Back To Top
Kaybedilen yılların biriken enerjisi

Kaybedilen yılların biriken enerjisi

 - Son Güncelleme: 03.12.2019 Salı 08:12
- A +

Aslında kazandığımızı sandığımız uzun yıllar boyunca da kaybettik. Çalışma azmimiz, üretim yeteneğimiz ve ülkemiz için gösterdiğimiz fedakarlığımızı siyasette bir türlü gösteremedik.

Toplum, yüksek çalışma azminin karşılığını alın teri olarak alamayınca, siyasi rüşvetlere meyli arttı. Her mahalleye iki milyonerden tutun, herkese iki anahtara kadar varan yüksek vaatler, bu ülkeye tam 10 yıl kaybettirdi. Ama toplum bunu 2001 krizinde ancak anlayabildi ve reaksiyon gösterdi.

Sonrasında ise doğrudan yatırım ağırlıklı yabancı sermaye gelişi ile başlayan rehavet, dış borç artışı ve de ardından sıcak para girişi ile devam ederken de toplum anlayamadı. Ve nihayetinde betana gömülen yüz milyarlarca doların maliyeti gırtlağımıza tıkandı.

Ama bugün yine benzer yeni çıkmaz sokaklar yaratıyoruz. Mesela şehir hastaneleri bunun ilk sırasında yer alırken, paralı özel sektör yolları, Hazine garantili boş havalimanları, Hazine garantili boş köprüler hep gelecek neslin ödemesini beklemektedir.

Türkiye bölgesinin üretim üssü olan ve bu kapasitesini çok daha geliştirebilecek yeteneği de olan bir ülke. Bu ülkede tasarruf eksikliği aslında gelir dağılımı bozukluğundan ve tasarruf seçeneklerinin azlığından gelmektedir.

Kazan-kazan formülü maalesef bir türlü işlemedi ve işletilmedi. Çalışırken de sürünen, emekli olduğunda da sürünen bir yüksek değer ülkesiyiz. Bir türlü gerçek sorunların çözüm modelleri tartışılamadı ve gündeme gelemedi.

Oysa ülkemiz bugün kendi başına sadece nüfus artışı büyümesi olarak yüzde 4,0-4,5 büyüme potansiyeline sahiptir.

Artan nüfus elbette yemek yiyecek, giyinme ve barınma ihtiyacı gibi ek talep oluşturacak. Sadece nüfus artışından kaynaklı talep artışı bile hanehalkı tüketimini yukarı çekmelidir.

Ama bakıyoruz GSYH’ya; 2017-IV çeyrek tüketiminin altındayız. Aradan 7 çeyrek, yani 21 ay geçmiş ama hala gerideyiz.

Hatta GSYH endeksi bile (Mevsim etkilerinden arındırılmış) 175,1 seviyesi ile 2017-IV çeyrek değeri olan 174,8 değerinin ramak üzerinde. Oysa bu dönemde adeta bütçeden her yere para dağıtılmış, bütçe açığı dikiş tutmaz noktaya gelmiştir. Ama sonuç bu kadar...

KENDİ KRİZİMİZ

Meydanlarda dış güçler, dış saldırılar vs ne kadar hikâye anlatılırsa anlatılsın bu kriz kendi krizimizdir.

Biz yaptık-biz bulduk.

Yıllarca oluk oluk akan yabancı sermaye döneminde yollarımız ithal arabalarla dolarken, ekonomiyi de bu araba sayısı ile değerlendirdik.

Kimse gerçek verilere bakmadı; kimse aslında gelişmediğimizi, tersine şiştiğimizi kabullenmedi.

Bugün eskiye atıf yapan Bakan Berat Albayrak eskinin daha sert şişmelerinden bir örnek tablo hazırlıyor. Negatif faizle dağıtılan kamu bankası kredileri ile adeta borçlanın ve tüketin deniliyor.

Eski dönemde şişmeler en azından yüzde 5,0-7,0 gibi büyümeler oluştururken, bugün şişmemiz bile daha düşük büyüme oluşturuyor.

Ama bütün bunlar bir gerçeği görmemiz gerektiğini bize gösteriyor:

1- Orta yaş dönemimiz bitiyor ve kalan zamanımız çok az.

2- Kısa vadede ise işsiz sayısı ve işsiz geçirilen süre o kadar uzadı ki, toplumun nefes almaya ihtiyacı var.

Bu kadar sıkıntıda olan bir topluma yeni ek yükler yüklemek, sosyal maliyeti artıracak tutum ve davranışları kamuda genişletmek nasıl bir mesaj olabilir?

İnsanlar evlerinde ekmek, yemek hesabı yaparken kamunun daha dikkatli olması ve tevazu göstermesi gerekmiyor mu?

Kısaca söylemek istediğim şudur: Krizi artık finansal göstergelere bakarak kimse değerlendirmesin. Bu taaa geçen yıl Ağustos ayında kur zirve yapınca yazdım. Kriz artık reeldir ve reel bakış gerektiriyor. Reel bakışın da en sert göstergesi evlerden çıkan cansız bedenler değil midir?  Daha neye bakmalıyız?

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 20:53
Lütfen şu vatandaşın yorumuna bakın, iki ayda çöp olmuş: KARAR OKURU 11 saat 41 dakika önce 04 Ekim 2019 09:53 YORUMA CEVAP YAZ “Kasım ve aralık aylarında bırakın yüzde 10-11’leri, belki de yüzde 13-14’leri göreceğiz. Açıkçası bilemiyoruz...” ah yazarım ah, sırf muhalefet olma istek ve içgüdüsünün sizi sürüklediği şu sığlığa bakın ! Ekonomik ve Mali öngörüleri asıl kıstasları olan matematiksel veriler dışından, yani imotional / duygusal saplantılarla ele aldığınızda hep ofsayta düştüğünüzü ne zaman göreceksiniz sayın yazar ? Geçmiş olsun Sn. Kahveci.
KARAR OKURU 04 Aralık 2019 11:29
1
Beyler, lütfen okuduğunuzu anlayın; bu yazıyı ben yazmadım; KO 09:53 Ekim 04 te yazmış ve Sn Kahveci'yi eleştirmişti enflasyon oranı bakımından. Ben bu KO'nun isabetsiz ve sorumsuz yorumunu aktardım. Sahibi kendisini savunsun, siz de kırmızı çakmayın: enflasyon gün itibarı ile 10-11 arasında... Oldu mu cancağızlarım?
turgut ertav 03 Aralık 2019 16:30
60 milyar dolar borçla devraldıkları sdevlet bütçesini,650 milyar dolara çıkardılar.yatırımlara hizmetlere harcadık dediler.2 trilyon 200 milyar dolarlık yatırm yapmışlar,1 trilyon dolardan fazlası hesapta gözükmüyor.ne yapıldığı kayıtlarda yok.abd bankalarında, birilerin hesabında olmasın sakın?henüz doğmamış çocuk ,650 milyar dolar devlet borcundan kendine düşen borçla doğacak.beylerin keyfi yerinde.kendilerinde kıriz mıriz yokmuş.öyle söyledi erdoğan.akıl sahipleri niçin düşünmez?saygılar.
e.k 03 Aralık 2019 10:57
Gelecek nesıllerın ıstıkbalını satıp hızmet yaptık dıye haması nutuklarla ınsanları kandıran sark kurnazlarından hıc bır beklentımız kalmamıstır.
Kaan 03 Aralık 2019 10:55
Üretim varsa,her şey var.Üretim yoksa her şey başlar.Köşe kapmalar,hukuksuzluk,fırsatçılık,yokluk,mutsuzluk,kavga,sefalet..üreten insan bunların hiç birine yönelmez.Ürettiğini paylaşır ve kazanır.Üretim varsa canlılık gelir.Mutluluk gelir.
Karar Okuru 03 Aralık 2019 10:54
Dünyada ekonomik sistem değişiyor ama bizdeki ekonomistler değişmiyor. Hala eski öğrendikleri ile yeniyi analiz etmeye çalışıp çakıyorlar. Analizleri tutmayınca da etrafı suçlayıp duruyorlar.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 21:36
0
analiste ne gerek var kardeşim etrafına bakman yeter.Tarafsız bakacak vicdanın varsa.
Karar okuru 05 Aralık 2019 09:58
0
Ekonomistler Pop sarkicisi, trend setter yada yandas gazeteci, yada termik santral bacasina filter takilmasin deyip iki gun sonra yuzseksen derece oy degistiren fikirsiz vekillerden degil. Ekonomi bir bilim dalidir, universitelerde ogretilir, uzerine dirsek curutulur, entellektuel bir aktivitedir.”Profesor, murafesor”, “Entel, dantel “, “Monser” gibi akillarinca, dusunen, sorgulayan kisileri asagilamaya calisan kenar mahalle magandalari tarafindan yonetilen bir ulkede bu yorum zaten normal...
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 10:26
Sahip olduğumuz milli sermayeyi üretime kaydırma girişimleri hükümetlerin görmezdwngelip gerekli yasal altyapıyı oluşturma ası inançlı bildiğimiz kişilerin birer kapitalist aç kurt çık aları ile HOLDİNG furyasıyla yerle bir oldu. Şimdi artık insanlar aynı sermayeye bankalar aracılığıyla çok yüksek bedeller ödeyerek ulaşabiliyor.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 10:16
TBMM tiyatrosu; "Millet zehir solusun mu?"- Eveeet (akp+mhp) . CB "Çok tepki var, oy alamayız, veto ediyorum". "Allah senden bin kere razı olsun reisimiz, milleti zehir solumaktan alıkoydun" (akp+mhp). Midemiz kaldırmıyor bu şarlatanların oyunlarını. Vatan haini diyorlar herkese, ayanaların dili olsa da kimin hain olduğunu söylese.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 15:38
0
Gercekten artik insanin akli almiyor.
Metin 03 Aralık 2019 09:47
İşsizlik yoksullugu Cumhuriyet 70 senedir ççözmeye çalışıyor,ama sanırım yöntem yanlış.Kafayı degiştirmek lazım.Yeni şeyler yapmalı.
Abdullah hasan 03 Aralık 2019 09:19
İşten çıkarmaların artması kadar tekrar işe girme süresinin artması dahada zor bir durum hakketen.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 09:07
Buradan kamu yararı varsa EYT'liler için kanun geriye yürür bir şey olmaz diyenler. Siz adaletli misiniz? Öyle ise şu köprülere, yollara, şehir hastanelerine inanılmaz taahhütler vererek geleceğimizi ipotek altına alanlara bir şeyler söyleyin. O zaman onlar için de geriye dönük düzenleme yapılsın. Burada kamu menfaati yok mu? Hayır bu söylenemez diyorsanız sizi Allah'a havale etmekten başka bir şey söyleyemiyorum.
Sabır! 03 Aralık 2019 08:56
İnşaat sanayisini hafife alıyorsun.Bu ülkede inşaat sanayisi durursa o zaman tehlike başlar.Çimento,demir,tuğla,seramik,karo,fayans,tuğla,kiremit,iş makinası üretimi durur.binlerce insan işsiz kalır olanda budur.Artı değer üreten her şeye sahip çıkalım.hava alanıda gerekli,barajda otoyol,hastane,köprü konutta bunları verimsiz yatırım olarak görmek hataların en büyüğü,inşaat firmaları bunları yapıyor,sanayicide fabrika yapsın engel olan mı var.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 15:37
1
Sinirsiz ac gozlu doymak bilmez rant hevesiniz yuzunden ulke kaynaklari betone gomuldu bekliyoruz. Gayrimenkul stogu eriyecek ve para alacagiz. Ama aldiginiz dis borc katlanacak inanilmaz boyutlara ulasacak. Borcu odedikce likit sikintisi yasayacagiz. Sonra bunlara iyi diyeceksiniz. Pes...
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 16:17
0
"Carpik sanayilesme" ve "fizibilite" denilen seyleri duymadigin nasil da belli...
Anonim 03 Aralık 2019 21:27
2
Krizin sebebi inşaat sektörü değil, kötü yönetim. İzlenilen politikalar belirli sektörleri daha cazip hale getirir belirli sektörleri de riskli hale getirir. İşadamı ülkeyi kurtarma fikriyle yatırım yapmaz, mantıkla ve pazar / ekonomi durumu ile yapar. Parasını yönlendirdiği yerden bir kazanç bekler. Son 10-15 içinde de inşaat sektörünü çok teşvik edici politikalar izlendi. Belirli bir süre gerçekten kazançlı bir sektördü ve kaynaklar oraya yöneldi. Parası olan sıradan insanların bile müteahhitlik yapmasından bu durumu görebilirsiniz. Yani daha üretken ve uzun vadeli fayda sağlayacak sektörler
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 07:01
Boşuna uğraşmayın biz İstanbul'a ihanet ettik deyip sonra da şehri iyice yaşanmaz hale getirecek Kanal İstanbul kazmaya çalışanlara hiç bir şey anlatamazsınız.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 02:02
"Evlerden cikan cansiz bedenler"e kadar gayet iyi gidiyordunuz. Orada maksadinizin uzum yemek olmadigi ortaya cikti. Cunku cansiz bedenleri direk parasizlikla aclikla iliskilendirmek mumkun degil.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 01:50
AK Partili vekillerin ardından MHP de ‘evet’ oyu verdiği teklifin Erdoğan tarafından reddedilmesine teşekkür etti
Karar Okuru 03 Aralık 2019 10:18
0
Direkler arasi tiyatro.
akif 03 Aralık 2019 14:28
0
akıl alır değil
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 01:43
Berat Albayrak "Devletin kasası tarihinde hiç olmadığı kadar güçlü" diyor
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 12:24
0
Ekonomiyi a haberden izleyince
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 01:40
1 gecede kendilerine %42.3 zam yapanlar ; 1 ay boyunca, asgari ücreti belirleme tiyatrosu oynayacaklar...
Krr 03 Aralık 2019 01:31
Eğer hükümetin çizmesi gırtlağınıza basmakta ise, bunun sol veya sağ çizme olması pek de fark etmez. – Gary Lloyd...
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 01:11
Bugüne kadar 3.6 milyon olarak telaffuz ettikleri Suriyeli mülteci sayısının gerçekte 7 milyon olduğu, bizzat Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın tarafından DW’ye verdiği mülakat sırasında ifade edildi.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 00:50
geçen youtube da bir bilim insanı anadolu toprakları rahatlıkla 700 milyon insanı doyurabilecek kapasitedir dedi fakat biz on da birini bile doğru dürüst doyuramıyoruz çok yazık.
Zeki Yardım 03 Aralık 2019 10:15
0
Bilim adamı doğru söylemiş. üreten kesim bir avuç
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 00:45
Uzun süredir yazılarınızı okuyorum. Artık durumunuzun iyi olmadığını anladık; açık ve ciddi anlamda krizin içindeyiz. Çözümün üretimden yana olduğunu da anladık, sokaktaki vatandaş da buna dahil herkes biliyor. Betondan uzak durmamız gerektiğini de. Fakat lütfen bir adım daha atın ve bu üretimin ne olacağını da bir zahmet söyleyin. Farzedin ki iktidar tespitlerinize katılıyor ve ne yapması gerektiğini bilmiyor ya da iktidarın değiştiğini düşünün, Nereden başlamalılar?
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 01:45
2
Önce tarım beyefendi,tarım ve hayvancılik,avrupa dahil amerika bile halâ tarimda ihracat yapıyor,dunya ulkeleri tarimda ihracat yapip sanayiye gectiler,sonra sanayide üretim ve sanayide ihracat,öyle yalanciktan arabalar ucaklar yapmakla olmuyor,sonra teknolojiyi gelistireceksin,işsizlikde azalacak,üretimde artacak,okuyorsan bunları anlaman gerekirdi.
Sabır! 03 Aralık 2019 08:21
8
Önce tarım diyorsun,koca Konya ovasında ürettiğin tahılla bir uçak alamıyorsun.Nasıl olacak o iş?Evet tarımda da üreteceğiz fakat asıl üretim sanayide olacak.Uçak üretirsen,iha ,siha,tank,füze üretirsen milyarlarca doları yurt dışına aktarmazsın.Bu para kendi ülkende kalır.Doğal gaz araması petrol araması yaparda bunu bulursan.on milyarlarca lirayı dışa transfer etmezsin bu kaynaklar ülkende kalır.Bizi şu anda ayakta tutan,demir çelik,taksan tümosan,aselsan roketsan,tusaş gibi tesislerdir.Bak bunca krizlere karşı dimdik bu yüzden ayaktayız.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 10:23
0
Yazar diyor ki kamu ihalelerini TL ile yapın.Şehir hastaneleri projelerini iptal edin,hiçbir müteaahhite hazine garantili ihaleler vermeyin.Çiftçiye destek verin.Ankara harcamalarini azaltsın diyor vs.vs.Yargıya ve kamu kurumlarına( TÜİK,Merkez Bankası.) müdahele etmeyin diyor.Allah ülkemizde İbrahim Kahveci gibi bilim insanların sayısını artirsin.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 13:54
0
Arog filmi geldi aklıma.. Maymunları dik durmayı sonra medeniyeti öğretmeye çalışan arif karakteri... ABD'nin tarım verimliliği dünyanın üç katıdır. (3 katı) Memleket doysun, sonrası ihracatın kilo fiyatını Almanya filan değil ama en azından İtalya seviyesine çıkarmak, ittifaklarımızı sağlam komşuluklarımızı barışçıl tutmaktır. Ama bunları da boşverin, bize önce zihniyet devrimi lazımdır. Bı ülkede kimse kimseyi beğenmez, herkesin ilaç reçetesiz altında kendi grubunun çıkarları yatar. Daha da beteri, kısa ve orta vadeli çıkarları. Daha da yazardım ama sıkıldım.. Yer de müsait değil. Yazık bana
Sabır! 03 Aralık 2019 17:23
5
Niye şehir hastane projeleri iptal olsun.Bu hastaneler yapılmadan önce,hastanelerin yaş ortalaması 50,bu hastanelerde ameliyat yapacaksınız.Bu hastanelerde doğum yaptıracaksınız.hijyen olması gereken ortamlar mikrop yuvası olacak,doğum hastanelerinde bebekler ölecek.ameliyat masalarında insanlar kaybedilecek.Şimdi hastanelerin yaş ortalaması 15, şükür mikroplar yüzünden kurbanlar verilmiyor.
KARAR OKURU 03 Aralık 2019 22:52
0
Sevgili Sabır: Şehir hastanesini sen kamu olarak yap ve işlet. Müteahhiti zengin edeceğim diye zararını vatandaşa yükleyip olmadık taahütlere girip bütçeye yük yükleme. Umarım farkı anlamışsındır.
bozeren 03 Aralık 2019 00:14
Kellim kellim la yenfa!
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN