Back To Top
Matematik böyle bir ekonomiyi keşfetmedi

Matematik böyle bir ekonomiyi keşfetmedi

 - Son Güncelleme: 21.10.2019 Pazartesi 09:50
- A +

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) açıkladığı işsizlik verileri ile geçen ay oldukça tartışıldı. Ama bir de ne olsun; Haziran ayından temmuz ayına işsizlik ülkemizde hem de yaz ortasında yüzde 13,0’den 13,9’a yükseliverdi.

Tartışılan iki ana nokta vardı: İşgücü piyasasına artan 15+ yaş üstü nüfus gelmiyordu; böylece işini kaybedenlerin yanına artan nüfus eklenmiyordu. Bu sonuçla İş-Kur’a kayıtlı işsiz sayısından bile TÜİK daha az işsiz sayısı açıklar olmuştu.

Temmuz ayı verilerinde ciddi düzeltme yapıldı ve işsizlik gerçek verilere biraz daha yaklaştı. Hele mevsim etkilerinden arındırılmış işsizlik oranı, yüzde 14,3 ile Nisan 2009 küresel büyük krizin bile üzerine çıkmış oldu. 

Bizler verilerin gerçekliğini çapraz sorgulama ile yapmaya çalışıyoruz. Mesela TÜİK enflasyon hesabında bu yıl yüksek zam yapılan sigaranın harcama ağırlığını 2017’ye göre çok ciddi oranda düşürdü. Ama hem sanayi üretim verilerinde tütün mamulleri üretimi, hem de bütçede sigara üzerinden alınan ÖTV tüketimi paket bazında bile reel olarak yüzde 20’ye yakın arttığını gösteriyor. Nasıl oluyor da tüketimi reel olarak yüzde 20’ye yakın artan bir ürünün reel gelirlerin azaldığı bir dönemde tüketim oranı düşebiliyor?

Ekonomi yönetiminden verilerin çapraz sorgusu yapılmadan ilginç açıklamalar gelebiliyor.

Mesela 2008-09 küresel krizde ekonomik küçülme oranı (2008-IV-2009-II. çeyrekler)  yüzde 8,86 oranındaydı. Ama tam 10 yıl sonra bizim krizimizde ekonomik küçülme oranı (2018-IV-2019-II. çeyrekler) yüzde 2,24 ile çok daha düşük. Ve Bakan Berat Albayrak haklı olarak soruyor: “Tam 10 yıl önce büyük küresel krizde daha büyük küçülme oranları varken Türkiye cari açık veriyordu. Şimdi küçülme oranı çok daha sınırlı ama cari açık vermiyor, hatta fazla veriyoruz. Bunu gören var mı”.

Bakan Berat Bey gerçekten haklı.

On yıl önce büyük çöküşe rağmen cari açık verirken, bugün çok daha sınırlı çöküşte cari fazla veriyoruz.

Ama madalyonun diğer tarafına bakmak veya sormak kimsenin aklına pek gelmiyor: Mesela 10 yıl önce TL’nin reel değeri neydi?

Merkez Bankası “TÜFE Bazlı Reel Efektif Döviz  Kuru” endeksi açıklıyor. 2001 krizinde ekim ayında 75,01’e kadar düşen TL’nin reel değer, 2008 yılı Ağustos ayında 126,68’e kadar çıkmıştı. Kriz esnasında ise en fazla kayıp Mart 2009’da 105,80 değeri ile yaşandı. Eylül 2008-Haziran 2009 ortalaması ise 110,31.

Bu krizde, yani kendi krizimizde TL’nin reel değeri ne oldu? Eylül 2018-Haziran 2019 ortalaması ise 73,96.

Hatta aylık bazda TL’nin reel değeri 62,50’yi bile gördü. Bu seviye 2001 krizinin en dip seviyesinden bile daha olumsuz.

Ya da şöyle söyleyelim: TL’nin itibarı 2001 krizinde bile bu kadar aşağılara düşmemişti. TL o kadar itibarsızlaştı ki, ithal ürünlerin yanına bile yaklaşılmaz olundu.

İşte o yüzden on yıl önce büyük dünya krizinde TL itibarını korumayı başarmış ve paçavraya dönmesini engellemiştik.

İşte o yüzden on yıl önce büyük dünya krizinde bile küçülme oranı yüzde 8,86’ya çıkarken  işsizlik oranı maksimum yüzde 13,9’a çıkmıştı. Ve bugün küçülme oranı yüzde 2,24’de kalırken işsizlik oranı daha yaz ortasında yüzde 14,3’e çıkmış durumda.

Bir başka olay ise “Katma değerli üretim” meselesi.

Ekonomi ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın 11 Ekim tarihinde yazdığı tweet aynen şu şekilde: “Cari dengedeki başarılı performansımız sürüyor. Temmuzdaki rekordan sonra, yeni bir rekorla ağustosta yıllık 5,1 milyar dolar cari fazla verdik. İhracat ve katma değerli üretim öncelikli politikalarla kazanımlarımızı koruyacak, kaynaklarımızın ülkemizde kalmasını sağlayacağız.”

Bütçe konuşmasında Strateji ve Bütçe Başkanı Naci Ağbal da şunlara değiniyor: “Eğitimden sağlığa sanayide dönüşümü sağlayacak Ar-Ge ve inovasyonu, yüksek teknolojiye dayalı yerli üretimde sıçrama yapılmasını sağlayacak hamlelerden lojistik ve finansmana kadar bir çok alanda yeni programların başlatıldığı bir bütçenin hazırlandığı...”

Sahi her iki konuşmada geçen yüksek teknolojik yerli üretim nerede?

Konuşuyoruz ama konuşmamızın temelini oluşturan bir veri, bir gelişme nerede?

TÜİK ağustos ayı “Dış Ticaret Endeksleri” sonucuna göre ihracatın birim değeri yüzde 3,6 azalmış.

Yılın ilk sekiz aylık değerlerine göre ise, ihracat ürünlerimizin fiyatı döviz bazında yüzde 7,69 değer kaybetmiş. Aynı dönemde ihracatımızın miktarı ise yüzde 8,51 artış göstermiş. Miktarı yüzde 8,51 artan ihracatımız döviz bazında sadece ve sadece yüzde 2,59 artış göstererek 108,5 milyar dolardan 111,4 milyar dolara yükselebilmiş.

Sahi, sattığımız ürünlerin değeri yüzde 7,69 düşerken hangi, katma değerli üretimden bahsediliyor?

Bir büyüğümün yıllar önce TİM İnovasyon haftasında yaptığı şu konuşma kulaklarımızdan hiç gitmemeli: “Daha çok limon, daha çok hıyar satarak ihracatı artırmanın bir hükmü yoktur.”   

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 22:08
Telefon şirketleri herhalde az para kazaniyor ki, vatandasin telefonuna sim card tool kit yuklemisler, oradan pop upla zoraki yanlis tusa bastirarak servis satip kazikliyorlar. Ne kadar hakaniyetli bir ticaret. Ivir zivir cell menuleri. Yanlislikla basinca hemen servisi satiyorlar. Resmen virus gibi. Istemiyorum diyorsun bir daha cikiyor.
CEVDET TOSUN 21 Ekim 2019 18:42
Türkiye'nin ekonomisinin önünü kapatan iki yanlış öğreti var.Birincisi kendine saygısı olmayan makama saygı.İkincisi de tanımı yanlış yapılmış itibardan tasarruf olmaz.Birincisinde hakimler haklı halde açılmış liyakat disiplin,mülakat,derece,davalarını hak yiyerek veya senelerce karar vermeyerek sebep olduklarını düşünmediler mi?İkincisinde yüksek maaş alarak itibarlarının yüksek olacağını düşünen hakimler,güyya vatandaşın küçük haklarını vermeyerek devleti tasarruf ettirdiklerini düşünüp hatalı,gecikmiş kararlarların kendilerinin ve devletin ekonomik itibarını düşüreceğini düşünmediler mi?
B 21 Ekim 2019 18:18
Sayın yazar bana bir cevap verin neden Avrupalı bir işçi, mühendis, garson, doktorun aldığı ücret Türkiye'de çalışan işçi, mühendis v.s. aldığı ücrete göre daha yüksek. Bunlar ekonomiye aynı katkıyı yapıyorlar. Yaptıkları iş aynı. Bunun cevabını vermeniz için üniversitede size okutulan ders kitaplarını yazan profesörlerin hangi yabancı profesörlerden ilham aldığını yada yararlandığını bilmeniz lazım. Oyunun içinde oyuncak olmak başka, oyunu oynamak başka.
Oğuz Senay 23 Ekim 2019 07:00
0
Avrupada,örneğin Almanya'da aynı sayıda işçi 1 günde kaç mercedes üretiyor ve kaç paraya satılıyor,Türkiye'de bir otomobil fabrikasında kaç tane üretiliyor ve kaç paraya satılıyor.Eğer üretilen otomobillerin satış tutarı arasındaki orantı örneğin 3 kat ise ücretlerin de 3 kat olması doğaldır.
B 23 Ekim 2019 20:21
0
Bir şeye değer verirsen değerlidir. Vermezsen değersizdir. Örneğin otomobili bir noktadan ötekine götüren bir taşıt aracı olarak görürsen otomobiller arasında bir fark kalmaz. İlle o iyi otomobili almak için kendini parçalamazsın. Örneğin ben 300 tl'lik bir telefon kullanıyorum ve telefonumda facebook, whatsapp ve video çekimi yok. Çünkü telefonun aslında sadece iletişim aracı olduğunu biliyorum. İnsanların paylaşımlarına beğeni atmak zorunda değilim. Çünkü benim için en değerli şey zaman. Kapitalist zihniyetin en büyük silahı ihtiyaç olmayan bir şeyi ihtiyaç olarak göstermek.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 16:54
Allah sonumuzu hayr eylesin . Ekonomi nereye gider bu gidişle .yazının başlığı mükemmel. Sayın yazara saygilar .
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 15:15
ama yol yaptilar..
Sayit Karabulut 21 Ekim 2019 12:00
Özellikle sigara için vurgulamak isterim ki siğara piyasası devletin denetiminden uzak kaçak sigara ve kayıt dışı tütün kullanım piyasanın yarısına eşit durumda bu nedenle sigara üzerinden yapılan hesaplar baştan yanlış...
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 10:58
İşin özeti Berat'ın söylediklerinin içinde bir tane bile doğru yok. 80 milyon insanı kandırmanın bir vebali yok mu? Nerede Allah korkusu, nerede hak. Ve bu oyuna alet olan kalemşörler, tetikçiler. Bu milleti aldatmanın hesabını nasıl vereceksiniz?
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 23:04
0
"işte burası çok önemli" berat, demen lazım
Karar Okuru 21 Ekim 2019 10:19
Dışarıdan borç alarak sahte bir cennet yaşatanların çıkardığı faturayı bugünkü ekonomi yönetimi ödüyor, kendileri de parti kurup sahte cennetlerini tekrar yaşatacaklarının rüyasını görüyor.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 11:08
1
O günkü, bu günkü tek yetkili karar mercii kim?
engineer 21 Ekim 2019 08:44
“Daha çok limon, daha çok hıyar satarak ihracatı artırmanın bir hükmü yoktur.” peki hollanda tarım ihracatı ile ne kadar kazanıyor, demekki neymiş ? eğer hollanda gibi tarımı geliştirebilsek daha çok limon ve hıyar satarak da iyi para kazanılıyormuş değilmi efendim.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 09:46
1
Hollanda tarım satışının hepsi üretim değil, al sat da var çok miktarda. Marka oluşturabilmekle alakalı.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 10:02
0
Sanliurfada satilan tarim ilaclarinin yarisindan fazlasi sahteymis,senden o mali kim alir, ürettigini nasil satacaksin? Ilk önce güvelinir olacaksin Hollanda gibi,kasanin üstü iyi alti carik ürün olmayacak.Bizimkilerin ne ambalajdan ne ilacin ne zaman atilacagindan haberi var,nasilsa kendi yemeyecek kim yerse yesin.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 11:26
2
Evet evet, "engineer"; özel sektör ve iktidar yardakçıları ' ...Daha çok limon, daha çok hıyar satarak....', son elli yılda, daha çok yediler. Hesabını iktidarlar sayesinde millete ödettiler; şimdi yiyecek zıkkım arıyorlar, amaaaa, yok; yediler, bitti. Uyanık akp vergileri de derman olamayacak gibi... Bittiiiii, yalak boş; '....hollanda gibi tarımı geliştirebilsek...' te yok, onsekiz yılda mevta oldu.
Din tüccarı 21 Ekim 2019 12:42
1
Philps'in bir hollanda markası olduğunu hatırlatırım.
engineer 22 Ekim 2019 11:30
0
tamam sn yorumcular, ikna oldum tarımı geliştirmeyelim
Karar Okuru 21 Ekim 2019 10:12
0
Hollanda tarımı kalite olarak çok üstün ama Hollanda ekonomisi hem tarımsal hemde ciddi katma değerli üretimi var. Bizimle kıyas kabul etmez. Şu kendi gerçeğimizle bir yüzleşsek artık.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 06:25
2000 Tl 3000 Tl 4000 Tl maasla mühendis caliştirilarak yüksek katma degerli üretim olmaz....sanayileşme olmaz...Türkiye de sapla saman coktan karişti......
Kim ne derse desin Türkiye'de çok iyi şeyler oluyor. Ortadoğu'da kartlar yeniden karılırken Türkiye'nin süper güç olmasını istemeyen güçlere Suriye zaferi ile ağızlarının payını verdik. 2003'teki çuval olayının intikamını aldık. Kim ne derse desin Türkiye Ortadoğu'nun süper gücü olacaktır. Suriye zaferini tüm dünya konuşuyor. ABD'yi diplomatik olarak bozguna uğrattık. Türk ordusundan korkup geri çekilmek zorunda kaldılar. Cephede yapamadıklarını ekonomik olarak yapmaya çalışmaları ise gayet normal. Önemli değil her sorunu atlattık bunu da atlatırız. Bir hırka bir çorba deriz icabında.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 09:20
3
Mektubu cöpe degil arsive koyduklarini itiraf edip iki satirla cevap veremeyenlar yukaridaki gibi yapamadiklarini yapmis gibi gostermeye calisarak övunmeye devam edebilirler ama mizrak cuvala sigmiyor
Karar Okuru 21 Ekim 2019 10:11
1
Ay Amerika bizden korktu, Almanya bizi kıskanıyor altın çağdayız. Ekonomi zaten bir hırka bir çorba şimdilik.
adem kıral 21 Ekim 2019 10:19
1
mensur bin ubeyde isimli yorumcu muhterem önce isminden belli adını fatih alparslan kaan koysan olmazmi arap sevici söyle bir bak dünyanın en rezil milletleri araplar degilmi sevgili peygamberimizide karıştırma bir lokma bir hırka allah allah sizlermi ülke nin kaynaklarının canına okuyan seninkiler hayret siz rant dan ve beyt-ül maldan araklamayi seversiniz suriyeden zafermis önce esat idi şimdi eset oldu arapçada farsçada eset aslan demek katili aslanda ettiniz ya yakında tekrar esat olacak yakında bir düdük haydi suriyeden çıkın elde sıfır ya bine yak
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 16:57
1
Bu yazdıklarına kendin inanıyorsan diyeceğim tek şey havuz medyasından uzak dur.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 17:46
0
Dalga geçilir ama bu kadar geçilmez. Her şey bir yana işte bu sözler beni hasta ediyor.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 10:58
1
Senin harekatından 10 gün önce senin gireceğin bölgeleri İsrail belirlemiş, hatta haritasını bile yayınlamış. Her şey onların planladığı gibi gidiyor. Kendini kandırma istersen. Unutma ki bir tweetlik canın var.
Sabır! 21 Ekim 2019 01:44
Mesela şöyle demiştin.Üreticiden 0 kuruşa alsanız da tüketiciye sebze ve meyve 3 liradan aşağıya satış yapılmayacak.Tuttu mu öngörün.Bunu yaza girerken yazdın.2001 in işsizlik oranlarından bahsederken bir şeyi atlıyorsun o zaman ki nüfus ile şimdiki nüfus oranlarını da karşılaştırsan belki daha doğru reel karşılaştırma yapabilirdin.Küçülmediğimizi aksine büyüdüğümüzü görme imkanınada sahip olurdun.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 09:22
0
Nufusun artmasi da bahane olmus 3-5 cocuk guzellemelerinden sonra.birde 3-5 milyon göçmen meselesi var her milletten
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 01:31
AKP, CHP, HDP ve MHP'ye bütçe geliri üzerinden toplam 376 milyon 777 bin lira devlet yardımı ödenecek. Yardımlar, yasa gereği önümüzdeki ocak ayının en geç 10'una kadar yapılacak. Hazine yardımında 182 milyon 206 bin lirayla aslan payı, son seçimlerde 21.3 milyon oy alan AKP'ye gidecek. Bütçeden CHP'ye 96 milyon 951 bin lira, HDP'ye 50 milyon 99 bin lira ve MHP'ye de 47 milyon 521 bin lira yardım gidecek.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 01:14
Doların 6 liraya zıpladığı bir zaman diliminde ve ithalata dayalı,düşük katmadeğerli ürünler üreten ülkemizde *cari açık düştü* demek..diyebilmek...inanmak...bence asıl başarı bu...Dengelenme sürecinde küçülme olabilir,işsizlik artabilir,döviz yükselebilir,üretim düşebilir,borsa dibi görebilir,yabancı yatırımcı kaçabilir.Bu saydıklarımın hepsi olabilir.Ama Allahını seven biri bana anlatsın ! Bunların hepsi aynı zamanda olurken nasıl dengelenebiliyoruz.*Matematik böyle bir ekonomiyi keşfetmedi* demiş sayın yazar.Yani ekonomi bu olduğuna göre problem matematik te.
KARAR OKURU 20 Ekim 2019 23:40
bu tüik en fazla sizden nefret ediyor galiba. çünkü yalanlarını, en fazla siz ortaya çıkarıyorsunuz.
KARAR OKURU 21 Ekim 2019 11:33
6
Siz, Sayın KO 23:40, hala başkanlık sistemine geçmişliğimizi kabullenememiş misiniz acaba? Şaşkınlığınızı şaşkınlığımla karşılıyorum da...
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN