Back To Top
Kamu kaynakları ile nereye kadar?

Kamu kaynakları ile nereye kadar?

 - Son Güncelleme: 18.09.2019 Çarşamba 10:56
- A +

Aslında kamu kaynakları değil; ‘kamusal gücü kullanarak nereye kadar’ dememiz lazımdı.

Bakan Albayrak, mevcut duruma ‘Dengelenme’ diyor. Ama kuyunun dibinde tepişmekten başka bir şey değil yaşadığımız. 

Kamu kaynaklarını değil, çünkü zorlama kaynaklar kullanıyoruz. Merkez Bankası’ndan öyle ettik, böyle ettik 80 milyar 787 milyon lirayı Hazine’ye aktardık. Geçen yıl bu tutar 15 milyar 085 milyon liraydı. Buna rağmen bütçe açığı 68 milyar 106 milyon lira.

Bütçe açığında iki temel neden var. A-) Bazı vergi gelirleri o kadar sert düşüyor ki, toplam vergiler ilk sekiz ayda sadece 22 milyar liralık artışla 432,7 milyar liraya çıkabildi. Bir seferlik gelirler sayesinde ilk 8 ayda toplam gelirler 590,7 milyar liraya çıktı. Geçen yıl ilk 8 aylık bütçe gelirleri 485,7 milyar liraydı.

B-) Bütçe giderlerinde adeta uçar gibi sert bir artış yaşıyoruz. Geçen yıl ilk sekiz ayda 536,5 milyar lira olan bütçe harcamaları bu yıl aynı süre zarfında 658,8 milyar liraya çıktı. Bu bütçenin 173,4 milyar lirası kamu personel SGK gideri, SGK Hazine yardımı ve Sosyal, Emeklilik ve Sosyal Yardım Giderleri adı altında SGK’ya gidiyor. Personele ödenen net 167,3 milyar lira ile toplandığında ediyor size 341 milyar lira.

Böylece bütçenin yarısından fazlası memur ve emekliye gitmiş oluyor. Eski tarihlerde bu oran yüzde 45 civarındaydı. Artan SGK ve personel maliyeti bütçeye ek 45 milyar lira yük bindirmiş oldu.

Elbette bütçede savurganlık ve Ankara’nın şişmanlığı temel sorun. O zaten bilinen bir mesele.

***

Sorun sadece merkezi bütçede değil elbette. Bunun yanında asıl bir başka sorun da kamu bankaları. Çünkü kamu bankaları eliyle de genişlemeci politika sürdürülüyor.

BDDK verilerine göre 04 Ocak 2019 haftasında 1 trilyon 431 milyar lira olan TL kredileri 06 Eylül 2019 haftasında 1 trilyon 518 milyar liraya yükseldi. Toplam kredilerdeki artış 86,5 milyar lira.

Oysa aynı dönemde kamu bankalarının verdiği krediler 96,4 milyar lira artışla 640,9 milyar liraya yükseliyor. Burada diğer bankaları şu şekilde izah edelim:

Özel bankalar sadece 2,9 milyar lira kredi artışına gidiyor.

Yabancı bankalar ise 8,6 milyar lira kredilerini azaltıyor.

Katılım bankaları ise 3,0 milyar lira kredi azaltıyor.

Hatta katılım bankalarının kredi azalışı yüzde 2,6 olan yabancı bankalara karşı yüzde 3,8 oranı ile çok daha yüksek.

Aynı dönemde yabancı para kredileri de 180,8 milyar dolardan 175,7 milyar dolara geriliyor. Kamu bankaları adeta para saçarak değirmeni döndürmeye çalışıyor. Ama aynı zaman diliminde kamu bankalarının TL mevduatları sadece 48,8 milyar lira artış gösteriyor.

Kamu Bankaları kaynaklarını döviz hesaplarındaki 12,1 milyar dolarlık artışla telafi ediliyor. Ama burada tabii ki kaynak döviz iken kredi TL oluyor.

Ya da bir başka ifade ile kamu bankaları ciddi bir döviz riski üstlenmiş oluyor. Zaten ilk 7 aylık bilançoda kamu bankalarının sermaye piyasası işlemleri zararı 8,7 milyar lira oldu. Böylece geçen yıl ilk yedi ayda 8 milyar 874 milyon lira olan kamu bankalarının karları bu yıl 4 milyar 547 milyon liraya düştü.

Burada mesele şu anki stok kâr zarardan daha ziyade üstlenilmiş olan risk potansiyelidir. Bir tarafta döviz mevduatına karşı verilen TL kredileri yer alırken, diğer yanda ise tahsil imkânı siyasi etkili kredilerdir.

Mesela futbol kulüpleri, basın yayın satın alımları vs gibi riskler hesap edilmelidir. Çünkü biz kamu bankalarının siyasi irade ile kullanılış maliyetini 90’lı yıllarda görmüş ve 2001 krizinde çok acı faturasını ödemiş bir toplumuz.

***

Şimdi asıl meseleye gelelim: Kamu bütçeden ve kamu bankalarından etrafa para saçarken ne kadar verimli oluyor?

Hatırlayın 2002-2007 dönemini. Kamu adeta kemer sıktıkça çok daha yüksek büyüme özel sektörden gelmişti. Çünkü özel sektör siyasi karar vermiyor, sermayeyi daha verimli kullanıyor.

Bugün Kamu eliyle etrafa onca para veriyoruz ama yatırımlar mı artıyor? Verimli yatırımlar ile istihdam mı sağlanıyor?

Futbol kulüpleri ya da medya satın alma kredileri ile Türkiye ekonomisine ne kadar büyüme katkısı verilmiş oldu?

Şehir Hastaneleri, paralı otoyol ve köprü kredileri, hazine garantili havalimanları kredileri bize ne tür bir ekonomik kalkınma sağlayacaktır?

Oysa bizler ‘Varlık Fonu’ kurulurken risk sermayesi gibi teknolojik bir kalkınma hamlesini hedeflemiştik.

Bugün ülke olarak üstlenilen risk maalesef birkaç futbolcu veya köşe yazarı riski haline geldi. Bu risklerin neresi bir büyüme ve kalkınma hamlesi olarak ortaya sürülebilir?

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Almanya gibi bir ülke bile Akademisyen açığı yaşar iken, Maaşallah Türkiye de Anadolu ve Büyükşehirlerde ki, 5.sınıf Üniversitelerde, neredeyse öğrenciden çok Akademisyen (Memur) var, Sorun sadece Diyanet vb.leri değil, Sorun genel ve bir bütün.Buda devlete ve halka gereksiz bir mali açıdan büyük bir yük.
Salih Uzer 19 Eylül 2019 13:08
biraz çiftçiye destek verseler , diyanete gömülen parayı %70-80 oranında azaltıp argeye eğitime yatırsak o paraları kamu kurumlarının da harcamalarını kısıtlasak (şuanki sistemle mümkün tek imzaya bakar) büyük bir rahatlama yaşar bu ülke ne kadar borç yükümüz olsa da. dedikleriniz çok doğru şeyler ama söylediklerimin yanında bunların kalıcı olması için yapısal reformlar yapmalıyız
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 16:24
Kamu bankaları kanalı ile verilen krediler nasılsa olsa görev zararı adı altında hazineden karşılanıyor. Yani esnaf ve çiftçiye verilen kredilerin farkını hepimiz ödüyoruz.
Mehmet 18 Eylül 2019 15:19
14-20 mılyon insan çalışmadan geçiniyor doğru mu
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 23:35
5
Doğru değil, çünkü emekliler yıllarca prim ödedi, memurlar ise en az sizin kadar ya da benim kadar üretim süreci içindedir.
karar okuru 18 Eylül 2019 13:32
sayın İbrahim bey yazdıklarınızı okudum ve anladım çok doğru ve güzel yazıyorsunuz kaleminize sağlık iş yok işyeri yok sanayi yatırımı yok boş şeylere lüx harcamalara gidiyor toplanan vergiler insanlar işsiz tuzu kurular hariç
musto 18 Eylül 2019 11:58
İktidarın öncülüğünde inşaata hücum dönemi başlatıldı. Müteahhitler ve bankalar, kanalıyla halkın, soyulması dönemi başlatıldı.Döviz ve faiz, ucuz tutularak tasaarruflar dört ,beş kat ,balon gibi şişirilen konutlara yatırıldı.İnşaata hücum dönemi ile sanayi,tarım ve araziler ormanlar yok,edildi.Binlerce vergi vermeyen müteahhitler zengin edildi.Geçen gün bir, yakınım, 4,yıl önce 200.000 $ almış olduğu dairesini, kredisini ödeyemez duruma geldiği için 60.000 $ ağlayarak sattı.İşte iktidarın çok öğündüğü, kalkınmanın başarı öyküsü.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 10:35
Hazine ve maliye bakani dengelenme diyor Ibrahim bey siz kuyunun dibinde cekismek diyorsunuz!!! pardon ama siz kimsiniz? Her bakanin yada sorumlunun aciklamalarinin yerine kendi zihninizdekini aktarip insanlari zehirlemeyin hep diyorum karartmak icin maas aliyorsunuz
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 14:08
1
Ever "Hazine ve malliye bakani dengeleme diyor" aynen yapilan zamlara "fiyat düzenlemesi" dedikleri gibimi yani.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 15:04
1
Uzman olmak başka bir şey azizim. Musluğun başına uzman olmayanları dikersen sular boşa akar. Ya da sadece bir yere akar.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 17:57
0
Dengelenme yi nerede görüyoruz fiyatlar uçmuş maaşlar pul olmuş işsizlik rekor kırmış iktidarın gözlüğüyle bakmayın.
Adamın biri 18 Eylül 2019 14:00
0
Hazine ve Maliye bakani da tarafsız olduğu için herşeyi oldukça gerçekçi ve şefaf bir şekilde anlatıyor zaten. Pardon da asıl siz kimsiniz? İbrahim bey iktisatçıdır, sermaye piyasaları konusunda uzmandır. Sizin uzmanlığınız neymış ki İbrahim beyin analizine böyle terbiye sınırları dışında bir yorum getiriyorsunuz?
Düşünce 18 Eylül 2019 08:30
Sizi ve yazılarınızı ilgi ile takip ediyorum. Çok teşekkür ederim. Ancak hemen tüm yazılarınızı rakamlara boğduğunuz için okununca akılda kalan bir sonuç olmuyor. Rakam az yorum çok olsa çok daha anlaşılır olacaktır kendi açımdan. iyi çalışmalar dilerim
Benim gibi özetini çıkar. 18 Eylül 2019 18:23
1
Mesela bu yazının özeti : "her şey bom bol" :))
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 08:32
Batana kadar sonra borç al." Bugün borç alan yarın emir alır." Sonra çık meydan oku. "Ekonomik bağımsızlığı olmayan bir ülke tam bağımsız değildir." Kuru kabadayılıkla bir yere kadar... Ver mehteri! Zaten mehter savaşmak istemeyen askerleri gaza getirmek için bulunmuş. Osmanlı'nın gerileme döneminde... Müzik olarak güzel ancak gazlama yönü bu çağda aptalca...
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 07:08
Yaklaşık 6 aydır iş arayan arkadaşım farketmiş.Dahası ilan veren firma ik.ları sonunda açıkça ifade etmişler."Ne yapalım yıkılmadık,ayaktayız demek için ara ara böyle ilanlar veriyoruz" demiş arkadaş kızınca da "vallahi böyle yapan yalnız biz degiliz ki" diye de eklemişler.Iktidar kendi yayın organlarında hala süper güç hayalleri kurduruyor ama,durum sanılandan daha kötü malesef..
evin 18 Eylül 2019 06:50
sağa sola saray yapacaklarına o parayı ihtiyacı olan vatandaşlara dağıtsınlar...
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 06:38
Karşımıza çıkacak ilk duvara kadar.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 05:17
İbrahim hocam yine on numara tesbitler.Ekonomi son günlerini oynuyor.17 yıldır göstermelik işler.hikayeden enflasyon düşüyor.Futbol kulüpleri ve yandaş medya yemleniyor.Emekli ye memura ve işçiye gelince yüzde 4 zam kaynak yok deniyor.Ekonomide uçurumun kenarında değil tam gaz aşağı gidiyoruz.
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 03:51
Sayin Ibrahim bey cözüm ne...otoyollari,.sehir hastanelerini yikalim mi....Sgk aktarilan 45 milyari verilmesinde sgknemekli ayliklari mi zamaninda ödemesin ilac parasi vb hizmetler mi aksasin.... Bu millet bu paralari öder ...merak etmeyiniz....Her gün kötü senaryo.... Hic mi iyi bir şey yok ...kardesim....
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 10:47
1
Gece 03:51 de bu fikirlerle mi uyukluyordun? Allah ıslah etsin; batmışın da habarın yok; uyuz kaşıntısı geçirme bari, sakinleş: makale yazarı ortalık leş dolu diyor, sen göremedim, koku alamadım, duydum da kafam basmadı diyorsun. İyi, iyi, ne olduğunu öğretiyorsun. 'Bu millet bu paralari öder....' diyorsun da milletin harcaması belli, devletin toplayacağı KDV, ÖTV vergisi belli diyor yazar, düştü diyor yazar; sen bize mavra kesiyorsun. Kaç yıl oldu, utanmıyor musun '...kardesim....'?
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 11:19
0
Paraa bizdeee.. Şöhret bizdeee...
KARAR OKURU 18 Eylül 2019 20:40
0
Cözüm ne mi? 80 milyon liraya mal olan dört adet özel yapim Mercedes Maybach siparisini iptal etmekle baslayabilirsin.
KARAR OKURU 19 Eylül 2019 04:59
1
10.47 de yazan kardesim fazla uyuyorsun...Ibrahim beyin Yenişafak ta vb yerlerdeki 10 sene önceki yazilarini da oku...bu işin gecesi gündüzü olmaz...10 yil önce süper iyi ucuyoruz yorumlari yazanlar şimdi batiyoruz tellalligi yapmaya hakki yoktur...Bunun hic mi ortasi yok...Ben onu diyorum...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN