Back To Top
Derdimiz YOKSULLUK!

Derdimiz YOKSULLUK!

 - Son Güncelleme: 19.09.2019 Perşembe 13:28
- A +

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 yılı Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırma sonuçlarını açıkladı.

Önce TÜİK’in haber bültenindeki bazı değerlendirmeleri aktaralım:

* En yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay bir önceki yıla göre 0,2 puan artarak %47,6’ya yükselirken, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay 0,2 puan azalarak %6,1’e düştü.

Gini katsayısı, sıfıra yaklaştıkça gelir dağılımında eşitliği, 1’e yaklaştıkça gelir dağılımında bozulmayı ifade etmektedir. Gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,003 puan artış ile 0,408 olarak tahmin edildi. 

*  Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri bir önceki yıla göre %12,2 artarak 21 bin 577 TL’den 24 bin 199 TL’ye yükseldi.

Toplam eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirleri içerisinde en yüksek payı, %48,5 ile bir önceki yıla göre 0,4 puan azalan maaş ve ücret gelirleri aldı. İkinci sırayı %20,1 ile önceki yıla göre 0,4 puanlık artış gösteren sosyal transfer gelirleri alırken üçüncü sırayı %18,8 ile 2017 yılına göre 0,8 puan azalan müteşebbis gelirleri aldı.

*  Toplumun genel düzeyine göre belli bir sınırın altında gelire sahip olan bireyler göreli anlamda yoksul sayılmaktadır. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin %50’si dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,4 puanlık artış ile %13,9 oldu.

*  2017 yılında sürekli yoksulluk oranı %14 iken 2018 yılında bu oran %12,7 oldu.

Şimdi haber bülteninde yer alan bu bilgileri biraz daha açarak vermeye çalışalım.

***

Önce yoksulluk sayısı ve oranlarına bakalım:

Geçen yıl (2017) 10 milyon 622 bin olan yoksul sayısı 2009 kriz sonrası ilk kez arttı ve 11 milyon 091 bin kişiye yükseldi. 2016 yılında yüzde 14,3 olan yoksulluk oranı 2017 yılında yüzde 13,5’e düşüyor ve 2018 yılında yeniden yüzde 13,9’a yükseliyor. Buna rağmen yoksulluk oranı 2006 yılından bu yana sadece 2017 yılının altında kalıyor. Yoksulluk oranındaki artışa rağmen hala eski yıllardan daha iyi durumdayız.

19-09/18/ekran-resmi-2019-09-18-231427.png

Yoksulluk artışının eğitim seviyesi ile ilişkisi ise şu şekilde:

Tüm eğitim düzeylerinde yoksulluk oranlarında artış yaşanıyor.

Okur-yazar olmayanlarda %25,4 olan yoksulluk oranı %27,5’e,

Bir okul bitirmeyenlerde %21,7’den %23,6’ya

*  Lise altı eğitimlilerde %11,7’den %12,1’e

*  Lise ve dengi okul mezunlarında %5,5’den %5,8’e

Ve yükseköğretim mezunlarında %1,5’den %2,2’ye çıkan bir yoksulluk oranı söz konusu.

Üniversite mezunlarında yoksulluk oranı 2006 yılında %0,7 düzeyindeydi. 2010 yılında bu oran %1,0’e yükseldi ve artık %2,2.

Son bir yılda toplam fert geliri yüzde 8,7 artışla 30 bin 748 liraya yükseldi. Ama yüksekokul mezunlarının fert gelir artışı yüzde 6,7 ile ortalamanın altında kaldı. Zaten son 5 yıllık fert gelir artışında da benzer durum var. Son 5 yıllık eğitim durumuna göre fert gelir artış oranları:

Toplam fert gelir artışı: %78,2

*  Okur-yazar olmayanlar: %71,6

*  Bir okul bitirmeyenler: %102,3

*  Lise altı eğitimliler: %83,2

Lise ve dengi okul mezunları: %74,8

Yükseköğretim mezunları: %51,5

Tablodan görüleceği gibi son 5 yılda yükseköğretim mezunlarının ücret artışı bir okul bitirmeyenlerin ücret artışının yarısında kalmış durumda. Ve yükseköğretim görmek yoksulluk derdinden kurtulmak anlamına da gelmiyor.

OLAN EVLER DE GİDİYOR

Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasında çok sık takip ettiğim bir konu da ev sahipliği ve kiracılık oranlarıdır:

Ev sahipliği oranı %59,1’den %59,0’a düştü. 2013 yılında ev sahipliği oranı %60,7 seviyesindeydi.

Kiracılık oranı ise %24,7’den %25,2’ye yükseldi. 2013 yılında kiracılık oranı %21,3 düzeyindeydi.

Son 5 yılda olduğu gibi son yılda da yapılan onca konuta rağmen ev sahipliği oranı artmıyor. Tersine kiracılık oranı artıyor. Hatta ev sahipliği oranı sadece 0,1 puan düşerken, kiracılık oranı 0,5 puan artıyor. Bunun bir başka anlamı, evlerin daha az ellerde toplandığı ve bazı mevcut konut sahiplerinin de evlerini ellerinden çıkarmak zorunda kaldığı görülmektedir.

ZENGİNİN PAYI ARTTI

Toplumu yüzde 10 paylara bölerek gelirden alınan oranlara bakıyoruz. En alt gelir grubunun payı %2,33 iken, en üst gelir grubunun payı %31,63. Fakat burada bir fark daha var: En alt gelir grubunun payı 2017 yılına göre 2,42’den 2,33’e düşerken, en üst gelir grubunun payı %31,44’den %31,63’e çıkıyor.

Gelin son bir yıl ve son 5 yıl içinde gelir gruplarının paylarına ve değişime bakalım:

En alt gelir grubunun payı: 2013 (%2,50) iken 2017 (%2,42) ve 2018 (%2,33)

En alt ikinci yüzde 10’un payı: 2013 (%4,00) iken 2017 (%3,88) ve 2018 (%3,81)

*  En alt üçüncü yüzde 10’un payı: 2013 (%5,00) iken 2017 (%4,81) ve 2018 (%4,76)

En alt dördüncü yüzde 10’un payı: 2013 (%5,90) iken 2017 (%5,77) ve 2018 (%5,77)

En alt yüzde 30’luk gelir grubu 2017 yılında toplam gelirin yüzde 11,11’ini alırken bu oran artık yüzde 10,90’a geriledi.

l  En üst yüzde 10’luk kesimin toplam gelirdeki payı ise artmaya devam ediyor. 2013 yılında %29,70 olan payı 2016 yılında %30,78’e, 2017 yılında %31,44’e ve son olarak 2018 yılında ise %31,63’e çıkıyor. Böylece toplumda gelir dağılımında yaşanan bozulma alt gelir gruplarının kaybı ile daha da artmış oluyor.

Türkiye’de ortalama yıllık hanehalkı kullanılabilir fert geliri bir önceki yıla göre %12,2 artarak 21 bin 577 TL’den 24 bin 199 TL’ye yükseldi. Oysa 2018 yılında yılsonu enflasyon yüzde 20,30 olurken, 12 aylık ortalama enflasyon ise yüzde 16,33 olarak gerçekleşti. Hanehalkının gelir seviyesi enflasyonun altında kalarak krizin sert yüzü ile karşılaştığı görülmektedir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Süleyman d. 20 Eylül 2019 08:54
Orta halli bir kobide (tasarruf amacuyla) MAKET BIÇAĞINI BİLEYEN çalışanı gördüğüm tarihten bu güne bir yıl geçti. Aynı adamlar parça kartonları bantla birleştirip kalıp olarak kullanıyorlardı :(
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 20:48
Bu ülkede kamu mali ve kaynaklari deniz misali görüldüğü sürece hiçbir şey değişmez .Bu gostergeler gelecek içinde umut vermiyor maalesef.
darwin 19 Eylül 2019 14:20
YOKSULLUK YYOK BE KARDEŞİM. YOKSULSANIZ ÇALMAYI BECEREMEMİŞSİNİZ DEMEKTİR.BU AYIPTA SİZE YETER
Nurhaklı 19 Eylül 2019 14:10
İş yok iş kocaeli gibi bir şehirde şuan işkurdan geliyorum tıklım tıklım .. typ ilanlarına kadar millet muhtaç . rabbim yardımcımız olsun ben ümidimi kestim Türkiyeden. banka taksitlerimi şuan ödeyemiyorum. işsizlik maaşıda alamadım.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 19:00
6
Ne işi ariyon kardeşim sanayiye gel sana iş var ama. Memurluk değil iscilik
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 13:42
Türkiye'de sistem bozuk onu biliyoruz da dünya ülkelerinde de mi bozuk mesela? Sen git 30 sene Maliyede çalış müsteşarlık yap sonra git Sayıstay başkanı ol eskiden yönetici olduğun kurumları ve kendi yaptığın işlemleri denetle. Komik değil mi?
ramazan gün... 19 Eylül 2019 13:15
(8)hareketi veren ahlaki dinamiğin metafiziğini yapmak.. adalet, herşeyden önce bir DUYGUDUR; düşünceye kendini APAÇIK DAYATAN terimlerden (bunlar nelerdir?) belki birincisidir. ve sonra ADALET DUYGUSU OLMADAN MERHAMET OLAMAYACAĞINA GÖRE!. unsurları BİR BÜTÜN HALİNDE uyumlu, yani güzel olan bir toplumda artık adaleti konuşmaya gerek kalmayacak ve MESELE DAİMA MERHAMETLE BAŞLAYACAKTIR!. çünkü güzel merhamete adaletten daha yakındır!.. (bu terimler nelerdir arkadaş, NASIL ÇALIŞIRLAR? gazaliye baktım ama, neyse)
ramazan gün... 19 Eylül 2019 13:03
(7)fakat mesele şu ki.. 0 noktası bir ideal durum belirtir ve MEYİL YOKSA HAREKETTE YOKTUR!. ama, yine meselenin meselesi olarak İNSAN MECBURİYETİ odur ki, bu meyli en asgariye indirmek, iktisat alanında NE YAPIP EDİP gini katsayısını 0 noktasına doğru zorlamak, ve AHLAKİ MÜESSESE olarak devlet sözkonusu ise, iktisadi alanda teşebbüs ruhu-İBDAyı serbest bırakıp, toplum adına sıfıra doğru baskı uygulamak, tedbir almak (SERMAYE VE MÜLKİYETTE TEDBİR) gereklidir. ekonominin NESNELERİ üzerinden statik bir kavram metafiziği yapmak yerine..
ramazan gün... 19 Eylül 2019 13:02
(6)bilakis 0 noktası (bir manada eşitlik ifade ederek) tam adalet iken burdan her uzaklaşma 'birim adaletsizlik' olarak görünüyor. 'adalet, zalim ile mazlum arasında bir orta terim olmayıp, adalet, BİZZAT ZULMÜN TAM KARŞISINDADIR'.. belki benim bu gini katsayısına kafayı takmamın sebebi de budur.. bir ülke olsun, 100 lira ciro çeksin ve ORANTI ise sağlıklı olsun. başka bir ülkede ise 1000 lira ciro çekilsin ve gini katsayısı 1 olsun; ADALET DUYGUSU HANGİSİNDE TECELLİ EDER. bunlardan hangisi DAHA ÇOK TEKNİK TERİM VE LAF ÜRETEREK kendini izah etmeye çabalar?
ramazan gün... 19 Eylül 2019 12:53
(5)katsayının hesaplanma usulü ve tekniği, kendi iç eksiklikleri filan bunları geçelim.. burada ORTAYA ÇIKAN ORANTI ile en zengin adam ile en fakir iki adam arasında yapılacak bir ORAN arasındaki farklılık.. neticeye bakınız; gini katsayısı, SIFIRA YAKLAŞTIĞINDA ADALET kendini göstermeye ve 1'e yaklaştığında ise ZULÜM kendini göstermeye başlıyor. ve en önemlisi 0,5 ORANTISI bir orta terim-vasatı teşkil olsa da ADALETTEN UZAKLIK BELİRTİYOR. yani burada mesele, bazı kavramlardan farklı olarak, ifrat-vasat-tefrit biçiminde çalışmıyor..
ramazan gün... 19 Eylül 2019 12:47
(4)daha önemlisi benim yatkın olduğum kafa yapısı sebebiyle BUNUN MEKANİZMASI NASIL ÇALIŞIR?. adalet; bütün mesele!. o antik medeniyetin büyük isimli hükümdarının metininden beri (adamın adını unuttum ama hepimiz biliyoruzdur) 'göze göz dişe diş'de bir göz her zaman bir göz müdür?. terazi sembolü, ticarete kaskatı atıfta bulunurken, adalete ne kadar yaklaşmıştır?. ne ise.. bu gini katsayısı.. iyi bir örnek olabilir. adalet halk duygusuna hitabeden bir terazi İMGESİNDEN farklı bir ORAN VE ORANTI anlayışını bekler..
ramazan gün... 19 Eylül 2019 12:40
(3)hegel, kendi fikri dışından bir unsuru 'çaktırmadan' bu mantığa dahil etmeye çalışmış ve hareketi böylece üretmiştir.. ne ise.. bazı meselelerin, bazı kavramların, halk duygusuna kolayca gelen kavramlardan BAŞKA BİR BİÇİMDE ÇÖZÜMLENMESİ GEREKİR. bu başka biçimde çözümlenmesi gereken kavramlardan birisi ve başlıcası (ki bunları bulmaya çalışıyorum, bilen varsa söylesin) adalettir. bu kavramları aramaya beni, gazalinin maverdinin bakışına karşı 'adalet zalim ile mazlum arasında bir orta terim değildir' cümlesi sevketmiştir; hımm, bunlar ne olabilir?
ramazan gün... 19 Eylül 2019 12:31
(2)bahsi bilenler açısından devam edelim. zira bende bakmadan işgüç arası aklımda kalanlar üzerinden gidiyorum. meselelerin ele alınışında tümellere gider ve soyutlama yaparken bir takım terimlere ve orta terimlere ulaşırız, değil mi?. mesela aşağıda dediğim gibi üretim-gelir dağılımı-tüketim teslisi; diyalektik süreç ve orta terim.. bu görüş, hegelden beri diyalektik sürecin NESNELERİNİ, durum ve vaziyetlerini tespit etmek üzerine kuruludur; bu manada hegelin 'hareketliymiş' gibi görünen mantığıda aristo kadar hareketsizdir..
ramazan gün... 19 Eylül 2019 12:26
(1)şimdi tekrar bakınca.. bu geçenlerde bahsettiğim genel geçer 'adalet anlayışı'na itirazıma dair.. hani 'adalet zalim ile mazlum arasında bir ORTA TERİM değildir' dediğim mesele.. adalet fikri daima bir ORAN ve ORANTI düşüncesini tedai etmektedir; adaletin terazisi!?. bu, 'halk duygusu'nda, hemen her meselede ortayı bulmak-vasatın tesisi olarak kabul edilse ve bu kabul halk duygusu açısından doğru olarak nitelense bile.. konusuna hakim her mütefekkirin bu duyguyu aşan bir bakışa erişmesi ve özellikle konusunun TERİMLERİNİ test etmesi gerekir.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 16:31
0
ramazan, yorumlarını okumadım ama hatırın kalmasın diye olumsuz tıkladım. bir de, editörün, benim birçok yorumumu sansürlerken, senin bütün yorumlarını "gelde geç" demesi nedeniyle sana gıcık oldum. biraz da onun hatırı var olumsuz tıkta. umarım çok alınmamışındır. Tabi ki biraz alınma hakkın var. o hakkını da kullanabilirsin. ama çok alınırsan üzülürüm.
musto 19 Eylül 2019 11:11
Zor dostum zor herkes kendi penceresinden bakıyor. Her evde araba var sayemizde ev sahibi oldular yol, köprü hastahane yaptık yaşamı kolaylaştırdık. Diğeri de emekli vatandaş 2 paket sigara parası alıyor gençlerimiz işsiz karın tokluğuna iş bulamıyor.Verilerde bunu kanıtlıyor.Kimi evlerde ET kimi evlerde DERT kaynıyor ,maalesef ortasını bulamıyoruz.Çareyi bulacakları da bulamıyoruz.
kaan 19 Eylül 2019 10:49
Eskiden şehirde de çalışşak köye gider evin ihtıyacları için bir şeyler ekilirdi.Şimdi maliyetler öyle bir artış oldu ki şehrin dışına çıkamıyoruz.Ancak masrafları kısıyoruz.Bu arada gelir azalıyor.Tam bir bumerang oluşuyor.Köşedeki çözümcüler iğneden,ipliğe çözüm incelemesi yapması gerekir.Fakirlikten daha kötüsü açlık,yoklukla kaşılaşabiliriz.
Alper 19 Eylül 2019 10:22
Birilerinin yoksulluğu başkasının zenginliği.yani kaynak aktarımı İslama inat ya bütün öğretileri ayaklar altında değil mı?
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 09:14
Türkiye de dar gelirliler giderek yoksullasiyor.yok hava alanı yaptık,yok köprü yaptık yok yol yaptık bunlar karın doyurmuyor.hem borçlanarak yapıldı.Emekli ve asgari ucretli kalkındımı.1.200 TL alan bı emekli.2.000 TL alan bı asgari ücretli varken bizi yönetenler neyin havasını atıyorlar.Ülke Tarımda sıfır sanayide sıfır eğitimde sıfır nereden nereye.Allah sonumuzu hayreylesin..
Erdinç 19 Eylül 2019 08:54
İslam Dininin ve Sevgili peygamberimiz Hz.Muhammed'in mücadele verdiği konulardan en öenmlilerinden biri de GELİR DAĞILIMI eşitsizliği idi. Yani efendi köle ilişkisi. Müslümanlıkta mangalda kül bırakmayan RTE ve ahalisi yoksullktan gelip SARAY HAYATI yaşıyorlar. Ne pahasına. Yazıklar olsun. Yazıklar olsun. Bu topraklarda her gün 5 kere EZAN boşuna okunuyor ve ALLAH'ın indirdiği İSLAM DİNİ asla yaşanmıyor. Tüm bu kepazelikleri haramı günahları görmesine rağmen Halk da sanki sonsuz dünyada yaşayacakmiş gibi sessiz tepki göstermiyor. faturayı ağır bir şekilde sadece yoksul halk kesimi ödüy
ramazan gün... 19 Eylül 2019 08:49
ben (neden kafayı buna taktım bilmiyorum) ama, konu ekonomi ise ve modern ekonominin getirdiği 'statik ölçülebilirliği' azaltan çetrefilli ve değişken, çok faktörlü yapı sebebiyle, sosyal-HİSSEDİLEN-somut analizin en temel göstergesinin bu mesele olduğunu düşünmekteyim; ne enflasyon, ne milli gelir, ne faiz ne bilmem ne; bunlar statik ölçümler, soyutlamalar; zaten insanı kaybetmiş soyutlaşmış iktisadın hayata dokunduğu tek nokta buymuş gibi geliyor. ama NETİCEDE iktisat bir üretim-GELİR DAĞILIMI-tüketim dinamiği değil miydi?
Ahmet ak 19 Eylül 2019 08:50
Sn Kahveci TV5 programlarınızı dinliyorum bu yazılarınızı da okuyorum. ama muhafazakar bir insan olarak üzülüyorum soyadınızın hakkını verin bari
evin 19 Eylül 2019 08:13
akp yoksulluğun bitmesini istemiyor... çünkü yoksullara "sadaka" vererek oylarını devşirmek akpnin öncelikli hedeflerinden biri...eğer yoksullar kendi kendilerine yeter hale gelirse akp onları nasıl kendine bağımlı kılabilir ki?
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 09:28
0
Arkadaşlar, evinin bu yorumunu, İbrahim Kiras’a 08:19’da yazılan yorumla birlikte okuyun.
hamza akyol 19 Eylül 2019 16:34
0
evin hanım merhaba! bu durumun mimarı da, milletin çok övdüğü özaldır. satılık adam alma mekanizmasını fak fuk fon ile kurdu. ülkede ahlakın dinamitlenmesi özalın fak fuk fon uygulaması ile başladı. o sistemin ürettiği insanlar akp'yi iktidara taşıdı ve her türlü zulmü savunur duruma geldiler. çünkü, çalışmadan kazanma kültürü, bunların ahlakı oldu.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 05:24
Ev sahipliği 0.1 düşerken kiracılık 0.5 artmış ;Ne büyük bir felakettir bu...Sayın yazar,püf noktasını yazmışsınız, kendinizi üflettirin de nazar değmesin...
Süleyman d. 19 Eylül 2019 17:00
1
Ne anladığın belli, ne yazdığın anlaşılıyor! Yazar verileri vermiş. Bu veriye bakarsak 100 kişi evinden olurken bunun 20 si başka bir kişi tarafından alınmış; kalam 80 i haciz, icra, haraç mezat bankanın ya da tefeci kuruluşların pençesine düşmüş!
okur 19 Eylül 2019 03:28
Ben bu yaşıma kadar fakirin yüzünü güldüren hükümet görmedim. Demek o mazideki solcular haklıymış, demek halkı aç yatırıp ezen hükümetler değil devletin ta kendisiymiş. Solcu diye küstüğüm oğlumdan şimdi utanıyorum. Bu devlet fakirini sevmiyor. Neden? Çünkü devlet idaresi hep paralı adamların ellerinde. Yani şurama kadar geldi. Devletime küs bile değilim ona bile değmez.
HALKIMIZ GÜN GEÇTİKÇE YOKSULLAŞIYOR FAKİRLEŞİYOR İŞSİZ SAYISI ÇOĞALIYOR KENDİ AÇINI DOYURAMAYAN DÜNYA DA ÖRNEĞİ GÖRÜLMEMİŞ BİR ŞEKİLDE MÜLTECİLERE VATANDAŞINDAN DAHA ÇOK KIYMET VERENLER ÜLKEMİZDE MİLYONLARCA EV SAHİBİ OLAMAYAN İNSAN VARKEN SURİYELİLERE 300 METREKARE BAHÇELİ EV YAPMAK İSTİYOR
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 02:40
Hükümet Gelir yaratmak durumunda, askere,polise,hemşireye,öğretmene vb 3600 gösterge ile geliri yükselirse, emekliye maaş artışı olursa,Eyt kanunu çıkıp işsizlik düşünce insanların eline para geçer ve piyasalar bir nebze nefes alır.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 02:35
Her anlamda yoksullastik. Mutlulukta, saglikta, dostlukta, söz söylemede, insanlikta, gülmekte, güvenmekte, gelecek umudunda.. iyi olan ne varsa yoksullastik
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 02:29
Üç kurus artis yapip, ertesi ay vergi dilimi diyerek dalga geçer gibi kesmeye baslayan iktidari da konu edin!
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 02:23
Sayin Kahveci, vergi dilimleri komedisini de ele alsaniz.. iktidar, kendi zenginini yaratti. vatandas hâlâ, iktidarlarin topladigi vergileri ve disardan aldigi borç paralari harcadigini düsünmüyor.. Daha oralara varmadik..
Hayret ediyorum 19 Eylül 2019 02:15
Üstadım.Derdimiz yoksulluksa eger,bu akla hayale sığmayan ,uçuk kaçık fiyatlara ulaşmış konut piyasasındaki patlama neyin nesi. O bir kenara; ortalama düzgünlükteki bir semtte,ortalama büyüklükteki bir evde oturabilmek için istenilen kiraları nerereye koyacağız. Bu millet bu paraları nereden buluyor? Ben anlamakta zorlanıyorum. Sizi bilmiyorum..
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 09:29
2
Babam bir defasında bana "oğlum sen hep gökte uçan kuşları görüyor onlara istemiyorsun, halbuki yerde hergün binlercesi ölür haberin olmaz" demişti. Siz de o uçan kuşları görüyor, onlara göre yorum yapıyorsunuz.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 01:38
Türkiyenin nüfusu yerinde saysaydı,15 yıl öncede kalsaydı.dediğiniz doğru olurdu belki...
Çerkez Ethem 19 Eylül 2019 01:22
..."Böylece toplumda gelir dağılımında yaşanan bozulma alt gelir gruplarının kaybı ile daha da artmış oluyor"..... Yane yakında nerdeyse hepimiz(%10 hariç)eşit olcaz. Buda bir ilerlemedir yane, tersine de olsa! Savaş olsa yada meteor düşse tam eşit olcaz gibi!
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 00:20
Nasıl yoksullasma anlamadım 15 sene önce ülkede 12 millon araba vardı şimdi 26 millon lokantalar dolu tatil yerleri dolu kahveler dolu alışveriş yerleri dolu bu nasıl yoksullasma herkezde en iyi telefon Allah askin bu nasıl oluyor birde bunu anlatta bilelim
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 01:25
0
Arkadaş yine insaflı çıktı. Sadece 15 sene önceye gitmiş. Taş devrine de gidip mağarada ateş yakmak için neler çekiyorduk şimdi her evde doğalgaz var da diyebilirdi.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 02:05
0
Peki sorarım sana ; o arabaları , evleri , telefonları kendi kazandıkları paralar ile mi almışlar yoksa dış güçlerin bizim bankalara gönderdikleri sıcak para sayesinde ucuz kredi karşılığında mı almışlardır sence , hadi şimdi alsınlar peşin para verip o saydıklarını , alım güçleri varsa tabiki de
Ercan 19 Eylül 2019 04:03
0
Borçlar artıyor.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 08:14
19
Nankörler anlamaz kardeşim, hele serde fetöcülük varsa....
ARKADAŞLAR, YOKSULLUK MAALESEF DÜN DE VAR İDİ, BUGÜN DE VAR, 90 LI YILLARDA YEŞİL KART VARDI YAKLAŞIK 13 MİLYON İNSANIMIZ BU KARTTAN FAYDALANIYOR İDİ, BU DURUMDAN DOLAYI ÇOK EKSİKLİK VAR EKONOMİ YÖNETİMİMİZDE, PATRONLAR GEREKLİ FEDAKARLIK GÖSTERMEDİLER, KÂR HIRSLARI, DOYMAK BİLMEYEN İŞTAH LARI HİÇ BİTMEDİ. YENİDEN YAPILANMAYA İHTİYACIMIZ VAR, ELİNİ TAŞIN ALTINA KOYACAK PATRONLARA İHTİYACIMIZ VAR.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 09:24
0
Elini taşın altına koyarak bu ülkenin sanayileşmesine büyük katkılarda bulunmuş köklü aileler, bizden değil diyerek dışlandılar, hatta batırılmaya çalışıldılar. Yerlerine yandaş iş adamları oluşturulmaya çalışıldı. Ama sanayicilik bir kültür. Malesef gelenler o kültürden değildi. Siz eli zaten taşın altındakileri kovun sonra elini taşın altına koyacak adam arayın. Komedi gibi.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 23:42
Ibrahim bey teşekkür ederiz .milletçe yoksullasmamiza rağmen uçmaya devam
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 22:46
0
Olsun sayın yazar uçuyoruz ;)))
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN