Back To Top
Asgaride buluşmak

Asgaride buluşmak

- A +

Bir önceki yazımda, ülkelerin son 30 yıllık büyüme hamlelerine baktığımızda sadece “demokrasinin” yetmediğini gördük. Evet, kalkınma ve yüksek refah seviyesine ulaşma açısından hukuk-adalet-kurallar çok önemli unsurlar ama tek başına yetmiyor.

Hatırlarsanız 80’li yıllarda Turgut Özal’ın “ortadirek” söylemi ekonomiye damga vurmuştu.

Dün Venezuela’da Maduro üç kesime zam vaadinde bulundu:

1-Asgari ücrete

2-Kamu personeline

3-Emeklilere

***

Türkiye’nin son 15 yıllık ekonomik gelişmesinde dikkat çeken bazı noktaları sıralayalım mı?

1-Ekonomik büyüme gerçekleşse de, üretim gücü oransal olarak geriledi. Sanayi sektörünün payı azalırken, imalat sanayinde ilk 20’den geriye düştük.

2-Ekonomik büyümenin ana dinamosu tüketim oldu. Aşırı tüketimin yol açtığı finansman ihtiyacı ise yabancı sermaye ile kapatıldı. Gelen sermayenin önemli kısmı ise dış borç hanesine yazıldı.

3-Sosyal adalet veya gelir dağılımında alt gelir grubu maaşları ve sosyal yardımlar ana belirleyici oldu.

a-Asgari ücret reel olarak yüzde 50’nin üzerinde arttı.

b-Asgari emekli maaşı reel olarak asgari ücretten çok arttı ve asgari emekli maaşı asgari ücrete geldi.

c-Asgari kamu maaşındaki artışla beraber kamuda reel ücret artışı yüzde 50’ye yaklaştı.

4-Orta sınıf denilen çalışan kesimin ücretleri aynı dönemde bırakın reel kazancı, enflasyon karşısında bile geriledi.

5-Orta direk denilen kesim bir üst gelir dilimine çıkacağına, aşağıda asgari kesimle birleşmeye başladı.

***

Sosyal yardımların ülkemizin üretim gücünü ve isteğini kırması üzerine eskilerde “çalışmayın” başlığı altında yazılar yazdığımı hatırlıyorum.

Ücretlendirme politikasının asgari ücret üzerine yoğunlaşması ve orta kesim ücretlerde yaşanan kayıpların eğitim isteğini öldürmesi üzerine de, “okumayın” başlığı altında yazılar yazmıştım.

Bugün asgari ücretin iki katı maaş alanın ve ona göre sosyal güvenlik primi ödeyenin emekli maaşı da asgari emekli maaşına eşit geliyor. Niye daha fazla çalışsın ki!

Bugün yüksek öğretim mezunlarının büyük kısmı ömürlerinin büyük bölümünü asgari ücretle çalışmak zorunda geçiriyorlarsa, neden okusunlar ki? Okumanın-eğitimin oluşturduğu ek değerin ücretlendirme politikasında yeterince karşılık görmemesi, galiba uzun vadede toplumdaki yozlaştırıcı etkisini daha açık hissedeceğiz.

Bugün köylerde-kasabalarda sosyal yardımla yaşayan milyonlarca insanın tarımsal üretimi bitirme noktasına getirmiş olmasının acısını, sonraki yıllarda galiba çok daha fazla hissedeceğiz.

Bugün tüketim üzerinden alınan yüksek vergilerle beraber aşırı şişmanlayan Ankara’nın bol keseden harcaması ve ücretler belirlemesi, toplumsal denge üzerinde ve ekonomide nasıl bir tıkanıklığa yol açtığını sanırım görmeye başladık bile.

***

-Türkiye 91 seçimlerinde “kim ne verirse 5 lira fazlası benden” vaadi ile iktidarı değiştirdi.

-Yarım ekmek arası helva ve köfteye yüzde 7,0’nin üzerinde oy verdik.

-İsteyenler erken emekli olsun diye 40 yaşında emekli edilenler ile her yıl 80 milyar lira açık veren SKK’yı biz yarattık. 

-Herkese iki anahtar vaadini o kadar çok sevdik ki... Kısaca seçimlerde kaynağı sorulmadan boş vaatlere kanan bir Millet olduk.

Ama Ak Parti bu geleneği yıktı. Son seçim hariç, nerede ise hiçbir seçimde “seçim ekonomisi” uygulamadı. Ama buna rağmen tüm seçimleri kazandı.

Demek ki, topluma uzun vadeli çıkarları anlatıldığında da olabiliyormuş.

***

Şimdi yeni bir yönetim sistemi ve yeni bir kadro oluşacak. Ekonomide durağan geçen yılların telafisi gerekiyor. Çok ama çok radikal kararlar ile yeni bir ekonomik model eşliğinde büyüme değil, “ekonomik kalkınma” hamlesi gerekiyor.

Eğitim sisteminden tutun da finans sistemine kadar çok şeyin değişmesi gerekiyor.   

Yabancı sermayeye ve tavize dayalı ekonomik modelle daha kaç yıl gidebiliriz ki? Bence bu yol çoktan bitti.

Savunma sanayinde yüzde 60’ı geçen yerlilik oranı bize aslında ışık veriyor. Neden aynı başarıyı özel sanayide gerçekleştirmeyelim...

***

2023 yılına şurada ne kaldı?

Daha ne kadar kağıt üzerinde revizyonlarla ekonomiyi düzelteceğiz? Bugün yabancı sermaye destekli sosyal yardımlarla ve asgari maaşlarla ulaşılan alt kesim hakimiyetini, ne kadar daha sürdürebileceğiz? Karşımızda kapı gibi Venezuela örneği duruyor. Marketlerde ekmek bile bulmak nerede ise imkansızlaştı.

Maduro yine ne diyor: “asgari ücrete, asgari emekli maaşına ve kamu personeline zam vereceğim.”

Eğer bizler de aynı yolda gidersek 2023  hedeflerine değil, galiba 2001 dönemine geri gideceğiz. Önümüzdeki tek umudumuz, yeni kadroların uzun süreli daha cesur kararlar alabilecek yapıda oluşturulmasıdır.

Unutmayın ki sürede azaldı, seçeneğimiz de... Millet uçmayı bekliyor.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Has Parti 03 Mayıs 2017 00:19
MKE özel çelik üretmek için bu sene kamunun yaptığı en büyük yatırımı yapıyormuş 63 milyon Euro imiş, yeni alınan başkanlık uçağı için 74 milyon dolar ödenmiş. Başka söze gerek var mı?
KARAR OKURU 02 Mayıs 2017 18:46
Ozel sektor essek yuku tesvike sanayi yatirimi yapmazsa devlet yapsin. Yerli otomobil yedek parca niye devlet yapmiyor ki. Fabrikasini da en cok göçveren bölgeye yapsin. Çok mu zor.
KARAR OKURU 02 Mayıs 2017 18:44
Çlaismayana para ozel bir kısiti yoksa verilmemeli sana su isi sagladim begenmiyorsan para yok denmeli. Tabi yas ozur gibi kısitlari koyarak. Istihdam saglanamiyorsa insanlarinizi aç bilaç bırakamazsiniz.
KARAR OKURU 02 Mayıs 2017 18:39
60 yas emeklilik de zulum be hocam soyle keyifle omrumuzun son demlerini yasayalim. Ek olarak ozel sektorde kimi o yaslara kadar calistiriyorlar.
d 02 Mayıs 2017 18:24
Şeyh uçmaz,mürid uçurur derler.Nurettin topçu:''Sanki siyaset tek kurtuluş yoludur.Din yolu bile başarıya götüren bir siyaset yolu olmuştur.Yaratıcılığın yerini taklit almıştır.Kendi iradesini çürüten nesillerde kurtarıcı bir şef ihtiyacı kendini gösterdi.Kendini yetiştirmeden şefini arayan toplum ekilmeden sulanan fidana benzer.'der. Uçmasını bilmeyen nesil kendisinin yerine uçacak birini arıyor.
KARAR OKURU 02 Mayıs 2017 17:45
2023 de 500 milyar dolar ihracat dediler..
KARAR OKURU 02 Mayıs 2017 19:14
0
palavra bol....
Abdullah hasan 02 Mayıs 2017 15:51
''Millet uçmayı bekliyor.'' Aynen, uçmayı bekliyenlerin çoğu oturduğu yerden hatta yattığı yerden memleket uçsun istiyor. İbrahim bey, okumayın, çalışmayın derken nereye varacak peki iş, sırada ne var yani.
KARAR OKURU 02 Mayıs 2017 12:44
Bu anlatilanlar nedense aklima demirel in cumhurbaskanligi döneminde yasananlari getirdi. O dönemde kocaelindeki 1600 dönüm seka arazisi koc grubuna ford fabrikasi kurulmasi karsiliginda hibe olarak verilmisti. Elestiriler karsisinda demirel yatirim icin cankayanin bahcesini bile veririm demisti. O zaman muhafazakar kesim basta olmak üzere kiyameti koparmistik. Her neyse o fabrika artik imalata basladi abd dahil dünyanin her tarafina arac ihrac ediliyor. Yan sanayisi ile ile birlikte belki yüzbinleri gecindi, gecindiriyor, gecindirecek, cari acigi kapatmaya yardimci oldu oluyor olacak. O zaman sahsen bu arazi hibesi benide cok rahatsiz etmisti, ancak bugünkü ekonomi anlayisi ile o dönemi karsilastirinca hayiflanmamak elde degil. Ekonomiyi insaat üzerine kurgulamasi, müteahitleri desteklemek icin devlet varliklarini garanti olarak ortaya konulmasi yabanciya emlak satisi gibi tek seferlik para girisine bel baglanmasi, ki bunu yaparken kendi vatandasinizi yabanciya ezdiriyorsunuz. Türkiye yabancilar icin ucuz kaliteli yatirim, tatil ülkesi olurken kendi vatandasi icin agir vergilerle birlikte yasamin gittikce zorlastigi yer haline geliyor. Vel hasili kelam bugün yapilanlar demirel e rahmet okutur hale getirdi bizi. Sizinde belirttiginiz gibi bu yolun gittigi yer iyi degil, bu hem türkiye hemde diger ülkelerde yasanan tecrübelerle sabit.
KARAR OKURU 02 Mayıs 2017 13:04
0
Böyle yatirimlar en son ne zaman geldi acaba türkiye ye? Bu gün olsa o arazi ne olurdu acaba? Ihale ile satilip, emlak isinde kullanilirdi sanirim.
KARAR OKURU 02 Mayıs 2017 11:47
Avrupa kendi dustu ğu kuyuya bizde dusurecek cunku avrupada calsanla çalışmayan aynı aynıy bırak daha iyi onun için çalıştıracak adam bulamıyor ulkeleri karıştırıyor birzamanlar gibi modern köleler gelsin boğaz tokluguna calssinlar cunku kimse çalışmak istemiyor gençlik perişan buna Turkler de dahil turkiyede ki mirası satıp burda yiyen cok
Turan Yılmaz 02 Mayıs 2017 11:12
Kaleminize sağlık,tarihe not düşüyorsunuz.
Akif 02 Mayıs 2017 09:21
OECD ülkelerinin ihracatları içerisinde İLERİ TEKNOLOJİ ürünleri payı ortalama % 20. Türkiye’nin ki 2000 yılında (AKP’den önce) % 8 iken, 2005 yılında % 6’ya düştü, sonra da % 5’e demir attı. 2010’da da, 2015’te de ileri teknoloji ürün ihracatımızın toplam ihracatımıza oranı % 5. 2015 yılı itibariyle Çin’de bu oran % 33, Güney Kore’de % 31, Meksika’da % 24. Demek ki, kuru kuru büyüme oranı bir şey değilmiş. Büyüme oranında Çin’le yarışırken, adamlar bize teknolojide 7 tur bindirmiş. Gerçekten atı alan Üsküdar’ı geçmiş. At dedim de, bir atlı cümle daha kurayım : AT SAHİBİNE GÖRE KİŞNER. Ufkunun üst sınırı “inşaat” olan bir yönetici varken başımızda, övündüklerimiz tabi ki, YOL, KÖPRÜ, TOKİ’den ibaret olur. Daha dün Hindistan’da, bir Hindistan projesi olan 100 Akıllı Şehir’i Türk müteahhitleri yapsın, dedi. Bu arada Hindistan’ın ihracatı içerisinde ileri teknoloji ürün payı 1995’te % 5 iken, 2015’te % 10. Artık inşaat işlerini ÜÇÜNCÜ DÜNYA ülkelerine bırakacak kıvama geldiler. PBDS (Proje Bazlı Destek Sistemi) teşvik mevzuatımıza AKP’nin son katkısı. BU TEŞVİKTE SINIR YOK. Pazarlık usulü. Getir büyük yatırım projesini, kopar koparabildiğin kadar. Böyle bir teşvik, proje eğer ileri teknoloji yatırımı ise helali hoş olsun; var iki fazla verelim. Yatırımcı da kazansın, ülkem de. Ancak dakka bir gol bir durumuna düştük. Bu teşvik kapsamında ilk destek Eti Bakır’a verildi. Mardin Mazıdağı’nda yapılacak metal geri dönüşüm ve entegre gübre tesisi için. Sıradan ORTA TEKNOLOJİLİ bir yatırıma SÜPER TEŞVİK. Bu AKP kafası ile YENİ bir şey olmaz. Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur. İleri teknoloji yatırımları için doğrudan ya da ortaklık şeklinde “gavur”lara ihtiyacımız var ya, onun için anons ediyoruz : Eyyyyy Avrupa… gelin de “guguk” devleti görün.
misafir 02 Mayıs 2017 16:34
5
referanslarını ver, yazdıklarını kanıtla.
KARAR OKURU 03 Mayıs 2017 01:18
0
Sn. 'misafir 16:34', emrinizi aldım, gereği düşünüldü: yorumdaki 'Eti Bakır' ı maviliyorsunuz. Seçeneklerden ' ...' noktaya basıyorsunuz. Üç seçenek içinden ortadakini seçiyorsunuz. ....... saniye içinde ...... bin adet giriş kapısı açılıyor. Mesela Hürriyet'inki ile girebilirsiniz. Yolunuz da, zihniniz de, ağzınız da açık olsun...Olsun ki 'armut piş, ağıza düş' düş olmasın.
evin 02 Mayıs 2017 08:31
akp milyonlarca aileye sosyal yardım adı altında "sadaka" dağıtıyor. bunlar parayı kendilerine devletin değil akpnin verdiğini sanıyorlar ve akp giderse paraları kesilecek diye ona oy veriyorlar...akpye giden oyların yaklaşık yarısı "mecburiyetten" bu kesimden geliyor. birilerinin bu insanlara parayı akpnin değil devletin verdiğini anlatması lazım...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN