Gençlik enerjisi

24 yıl sonra Dünya Kupası’na katılmak bütün Türkiye’yi heyecanlandıran bir hedef. Genç ve iddialı bir takımla finallerde olmak sadece Türk futbolunun değil Türk halkının moral bulacağı bir heyecan.
İşte bu hedef için onbinler büyük bir heyecanla Beşiktaş Park’a koştu. Rakip geçmişteki görkemli günlerin oldukça uzağında olan Romanya’ydı. Esas rakip ise bu takımı çalıştırmak için 81 yaşında görevi kabul eden Mircea Lucescu’ydu. Romanya’nın hocası Romanya takımından daha tehlikeliydi bizim için. Maça da imzasını attı zaten.

Lucescu, kanatları etkili kullanan ve hızlı oynayan milli takımımızı kademeli ve sert bir savunma anlayışıyla durdurmayı hedefledi. Bu hedefine ilk yarıda da ulaştı. Milli takım kendi ceza alanına yığılan kalabalık Romanya savunması arasında kendine yer açamadı. Tabii bunda vinç Vincenzo Montella’nın tercihlerini de payı vardı. Kerem’den Kenan’a, Barış’a kadar açık oyunun etkili isimlerini tercih etti. Rakip savunma arasında etkili olacak klasik santrfor tercihinden yine uzak durdu. Deniz Gül ilk 11’de, Semih Kılıçsoy kadroda bile yoktu. Sahada gol sorununu çözecek bir çilingir olmayınca ilk 45 dakikada gol de gelmedi. Lucescu en iyi yaptığı şeyi yaptı, savunmada kalıp maçı kilitledi. Montella ise dış sahada iş yapan hızlı depar oyuncuları ile Romen savunmasını boş yere dövdü.

Maçın ikinci yarısında Montella’dan bir hamle gelmedi, o sahadaki gençlerin enerjisine güveniyordu. Ve sahneye Arda Güler çıkıp kilidi açtırdı. Real Madrid’li yıldızımız, bir gölge gibi süzülüp ceza alanına giren Ferdi Kadıoğlu ile topu öyle mükemmel bir zamanlama ile buluşturdu ki, Romen savunması sol bekten çıkıp gelen oyuncuyu engelleyemedi. Tabii burada Ferdi’nin topu önüne alışının ve mükemmel gol vuruşunun hakkını da vermek lazım.

Önemli olan katı Romen savunmasının aşılmasıydı ve skor üstünlüğü ele geçirilince maç da kolaylaştı. Romenlerin beraberliği bulup maçı uzatmalara götürmek için bir umudu vardı ama bunu hayata geçirecek güçleri yoktu. Kalan sürede yapmamız gereken sadece stresten uzak durmak ve topu kontrol etmekti. Çünkü yüksek tempolu oyunlardan sonra maçların son bölümleri bizim açımızdan genelde sıkıntılı geçiyordu. Montella, Barış’ın yerine tecrübeli isim Orkun’u alarak orta sahayı güçlendirdi. Son bölümde oyunu tutarak 1-0’ı koruyan Millilerimiz play-off finaline kalmayı başardı.
Dünya Kupası öncesi son bir maçımız kaldı. Salı günü kazanıp finallerin kapısını açalım. Bu takım orada büyük işler başaracaktık, yeter ki denizi geçip derede boğulmayalım.

YORUMLAR (2)
2 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.