine hareket ediyorlar. Artık her platformda, AK parti bir kişinin ve onun etrafında kenetlenen bir menfaat grubunun partisi olmadığını haykırmaya başlama zamanın geldi. Yoksa böyle giderse bir sonra ki seçimde AK parti denen bir parti kalmayacak, o da ANAP gibi tarihin tozlu sayfalarında kendine yer bulacaktır.
ah nefs 25 Mayıs 2016 08:07
Elif hanim yureginize saglik yine cok isabetli bir yazi olmus.Bu meselenin ustune giden neredeyse tek yazarsiniz,sizi gercekten cok takdir ettim.Yazilarinizi firsat buldukca okumaya calisiyorum ve begeniyorum.Bu konjonkturde vicdaninin sesini dinleyip dogrulari yazmak yurek ister.Yazinizda ifade ettiginiz gibi Akp dava partisi,mlletin partisi olarak yola cikti ve bu yuzde de milletin sevgisini ve destegini kazandi.Vesayete karsi cikti milletin irades. uzerinde tahakkum kurmak isteyen kisi. Ve kurumlari bir bir demokratik yonetimlerde olmasi gerektigi gibi asli gorev alanlarina cekilmeye zorladi,bunu da basardi,fakat bunu yapabilmesi icin gucu,mesruiyetinin kaynagi olan milletten almisti ,bunun da farkindaydi,ta ki Erdogan cumhurbaskani oluncaya. kadar.Erdogan gerek cumhurbaskanliga giden surecte gerek se c.b olduktan sonra sanki baska biri oldu.Onu bu makamlara getire milli iradeyi unuttu.davayi,dava arkadasligini, makam ugruna harcadi.Kendisini yegane soz sahibi gordu.Aslinda Erdogan i bu noktaya getiren benim kanaatime gore cevresini sarmis olan o yapmacik,cikarci,yalaka gazeteciler,danismanlar,bakanlar.Davutoglu olayini da pelikancilarin organize etmesi ise bunun isbati.Erdoganin da isine geliyor tabii.Insan beser,sasar elbet.Yalniz su asla unutulmamalidir ki halk herzaman mazlumun yanindadir.Hani agizlarindan dusurmedikleri dizelerde"kaderin ustunde bir kader vardir" deniliyor ya iste hic belli olmaz.Birde bakmissiniz ki. Siz kendiniz icin planladiginiz bazi mevkilere safdisi ettiginiz fakat milletin gonlunde safdisi edemediginiz uyumsuz,veya bazi vicdansizlarin tabiriyle guya cok konusup az is yapan kisi milli iradeyle gelivermis.
Ali Sirac 25 Mayıs 2016 06:00
Elif Hanım Teşekkürler. Sizin yanıldığınızı düşünüyorum! Siz İslam tarihinde ve türk siyaset tarihinde hangi fani bir liderin mesajı, 10 bin kişilik bir salon dolusu insan tarafından, ayakta dinlendi ! Parelel hainler bile kendi "liderleri" için bunu açıktan yapmadılar ! Milleti ve gençliği peşinden sürükleyen "islam alimleri",bu davranışın inançlarımıza göre yanlış olduğunu, konuşmalarına ve yazmalarına izin verildikleri TV ve gazete köşelerinde, söyle(ye)mediler! Yani sizin ve bizim bilmediğimiz daha çok şeyler var. Ömrümüz varsa göreceğiz ve öğreneceğiz daha bu "kıyamda durma" ilk aşama devamı gelecek! Kabirlere kadar....
Şükran Özzeybek 25 Mayıs 2016 05:58
eluf hanim saldiriya geçmiş gibisiniz biraz daha relax
isyankar 25 Mayıs 2016 12:02
2
Neyi yanliş yazmiş ? Neresi saldiri ? Dogrunun dogru yanlişinda yanliş, oldugunu yazmak yanlişlari görmek sucmu? Memleket ucuruma gidiyor "rahat ve sakin ol". Her kişi erdogana aşik olmak zorunda degil !!!
htcntc 25 Mayıs 2016 04:43
elif cakir kardesim guzel yaziyorsun inshallah yazmaya devam edebilirsin.. malum ortam kotu..
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN